Kitap Künyesi
Yazar: Kadri Öztopçu
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750740916
Sayfa Sayısı: 136
--reklam--
Kimsenin Bilmediği İnsanlar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Gözlerimizi kimsenin gelmeyeceğini bildiğimiz alacakaranlık yola dikmiş bekliyoruz. Akşam. Güneşin hükmü artık hiçbir yerde geçmiyor. Gölgeler uzun ve koyu. Kuytular gitgide daha serin. Acıkmış kediler çöp eşeliyor karşı arsada. Bulduklarından mutsuz, çekip gidiyorlar sonra.
Arsa, çocukluğumun arsasına benziyor: Top koşturduğumuz, çelik çomak oynadığımız, kızları kızdırıp saçlarını çektiğimiz. Her gün bir başkasına âşık olduğumuz...
Çok yaşlıyız, diyor sevgilim, vakit çok geç.
Gitmek için mi, kalmak için mi?
Beklemek için.
Kadri Öztopçu yeni öykü kitabında toplumun kıyısındakilerin peşine takılıyor. Belki fazlasıyla alışkın olduğumuz için görmediğimiz, belki bile isteye görmezden geldiğimiz bu insanların yaşantılarına ve iç dünyalarına bambaşka bir derinlik katan hüzünlü, derin hikâyeler yer alıyor Kimsenin Bilmediği İnsanlar’da.
--reklam--
Kimsenin Bilmediği İnsanlar Alıntıları - Sözleri
- Susmak saklanmaktır. Müjgân hep saklanırdı..
- Söylentiye bakılırsa konuşmak en büyük bela. Topluca susuyoruz. Sessizlik vicdanlarımızı kanatsa da günü kurtarıyor. Vicdanlarımıza tütün basıyoruz.
- "... Çarşamba. Bir tabancanın namlusunda geçirdi bütün günü. Ölüme kaç var? ... Perşembe. Telefona uzandı. Rastgele bir numara çevirdi. Kimsin, dedi karşıdaki. Canım acıyor, dedi Kimsin, dedi karşıdaki yine. Kimim sahi? Bir bilen var mı beni? Canım acıyor, dedi. Karşıdan ses gelmedi bir daha. Yere bıraktı ahizeyi. Meşgul sinyali. ...Cuma. Dağılmış bir kafatası. Karasineğe gün doğmuş. Acı yok.
- "Topluca susuyoruz. Sessizlik vicdanlarımızı kanatsa da günü kurtarıyor. Vicdanlarımıza tütün basıyoruz."
- Kulağını dayasan uğultusunu dinlersin akla ziyan bir ömrün.
- Aslını bulamayan suretiyle idare ediyor.
- ... bir yorgunluk anıtı gibi oturuyor sandalyesinde. Aykut Olmak 7/10
- - " (...) Derin bir soluk aldım, arkama yaslandım, dünyaya baktım, yaşayanların dünyasına: Ölümden başka hiçbir şey yoktu! Bir de hüzün..."
--reklam--
Kimsenin Bilmediği İnsanlar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kadir Öztopçu'yu bu eseriyle tanıdım. Kendine has üslubuyla, kısa cümle tercihleriyle herkesin bildiği ama daha fazla merak etmeyip, arasına mesafe koyduğu insanları anlatmış bu eserinde. Kendisini bu hayattan göç edip gittikten sonra tanımak açıkçası beni çok üzdü...Onu daha yakından tanımak için eserlerini okumaya devam edeceğim.. (El Turco)
“Söylentiye bakılırsa konuşmak en büyük bela. Topluca susuyoruz. Sessizlik vicdanlarımızı kanatsa da günü kurtarıyor. Vicdanlarımıza tütün basıyoruz.” Yine hayata bakış açımı değiştiren, beni yüreğime doğru sürükleyen bir eserle karşı karşıyayım.. Kadir Öztopçu’nun 2019’da kaleme aldığı üç bölümdem oluşan, ölüm, ölüm korkusu gibi konuların yoğun işlendiği “kimsenin bilmediği insanlar” eserinde ilk bölüm uzun ya da olağan sayılabilecek öykülerden oluşuyor. İkinci bölüm yani Kısa Bir Ara’ da kısa bir çoğu tek sayfalık olan öykülerden oluşuyor. Son bölüm olan Kimsesiz Yolarda ise hem uzun hem kısa öykülerden oluşuyor. Toplumun kıyısında kalmış gerek vicdan yoksunluğumuz gerekse de alışıla gelmiş durumlarımızla görmezden geldiğimiz insanların iç dünyalarının derinliklerine girip hüzünlü hikayelerinin içinde buluyoruz kendimizi. Eseri okurken içeriğinden etkinlendim ama özellikle ilk bölümde yazarın üslubunu beğendiğimi söyleyemem. Tavsiye ederim. Bizi toplumun kıyısına sürükleyen, hepimizin bildiği ama aramıza mesafeler koyduğumuz insanların, içimizde silikleşen insanların iç dünyalarında kendimi bulduğum bir eser... (Nevin BÜYÜKTAŞ)
Yazar Kadir Öztopçu'yu öldüğü gün yani bugün tanıdım. Faruk Duman'ın twitter paylaşımında bugün hayatını kaybettiği yazıyordu Öztopçu'nun. Duman, yazardan "iyi insan, iyi dost, iyi öykücü" olarak söz ediyor paylaşımında. Allah rahmet eylesin. Öztopçu'nun son kitabı 2019'da basılmış. Üç ana bölümden oluşan kitap ilk kısım olan Kör Kuyularda'da uzun ya da olağan sayılabilecek uzunlukta öykülerden, Kısa Bir Ara kısmında genelde tek sayfalık öykülerden ve son kısım olan Kimsesiz Yollarda'da ise hem uzun hem kısa öykülerden oluşuyor. Kısa ya da uzun olsun farketmez, öyküler gerçekten çok güzeller ve neredeyse her biri ölümden, ölmekten, yaşayamamaktan söz ediyor. Bu konular nice yazarın ana meselesidir, okuduğumuz ve aşina olduğumuz şeyler elbette ve Öztopçu yeni bir şey söylüyor mu bilmiyorum, yeni olması gerekiyor mu, gerekmiyor, çünkü güzel olan anlatanın maharetinin aynı öyküyü binlerce kez dinlemiş olsak da bize o hissi yeniden verebilmesi, bizi öyküsüne, diline çekmesi ise, bu maharet rahmetli Öztopçu'da var. Kimsenin Bilmediği İnsanlar, yani bizler, bizim hayatımız ve küçüklü büyüklü, kısa ve uzun halleriyle bizim hikâyelerimiz bunlar. Hakikaten de nice öyküdeki kimsenin bilmediği o insanlar canlı gibiler. Bu, yazarın anlatma gücünün, maharetinin piştiği, olduğu, ve hakiki tadının damağımıza güzel, hep hatırlanacak izler bıraktığının, bırakacağının bir kanıtı işte. Kadir Öztopçu, Faruk Duman'ın Yazmalı Defter'de güzel ölmek dediği şeyi yapıyor ve bize, kendi hikayemizin sonuna giderken, bu dünyada, bu gezegende nice insanın bilemediği, anlayamadığı, kavrayamadığı bir şeyi yaşayabilmemiz için kendi payına düşeni yapıyor: edebiyat okuyarak ve onu severek yaşamış insanların ölümlerinin diğer insanlara kıyasla daha güzel olacağını söylüyor Faruk Duman kitabında: çünkü edebiyat okuru bu dünya üzerindeki seyahatinin sonuna geldiğinde onun zihninde Anna Kareninalar, Prens Mışkinler, zezeler uçuşur durur, diyor. Bu, güzel ölebilmektir diyor yazar. Kadir Öztopçu işte bunu yapabilmemiz ve yaşayabilmemiz için yazmış Kimsenin Bilmediği İnsanlar adlı son eseri ve son edebiyat güzelliğini; bizlere ölen, ölümle karşılaşan, yaşamakta zorlanan, ama yaşamaktan başka da çaresi olmayan insanları anlatmış. Kimsenin Bilmediği İnsanlar'ı edebiyat seven her okura öneriyorum. Mutlaka. (CemCBG)
--reklam--
Kimsenin Bilmediği İnsanlar PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Kadri Öztopçu - Kimsenin Bilmediği İnsanlar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kimsenin Bilmediği İnsanlar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Kadri Öztopçu Kimdir?
1954'te Samsun'da doğdu. Yazmaya şiirle başladı. Şiirleri,; Yeni Adımlar, Türkiye Yazıları, Güney, Adam Sanat ve Şiiratı; öyküleri ise Adam Öykü, Eşik Cini ve Notos dergilerinde yayımlandı. Reklam yazarlığı yaptı. Çeşitli üniversitelerde öğretim görevlisi olarak çalıştı. İlk öykü kitabı Yanlış Hikâyeler 2006'da yayımlandı. 2009'da yayımlanan ikinci öykü kitabı Kuş Oltası, 2010 Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü'ne değer görüldü. 2013'te Yara ve 2019'da Kimsenin Bilmediği İnsanlar adlı kitabı yayımlandı. Türk edebiyatının önemli isimlerinden yazar Kadri Öztopçu, 66 yaşında hayata veda etti.
--reklam--
Kadri Öztopçu Kitapları - Eserleri
- Kuş Oltası
- Yara
- Kimsenin Bilmediği İnsanlar
- Yanlış Hikayeler
- Saklıköy'ün Kuşçusu
--reklam--
Kadri Öztopçu Alıntıları - Sözleri
- - " (...) Derin bir soluk aldım, arkama yaslandım, dünyaya baktım, yaşayanların dünyasına: Ölümden başka hiçbir şey yoktu! Bir de hüzün..." (Kimsenin Bilmediği İnsanlar)
- Sessizlik en iyi müziktir, derim kendi kendime. (Yanlış Hikayeler)
- "Bir kayboluş bu , evet, ama kimse bilmiyor." (Yara)
- "Ölü bir bir babaydı babam, yok bir baba." (Yara)
- El ayak çekilmiş evden, herkes kendi yoluna... Kan kurumuş, ölü soğumuş (Kuş Oltası)
- ... bir yorgunluk anıtı gibi oturuyor sandalyesinde. Aykut Olmak 7/10 (Kimsenin Bilmediği İnsanlar)
- Bir evin canlanması,bir annenin uyanmasıdır her şeyden önce. Usulca sıyrılarak yorganın altından,doğrulmasıdır. (Yara)
- "Topluca susuyoruz. Sessizlik vicdanlarımızı kanatsa da günü kurtarıyor. Vicdanlarımıza tütün basıyoruz." (Kimsenin Bilmediği İnsanlar)
- Sessizlik mi dedim? Evet. Sessizlik. Sessizlik, dediğin, biriktirmek aslında Müjgan. Gizlice, dipte. Biriktirmek. Bir gün hatırlamak umuduyla biriktirmek. Bir gün, hatırlanmak umuduyla... (Kuş Oltası)
- "... Çarşamba. Bir tabancanın namlusunda geçirdi bütün günü. Ölüme kaç var? ... Perşembe. Telefona uzandı. Rastgele bir numara çevirdi. Kimsin, dedi karşıdaki. Canım acıyor, dedi Kimsin, dedi karşıdaki yine. Kimim sahi? Bir bilen var mı beni? Canım acıyor, dedi. Karşıdan ses gelmedi bir daha. Yere bıraktı ahizeyi. Meşgul sinyali. ...Cuma. Dağılmış bir kafatası. Karasineğe gün doğmuş. Acı yok. (Kimsenin Bilmediği İnsanlar)
- Aslını bulamayan suretiyle idare ediyor. (Kimsenin Bilmediği İnsanlar)
- Hiçbir zaman iyileşmeyecek derin yaralar bunlar.Kan değil irin sızıyor içlerinden ve sızan bu irin,bir sümüklüböcek izi gibi ardıma düşüyor;biliyorum,artık nereye gitsem, kaçıp hangi deliğe saklansam nafile.Alacakaranlığında ömrümün,bir gün,o izden bulacaklar beni ve... (Yara)
- Kadehlerimiz boşalmıştı. Barmen dolularını getirdi, "Yanında bir şeyler ister misiniz?” dedi. "Evet," diye yanıtladım, "birazcık umut!" Bir yandan küllüğü değiştirirken, alaycı bir sesle: "Hiç kalmadı abi," dedi, "kainatın hali ortada!" Kainatın hali ortadaydı. Kalbimin kırığıysa masanın üzerinde. Üstelik al birini vur ötekine! (Yanlış Hikayeler)
- Kimse yok. Ne gelen ne giden. Arayan. Soran. Yok. Herkes bir yana savrulmuş. Kendi derdinde, tasasında. Hayat gailesi, diyorum, kolay mı. Dünya böyle oldu. (Kuş Oltası)
- “Okumaya kitaplar,yazmaya kağıtlar,kurmaya düşler bekliyor beni. Aşık olmaya kızlar..” (Yara)
- Bir takvim. Sararmış yaprağı yıllar öncesinin bir eylül gününe aitti. Öncesi yoktu, belli ki yaşanmış ve koparılmış. Sonrası ise, orada, duvarlardaydı işte. Yaşanmamış. Yaşamdan koparılmış. Öylece, belki umut ederek, belki umutsuzca beklemiş. Hüznü kan tadında. Rüzgarı yok. #YanlışHikayeler #KadriÖztopçu (Yanlış Hikayeler)
- Kulağını dayasan uğultusunu dinlersin akla ziyan bir ömrün. (Kimsenin Bilmediği İnsanlar)
- Kadehlerimiz boşalmıştı. Barmen dolularını getirdi, "Yanında bir şeyler ister misiniz?” dedi. "Evet," diye yanıtladım, "birazcık umut!" Bir yandan küllüğü değiştirirken, alaycı bir sesle: "Hiç kalmadı abi," dedi, "kainatın hali ortada!" Kainatın hali ortadaydı. Kalbimin kırığıysa masanın üzerinde. (Yanlış Hikayeler)
- Yorgundunuz, çok yorgun. Bütün gün dişe dokunur hiçbir şey yapmamanın, gidecek bir yer, konuşacak bir insan bulamamanın (bunu başkalarının anlaması çok zor) ağır yorgunluğu. Yılların. (Kuş Oltası)
- Konuşmuyor da. Söylemiyor, ne düşünür, ne hisseder. Bilmiyorum bu sebepten. Belki düşünmüyor. Hissetmiyor artık. Belki de düşünceleri, duyguları o kadar derin, öyle kederli ki, çıkarıp ortaya ayan beyan açık etmesi zor. Belki acı veriyor. (Kuş Oltası)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin