Kitap Künyesi
Yazar: Barbey d'Aurevilly
Çevirmen: Aysel Bora
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750754630
Sayfa Sayısı: 64
--reklam--
Kırmızı Perde Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kırmızı Perde, D’Aurevilly’nin ilk yayımlandığında büyük edebî ve ahlaki tartışmalara yol açmış Şeytani Öyküler’inde topladığı altı öyküden biri. Bu kısa yolculuk öyküsü, Parisli bir beyefendi ile adı dönemin dedikodularına sıkça karışan, etkileyici ve kendini modaya ve sosyal yaşama kaptırmış Brassard vikontunun sohbetiyle şekillenir. D’Aurevilly Kırmızı Perde’de bir yandan bu yolculukta anlatılan bir yaşam hikâyesiyle okuru öykü içinde yeni bir öyküyle tanıştırırken, bir yandan da gündelik yaşamın basit objelerinin kimi zaman en derinlerde gömülü geçmiş anıları ne denli acımasızca gün yüzüne çıkarabildiğini gösteri
--reklam--
Kırmızı Perde Alıntıları - Sözleri
- ancak insanın hiç unutamadığı şeyler vardır. çok değildir ama vardır.
- artık tek düşündüğüm şey mutlu olmaktı.
- ki insan on yedi yaşında hep duygusaldır.
- bana bakıyor ama görmüyor gibiydi.
- aşk böyle utanmazca ve ahlaksızca başlamaz, bana hissettirdiklerinin aşkla hiçbir ilgisi olmadığını çok iyi biliyorum.
- Çünkü nefret aşağılamaya ihtiyaç duyar. Aşağılama nefretin nektarı, hayat pınarıdır!
- "ama en sağlam ruhta bile her şey uyuşuyor ve ruh, belki de bu yüzden en sağlam şey..."
- Çoktan ölmüş olması gereken o eski budala içimde hâlâ isyan ediyor!
- Solgundu, bir ölü gibi değil... Ölümün ta kendisi gibi solgundu.
- Toplu taşıma araçlarında, herkes hem kendi evinde hem de başkasının evinde gibidir.
--reklam--
Kırmızı Perde İncelemesi - Şahsi Yorumlar
kitabı okurken başında biraz zorlandım, öykünün içinde başka bir öykü anlatılıyor, o öykü başladığında kitaptan bir şeyler anlamaya başladım, 64 sayfa kadar kısa bir kitap, yarım saat bir saatte okunabilir, yani boş bir vaktinizi değerlendirebilirsiniz, öykü okumayı sevenler için kısa bir anlatım. fakat ben çok tatmin olmadım. (Ceyda Özen)
D’aurevilly, yazar/i2227 ‘u etkileyen yazarlardan. Zaten #kırmızıperde yi okurken Proust çağrışımları oluyor. Dandycilik- snobluk ve kırmızı perde ile anımsamaya karşılık madlen ile anımsama gibi. *Dandy: 19.yy. başlarında yayılan, giyim, kuşam, zevkler ve yaşam tarzında estetik kurallarına ve modaya aşırı özenme akımı.(Ç.N.) Kırmızı Perde yazarın #şeytaniöyküler kitabında yer alan altı öyküden biri. Şeytani Öyküler yayımlandığı zaman edebi ve ahlaki tartışmalara yol açmış. Yazar mahkemeye çıkmaktan arkadaşlarının müdahalesi sayesinde kurtulmuş. Öykü bir araba yolculuğu ile başlıyor. Anlatıcı ve dandy olan bir vikontun sohbetleri ile ilerleyen hikaye vikontun geçmişte yaşandığı bir ilişkiyi anlatması ile bitiyor. Yazar öykülerin ahlaksız bulunmasına karşın bir önsöz yazmış ve öykülerin bir hristiyan ahlakçısı tarafından yazıldığını, yazılan her şeyin gerçek olduğunu belirtiyor. Öyküleri yazma sebebini ise saf ve temiz ruhlara şeytan korkusu aşılamak diye açıklıyor. Şeytani Öyküler’de önsöz var ve canyayinlari nın sitesinden kitabın önizlemesinden önsöz okunuyor. Kendisi de bir dandy olan #julesbarbeydaurevilly oldukça ilginç bir kişilik. Geç de olsa yollarımız kesiştiği için mutluyum :) (Vox Nihili)
Eserde iki kişinin sohbeti ile kısa bir yolculuk öyküsü okuyoruz. Parisli bir beyefendi ile dönemin en muhteşem dandy'si olan Brassard vikontunun konuşması sonucunda kitabın isminin neden kırmızı perde olduğu anlam kazanıyor. "Alberte'in gölgesi!" Kırmızı perde onun hala düşlerine giren esrarengiz halini koruyacaktı. Oldukça kısa olan bu askerin öyküsünü bir çırpıda okuyabilirsiniz. En derinlere gömülü geçmiş bir anının bir gün ne denli acımasızca gün yüzüne çıkabileceğini yaşamın basitliği ile görmekteyiz. (Deniz)
--reklam--
Kırmızı Perde PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Barbey d'Aurevilly - Kırmızı Perde kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kırmızı Perde PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Barbey d'Aurevilly Kimdir?
2 Kasım 1808'de Saint-Sauveur-le-Vicomte'ta doğdu. 1756'da soyluluk unvanı almış ve Devrimin yaşantılarını altüst ettiği kralcı bir ailenin çocuğudur. Paris'teki Stanislas Koleji'nde ve Caen'de Hukuk Fakültesi'nde öğrenim gördü. Caen'de yayıncı Trebutien'le dostluk kurdu. Çok okuyan ve özellikle Byron'un eserlerine tutkun olan Barbey, öğrenimini tamamladıktan sonra Paris'e yerleşti. Sanatçıların uğrak yeri olan salonların müdavimi olup dağınık bir hayat sürmekle birlikte okumayı ve yazmayı ihmal etmedi. Joseph de Maistre ve Stendhal'in eserlerinden etkilenen, Balzac'ın yazdıklarına büyük bir hayranlık duyan Barbey, çeşitli gazete ve dergilere makaleler yazdı, moda eleştirmenliği yaptı. 1846'da Katolikliğe dönerek Katolik Dünyası Dergisi'ni çıkardı. 1852'de o an için mümkün olabilecek tek rejim olarak gördüğü imparatorluğun yeniden kurulması için Le Public'te kampanya başlattı ve edebiyat eleştirmeni olarak Bonapartist gazete Le Pays'ye girdi. 1857'de hakkında kötü eleştiriler çıkan Balzac'ı Le Pays'de savundu, Kötülük Çiçekleri yüzünden başı adaletle derde giren Baudelaire'in yanında yer aldı. Yavaş yavaş imparatorluk fikrinden uzaklaştı. 1861'de tekrar "uygunsuz" alışkanlıklarına ve salonlara döndü. 1851'de tanıştığı ve sevdiği Barones de Bouglon'la evlenme projesinin sürekli ertelenmesi ve hiçbir sonuca ulaşamaması, annesinin ölümü, yayıncı Trebutien'le bağlarını koparması, 1862'de Victor Hugo'nun Sefiller'ine saldırdığı için Le Pays'den kovulması, liberal imparatorluğa doğru gidişten duyduğu endişe - bütün bunlar imparatorluk fikrinden uzaklaşmasına ve muhalif bir kimliğe bürünmesine yol açtı. Yazdığı eleştirilerde zaten keskin olan dili giderek sertleşti. 1874'te basılan İblisler hakkında kovuşturma açıldı. Barbey dostlarının müdahalesiyle mahkemeye çıkmaktan kurtuldu. Karaciğerinden rahatsız olmasına rağmen yine de çalışmayı sürdürdü. Geçirdiği ağır bir kanamanın ardından 23 Nisan 1889'da Paris'te öldü.
--reklam--
Barbey d'Aurevilly Kitapları - Eserleri
- Şeytani Öyküler
- Perde Arkası
- Adı Sanı Belirsiz Bir Olay
- Kırmızı Perde
- Suçta Mutluluk
- Züppelik
--reklam--
Barbey d'Aurevilly Alıntıları - Sözleri
- "Sürekli bir mutluluk zaten şaşırtıcı bir şeydir; ama suçlulukta yaşanan bu mutluluk insanı afallatıyor." (Suçta Mutluluk)
- “...Ancak insanın hiç unutamadığı şeyler vardır. Çok değildir ama vardır. Ben bunlardan üçünü bilirim; kuşandığınız ilk üniforma, katıldığınız ilk savaş ve sahip olduğunuz ilk kadın.” (Şeytani Öyküler)
- ..çünkü öyle kadınlar vardır ki aşk ve özveriyle yoğrulmuşlardır, kendilerini öldüren darbeye karşılık bile vermezler. (Şeytani Öyküler)
- ...yaşam ilerledikçe anılar arasında her zaman ötekilerden çok daha şiddetli parıldayan ve insanın, uğruna her şeyini vereceği bir duygunun olduğu da gerçektir. (Şeytani Öyküler)
- “Yazgı, insanın doğduğu toprağı sevmesini en yüce nedenlerle istemiştir; tıpkı, sevgisine layık olmasa da annesini sevmesi gibi.” (Adı Sanı Belirsiz Bir Olay)
- …insan olmanın zavallılığı, her şeye alışmak zorunda olunmasında yatıyor. (Adı Sanı Belirsiz Bir Olay)
- Aşkımız tetiği aynı anda çekilen ve öldüren iki tabanca atışı gibi eşzamanlı oldu... (Şeytani Öyküler)
- Ah, sizi seven kadınlar tarafından her zaman sevilmek isteyen sizler, kendinizi asla tamamen tanınabilir kılmayın. (Adı Sanı Belirsiz Bir Olay)
- Mutlu insanların ciddi olduğunu daha önce de fark etmişimdir. En küçük bir harekette dökülüverecek ya da kırılabilecek, ağzına kadar dolu bir kadeh gibi taşırlar yüreklerini içlerinde. (Şeytani Öyküler)
- artık tek düşündüğüm şey mutlu olmaktı. (Kırmızı Perde)
- Mutluluk anlatılamaz! Tarif edilemez. Nasıl damarlarda dolaşan kanın resmi yapılamazsa, mutluluğun da, yaşama daha yüce bir yaşamın doluşunun da resmi yapılamaz. (Suçta Mutluluk)
- "Mutluluk anlatılamaz!" (Suçta Mutluluk)
- "Kimsenin beşiğine bakmamak gerek." (Suçta Mutluluk)
- “yaşadığımız aşkların en güçlüsünün çoğu kimsenin sandığı gibi ilk ya da son aşk olmayıp ikinci aşk olduğunu duymuşumdur.” (Şeytani Öyküler)
- Marmor, Kur'an'a iman eden bir Türk kadar katıydı. Düşüncelerinin sarayını sımsıkı koruyan dilsiz gibiydi. (Perde Arkası)
- Ama en sağlam ruhta bile her şey uyuşuyor ve ruh, belki de bu yüzden en sağlam şey… (Şeytani Öyküler)
- ama gencecikti ve gençlikte her derde deva bulunabilirdi! (Adı Sanı Belirsiz Bir Olay)
- ama insan olmanın zavallılığı, her şeye alışmak zorunda olunmasında yatıyor. (Adı Sanı Belirsiz Bir Olay)
- "Romandan konuşmak, herkesin kendi hayatından bahsetmesi gibi bir şeydi." (Perde Arkası)
- bana bakıyor ama görmüyor gibiydi. (Kırmızı Perde)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin