Kılıçtan Taç - Robert Jordan Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Kitap

Kılıçtan Taç kimin eseri? Kılıçtan Taç kitabının yazarı kimdir? Kılıçtan Taç konusu ve anafikri nedir? Kılıçtan Taç kitabı ne anlatıyor? Kılıçtan Taç PDF indirme linki var mı? Kılıçtan Taç kitabının yazarı Robert Jordan kimdir? İşte Kılıçtan Taç kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap Künyesi

Yazar: Robert Jordan

Çevirmen: Niran Elçi

Orijinal Adı: A Crown of Swords

Yayın Evi: İthaki Yayınları

İSBN: 9789752732407

Sayfa Sayısı: 896

Kılıçtan Taç Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Elayne ve Aviendha, Ebou Dar`da, Karanlık Varlık`ın hava koşulları üzerindeki etkisini yok edebilecek Rüzgarlar Çanağı`nı arıyor.

Mat eski dostlarına yardımcı olmak için, kendi bildiği şekilde çabalamaya devam ediyor.

Rand`ın hedefi, Illian`a çöreklenmiş olan Sammael. Bir yandan aklını kaybetmediğine kendini ikna etmeye çalışırken, diğer yandan Yenidendoğan Ejder olarak görevlerini yerine getirmeye çalışıyor.

Min`in görüleri, karanlığa karşı savaşta Gölge`nin baskın çıktığını söylüyor. Moiraine`in yardımı olmadan savaş kazanılabilir mi?

Eski dostların kaybedilmesi, yeni dostların kazanılmasıyla sürmekte olan bir savaş bu.

Kılıçtan Taç Alıntıları - Sözleri

  • Düzeltmediğin şeye tahammül etmen gerekir.
  • Kendi kafasının içinde yalnız olmak nasıl bir şeydi? Hatırlamıyordu.
  • “Genç adamlar ve aptallar,” dedi Nandera aniden, genel olarak ortaya, “bazen çekmek zorunda olmadıkları acıya tahammül ederler ve bunu bir gurur simgesi olarak taşırlar. Ve aptallıklarının simgesi olarak
  • “Her şeyi bilmiyorsan, bildiklerinden yola çıkmalısın,”
  • "Erkekler entrika çevirir, kadınlar komplo ama Çark dilediği gibi dokur."
  • “Gurura verilen zararlar, ete verilen zararlar iyileştikten sonra bile hatırlanır.”
  • Açık yol diye bir şey yoktur. Yalnızca tuzaklar, çelmeler ve karanlık vardır.
  • Bir işine yaramayacak bile olsa, bilgi güçtü.
  • Beyaz Kule Aes Sedaileri zorlamanıza sessiz kalmayacaktır.
  • Herşeyi bilmiyorsan, bildiklerinden yola çıkmalısın.
  • Gurura verilen zararlar, ete verilen zararlar iyileştikten sonra bile hatırlanır.
  • Tehlikeyi bilen ve korkmayan bir kadın, ancak bir delinin reddedeceği bir hazinedir.
  • Ama bugünün doğrusu, yarının doğrusu olmak zorunda değildi. İzleyici bir gündoğumu ile günbatımı arasında doğrunun yüz kez değiştiğini görmüştü.
  • "Eşler büyük tesellidir," diye güldü bael, "eğer bir erkek onlara çok şey anlatmazsa."
  • Yaşam bir düştür –gölge bilmez. Yaşam bir düştür –acı ve ıstıraptır. Bir düş ki –uyanmak için dua ederiz. Bir düş ki –uyanır ve gideriz. Kim uyur –yeni şafak beklerken? Kim uyur –tatlı rüzgâr eserken? Sona ermesi gereken bir düş –yeni gün doğduğunda. Öyle bir düş ki bu –uyanır ve gideriz.

Kılıçtan Taç İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Spoiler kaçabilir başta bilin. 900'e yakın sayfası ile belki de ilk defa okurken sıkıldığım yerler oldu. Aşırı detay var mı var evet. Neyse. Rand birçok açıdan istediklerini gerçekleştirdi. Peki bu sırada Mat ne yapıyor dersiniz. Başı hep kadınlarla dertte oldu. Perrin ufak çaplı bir savaş kazanıyor. Perrin ile Faile arasındaki bağ kitaptaki en keyifli noktalardı. Mat'e de bol bol güleceksiniz. Rand yenidoğan ejder olsa da kitapta ön planda çok yoktu. Aes Sedai'ler yine ve yine kendi içlerinde bölünmeye devam ediyorlar. Moiraine gelir diye çok beklesem de en az onun kadar sevdiğim birisi çıkageldi. Lan! Lan aynı zamanda Nynaeve'e olan hislerini de saklamıyor ve evlendiler diye bilirim. Kitapta sonlarda deniz çanağı diye adlandırılan ter'angreal bulunuyor ve can alıcı mücadele başlıyor. Aieller lidermiş gibi davranmaya devam etse de Seanchanlar bu işin içine girmeye çalışıyor. Birgette'yi daha çok sevdim. Elayne tahta doğru adımlar atarken, Egwene düşler dünyasına yolculuklar yaptı ve Gawyn konusunda artık emin. Kitap sonunda Rand çok büyük bir savaşı kazanıyor. Çarkı bile etkileyen savaşta dünyanın kralı olmaya layık bir kazanç sağlıyor. Bir köylü olan Rand'ın krallığa giden kitabı diyebilirim. Son olarak Aes Sedai olarak görülmemekte ısrar edilen Elayne, Nynaeve ve Egwene kuleye karşı hiç de savunmasız değildir. Son olarak Min'de Rand'a bayağı yapışık gezdi diyebilirim. (Emre)

Bu inceleme spoiler içerecektir. Yedinci kitabı da bitirdikten sonra su ana kadar gözlemlediğim bir şeyden bahsetmek istiyorum. "Zaman Çarkı"okuyucularının çoktan fark etmiş olabilecekleri; karakterlerin çok keskin hatlar ile cinsiyet rollerine ayrıldıldığı ve her fırsatta hemen hemen her karakter tarafından bu rollerin belirtilmesinden başka, bir diğer dikkatimi çeken bir olgu var kitaplarda; o da yine hemen hemen her karakterin bir diğer karakteri kendi düşünce sistemine ve kendi değer yargılarına göre değerlendirip, iyi- kötü, ahlaklı- ahlaksız, olması gereken doğru şey ve bunun gibi bütün ayrımları kendi değer yargılarına göre belirlemeleri ve bunları everensel "objektif doğrular" olarak belirlemeleri. Karakterler genellikle diğer karakterlerin şartlarını bilmeden kendilerine göre değerlendirip karara varıyorlar. Buna saklanan dünya kadar sır ve bazen inanılmaz boyutlara varan önyargılar da eklenince bazen bakış açıları saç baş yolduracak kıvama geliyor. Mesela aklıma gelen bir örnek Egwene'nin "kızıl el birliğini" Mat'ın kendisinin kuramayıp Rand'ın ona verdiğini düşünmesi. Çünkü pek çok karaktere göre Mat bunu yapamaz. Kendince haklı sebepleri var ama akıllarına sormak gelmiyor ve direk yargıya varıyorlar. Bir başka çok tipik olabilecek bir örnek Avi'nin genel olarak bütün "ıslak topraklılara" karşı küçümseyici ve "ıslak topraklı kadınların" güçten yoksunluğu ile ilgili vurguları ama bu kitapta Deniz Halkı insanların soruları karşısın da "nasıl böyle bir şeye inanabilirler" tepkisi. Tabi bazı istisna karakterler var Birgitte bu karakterlerden biri gibi geldi bana. Bu kitapta ilk Rand için konuşacak olursam; çok fazla onun bakış açısından okumadık bu bölüm. Genellikle başka karakterler anlattı onu. Öncelikle delirmenin artık onda çok belirgin bir biçimde görülmeye başlandığı bir kitaptı; öfkesi bence bunun en belirgin işareti. Üç kadına aynı anda aşık olmasına gelmiyorum bile. Birde bana göre kibri. Diğer kitapların aksine bu kitapta çok fazla kendisinin "yeniden doğan ejder" olduğunu belirtti. Ve insanların sırf bu yüzden ayaklarına kapanmasını ister gibi bir hali var. Aslında baktığımız zaman Tear ve Cairhien de daha fazla asi'nin çıkmaması enteresan gelmeli Rand'a çünkü Rand buraların insanları için bir işgalci. Ejder kehanetlerinde kitapta okuduğumuz kadarı ile hiç bir şekilde hükmetmesinden bahsetmiyor. Bu insanların gözünden baktığımda Rand aslında onların egemenlik haklarını işagal ediyor. Ve yönetim sistemlerine burnunu sokuyor. Şu ana kadar tek düzgün muhalefet Andor asilerinden geldi. Tear'lı ve Cairhien'li lordlar kitapta hep biraz yaltakçı tâibi ricaiz ise pislik olarak gösterildi ve Aieller( sevdiğim bir halk benim kitapta) savaşçı asil ve dogrucular. Hal böyle olunca özellikle Tear'lılar için Rand'ın yaptığı işgal gibi gözükmedi. (Gerçi taşa aielleri Rand getirmedi ama bir nevi onlar arkasında olduğu için Tear'ı yönetip elinde tutabildi.) Aslında Yüksek lord Darlin kendi ülkesi için bir asi değil Rand için bir asi. Rand Tear'ı hakkı ile almış olsa bile sonuç olarak pek çok Tear'lı için bir işgalci. (Cairhien için durum biraz daha farklı olduğu için çok fazla Tear ile aynı kefeye koyamıyorum.) Konudan daha fazla sapmadan; bu ayaklara kapanmayı isteme meselesi de delirmesinin bir işareti bence. Bir de bu derilmeyi hızlandıran etmenler var. Bir hafta boyunca karanlıkta sıkışık sadece kafasında ki ses ile kısılı kalması ve ölen her kadını hatırlamaya çalışması. Özellikle bu kapalı kalma meselesi bu kitapta öfkesini çok fazla arttırdı ve sanki artık tahammülsüzlük sınırlarında dolanıyor. CADSUANE bana oh be sonunda dedirten saç baş yoldurmayan bir karakter oldu. Ve Rand'ın kesinlikle kendi ayaklarına kapanmayacak öfkesi altında sinmeyecek bir danışmana ihtiyacı vardı. Elayne be Nynaeve'nin Mat ile çalışmaya alışmaları çok iyi oldu yoksa daha birbirlerine olan ön yargıları devam etse okunmayacak bir hal alacaktı. Mat'a olan ihtiyaçlarını Gerek Birgitte ve Gerek Avi'nin Toh gerekçeleri ile kabul etmiş olsalarda kitabın en güzel kısımları benim için onların Ebou Dar'daki kısımlardı. Matrim'in bölümleri benim her zaman en keyifle okuduğum bölümler oluyor. Ve sonunda rüzgarlar canağını buldular. Ve tek güç'ün işlemediği düşmanlar. Ve bu kitapta kandaşlar bence Beyaz Kule'nin kırılıştan beri aslında ne kadar fazla yanlış politikalar izlediğinin kanıtlarından biriydi. O kadar çok güç odağı olmaya meraklılar ki başka bütün görevlerini ve sorumluluklarını unutuyorlar. 2000 tane yabani. Ve Beyaz Kule bu kızların hepsini gözden kaçırmış. Beyaz Kule her şeyi bildiğini sanmaya devam etsin. Başta bahsettiğim kendi doğrularını evrensel doğrular sayma'nın en tipik öreneği beyaz kuledir herhalde. Simdilik incelemem bu kadar. Buraya kadar okuduysanız çok teşekkürler. Ve aklıma gelmişken bir kitap daha geçti ve Min kayda değer bir işe yine yaramadı. (Dantalian)

Dikkat spoiler içerir. Rand, Mat'i Elayne'i Caemlyn'e götürmesi için gönderir. Ancak Elayne, rüyasında gördüğü Ruzgarlar Çanağı adlı terangreali bulmak için Nynaeve ile yola çıkmıştır. Yola çıkmadan önce Myrelle'nin yanında meşhur muhafız Lan'ı bulur. Bu arada Perrin de bir savaşa katılır. Ancak esir alınan Aes Sedailer konusunda anlaşamadıkları için Rand tarafından kovulur. Bu arada Terkedilmişler Sammael ve Graendal Aielleri kullanarak Rand'ın peşine düşmüşlerdir. Morgase de Pedron Niall ile anlaşma yapmak zorunda kalır ancak Niall öldürülür. Rand ile Min ve Mat ile Ebou Dar kraliçesi Tyran arasında yakınlaşma olur. Mat aynı zamanda Birgitte ile arkadaş olur. Ebou Dar'da zamanında Beyaz Kule tarafından reddedilen, Aes Sedai olmayan ama yönlendirebilen bir ekip ile karşılaşırlar. Bunlar da Beyaz Kule'ye karşı kullanılacaktır. Elaida ise bir Terkedilmişin hizmetçisi olan vakanüvisi Alviarin'in tehditlerine boyun eğmek zorunda kalır. Lan ve Nynaevede evlenir. Rand ciddi bir şekilde yaralanır ancak Asha'manların yardımıyla iyileşir ve Sammael'in peşine düşer. Acaba bu savaştan kim galip gelecektir? Seanchanların istilası başlar ama acaba Rand ve ekibinin bundan ne zaman haberi olacaktır? Çanağı kullanabilecekler midir? Karanlık varlığı koruyan mühürler ne kadar daha dayanacaktır? Keyifle okunan bir roman. (Serdar Poirot)

Kılıçtan Taç PDF indirme linki var mı?

Robert Jordan - Kılıçtan Taç kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kılıçtan Taç PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Robert Jordan Kimdir?

Robert Jordan olarak bilinen James O. Rigney (d. 17 Ekim 1948, Güney Carolina - ö. 16 Eylül 2007), Zaman Çarkı adlı epik fantazya dizisinin yazarıdır.

Karısı ve yayıncısı Harriet ile Güney Carolina'da yaşamaktadır. Jordan yirmili yaşlarının sonunda bu yana yazmaktadır ve farklı isimler altında, farklı türlerde pek çok eser vermiştir. Kullandığı isimler arasında Reagan O'Neal, Jackson o'Reilly ve Chang Lung vardır. Jordan adı altında bir Conan dizisi de yazmıştır.

Robert Jordan yazmaya küçük yaşlarda ilgi duydu. Büyürken ağabeyi sık sık ona bakıcılık yapar, kitaplar okurdu. Ağabeyi ona çocuk kitapları okumak yerine Mark Twain ve H.G.Wells gibi kendi tercih ettiği yazarların eserlerini okurdu. Jordan hikâyelere kendini öyle kaptırırdı ki ağabeyinin bıraktığı yerde beklemek yerine kitapları kendi kendine okumak için sözcükleri çözmeye çalışırdı. Bu büyük yazarlardan kendine ders çıkartan Jordan bir gün kendisinin de hikâyeler yaratacağına karar verdi.

Yazar olacağını daha küçükken bilmesine rağmen Jordan yazmaya ileri yaşlarına kadar başlamadı. Yetişirken okuduğu kurgu romanlara benzer romanlar yazmak için ihtiyaç duyduğu yaşam deneyiminden yoksun olduğunu biliyordu. Bu yüzden kendi kendine bir gün gerçekten yazacağını söyleyerek bekledi.

Bu dönemde Jordan epey deneyim edindi. ABD Ordusu'na katıldı ve Vietnam'da iki dönem geçirdi. Orada geçirdiği zamanda pek çok madalya kazandı. Jordan aynı zamanda South Carolina'daki askeri kolej the Citadel'den fizik diploması aldı ve nükleer mühendis oldu. Sonunda, yirmili yaşlarının sonunda, yaralanarak hastaneye yatan Jordan yaşamın o 'bir gün'ü beklemek için fazla kısa olduğuna karar verdi.

Jordan Zaman Çarkı'nın hikâyesini yazmaya başlamadan çok önce düşünmeye başlamıştı. Hikayenin zihninde beklemesine, yazıya dökmeye hazır hissedene kadar büyümesine izin verdi. Gerçekten de düşündüğü kadar hazırlıklı değildi, çünkü Dünyanın Gözü'nü bitirmesi dört senesini aldı. Ana hikâyeye devam etmeden önce, dünya ile ilgili daha fazla kurgu yapması gerektiğini gördü. Ve sonuçta ortaya çıkan dünya öyle dinamik, öyle karmaşıktı ki neredeyse gerçek gibi görünüyordu.

Dünyanın Gözü yayınlandıktan sonra Jordan uluslararası alanda beğenilen bir fantazya yazarı oldu. Zaman Çarkı dizisi pek çok dile çevrildi.

Jordan yazmadığı zamanlarda avcılık ve balıkçılık yapar, poker, satranç ve bilardo oynar. Antika silahlar, kılıçlar, eski tüfekler, Asya ve Afrika sanatı koleksiyonu yapar. Jordan kendini tarih meraklısı saymakta ve gelecek senelerde yazmaya devam etmeyi planlamaktadır.

16 Eylül 2007 tarihinde, bir yılı aşkın süredir mücadele ettiği hastalık "amyloidosis" yüzünden ölmüştür.

Robert Jordan Kitapları - Eserleri

  • Dünyanın Gözü
  • Büyük Av
  • Yenidendoğan Ejder
  • Gölge Yükseliyor
  • Göğün Ateşleri
  • Kılıçtan Taç
  • Kaos Lordu
  • Hançer Yolu
  • Yeni Bahar
  • Kışın Yüreği
  • Alacakaranlık Kavşağı
  • Düş Hançeri
  • Fırtına Toplanıyor
  • Geceyarısı Kuleleri
  • Işığın Anısı
  • The Wheel of Time Companion

Robert Jordan Alıntıları - Sözleri

  • Güç, başkalarının sizin ne kadar güçlü olduğunuza inanmalarından gelir. (Yeni Bahar)
  • Mat, odada çevresine bakındı, sonra diğerlerine masum masum gülümsedi. Onlardan kuşkulandığını bilmemeleri gerekiyordu. "Neden herkese pis pis sırıtıyorsun?" diye sordu Elayne. (Işığın Anısı)
  • Gelenek solmasına izin verilmemesi gereken kıymetli bir şeydir. (Yeni Bahar)
  • Ayı kurdu da yense, kurt ayıyı da, kaybeden hep tavşandır. (Dünyanın Gözü)
  • Geçmiş, közlerden ve külden ibarettir. (Fırtına Toplanıyor)
  • “Gurura verilen zararlar, ete verilen zararlar iyileştikten sonra bile hatırlanır.” (Kılıçtan Taç)
  • Bir kadına sinirli olduğunuzu belli ederseniz, üzerine kendi anlamlarını yüklerdi ve duygudaşlık pencereden kaçıp giderdi. (Kışın Yüreği)
  • "Her adamın bir yerde ölmesi gerekir." (Yeni Bahar)
  • “Başka hiçbir şeye yer olmadığını düşündüğüm kalbimde yer edindin. Benim toz ve taş ektiğim yerde çiçekler bitirdin..” (Gölge Yükseliyor)
  • "Yükseklerde, tüm yollar hançerlerle döşelidir." (Hançer Yolu)
  • Moiraine’in sakinliğini bozmak için çok şey gerekirdi. (Gölge Yükseliyor)
  • Bir kelebek bir dalın üzerinden kanatlarını çırpar ve dünyanın diğer yanında bir dağ yıkılır. (Kışın Yüreği)
  • Elindeki elmayı soy, kızım, ağaçtakini değil. (Hançer Yolu)
  • “Zamanlar eskisi gibi değil, biz de eskisi gibi olamayız..” (Gölge Yükseliyor)
  • Ne dilersen yapabilirsin, çocuğum. Bedelini ödemeye razı olduğun sürece... (Hançer Yolu)
  • Ama bugünün doğrusu, yarının doğrusu olmak zorunda değildi. İzleyici bir gündoğumu ile günbatımı arasında doğrunun yüz kez değiştiğini görmüştü. (Kılıçtan Taç)
  • Ancak bir aptal, nereden geliyor olursa olsun sağduyuyu reddeder. (Gölge Yükseliyor)
  • Onurunun kıymetini ve görevinin derinliğini kim kendisinden daha iyi bilebilirdi ki? (Kaos Lordu)
  • Ama bazen tek seçim kötü ile daha kötü arasında oluyordu. (Kışın Yüreği)
  • "Çocukların ne zaman büyüyeceğine zaman karar verir Aviendha ve bu zamanda, Yüksek Makam olan bir çocuk artık çocuk olamaz." (Alacakaranlık Kavşağı)