Kitap Künyesi
Yazar: Jennifer L. Armentrout
Çevirmen: Bilge Zileli Alkım
Orijinal Adı: Stone Cold Touch
Yayın Evi: Dex Kitap
İSBN: 6050928594
Sayfa Sayısı: 508
--reklam--
Kime Dokunduğuna Dikkat Et! Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Düşün ki on yedi yaşındasın, damarlarında hem iyinin hem kötünün, hem İblis’in hem Muhafız’ın kanı dolaşıyor…
Düşün ki iki aşk arasındasın; bir yanda çocukluk aşkın, bir yanda nefes kesici yakışıklın…
İşte şimdi Layla’yı anlamaya başladın! Doğru ile yanlışın, kalbi ile mantığının arasında kalmış Layla’yı…
Layla, darmadağın olmuş hayatını toparlamaya çalışıyor. Çünkü onun gizemli güçleri değişmeye başlıyor, Muhazıf klanı tehlikeli sırları ondan gizliyor ve hiç beklemediği bir anda Roth, dünyasını sonsuza dek değiştirebilecek haberlerle geri dönüyor.
Karanlık Elementler serisinin ilk kitabı Kimi Öptüğüne Dikkat Et! ’in ardından, Kime Dokunduğuna Dikkat Et! ile Layla gerçeğe biraz daha yaklaşıyor. Onunla yürümeye var mısın?
Layla’nın cehennemi dokunuşunda saklı!..
--reklam--
Kime Dokunduğuna Dikkat Et! Alıntıları - Sözleri
- yaşamamaktan... denememekten yorulmuştum.
- “Hissettiğim yoğun acı, genzimde ekşi üzümünki gibi buruk bir tat bırakmıştı. Boğazım ve gözlerim yanıyordu ve gözlerim yaşlarla doluydu ama tuhaf bir şekilde bu yaşlar dökülmüyordu. Keşke dökülselerdi. Ağlayınca sanki arınacakmışım gibi hissediyordum.”
- “Ölüm, yaşınız kaç olursa olsun, baş etmesi zor bir şeydir.”
- “Bunu neden yapasın ki?” Göz göze geldik. “Nedenini biliyorsun. Derinlerde bir yerde biliyorsun.”
- “Aşk kontrol ettiğinizi ve anladığınızı sandığınız tuhaf bir yaratıktı ama sonra bunun sadece görünüşte böyle olduğunu keşfediyordunuz. Ayrıca, o kadar çok farklı türde aşk vardı ki -o kadarını biliyordum- ve Roth’un hangi türe girdiğini bilmiyordum.”
- Onun sana nasıl baktığını biliyorum ve sen de biliyorsun.. Çünkü bende sana aynı şekilde bakıyorum. -Zayne
- "Bak sana göstermek istediğim bir şey var. Benim ufaklığı değil seni küçük sapık." "Senin ufaklığı mı? Amma da acaipsin." "Ama benim ufaklık aklından hiç çıkmıyordu." Yanaklarımda iki kırmızı nokta belirdi. İşte şimdi aklımdaydı.
- “Zayne, havada bir tehlike işareti bile olduğunu düşünse beni güvende tutmak için bir odaya kilitlerdi. Roth ise... evet, beni tehlikeden uzak tutmaya çalışmıştı ama o beni saklamazdı. O... o benim kendim olmama izin verirdi.”
- "Sana yalan söylemişler." "Ah bu olabilir bak..Görüntünün yanıltıcı olduğunu aklından çıkarma."
--reklam--
Kime Dokunduğuna Dikkat Et! İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yazar ilk kitapta Roth’a yer verirken bu kitapta Zayne’e ağırlık verip okurların aklını karıştırmaya yemin etmiş sanki.. Hiç değilse ikisinin arasındaki farkı görmüş olduk. Onun haricinde olaylar az çok beklediğim gibi gelişti. “Bunu beklemiyordum bak..” dedim bir şey olmadı hiç ama yinede okuttu ve akıcıydı. JLA ne yazsa okutuyor. (Çürük Domat)
Jennifer L. Armentrout’jn kitapları o kadar formülize ki olan biten hiçbir şey beni şaşırtamıyor maalesef. Bu kitapta yine elimizde bir adet kimi sevdiğine karar veremeyen bir Layla , yarinin aşkından ölümlerden dönen Zayne , çok sevdiğini söyleyen ama bunu da kitabın sonunda kendi yari ölümlerden dönerken itiraf etmeye karar veren bir Roth var. Ne yazık ki hiçbir karaktere ısınamıyorum bu seride hepsi derinliği olmayan tekdüze karakterlermiş gibi geliyor, olaylar desen yine bir çok kitaptan esinlenme!! var. Yine de serinin sonunu tamamlayacağım. (WizardStrudel)
Uyanık Jennifer L. Armentrout, baktı ki ilk kitapta Roth'u göklere çıkardı, Zayne fanları elden gidiyor, (Stephen Meyer'in Jacob fanları için Yeni Ay'da yaptığı) bir anda ana erkek karakteri sallayıp hikayenin diğer yakışıklısına yüklendi. Roth'un bu kadar huysuz bu kadar gergin olmaları bundan bence. Ben yine bir solukta bitirdim kitabı, millet sıkıldım baydı maydı yazmışlar, aman böyle ikisini birlikte yürütme olur muymuş gerçeklikten çok uzakmışmış.. Çocuklar, bu koca koca adamların birinin İblis birinin Gargoyle olması inandırıcı da, iblis kanı taşıyan Layla'nın azıcık kaşar olması mı inandırıcı gelmiyor? Ama sıkılanlarda haklı yazarın bu aşk üçgenleri artık her yerde karşımıza çıkıp tüm bu delikanlıların utangaç kızımıza anında aşık olmaları artık off dedirtti ama o seviyeleri atladık sanırım. Gerçi Roth kalkıp kendini feda etmişken, cehennemde filan işkence görmüşken, Roth onunla 2 dakika ilgilenmedi diye hoppp Zayne'nin kucağına atlayan ve memeler fora diyen Layla'ya sinir olmadım desem yalan olur. Hani kız bu kadar zeki her halta yetişiyorda iş Roth'a gelince mi mala bağlayıp, çocuğun onu korumaya çalıştığını filan görmüyor? (Neyse gelelim favlarıma, bu kitapta da favorim Roth & sevimli yılan Bambi tabii ki! Bambi ve Zayne'nin "gönül bağı" -meme bağı hehe- kurduğu yerlerde baya hoştu. Birde kitabın sonunda Zayne hayranları için bir sürrrpiz var ;) Kısacası benim için, az Roth'lu, Layla'ya sinirlenmeli ama son 100 sayfasında kendini uçuran bir kitap oldu. Sizlere spoilerın Allah'ı ve kitaptan çok sevdiğim bir kısımla veda ediyorum: "Seni seviyorum,Layla. Sesini duyduğum ilk andan itibaren seni seviyorum ve sevmeye devam edeceğim. Ne olursa olsun, seni seviyorum." (Ezoki)
--reklam--
Kime Dokunduğuna Dikkat Et! PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Jennifer L. Armentrout - Kime Dokunduğuna Dikkat Et! kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kime Dokunduğuna Dikkat Et! PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Jennifer L. Armentrout Kimdir?
Jennifer Batı Virgina’da, Martindburg şehrinde yaşıyor. Onun hakkında duyduğunuz her söylenti doğru değildir. Yazım işiyle yoğun olarak ilgilenmediği zamanlarda kitap okuyarak, egzersiz yaparak, berbat zombi filmleri izleyerek, yazıyormuş gibi yaparak, kocası ve Jack Russel köpeği Loki ile vakit geçiriyor.
Yazar olma hayali, vaktinin büyük bir kısmını kısa hikâyeler yazarak geçirdiği matematik derslerinde başladı. Bu, matematikten kötü notlar almasının da en büyük sebebidir. Jennifer genç okurlar için paranormal, bilim-kurgu, fantezi ve modern aşk hikâyeleri yazıyor. Ayrıca J. Lynn takma adıyla yetişkinler için aşk romanları da yazıyor.
--reklam--
Jennifer L. Armentrout Kitapları - Eserleri
- Obsidiyen
- Oniks
- Opal
- Köken
- Direniş
- Melez
- Safkan
- Tanrı
- Apollyon
- Avcı
- Kimi Öptüğüne Dikkat Et!
- Hep Seni Bekledim
- Sağdıç
- Saplantı
- Kime Dokunduğuna Dikkat Et!
- Kış Güneşi
- Kan ve Külden
- Kimi Seçtiğine Dikkat Et
- Bodyguard
- Oyuncu
- Unutuluş
- Lanetli
- Geri Dönüş
- Hep Seni İstedim
- Güç
- Paramparça
- Mücadele
- Sonsuzluğun Sonuna Dek
- Ölene Dek Beraberiz
- En Karanlık Yıldız
- Cesur
- A Kingdom of Flesh and Fire
- Kehanet
- The Crown of Gilded Bones
- Ya Yarın Yoksa
- En Aydınlık Gölge
- The War of Two Queens
- Elixir
- A Shadow in the Ember
- Hold Om Mig
- Trust İn Me
- Scorched -
- The Dead List
- Forever with You
- Fall With Me
- Fire In You
- Stay with Me: A Novel
- The Queen: A Wicked Novella
- The Prince: A Wicked Novella
- The King: A Wicked Novella
--reklam--
Jennifer L. Armentrout Alıntıları - Sözleri
- "Orada dikilip duracak mısın yoksa gerçekten bir işe yarayacak mısın?” diye söylendi Tink, Ren’e. “Benim için kutuları yerden alır mısın?” “Tink,” diye çemkirdim. “Kutuları ben alırsam, onları bahçeye fırlatıveririm,” dedi Ren. Tink ellerini yanaklarına vurarak aniden geriye sıçradı. “Buna cesaret edemezsin.” “Hem de öyle bir ederim ki.” “Ah, Tanrım,” diye homurdandım, Ren’in etrafından dolaşarak. Kutuları yerden alıp içeri taşıdım, sonra da kanepeye fırlattım. “Dikkat et!” diye ciyakladı Tink. “İçlerinde paha biçilemez, kırılacak şeyler olabilir.” Ren arkasından kapıyı kapatırken, havada süzüldü. “Ve sen! Sen kutuları bir hanıma taşıttın.” Gözlerimi devirdim. Ren gürültülü bir nefes verdi. “Tanrım; çok sinir bozucusun.” “Ne olmuş?” Tink kanatları hararetle havayı döverek, kanepeye doğru uçtu. “Ben lastiğim, sen yapışkan!” Ren ufaklığa doğru döndü. “Ne?” “Ne söylersen söyle benden sekip gelir sana yapışır!” (Paramparça)
- “Beni kalbimden bıçaklayacak mısın? Tekrar?" "Neden bileğimi bırakıp öğrenmiyorsun?" "Bu kulağa evet gibi geliyor.” (A Kingdom of Flesh and Fire)
- "Alexandria'nın Apollyon olması beklense de sizin kaderinizde hep çok daha fazlası olmak vardı." Karina bana baktı. "Kabullenmesi güç olabilir fakat bunu kabullenmeniz gerekiyor." "Yoda gibi konuşuyorsun," diye mırıldandım. "Anlamadım?" "Önemli değil." (Mücadele)
- Kendimi nasıl hissetiğimle ilgili konuşmak konusunda hiç iyi değildim. Kahretsin, kendimi nasıl hissettiğim hakkında düşünmekte bile iyi değildim. (Melez)
- “Nasıl cadaloz bir şeysin sen böyle,” (Hep Seni Bekledim)
- “Öyle güzelsin ki, Layla. Sonsuzluğun geri kalanında bakabileceğim bir şey seçme imkanım olsaydı seni seçerdim.” (Kimi Seçtiğine Dikkat Et)
- "Aptal aptallık yapandır..." (Hep Seni İstedim)
- “I’m not afraid of her,” I whispered to my reflection. “I’m a Queen. I’m a god. I’m not afraid of her.” (The War of Two Queens)
- “Aşktı bu; aşk değiştirebilirdi insanları.” (Kimi Seçtiğine Dikkat Et)
- Kitaplar. Kitaplar her yerdeydi. Beş adet kitap düzgünce kanepenin köşesine dizilmişti. iki tane de sehpanın üstünde duruyordu. Bir tanesinin içinde parlak bir ayraç vardı. Diğer sehpada üç kitap daha. Bir tane de televizyon sehpasının üstünde. O kitaba da bir ayraç konmuştu. İki kitap birden mi okuyordu acaba? Yoksa daha da mı fazla? Ben bir taneyi zar zor okurken... (Unutuluş)
- Yıldızlar... ne kadar güzel olsalar da, çok uzaktaydılar (Hep Seni Bekledim)
- “Seninleyken kendimi bir canavar gibi hissetmiyorum. Öyle olduğumu unutuyorum. Bana bunu hak ettirmeyen şeyleri yaptığımı unutuyorum.” (Geri Dönüş)
- Bazen… bazen sanki bir tuzak kurulmuş da hepimiz dörtnala koşup tuzakla düşmüşüz gibi geliyordu. (Opal)
- She was hugging me, and I didn’t know how to respond to that for several seconds. My senses were overloaded as I lifted my arms and wrapped them around her, returning the gesture stiffly. The hug felt awkward and strange…but then it felt like something wonderful. Ezra embraced me—squeezed me tightly—and then let go. “I love you, Sera.” Overwhelmed, I watched her step back and smile shakily. I stood there as she turned and made her way back to the carriage. I didn’t breathe until she was inside. I swallowed thickly, briefly closing my eyes. “I love you, too,” I whispered. (A Shadow in the Ember)
- I loved him. I was in love with him, even though that love had been built on a foundation of lies. I loved him even though there was so much I didn’t know about him. I loved him even though I knew I was a willing pawn to him. (A Kingdom of Flesh and Fire)
- Korku zayıflık değildir. Sadece üstesinden gelmen gereken bir durumun işaretidir. (Tanrı)
- Herkes rahat olabilir. Buraya kargaşa çıkarmaya ya da çatıyı başınıza yıkmaya gelmedim." "Nasıl?" diye mırıldandı Deacon. "Sen nasıl..." "Uzun hikâye ve içimden açıklama yapmak gelmiyor hiç." (Mücadele)
- "Biliyor musun?" Aiden'a meydan okuyan bir bakış fırlattım. "Gidelim. Hadi, Seth. Âşık kavgamıza devam edelim biz." Duvardan ayrılan Seth tek kaşını kaldırdı. "Evet, aşkım, bu kulağa çok hoş geliyor. Hançeri unutma da gözümü oyabilesin" (Safkan)
- Aiden boğuk bir kahkaha atıp Alex'e baktı. Alex ona güven telkin eden bir gülümsemeyle karşılık verdi. İkisinin hemfikir oldukları belliydi. Zihinleri ve ruhları birbirine bağlıymış gibi. (Güç)
- “I need you,” he groaned against my lips. “I need you, Poppy.”“You have me,” I told him, echoing the words I’d said to him once before. Now, they felt like an unbreakable vow. “Always.” “Always,” he repeated. (The Crown of Gilded Bones)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin