Kitap Künyesi

Yazar: Hulusi Üstün

Yayın Evi: Çınaraltı Yayınları

İSBN: 9786055563899

Sayfa Sayısı: 232

--reklam--

Kırk Diyardan Masallar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Masallardaki haramilerin sayısı kırk. Yolculuklar kırk gün kırk gece sürer. Sabretmek için kırk yıl beklemek gerekir. Bizim kırk masalımız olsun, kırk milletten, kırk memleketten, hatta kırk inanç sisteminden, kırk dinden, kırk mezhepten... Kırk yıl uğraşıp kırk kağıda yazalım. Kırk kitap yapıp kırk halka dağıtalım. Her birini kırk kişi okusun, herkes kırk kişiye anlatsın. Kırk çocuk dinlesin, kırk rüya görsün. Her rüya kırk kişiye anlatılsın, dinlemesi kırk yıl sürsün…

Bir ömür zihnimizde tat bırakacak masallar bunlar. Çoğunlukla Türk literatüründe bilinmeyen, tanınmayan, daha önce Türk dili ile yazılmamış, anlatılmamış kırk masal...

İskandinavya’dan Okyanus adalarına, Asya içlerinden, Güney Amerika’ya dek dünyanın dört bir yanında kuşaklar boyu anlatılan sözlü kültür ürünleri. Kimi Maya, kimi Maori, kimi Japon, kimi Arap dillerine, kimi içiçe yaşadığımız farklı kültürlere ait bu anlatılar topluca okunduğunda insanoğlunun kadim çağlardan beri çocuklarını iyiye, güzele ve erdeme yöneltmek için hep aynı büyülü ülkede dolaştırdıklarını göreceksiniz. Her birinin içinde farklı kültürlere ait motifler, farklı zamanlara ilişkin bilgiler, ince espriler, yer yer tarihi hatıralar ve küçük teselliler var.

Çocuk veya yetişkin herkesin zevkle gezip dolaşacağı zaman ve mekanın olmadığı masal diyarına hoş geldiniz.

(Tanıtım bülteninden)

--reklam--

Kırk Diyardan Masallar Alıntıları - Sözleri

  • Kırk olsun dedik sayısı... bizim kırk masalımız olsun. Çünkü masaldaki haramilerin sayısı kırktı. Yolculuklar kırk gün kırk gece sürüyordu. Sabretmek için kırk yıl beklemek gerekiyordu. Bizim kırk masalımız olsun, kırk milletten, kırk memleketten, hatta kırk inanç sisteminden, kırk dinden, kırk mezhepten masalımız olsun. Kırk yıl ugraşıp kırk kağıda yazalım. Kırk kitap yapıp kırk halka dağıtalım. Her birini kırk kişi okusun, herkes kırk kişiye anlatsın. Kırk çocuk dinlesin, kırk rüya görsün. Her rüya kırk kişiye anlatılsın, dinlemesi kırk yıl sürsün...
  • Sadece ölüler kendisini ziyarete gelene bir şey ikram edemez. Ben sağ ve sıhhatli bir adamım. Misafirlerime ikram etmekten mutluluk duyarım. Buyrun, demiş.
  • Bir canavara dönüştü o artık. Kartal kadar keskin gözlerle gören, jaguar kadar güçlü, tilki kadar kurnaz ve yılan kadar bilge bir canavar. Biz hayvanlar sadece bir başka hayvan için tehlikeliyken o hepimiz için tehlike artık... Fakat onun bu hali aynı zamanda ona verilmiş cezadan başka bir şey değil. Doymayan bir ruhu olacak onun... İçine ormanları, denizleri ve gökyüzünü de atsak doymayacağı kadar büyük bir boşluk olacak ruhunda. Bu sebeple onunla yolumuzu ayırma vakti geldi. O günden sonra ormanın ruhu acı bir sarmaşığı kusarcasına kustu insanoğlunu.
  • Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, deve tellal iken pire berber iken, insanlarla hayvanlar birbirinin dilini anlar iken, kurt bizim sokakta gece bekçisiyken, ayı sütçü, aslan tamirciyken, ben ninemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken...
  • Bir varmış bir yokmuş. Tanrının kulu çokmuş, köyler şehirler doluymuş, yersiz kalan kimse yokmuş.
  • Barış çağında sorunlar konuşarak çözülür, savaş zamanında vuruşarak... O bizim sevgili kardeşimiz. Bunu hepimiz biliyoruz. Eğer aramıza almazsak bir düşman edinmiş oluruz, aramıza alırsak daha güçlü oluruz.
  • Derebeyi genç uşağına gülümseyerek karşılık vermiş. - Hiç kimse başkalarına yardım ettiği için yoksul düşmemiştir, endişe etme.
  • Bir varmış bir yokmuş. Bizden önce dedelerimiz, onlardan önce eskiler, onlardan önce dağlar varmış...
  • Sıcak yemek ve yuvanın karşılığında kardeşlerimle boğuşmamı mı istiyorsun Çoban? Aç kalmak tehlikesi var belki ama kurt olarak kalmak en iyisi...

--reklam--

Kırk Diyardan Masallar İncelemesi - Şahsi Yorumlar

40 farklı kültür, coğrafya ve milletten 40 farklı masal seçilir de biri için bile "bu basitmiş, kötüymüş, saçmaymış, diğerlerinin arasında sırıtmış, olmamış..." denmez mi? Denmez, denemezmiş. Harika bir derleme olmuş. Hem her gece bir tane okunacak kadar kısa, hem de içindeki hikmet ve dersler çocukların kulaklarından toprağa değecek kadar uzun. Yazarın bir de romanı varmış ki masal seçiminde böyle özenli birinin kelime terkibi, kurgusu, karakterleri nasıl olur hayli merak ettim. Küçük-büyük herkese hitap eden, kesinlikle her evde bulunması gereken bir kitap. (Ruh Hekimi)

--reklam--

Kırk Diyardan Masallar PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Hulusi Üstün - Kırk Diyardan Masallar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kırk Diyardan Masallar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Hulusi Üstün Kimdir?

Hulusi ÜstünHulusi Üstün Baba soyu 1840’lı yıllarda Kuzey Kafkasya’dan İstanbul’a yerleşmiş Dedebey adlı bir Kabardey ailesinden. Anne ve babaannesi Tokat’a yerleşmiş Kafkasyalılardan. Tekel müdürü olan babanın ve ev hanımı olan annenin üç çocuğundan en küçüğü olarak 07.09.1974 tarihinde dünyaya geldi. Silivri lisesini 1991’de bitirdi ve aynı yıl İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazandı.

Uzun ve yorucu hukuk eğitiminin ilk yıllarında yazıları yayınlandı. 1994 Ömer Seyfettin Öykü Yarışmasında bir öyküsünün dereceye girmesinin verdiği şevkle yazı ağırlıklı bir çalışma süreci başladı. müteakip yıllarda Türk Edebiyatı Vakfı,Gönen Belediyesi, Eminönü Belediyesi ve Gençlik Kitabevinin düzenlediği yarışmalarda çeşitli ödüller aldı.

2000 yılı içerisinde on iki sayı süren ‘Çıkın’ adlı edebiyat seçkisi çıkardı. Öyküleri ve makaleleri Türk Edebiyatı, Ferzan, Çıkın gibi dergilerde ve Kafkas Vakfı bülteninde yayınlandı. 101.2 radyo onbeş'te Kıraathane adlı Kültür sanat programını hazırlayıp sunmuştur. Silivri Kuzey Kafkasyalılar Yardımlaşma Derneği kurucu yönetim kurulu üyeliğinde bulundu. Trakya Ekspres gazetesinde haftalık köşe yazıları yazdı. Kafkas.org.tr adlı haber sitesinde filoloji ve kültür konulu makaleleri, Elbruz.net edebiyat sitesinde aylık öyküleri yayınlandı. Halen Değişim Gazetesi ve Silivrimiz.com da yazıları yayınlanmaktadır.

--reklam--

Hulusi Üstün Kitapları - Eserleri

  • Canlar
  • Kırk Diyardan Masallar
  • Turna Fırtınası
  • Gurbetten Çerkes Hikayeleri
  • Burası Çeçen Komitesi
  • Halepli Adil
  • Son Özgürlük Savaşı Çeçenya
  • Göğerçin
  • Yüz Elli Yıl Böyle Geçti
  • Kanatlı Süvarinin Hatıraları
  • Türkü Öyküleri
  • Geçmişten Günümüze Silivri

--reklam--

Hulusi Üstün Alıntıları - Sözleri

  • Biz balık sanırdık kurbağa larvalarını, zaman geçip kuyrukları yok olduğunda, kurbağaya dönüştüklerini görüp şaşırırdık. ... İnsanın değişikliği larvaların evrilişine benzemiyordu demek. Görüntü aynı kalsa da gönül evriliyordu. (Turna Fırtınası)
  • Artık basit geliyor, bir zamanlar beni mutlu eden birçok şey. "Mutluluk, gözün baktığını kalbin aydınlatmasıymış" Bu gerçeği çok acı bir şekilde öğrendim. (Canlar)
  • "Dünyada mum ateşine dayanamıyacak kadar aciz olan ben, işlediğim günaha karşılık ahirette cehennem ateşine nasıl dayanırım." (Canlar)
  • Kargaların üç yüz yıl yaşadığını söylerdi babaannem. Yaşadıkça kararırlarmış ve insanlara onlardan önce yeryüzünü şenlendiren atalarının akibetini haykırırlarmış. "Hepsi toprağa gark oldu... Gark oldu... Gark oldu..." (Gurbetten Çerkes Hikayeleri)
  • Bir varmış bir yokmuş. Bizden önce dedelerimiz, onlardan önce eskiler, onlardan önce dağlar varmış... (Kırk Diyardan Masallar)
  • "Yaşamak için ne kısa vakti var insanoğlunun. Oysa bu kısa vakti ne kahredici şekilde geçiriyoruz. Dilleri yasaklayan da insan, unutmamak için direnen de, şarkıları yasaklayan da insan, gönlünden taşanları türkü yapan da." (Türkü Öyküleri)
  • “Her halk istediği ölçüde bağımsız olacaktır.” Boris Yeltsin (Son Özgürlük Savaşı Çeçenya)
  • Mezardakilerin pişman olduğu şeyler için hayattakiler birbirini yiyor. (Canlar)
  • Her yerde yabancı hissediyorum kendimi. (Turna Fırtınası)
  • Durun, ölüm var. Size sizden yakın ölüm var. Hani içilen sebiller dolusu şarabın tadı, hani dün elini tuttuğunuz dilberler. İşte musalla taşı ve suskun mezar taşları. Yerin üstündeki hiçbir şey mezar taşları ve musalla kadar sahici değil. Kabirdekiler de sizin kadar kan ve candı. Yediler ve içtiler. Ama ölüm var, dostları deli eden ölüm var. Bırakın yaşlı bir fahişeden başka bir şey olmayan dünyayı. Bizim gibi nicesini aldattı o da unuttu toprağa 'GARK' olunca. (Gurbetten Çerkes Hikayeleri)
  • Adama da kumaşa da bakarken ona verilen emeği gör evlat. Her insan bir kadının bulut bulut gözyaşıdır. Canından akan süttür. Çer çöp yakıp kaynattığı aştır. Nice gece uykusuz kalmış gözlerin önünde büyümüştür. İnsana hürmet, onu var eden emeğe hürmettir. (Göğerçin)
  • Yeni kederlerle burkulacaktı insanların yüreği. (Turna Fırtınası)
  • Toprak yağmur kokuyor olmalı. Asırlardır üzerine aralıksız dökülen kanı emer, kan kokmaz da bir küçük çisilti toprağı yağmur kokutmaya yeter. (Gurbetten Çerkes Hikayeleri)
  • Tanrı kul yaratır da derdine derman yaratmaz mı? (Göğerçin)
  • Bir kez daha hayat denilen bu çetin imtihandan yüzü ak olarak, çıkmak için dua ettim. İnsanların tümüne bir gözle bakmak, yüreklere sevgi tohumları atmak, girdiğim her yere güzellikler getirmek için... Her şeye rağmen hayatı yaşamaya değer kılan bir şeyler var. (Canlar)
  • Kumaşın cevherine değer katan emektir Sadi Efendi. Âdemoğlu da emekle incelip değerlenir. Bir koyunun sırtındaki kirli yapağı emek verilirse sultan sırtına esvap olur, dilber belinde kuşak olur, ulema başında sarık olur. İnsana emek verilirse yeryüzüne sultan olur. Sahraları yeşertir, vahşi hayvanları eğitir, kayayı sütun yapar, dağların üzerinden yol geçirir. Tatlı dili ile gönüllere şifa olur. Sanat ondan zuhur eder, zanaat ondan sadır olur. Âleme mana katmayan adamın hayatı yok hükmündedir. (Göğerçin)
  • Çocuklar yaşamalı. Onların yaşamadı tek tesellileri olacaktı. (Son Özgürlük Savaşı Çeçenya)
  • Bir acayip talihim var her işim bozgun düşer, bülbül için tuzak kursam içine kuzgun düşer. (Göğerçin)
  • Arsızlar, hırsızlar, işsizler, eli kanlı adamlar...Memlekette birbirine düşman olan adamlar... Sınırlar açıldı ve herkes buraya geldi. Suriye'nin ataletini, cehaletini buraya taşıdılar. Ben onları görmek istemiyorum. Ben Suriye'yi unutmak istiyorum ya ibn ammi! Bir daha savaş görmek istemiyorum. Bu toprakların mümkün olduğunca uzağına, çok uzağına gitmek istiyorum. kitapsuuru (Halepli Adil)
  • Galiba insanoğlunun mayası değişti. İnsanlar birbirine ihtiyaç duymuyor sanki. Eskiden manevi bir ihtiyaçtı bu. Eşle dostla birlikte olmak, sohbet etmek, ziyaretleşmek... (Turna Fırtınası)