Kitap Künyesi
Yazar: Gaetan Soucy
Çevirmen: Aysel Bora
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750732232
Sayfa Sayısı: 152
--reklam--
Kibritleri Çok Seven Küçük Kız Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Kardeşimle ben kâinatla baş etmek zorunda kaldık, çünkü baba bir sabah, daha gün ağarmadan, ruhunu sessizce teslim etti. (...) Kardeşimle bana parçalanıp dağılmamamız için emirler gerekliydi, bu bizim yapı harcımızdı. Baba olmadan hiçbir şey yapmasını bilmiyorduk. Kendi kendimize yapabildiklerimiz tereddüt etmekten, var olmaktan, korkmaktan, acı çekmekten ibaretti.”
Kibritleri Çok Seven Küçük Kız, daha önce iki kitabını yayımladığımız Kanadalı yazar Gaétan Soucy’nin 1998 yılında dünya edebiyat sahnesinde büyük bir heyecan ve beğeni uyandıran hatta bir başyapıt olarak karşılanan ilk romanı. Bir tiran olan babalarının ölümünün ardından, dış dünyayla hiç ilişki kurmadan yaşadıkları malikânenin dışındaki hayatla ve nasıl kullanacaklarını bilemedikleri özgürlükleriyle başa çıkmayı öğrenmeye çalışan iki çocuğun şaşırtıcı ve sarsıcı hikâyesi; istisnai ve olağandışı yazar Soucy’nin edebî dehasının en çarpıcı örneği.
--reklam--
Kibritleri Çok Seven Küçük Kız Alıntıları - Sözleri
- Size bir kötülük etmeyeceğiz. Hiç değilse bunu elde etmiştim. Bana kötülük etmezlerse, görüyorsunuz, benden ne isterlerse elde edebilirler. (59) Halden anlayan bu tebessümü asla unutmayacağım. (56)
- Şu lanet gezegenin üstündeki her şey gibi,şimdi bütün bunlar da eski hikaye.
- "... birini müstakbel cesedinden ayıran şey bakışı dışında nedir,sorarım size..."
- Hatıralamak, güzel bir kelime, var olup olmadığını bilmiyorum, hatıraları olmak anlamına geliyor.
- Beden bir gayya kuyusu, içindeki her şey gece karanlığı.
- Sevmediğim şeylerin bana saldırmasına kolay kolay izin vermem. Onlara sırtımı dönerim,omuz silker,üzerlerine kan atarım.
- Bu köyün kalpleri nereye gitmiş bilmiyorum ,insanlar kalpsiz ,ben gördüğümü söylüyorum.
- "Öncesinde de sonrasında da ölüm karşısında bir hiçiz, bunu size bendeniz söylüyor."
- Sanki şu yeryüzünde onu seven bir tek ben varım,hayatı yani. Ama sevmeye çalıştığınızda her şey içinden çıkılmaz hal alıyor ,çünkü pek az insanın kafasında hayatla ilgili aynı hayaller var.
- Ve okurduk,okurduk! Sarhoşluktan yere düşünceye kadar ,çünkü sonuçta eğer o hikayeler berraklıkla akıp gidiyorsa ,aydan inip ikişer ikişer ,benim ve kızın,yan yana uzanmış kafasını yıldızlarla donatıyorsa ,bize yalan söylemelerinde ne beis var?
- Oysa kendimi hayallere kaptırmamalıyım çünkü hayal kurmak kırılgan dengem için tehlikeli.
- Ama her neyse ,anlaşılan yeryüzüne cevaplar almaya gelmemişiz.
- Saban bile, öküzün arkası neye benzer çoktan unutmuştu.
- Adını koyamadığımız her şeyin fakiri olduğumuz o kadar doğru ki.
- Ve eğer yanılmıyorsam ,bir dinin ilk güneşi daima kımıldayan bir ceset olmuştur.
--reklam--
Kibritleri Çok Seven Küçük Kız İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Doğrusunu söylemem gerekirse kitap benim için tam bir hayal kırıklığıydı. Şuana kadar bilmem kaçıncı okuduğum kitap ama keşke okumasaydım keşke elime hiç almasaydım dediğim nadir kitaplardan biri oldu. Bu nedenle de incelemek istedim. Yorumlara puanlamalara bakıyorum herkes 10 vermiş ona da ayrı anlam veremedim dürüst olmak gerekirse. Kitabı okurken bir baba ne kadar canavar olabilir ve bu canavarlığıyla çocuklarını yetiştirir ya da yetiştiremez bunu görüyorsunuz. Sayfalar kendiliğinden akıyor ama konular ruhunuzu sıktıkça sıkıyor. Bir de benim gibi küfür, argo ve +18 sevmiyorsanız iyice bir çekilmez hal alıyor çünkü kitapta çok sık karşılaşıyorsunuz ve bunlar bir çocuğun diliyle anlatılıyor. Yazım hataları ve uydurulan kelimeler de bir tık can sıkıcı olabiliyor. Beğenenlere saygı duyuyorum ama ben beğenemedim. Sadece anne ile babanın sevgisinin, verdikleri eğitimin önemini acı bir şekilde göstermesi acısından başarılı buldum oyüzden puanım 1 (1KİTAP.TOZU)
Yorumları çok ciddiye almamanın gerekliliğini bana bir kez daha hatırlatmış olan kitaptır bu. Okumadan önce 1000K'daki inceleme ve puanları görüp tereddüte düştüğüm, yine de okuyup kendin karar ver diyerek başladığım ve iyi ki okumuşum dediğim kitaptır bu. Okuduğum "Çok sıkıcı ve kötü bir kitap." , "Zaman kaybı" , "Edebi! değil." gibi yorumların üzerine okuyuculardan farklı bir kitap okuyup okumadığımı sorguladım. Zira kitaba ciddi bir haksızlık yapılmış, gerçekten çok dokunaklı, çok sarsıcı ve ilginç bir kitaptı. Farklı konusu, ilmek ilmek dokunan olay örgüsü ve ilginç anlatımı ile uzun süre hafızamda yer edeceğini düşündüğüm sıradışı bir kitap. Kitapta hiçbir olay net bir biçimde açıklanmamaktadır, okuyucu kitapta ilerledikçe anlatıcının kurduğu cümlelerle ve açıklamalarla yavaş yavaş neler olduğunu çözmeye başlıyor. İlerledikçe olayın derinliğini fark etmeye başlıyor. Kitabı ana karakterin ağzından,daha doğrusu kaleminden, okuyoruz. Anlatıcı bize hikayesini anlatana kadar, babasının despot dünyasının ve yaşadığı malikanenin dışına hiç çıkmamış birisi. Bu yüzden dili kendine özgü, evin kütüphanesindeki kitaplardan(babanın sınırları) ve evin içindeki insanlarla olan iletişiminden ibaret bir dil. Nesneleri kendince adlandırmış, kendince kelimeler uydurmuş, hatta o kelimeyi tek kullanan kişi kendisi olan birisinin dilinden dinliyoruz hikayeyi yani. Örneğin piyanoyu tarif ederken ona piyano demiyor ama biz tasvir edişinden piyanodan bahsettiğini anlıyoruz. Babanın ölümüyle başlayan hikayede, başlangıçta kitaba adını veren kızı epeyce bir arıyor gözlerimiz. Anlatıcı sürekli biz babamın iki oğlu ibaresini kullanıyor ve hikaye ilerledikçe kızı öyle sürprizli ve şaşırtıcı bir şekilde buluyoruz ki, hafif bir şok etkisi yaşarken başlangıçtaki karışıklığımız sihirli bir şekilde çözülüvermiş oluyor. Bu aydınlanma ile birlikte sürekli acabalı sinyallerle ilerliyor yazar, açıkça ne olduğunu söylemeden satır aralarını okuyup kurguyu anlamamızı istiyor. Yaşadıkları ortamı, aile ilişkilerini, evde geçen zamanı uzun uzun gözümüzde canlandırmaya çalışarak hikayenin çarpıcı noktalarına yavaş yavaş hazırlıyor bizi. Yazar öyle güzel kurgulamış ki başlangıçtan bitişe dek tek tek, acele ettirmeden, yavaş yavaş tüm sırları açıklıyor. Kitabın sonuna geldiğimizde tüm gizemler çözülmüş, ailenin geçmişinden bugüne yaşadıkları her şey tatmin edici bir biçimde öğrenilmiş oluyor. Babanın oğulları, kitaba adını veren kız, ambardaki cam sandık, Adil Ceza, ailenin trajedisi... Çok dokunaklı,çok garip,çok çok güzel bir kitaptı. Sonunda tüm gizem çözüldüğünde sebepleri açık açık anlatmamış bize. Baba neden böyle davranmayı seçti, Adil Ceza'nın ve cam kutunun kaderi farklı olabilir miydi gibi sorularla baş başa kalıyoruz. Nasıl anlatsam, nasıl övsem de bu kitabın okunmasını sağlasam bilemiyorum. :) Gerçekten hak ettiği ilgiyi görmediği kanısındayım. Çok farklı,çok keyifli bir hikayeydi, bence siz de birazcık olsa merak ettiyseniz kitaba bir şans verin ve bu güzel eseri okuyun derim. :) (NigRa)
Kitap gerçekten harikaydı. Öncelikle yazarın kelimeleri ustalıkla kullandığını ve de sürprizler yaratmakta iyi olduğunu söylemeliyim. -Spoiler- Karakterimizin nam-ı diğer Alice 'in babanın ölümüyle beraber dünyanın,düzenin nasıl yıkıldığını anlatması aynı zamanda geçmiş zamanları 'hatıralayarak' bize yaşayoş biçimini göstermesi , erkek olduğunu düşünürken kadın olduğunu kabullenmesi ki hatta son sayfalarda öğrendiğimiz şaşırtıcı gerçek olan hamileliği... İnce ince işlenmiş,ölümün yıkıcılığını ve de çarpık bir aile tablosunu ve psikolojisini bize gösteren , tavsiye edebileceğim bir kitaptı. (Tuğçe Taşkiran)
--reklam--
Kibritleri Çok Seven Küçük Kız PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Gaetan Soucy - Kibritleri Çok Seven Küçük Kız kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kibritleri Çok Seven Küçük Kız PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Gaetan Soucy Kimdir?
Gaétan Soucy (d. 21 Ekim 1958 – ö. 9 Temmuz 2013), Kanadalı yazar ve profesör. Üniversitede fizik ve matematik alanlarında öğrenim gören yazar, yüksek lisansını felsefe alanında yapmıştı. Soucy, yazarlığın yanı sıra Collège Édouard-Montpetit 'de felsefe öğretmenliği yapıyordu. Günahsız Gebelik, yazarın 1994 yılında kaleme aldığı ilk romanıydı. 1998'de yazdığı Kibritleri Çok Seven Kız, yazara ilk uluslararası başarısını getirdi, yirmiden fazla dile çevrildi, Académie des letrres Québec Edebiyat Ödülü 'ne layık görüldü. 2002'de yayımlanan romanı Müzikhol bir çok saygın edebiyat ödülü aldı. Kanadalı yazar Gaétan Soucy, 9 Temmuz 2013 günü geçirdiği kalp krizi sonucu Montréal'de hayatını kaybetti. Bu güçlü kalem, ardında muhteşem, gösterişli üslubu ve derinlikli düşünce yapısıyla benzerlerinden ayrışan eserler bıraktı. Genellikle marjinal olan karakterleri, hayatın muammasını sorgulayan, affedilme ve teskin olma arayışlarını umarsızca sürdüren yanlarıyla evrensel ve kanlı canlı bireylere dönüşmüş, insanın yankısını bulan sesi olmuştu.
--reklam--
Gaetan Soucy Kitapları - Eserleri
- Kibritleri Çok Seven Küçük Kız
- Kefaret
- Müzikhol
--reklam--
Gaetan Soucy Alıntıları - Sözleri
- Yürekli olduğunu biliyordu, hiç caka satmıyordu, kimilerinin kulağının iyi işitmesi ya da düztaban olması gibi, o da doğuştan namusluydu, buna fazladan bir değer atfetmeye çalışmıyordu.. (Kefaret)
- Ve eğer yanılmıyorsam ,bir dinin ilk güneşi daima kımıldayan bir ceset olmuştur. (Kibritleri Çok Seven Küçük Kız)
- "Öncesinde de sonrasında da ölüm karşısında bir hiçiz, bunu size bendeniz söylüyor." (Kibritleri Çok Seven Küçük Kız)
- Sanki şu yeryüzünde onu seven bir tek ben varım,hayatı yani. Ama sevmeye çalıştığınızda her şey içinden çıkılmaz hal alıyor ,çünkü pek az insanın kafasında hayatla ilgili aynı hayaller var. (Kibritleri Çok Seven Küçük Kız)
- "... birini müstakbel cesedinden ayıran şey bakışı dışında nedir,sorarım size..." (Kibritleri Çok Seven Küçük Kız)
- “Yeteneksiz biri olduğum halde, yetenekli bir adamın kusurlarına sahip olduğum için beni affet..” (Kefaret)
- Sevmediğim şeylerin bana saldırmasına kolay kolay izin vermem. Onlara sırtımı dönerim,omuz silker,üzerlerine kan atarım. (Kibritleri Çok Seven Küçük Kız)
- "Dünyanın tüm gerçekliğini oluşturan asıl yıkım, sevdiklerinizin kaçınılmaz ölümüdür." (Kefaret)
- Oysa kendimi hayallere kaptırmamalıyım çünkü hayal kurmak kırılgan dengem için tehlikeli. (Kibritleri Çok Seven Küçük Kız)
- beni yukarı’ ya bağlayan o iplik, bilmiyorum hangi kabahatimden dolayı koptu. (Kefaret)
- Ve okurduk,okurduk! Sarhoşluktan yere düşünceye kadar ,çünkü sonuçta eğer o hikayeler berraklıkla akıp gidiyorsa ,aydan inip ikişer ikişer ,benim ve kızın,yan yana uzanmış kafasını yıldızlarla donatıyorsa ,bize yalan söylemelerinde ne beis var? (Kibritleri Çok Seven Küçük Kız)
- Ama her neyse ,anlaşılan yeryüzüne cevaplar almaya gelmemişiz. (Kibritleri Çok Seven Küçük Kız)
- "Schumann hoşunuza gider mi?" "Daha iyisi olamazdı." (Kefaret)
- Beden bir gayya kuyusu, içindeki her şey gece karanlığı. (Kibritleri Çok Seven Küçük Kız)
- Dünyanın tüm gerçekliğini oluşturan asıl yıkım, sevdiklerimizin kaçınılmaz ölümüdür. Olup bitenin gerçekdışılığını öne sürecek kişiye, yas tutmanın gerçekliğini hatırlatmak yeter. (Kefaret)
- Belleğimiz bize geçmişi gösteriyorsa, bunun geçmiş olduğunu bize nasıl gösteriyor? (Kefaret)
- Dünyanın tüm gerçekliğini oluşturan asıl yıkım, sevdiklerimizin kaçınılmaz ölümüdür. Olup bitenin gerçekdışılığını öne sürecek kişiye, yas tutmanın gerçekliğini hatırlatmak yeter. (Kefaret)
- "Geceyi subayla geçirmek, onun yemeğini paylaşmak, havadan sudan konuşmak, hatta kendisinden bahsetmek eziyetine katlanmak fikri, Louis Bapaume'da kendini asma isteği uyandırıyordu. Saatlerdir tüm dileği, hiçbir yere kıpırdamadan, ertesi gün onu bekleyen zor sınavı aklına getirmeden, bir otel odasının yalnızlığında oturmaktı." (Kefaret)
- Kısacası, kimsenin özel bir ilgi göstermemesini, hatta soğuk davranılmasını yeğlerdi. Kibarlık karşısında ne yapacağını bilemiyordu. Üstelik bu kibarlık içine dokundukça, yüreğini minnettarlıkla sıkıştırdıkça nasıl davranacağını büsbütün şaşırıyordu. (Kefaret)
- yeteneksiz biri olduğum halde, yetenekli bir adamın kusurlarına sahip olduğum için beni affet. (Kefaret)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin