Kitap Künyesi

Yazar: H. G. Wells

Çevirmen: Cansel Fırat

Yayın Evi: Alakarga Sanat Yayınları

İSBN: 9786055182854

Sayfa Sayısı: 452

--reklam--

Kipps Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

H. G. Wells, daha çok Zaman Makinesi gibi bilimkurgu yapıtlarıyla tanınmış olsa da, birbirinden büyük ve önemli pek çok türde roman ve öykü yazmıştı. Türkçede ilk kez yayınlanan Kipps / Sıradan Birinin Hikâyesi, onun en eğlenceli romanı. Kipps'in portresi, yaşadığı çevrede nasıl görüldüğü, toplumsal ve ekonomik "merdivenleri" tırmanmak için başvurduğu akıl almaz yollar, yalnızca gerçekten sıradan birini tanıtmıyor bize. İnsanoğlunun bugün de değişmeyen, evrensel kurnazlığını ve saflığını tarif ediyor. Elbette, aynı zamanda karşımıza sıkı bir on dokuzuncu yüzyıl sonu manzarası çıkıyor. Bir çırpıda, eğlenerek okuyacaksınız.

--reklam--

Kipps Alıntıları - Sözleri

  • O an, boş bir sayfa gibiydi, sonradan hatırlanacak anlamlı şeyler söylenmesi gerekiyormuş da söylenmemiş gibiydi...
  • O an, boş bir sayfa gibiydi, sonradan hatırlanacak anlamlı şeyler söylenmesi gerekiyormuş da söylenmemiş gibiydi.
  • Eğer bir kadının yanındaki erkek nişanlısı veya kardeş gibi gördüğü birisi değilse, bu ya biraz uçarı ya da hizmetçi kızlar gibi "dolaşıyormuş" gibi görülürdü. İngiltere'de mağazada çalışan genç bir hanımefendinin hizmetçi kız gibi olma korkusuyla, örneğin gazetede çalışan bir hanımefendinin mağazada çalışan kız gibi olma korkusu veya gerçekten çok hoş herhangi bir hanımefendinin, çalışma hayatına düşüp geçinmek için savaş veren herhangi bir kız gibi olma korkusu arasında hiçbir fark yoktu. İnsanın başkalarını hoşgörüyle yargılaması böyle bir şeydi işte...
  • Neden herkes onu kendilerinden birisi yapmaya çalışıyordu?
  • Sosyalist olma, dünyaya başkaldırma ve sonsuza kadar bir daha misafirliğe gitmeme gibi çılgın planlarını tekrar düşününce cesaretini kaybetmişti.
  • Varlığının otlarla kaplı sığ nehrinin karanlıklarından bir soru ortaya çıktı. Belli belirsiz, yüzeye hiç ulaşmadan yukarıda kalan bir soruydu. Güzelliğin mucizesine dair bir soruydu, hayatta olup bitenlerin ve hatıraların üstüne çok tuhaf bir şekilde ara sıra düşen amaçsız güzelliğin mucizesine dair bir soruydu. Zihninin yüzeyine hiç çıkmadı. Somutlaşmadı veya biçimlenmedi. Bir yüzün silueti gibi suların derinliğinden yukarı bakıp tekrar yokluğun içine battı.
  • Nerede olduğunu düşündü. Tüm dünya bir halıya süpürülmüş sonra da yuvarlanıp kaldırılmış ve kendisi boşlukta duruyormuş gibi geliyordu.
  • Taçlı Cumhuriyetimizin bu özgür vatandaşı bunları düşünerek rüyalara daldı. Yükseklere tırmanan bu rüyalar balon gibi şişirilmişti ve içi boştu. Doğuştan Britanyalıların, geriye doğru giderek sonlanan sosyal düzenini oluşturuyordu.
  • "o an, boş bir sayfa gibiydi, sonradan hatırlanacak anlamlı şeyler söylenmesi gerekiyormuş da söylenmemiş gibiydi."
  • Her şeyi bir kenara bıraktım. Bir şeyi neden yaptığımı ve yapmadığımı bilmiyorum. Bildiğim tek şey dünyadaki hiçbir şeye daha fazla katlanamayacağım
  • O kadar ürkekti ki; tutkuları bastırılmış, sevgisini göstermekten ziyade kendi içinde yaşayan bir çocuk olmuştu.

--reklam--

Kipps İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Anasız babasız bahtsız Kipps. Dayısı büyütür kıt kanaat, boktan bir eğitim, küçük yaşta çıraklık, dibine kadar sömürülürken başına talih kuşu konar zengin olur, zavallıcık yeni sosyal konumuna uyum sağlamaya çalışırken daha bedbaht olur vs. Bu gariban kulun sergüzeşti oldukça sürprizli. Bilimkurgu yazarından inceden sosyal eleştirilerle dolu şahane roman, okuyunuz okutunuz (Fk)

Mükemmel ve kusursuz karakterler yok. Aynı gerçek hayatta olduğu gibi. Ve tabii ki para ile gelen toplumsal sınıf olgusunun insanları nasıl mutsuz ettiğini, aynı zamanda yapmayacakları şeyleri yaptırdığını da gözler önüne seriyor. Yazarın dili de son derece hicivli. Hem mizahi bir tarafı var, hem de içerisinde bulunup da gözlemlediği toplumu her şekilde eleştiriyor. (cookiemonster)

H. G. Wells, ünlenmesini sağlayan bilim kurgu kitaplarından farklı bir eser ile bizleri karşılıyor. Adı bile zamanına göre öncü olan Kipps karakteri annesiz ve babasız büyümüş, dayısı ve yengesi bakımı ile yetişmiştir. Bir gün bir miras ile birlikte yaşamı değişir. Ancak bu değişim nereye kadar sürecektir? Toplum analizleri, üstüne basa basa sosyalizm anlatımları ile birlikte o dönemin İngiltere'sini saf gözler ile görüyoruz. Anlatım tarzı, bir dostumuzun bize kendi bildiği birisini anlatıyormuş hissiyatı ise kitabı kolay okutup, karakteri benimsetiyor. Hepimiz birer Kipps olabiliriz. (Almira Teber)

--reklam--

Kipps PDF indirme linki var mı?

--reklam--

H. G. Wells - Kipps kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kipps PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı H. G. Wells Kimdir?

Herbert George Wells ya da daha çok tanındığı adla H. G. Wells (21 Eylül 1866 - 13 Ağustos 1946), Dünyalar Savaşı, Görünmez Adam, Dr. Moreau'nun Adası ve Zaman Makinesi adlı bilimkurgu romanlarıyla tanınan ama neredeyse edebiyatın her dalında birçok eser vermiş olan İngiliz yazardır. Sosyalist olduğunu açıkça söyleyen H.G. Wells'in çoğu eserinde önemli ölçüde siyasi ve sosyal yorumlar bulunmaktadır. Jules Verne gibi gelecekteki teknolojik gelişmeleri anlattığı kitaplarıyla bilimkurgu dalının öncülerinden hatta yaratıcılarından sayılmaktadır.

Wells'in bilimkurgu romanlarında teknolojinin gözlemlenmesinin getireceği olanaklar bir yana bırakılır. Wells'te spekülasyon bir edebiyat biçimine dönüşür ve teknolojinin değil de onun toplumsal temellerinin araştırılmasına dönük bir boyut kazanır.

Wells'in ilham kaynağı Jules Verne olmuştur, ama Verne'in Aya Seyahat'i (De la Terre a la Lune) ile Wells'in Aydaki İlk İnsanlar (The First Men in the Moon) romanını karşılaştıracak olursak, kolaylıkla görebileceğimiz gibi Wells; Verne'in teknolojiye verdiği önemi paylaşır, ama Verne'in romanında 'Nasıl ve hangi teknolojik olanaklar?' sorusu ortaya atılırken, Wells'te Ay yolculuğunun teknik sorunu baştan savma bir biçimde geçiştirilir. Çünkü Wells'in derdi, teknolojik olanakların gelecekteki muhtemel ürünlerini tahmin etmek değil, Ay'daki toplumsal hayatın bizzat kendisi üzerine, tıpkı bir zamanlar Thomas More'un 'Ütopya Adası' örneğinde olduğu gibi, model düşünceler geliştirmektir.

Wells sadece bilimkurgu içindeki ütopya karşıtı düşüncelerin savunucusu olarak bu türe damgasını vurmakla kalmaz, toplumun şiddet ve zor yoluyla, gereğinden hızlı bir süreç içinde sosyalist bir topluma dönüştürülmesinin sakıncalarına olduğu kadar, sınıf karşıtlıklarının da iyice sivrileceğine karşı da uyarır bizi.

...

--reklam--

H. G. Wells Kitapları - Eserleri

  • Zaman Makinesi
  • Doktor Moreau’nun Adası
  • Görünmez Adam
  • Dünyalar Savaşı
  • Körler Ülkesi
  • Tanrıların Tohumu
  • Efendi Uyanıyor
  • Ağrı Dağı Yolcusu Kalmasın
  • Duvardaki Kapı
  • Körler Ülkesi ve Diğer Karanlık Öyküler
  • Ay'daki İlk İnsanlar
  • Gölgeler İçinde Rusya
  • Gelecek Günlerin Hikayesi
  • Tüm Savaşları Bitirecek Savaş
  • Geçmiş Günlerin Hikayesi
  • Kronik Argonautlar - Karıncalar İmparatorluğu
  • Kipps
  • Ay Işığı Masalları
  • Kızıl Oda ve Diğer Öyküler
  • İnsan Hakları
  • Uzay ve Zaman Hikayeleri
  • Kısa Dünya Tarihi
  • Açık Komplo
  • The Magic Shop
  • Tanrı İnsanlar
  • Ana Hatlarıyla Dünya Tarihi - 1
  • Hayalet Bataklıkları
  • Görünmez Kral Tanrı
  • Kuyrukluyıldız Günleri
  • Çağdaş Bir Ütopya
  • Geleceğin Keşfi
  • On İki Hikâye ve Bir Rüya
  • The Crystal Egg and Other Stories
  • Ann Veronica
  • In the Abyss
  • Seçilmiş əsərləri
  • The Land Ironclads
  • The World Set Free
  • A Slip under the Microscope
  • The History of Mr Polly
  • The Crystal Egg & Other Stories
  • Thirty Strange Stories
  • The Wheels of Chance

--reklam--

H. G. Wells Alıntıları - Sözleri

  • “Şans eseriydi işte.” diye araya girdi. İnsanın hayatındaki diğer her şey gibi. (Doktor Moreau’nun Adası)
  • Huzursuzluğun getirdiği ızdırap içindeydim . (Zaman Makinesi)
  • İnsanlar artık özgür değiller. Özgür olamadıkları gibi, daha büyük ya da daha iyi de değiller. Keşke hepsi bu kadar olsa. Bu şehir bir hapishane. Bütün şehirler gibi. Anahtar servet sahiplerinin elinde. Sayısız insan, beşikten mezara kadar sadece çalışıyor. Bu doğru mu? Hep böyle mi olacak bu? (Efendi Uyanıyor)
  • Zamanla öğretmenler bile gereksiz hale geldiler. Elektrikli aletlerin olmadığı bir dünyada yaşamak ilkellik olarak görülmeye başlandı. Kırsalda yaşamak çağın rafine değer yargılarına göre sefaletten farksızdı. (Efendi Uyanıyor)
  • O, kaçınılmaz olarak ortaya çıkmıştır ve kendini kafa karıştırıcı fikirlerden uzaklaştırmaya devam edecektir. O, bir koh-i noor'a dönüşür; o bir Işık Dağı'dır, büyüyen ve giderek yoğunlaşan. O, her yere yayılan ve her şeyi içine alan bir berraklık, parlaklık ve arılıktır. Onun kesilecek bir kafası ya da zarar verilecek bir bedeni yoktur. O, tüm engelleri aşar; her türlü sınırlamaya karşı koyar. O her şeyi, kendisine uymaya zorlar. Hava ne denli bulutlu ve sisli, ne denli kapalı ve puslu olursa olsun, o şafak sökerken gelir. Denize indirilen gemilerde sabah olurken, o gelir. O, görünmez kral Tanrı'dır. (Görünmez Kral Tanrı)
  • "Kör de ne?" diye sordu kör adam omzunun üstünden fütursuzca. " (Körler Ülkesi)
  • "Başkaları neyse de ondan böyle bir şey beklemezdim." (Duvardaki Kapı)
  • Ama bir yol bulmak hiçbir zaman o yolun ustası olmak değildir. (Ay'daki İlk İnsanlar)
  • " Körler Ülkesi'nde Tek Gözlü Adam Kral Olur. " (Ay Işığı Masalları)
  • Sosyalist olma, dünyaya başkaldırma ve sonsuza kadar bir daha misafirliğe gitmeme gibi çılgın planlarını tekrar düşününce cesaretini kaybetmişti. (Kipps)
  • “Good heavens!” he exclaimed; “What little things we are! What daring little devils! Down there, miles and miles of water—all water, and all this empty water about us and this sky. Gulfs!” He threw his hands out, and as he did so, a little white streak swept noiselessly up the sky, travelled more slowly, stopped, became a motionless dot, as though a new star had fallen up into the sky. Then it went sliding back again and lost itself amidst the reflections of the stars and the white haze of the sea’s phosphorescence. (In the Abyss)
  • Ari kavimleri Batıya doğru iki dalga halinde ilerlediler. Fransa’ya, Britanya’ya ve Ispanya’ya girdiler. Büyük Britanya’ya demiri getirmiş olup, Breton (Brythonic) Keltler adiyle anılırlar. Galli’ler dillerini işte bu Keltlerden almışlardır. Aynı ırktan Keltler, Ispanya'ya girdiler.Sadece oradaki Heliolitik Bask’larla değil, deniz kıyılarındaki Samî asıllı Fenike’li sömürgeleriyle de temasa girdiler. Latin Ariler İtalya'ya, Sanskrit dili konuşan Ari kabileler de, Milâttan önce 1000 yılından çok önceleri batı geçitlerini aşarak kuzey Hindistan’a girmişler. (Kısa Dünya Tarihi)
  • İnsan kusurlu bir hayvandır. (Açık Komplo)
  • Yahudilerin sebt günü geleneği pek çok Hristiyan tarikatının önemli geleneğidir. ama isa sebt gününü yıkmış sebt'in insan için olduğunu insanın sebt günü için olmadığını söylemiştir. (Ana Hatlarıyla Dünya Tarihi - 1)
  • "Bu səhləblər həmişə nə qədər maraqlıdırsa, - bir dəfə dedi, - bir o qədər də ehtimal və gözlənilməzliklər mümkündür. Darvin onların mayalanmasını öyrənmiş və sübut etmişdir ki, səhləbin adi çiçəyinin quruluşu həşəratların tozcuğu bitkidən bitkiyə daşımasına uyğun şəkildədir. Amma səhləblərin çoxlu məşhur növləri mövcuddur ki, bu cür mayalana bilmir. Məsələn, kipripedilərdən bəziləri - onlardan tozcuq daşıya bilən heç bir həşərat məlum deyil. Bəzi səhləblərdə isə, ümumiyyətlə, heç vaxt toxum tapa bilməyiblər." (Seçilmiş əsərləri)
  • “ ...prensip olarak, yalnız olmak ve rahatsız edilmemek istiyorum. ” (Görünmez Adam)
  • Kader insanların küçük planlarını altüst eder. (Ay'daki İlk İnsanlar)
  • “Ben seninim ve sen de benimsin. Bundan daha önemli ne olabilir ki?” (Tanrıların Tohumu)
  • Dünya büyüyor ama insanlar küçülüyor.Yine de aklımız ve duygularımız var.Sadece içgüdüleriyle hareket eden varlıklar değiliz ama gücümüzün bir sınırı var.Bir gün hepimiz ölüyoruz.Ölüyoruz,doğuyoruz,yaşamaya devam ediyoruz,zaman geçiyor... (Gelecek Günlerin Hikayesi)
  • Bizler yarı ölü sayılırız bir yerde. (Efendi Uyanıyor)