Kitap Künyesi
Yazar: Aykut Oğut
Yayın Evi: Doğan Novus
İSBN: 9786050908565
Sayfa Sayısı: 216
Keşke Kadın Olsam Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Sevgili kadınlar! Erkeklerle ASLA eşit olamazsınız Çünkü asıl GÜÇLÜ olan sizsiniz! İçinizdeki tanrıçayı uyandırma vakti geldi!
Bugüne kadar hep süregelen bir tartışma vardır: Kadınlarla erkekler eşit midir? Eşit olmalı mıdır? Sevgili kadınlar! Bir erkek olarak size şunu söylemek zorundayım: Erkeklerle ASLA eşit OLAMAZSINIZ!
En büyük hatanız bizimle eşit olmaya çalışmak! Çok çabalarsanız eşit olmayı becerebilir misiniz? Elbette becerebilirsiniz AMA kendinizden, gücünüzden vazgeçerek becerebilirsiniz bunu! Erkekle EŞİT olmak için VAROLUŞ çıtanızı alçaltmanız, daha aşağı inmeniz gerekiyor. Eşitlik mi istiyorsunuz? Siz bilirsiniz!
(Tanıtım Bülteninden)
Keşke Kadın Olsam Alıntıları - Sözleri
- Sizi yönetmeye kalkan, size ne yapacağınızı söyleyen bir adamla olmak aşk olamaz.
- Bazı şeyler belki cevapsız kalınca daha iyi oluyor, çünkü bu sayede kendi cevaplarımızı bulabiliyoruz.
- Bütün sıkıcı işler ne güzel kadınlara yüklenmişti, ayak işçisiydi onlar.
- ÖFKE korkunun "BEN CESURUM" maskesi takmış halidir.
- Bana verilen en büyük hediye, kendim olabilme özgürlüğü. Bunu bile deneyimleyemeyeceksem, yaşamanın ne anlamı var?
- Öfke ve güç bir arada o kadar güzel harmanlandı ki, erkeğin en önemli, onu GÜYA ÜSTÜN yapan özelliği halini aldı.
- Bana verilen en büyük hediye, kendim olabilme özgürlüğü. Bunu bile deneyimleyemeyeceksem, yaşamanın ne anlamı var?
- ÖFKE, Korkunun "BEN CESURUM" Maskesi Takmış Halidir
- Kadınlığınızın o inanılmaz gücüne dil uzattırmayın.
- Olay hiçbir zaman, eylemler, söylenen sözler, davranışlar değildir. Yapan kişinin arkasında hangi enerji ve niyetle yaptığıdır.
- Değerini onun gözlerinde, Güzelliğini onun sözlerinde, Özgürlüğünü onun kurallarında, Varlığının anlamını, onun yaşamında arama..
- Gündüz, her zaman geceye dönüşecek ve gece yok olup, yerini yeniden gündüze bırakacak. Ağaçlar sonbaharda bütün yapraklarını dökecekler ki ilkbaharda yerine yenileri gelebilsin.
- Korkunun içinde özgürlük vardır. Korkunun içinde güçlenme vardır. Korku büyümenizin en güzel yollarından biridir.
- O kadar mükemmelsin ki seni hak etmiyorum
Keşke Kadın Olsam İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kadın ve erkeğin belki varolduğu ilk günden beri süregelen bir tartışmadır : Kadın erkek eşit midir? Bu kitapta bu sorunun cevabını öyle bir alıyorsunuz ki... Bence kadın - erkek eşit değildir, olamaz. Çünkü ikisinin de karakteri, mizacı, yaradılışı farklı.. (Ayda)
Aykut Oğut tarafından, günlük konuşma dilinde kaleme alınmış, yaratıcı tarafından kadına doğuştan verilen gücü kadınların kulağına fısıldanmasına dair bir kitap, derinlikli bir kitap mı hayır, ama maksat hasıl olmuş mu derseniz evet olmuş. Ne kadın adamı anlayabilir, ne de adam kadını. Ama bu demek değil ki anlaşamazlar. Sadece kadınların binbir rengini kabul etmek gerekir, erkeklerinse istisnalar hariç çoğunlukla siyah beyaz görebildiğini. Yıllar önce köle psikolojisiyle okuyup pek anlam veremediğim ama geçen süre içinde kadına yönelik psikolojik baskıların bireysel olarak farkına varıp, tekrar okumaya karar verdim. Kitabı okuduktan sonra iyi ki kadınım demedim ancak biz kadınların sanılandan daha güçlü olduklarına kanaat getirdim. Özellikle bilinç altında kadınların köle/zayıf olduğuna dair inanç kalıbı bulunduğuna inandığınız maço erkeklere okutun. Kitap daha çok gönül ilişkileri üzerinden devam ediyor ancak her ilişkiye uygulayabilmek çok mümkün. Hangi hareketin arkasından ne tür bir bilinç oluyor, karşı tarafta nasıl bir bilinç uyandırıyor hepsini teker teker örneklerle açıklanmış. Her şeyden çok Aykut Oğut'un annesiyle sohbet etme isteği uyandı bende. Nur içinde yatsın, kendi güzel aklı güzel bir kadınmış. Erken kaybettiği eşinin yokluğunu anladığım kadarıyla oğluna hiç hissettirmemiş. Cennetin böyle annelerin ayakları altında olduğuna inanıyorum... (Müge)
Kitabın Yazarı Aykut Oğut Kimdir?
Merhabalar, ben Aykut Oğut ve evet farkındayım genelde kitaplarda bulunan Yazar Hakkında kısmı, sanki biri anlatıyormuş gibi yazılır. Ama ben sizinle sohbet ederek yazmayı tercih ettim.
Okumakta olduğunuz kitap ta, hayatımdan alınma birçok örneğe yer verdiğim için, yasam öykümü burada çok kısa anlatıp geçeceğim. 1971 yılında İstanbulda doğdum. Öz babam, ben daha üç aylıkken öldüğü için, hiç tanışma fırsatım olmadı. Annem ben 14 yaşımda iken dünya tatlısı bir adamla tekrar evlendi ve bir üvey babam oldu. Ben lisedeyken son derece gereksiz bir şekilde Ankaraya taşındık.
Lise sona gelince, hayalim olan mimarlık ya da elektronik mühendisliği için yeterince dershaneye gitmediğim ortaya çıktı. Beni aptal sanmalarını istemediğim için annemlere gerçeği söyledim. Yani üniversiteye hazırlık kursu paralarını özel bilardo derslerine verdiğimi
O noktada çok iyi bilardo oynuyor olmam, annemin sinirini azaltmadı, ama gerçekten çok iyi oynuyordum.
Sınavı kazanamayacağımı anlayınca, ani bir manevra yapıp konservatuvar tiyatro bölümüne girmek istedim. Bizimkiler, torpille Kıbrıstaki bir okulda yer ayarlamaya çalışırken, ben tiyatro sınavlarına hazırlanmaya başladım. Çok iddialı girdim ve çok iddialı bir şekilde kazanamadım. Kazanamadığı m in ertesi günü, o zamanın bölüm başkanı olan sayın hocam Cüneyt Gökçerin kapısını çaldım ve Benim kadar yetenekli biri neden bu sınavı kazanamadı? dedim. Kendisi de bana Çok kilolusun canım ondan, dedi. Bu arada söylemeyi unuttum, o sıralarda yaklaşık 150 kilo idim. O yaz, tam otuz kilo verdim ve kış vakti gelip de okul açıldığında tekrar Cüneyt hocamın kapısını çaldım Hocam ben bütün bir yıl boyunca derslerinize girmek istiyorum, dedim. O anki ifadesini görmeliydiniz. Cüneyt hocamın derslerine misafir öğrenci olarak girmeye başladım. Ardından bütün hocalarla tek tek konuştum ve hepsinin derslerine girmeye başladım. Bir süre sonra, o yıl sınavı kazanmış öğrencilerden daha fazla ders almaya başlamıştım bile. Neyse, zar zor geçen iki yıldan sonra 1990 yılında, Ankara üniversitesinin oyunculuk bölümüne kapağı attım.
Okulda öğrencilik yaparken, aynı anda piyasada kendime bir yer edinme çabası içinde seslendirme yapmaktan, dizilerde oynamaktan, okulu ancak yedi yılda bitirebildim. Bugün karşılaştığım oyuncuların büyük bir kısmına O benim sınıf arkadaşım dediğim zaman insanlar çok şaşırıyor. Ee kolay mı yedi senede 7 ayrı sınıf mezun ettim.
1995 yılında annemi kaybettim. Diyebilirim ki, annem benim hayattaki en yakın arkadaşımdı. En yakın arkadaşımı, dostumu, annemi aynı anda kaybetmek hiç de kolay olmadı. Annemin ölümünden sonra o zamanlar adını koyamadığım garip bir değişim başladı bende. Son derece rahat bir hayatım olmasına rağmen, bir şeyler beni rahatsız etmeye başladı. Bir anda, elimde var olan şeyler artık beni tatmin etmemeye başladı ve ani bir kararla beni bekleyen şeyleri, kariyer, evlilik, daha lüks bîr hayat vs. bırakıp, Amerikaya yerleşmeye karar verdim. Karar verdiğim günden Amerikaya gitmek üzere uçağa binmem lam 13 ayım] aldı. Size bu yolculuğun hikâyesini bütün detayları ile kitabın içinde anlatacağım.
Şimdilik tek söyleyebileceğim şu: Ağustoslardan bir ağustos, arabamla sokaklarda Ben Amerikaya yerleşiyorum nidaları atarak dolaşırken, 3 Eylül günü Horida eyaletinin küçük bir kasabasında, Mobil benzin istasyonunda tuvaletleri temizlemek üzere işe başladım. Cebimde beş kuruş para yoktu ve ingilizce bilmiyordum.
Aykut Oğut Kitapları - Eserleri
- Evrenden Torpilim Var
- Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak?
- Aykut Oğut
- Keşke Kadın Olsam
- Artık Zenginim
- Aşkbook
Aykut Oğut Alıntıları - Sözleri
- Evren her istediğimizi gerçekleştirmek zorunda. Ona verilen görev bu. Hepimiz evrenden torpilliyiz. İstisnasız, yaptığımız her yayına uygun gerçekliği bize yaşatmak evrenin işi. (Evrenden Torpilim Var)
- Gün içinde birlikte olduğunuz insanları çok iyi dinleyin. Cümleleri, davranışları, eylemleri, onların varoluş şekilleriyle ilgili bütün ipuçlarını size verecektir. (Artık Zenginim)
- ... sevmek ile ilişkide olmanın aynı şeyler olmadığını anladım. Birini sevmeye, onunla ilişkide olmadan da devam edebilirsiniz. (Aykut Oğut)
- Sizi pozitif tutan her anınızda, "ANDA'" yaşıyorsunuz. Geçmiş, gelecek, geniş zaman, sizin için negatif anlamını yitirdiğinde, sadece o AN var olanlarla tatmin olduğunuz, gülümsediğiniz, şükrettiğiniz her an, ANDA yaşıyorsunuz. (Evrenden Torpilim Var)
- "Neşeli halini her daim koruyamazsın! Her zaman koruman doğal değil ve aslında her zaman koruyabilmen sana hizmet edecek bir alan bile değil. Şöyle açıklamaya çalışayım; Eğer korku hissetme kapasitemiz varsa, endişe, üzüntü, kırgınlık, acı çekme kapasitemiz varsa -ki var- bunlar içimize boşuna koyulmadı. Bunlar HATALI ya da DEFOLU olduğumuzun göstergesi değil." (Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak?)
- Sakın unutmayın . Esas öğretmen kendiniz , esas öğreti sizsiniz ! (Evrenden Torpilim Var)
- "Evrende hepimizin istediği gibi varolabilmesi için yeterli yer var. Evren bu, belediye otobüsü değil. Çakışan isteklerimiz evrenin bile genişlemesini sağlar." (Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak?)
- Bana verilen en büyük hediye, kendim olabilme özgürlüğü. Bunu bile deneyimleyemeyeceksem, yaşamanın ne anlamı var? (Keşke Kadın Olsam)
- Evrende hepimizin istediği gibi var olabilmesi için yeterli yer var. Evren bu,belediye otobüsü değil. (Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak?)
- Endişe, negatif dua'dan başka hiçbir şey değildir. (Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak?)
- Bir masalın kahramanlarıyız. Her sayfasını kendi yazdığımız bir masalın. (Aykut Oğut)
- Çözüm: Gülümse, odaklan, değiştir. (Evrenden Torpilim Var)
- Eğer şu an bolluk-bereket içinde değilseniz, parayla kötü bir ilişkiniz, paraya dair kötü bir inancınız, varoluş şekliniz olduğu içindir. (Artık Zenginim)
- Değerini onun gözlerinde, Güzelliğini onun sözlerinde, Özgürlüğünü onun kurallarında, Varlığının anlamını, onun yaşamında arama.. (Keşke Kadın Olsam)
- Kendinizi kare bir bahçenin içinde düşünün.4bir yanınız çiçeklerle çevrili.Tam ortada elinizde bir su hortumu ile duruyorsunuz.Hortumu sağa sola çeviremiyorsunuz.Siz ne tarafa dönerseniz hortum orayı suluyor.Bahçenin bir duvarında güller diğer duvarında limon ağaçları bir duvarında Karanfiller ve bir duvarında yabani otlar var.Şimdi siz bahçenizde yabani otları istemiyorsunuz diyelim ve habire otlara bakıp yani o tarafa dönüp "Of ya ne çirkin bu otlar bütün huzurumu kaçırıyorlar"deyip duruyorsunuz. Hatırlatmak isterim siz ne tarafa dönüyor sanız ucundan bol bol su akan hortum da o tarafa dönüyor.Ee şimdi bu durumda siz habire yabani otlara bakarsanız ne olacak?O tarafa döndüğünüz için bol bol su alacaklar ve gittikçe de büyüyecekler Halbuki siz sadece istediğiniz tarafa dönerseniz ve istemediğiniz tarafa hiç bakmazsanız bir süre sonra o yabani otlar ne olacak çürüyüp gidecek... (Aykut Oğut)
- Sürekli kötü hikayeleri kendimize davet edip, bir de içimizde pekiştiriyorsak hayatımızın pekde istediğimiz gibi gitmemesi son derece doğal. İstediğimiz gibi gitmemesinin de sorumlusu biziz. Hayatımızın nereye gitmesi gerektiğine, nasıl olması gerektiğine, neyin doğru, neyin yanlış olduğuna kimse karar veremez. Hocamız Abraham'dan çok güzel bir cümle ile bitirmek istiyorum " O kadar özgür varlıklarsınız ki, kendinizi zincirlemeyi dahi seçebilirsiniz." (Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak?)
- Hayalperest: İç dünyası, hissettikleri, inandıkları, dış dünyasına yansıttıkları ile AYNI OLMAYANdır. (Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak?)
- İçinde bulunduğumuz duruma gülümseyebilmeniz lazım. "Gülümseyebilmenin" gerçek anlamı, içinde bulunduğunuz durumla barışık olmanız demektir. (Evrenden Torpilim Var)
- “Öfke-korkunun maske takmış halidir.” (Artık Zenginim)
- Tıp ile ilgili kitap okumak sizi doktor yapmaz. Kanunlarla ilgili kitap okumak sizi avukat yapmaz. Yemek kitabı okumak sizi aşçı yapmaz. Kişisel gelişim kitabı okumak sizin hayatınızı değiştirmez. Sadece,KENDİ değişiminiz sırasında yanınıza yol arkadaşı olur. (Bu Egoları Şişirsek De Mi Saklasak?)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin