Kitap Künyesi
Yazar: Muriel Barbery
Çevirmen: Işık Ergüden
Orijinal Adı: L'elegance Du Herisson
Yayın Evi: Kırmızı Kedi Yayınları
İSBN: 9786054927821
Sayfa Sayısı: 304
--reklam--
Kirpinin Zarafeti Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
On üçüncü yaş gününde intihar etmeyi planlayan on iki yaşında, son derece zeki ve üstün yetenekli bir kız çocuğuyla, müzik, resim ve felsefe meraklısı, Rus edebiyatı ve Japon sineması tutkunu elli dört yaşında bir kapıcının, kibar bir Japon beyefendisi sayesinde gelişen sıra dışı dostluğunu anlatan Kirpinin Zarafeti, Fransa'da yayınlandığı 2007 yılında 1.100.000 adetlik baskı sayısına ulaşan, göze çarpmayan güzellikleri yücelten, sınıflar ve nesiller ötesi bir dostluğu konu edinen zarif ve etkileyici bir roman.
"Her şeyin, özellikle de hayata dair mutlak olguların ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu gösteren nefis bir kitap."
-Le Soir-
Barbery hayatın küçük keyiflerini, her şeyin Marcel Proust'un o sonsuz nostaljisi ile dengede olduğu muhteşem anları yakalamayı başarıyor. -L'Express-
"Yılın keşfi"
-Le Figaro-
--reklam--
Kirpinin Zarafeti Alıntıları - Sözleri
- Dünyanın çirkin olduğunu bilsem de, bunu görmek istemiyorum.
- Birbirimize bunca benzer olup da bunca uzak dünyalarda nasıl yaşayabiliyoruz?
- Görünüşe ve konuma bakıp insanların zekasına ne çabuk karar veriyoruz!..
- Kendimi iyileştirmek için başkalarını iyileştirmem gerektiğini anladım.
- Edebiyattan daha soylu bir vakit geçirme, daha oyalayıcı eşlik, daha nefis trans var mıdır ?
- Düşünmemeye karar verdiğim şeyin var olmadığına ikna ediyorum kendimi ama düşünmekten de kaçınamıyorum
- Yarından çekinmenin nedeni şimdiki zamanı inşa etmeyi bilmemektir ve şimdiki zamanı inşa etmek bilinmeyince , bunun yarın yapılabileceği söylenir, ama bu da berbat bir şeydir, çünkü yarının daima bugün olduğunu görmüyor musunuz?
- Sadeliğin ürpertisini seviyorum. Güzellik çabasının, yaratıcı ıstırabın ve yüce ufuklara olan sonsuz ve umutsuz özlemin yer almadığı bu uzamsal-zamansal boyut çağrısını seviyorum.
- Seni bir daha göremeyecek olmak, yüreğime sonsuz bir işkence.
- Bir yaşamı birlikte yaşamış olanlar öleli artık çok olmuşsa, bu yaşamdan geriye tam olarak ne kalır?
- İnsanlar yıldızların peşinden koştuklarını sanırlar ama sonları bir kavanozun içindeki kırmızı balığa benzer.
- Biliyorsunuz. Her şey vaktinde gelir... Beklemeyi bilen için her şey vaktinde gelir...
- Kendini iyileştirmek istiyorsan, iyileştir. Başkalarını gülümse ya da ağla bu mutlu çark edişine yazgının
--reklam--
Kirpinin Zarafeti İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Güçlü kadınları seviyorum;konumları, şartları ne olursa olsun ne istediğini bilen, ayakları üzerinde sımsıkı durabilen kadınları seviyorum. Kirpinin zarafeti de işte böyle bir kadının hikâyesi...Kendini hiç beğenmeyen, dehasını gizlemek için insanların görmek istediği kimlikte müthiş zekâsıyla kendi kabuğunda yaşayan Renée'nin hikâyesi. Felsefe öğretmeni bir yazarın felsefi tatlarla harmanladığı naif, okuyucuyu sarıp sarmalayan sıcacık bir eser. Kirpiler gibi dikenli kabuklarının altında bambaşka hayatları olan güçlü kadınlara çok güzel bir örnek kesinlikle okunmalı. Kadınların değerinin bilindiği günleri görmek dileğiyle...Sevgiyle ❤ (Leman Altıner)
Birbirinden renkli kişiliği olan üç insan bir araya gelirse ne olur ? Renée 54 yaşında, 27 yıldır aynı apartmanda kapıcılık yapan dul bir kadın. Kapıcı klişelerine ters düşen bir hayatı var. Daha doğrusu görünürde klişelere uygun ama sadece rahat bırakılmak için. Onun dışında o apartmandakilerin tahmin edemeyeceği kendine ait bir dünyası vardı Renée'nin. Kedisi, çok zarif bulduğu bir arkadaşı, kitap, film ve müzikten oluşan bir dünya... Tek istediği mutlu birkaç anısının olması için rahat bırakılmak. İşte tam da bu yüzden klişelere uygun davranıyor. Nüktedan bir kişiliğe sahip, espriden anlayan bir kadın, her konuşmasında da bu açığa çıkıyor. Hayatına, kendisine ve etrafındaki insanlara biraz alayla bakmayı biliyor. Çalıştığı yerdeki insanlar ona tepeden bakıp küçümsediklerini sanırken o çoktan kafasında sizleri gülümsetecek cevaplar vermiş oluyor bile. Bu yaşamak için belki de en gerekli becerilerden biri değil midir? Hayatı çekilebilir kılmak için ciddiyetten biraz uzaklaşabilmek.. Kendini tombul, çirkin ve eğitimsiz olarak tanımlıyor. Ve gördüğümüz gibi Renée kendine karşı acımasız olabiliyor. On ikisinde okumaya olan açlığına rağmen okulu bırakmak zorunda kalmış, on yedisinde ise evlenmiş. Ama eğitimsizliği sadece kağıt üzerinde. Renée okulu yarım bırakmış ama eğitimi, öğrenmeyi bırakmamıştı. İşten arta kalan zamanlarını özellikle kitap, film ve müzikle geçiriyordu. İlgi alanının merkezinde ise edebiyat vardı. Evet Renee'nin dünyası, yeni arkadaşlıklar onun kapısını çalana kadar aşağı yukarı bu şekildeydi.. Paloma Josse ise 12 yaşında bir kız. Derin düşünceleri olan entellektüel biri olduğunu düşünüyor. Çok da zeki biri. O kadar ki bazen bunu saklama gereksinimi duyuyor sorun yaşamamak için. Ayrıca Paloma'nın bir korkusu da var. Yetişkin olmaktan korkuyor. Daha doğrusu yetişkin olduğunda dönüşebileceği kişiden.. Anlamsız hayattan şikâyetçi. Özellikle kendi ebeveynleri gibi olan zengin yetişkinlerin hayatından. Onların yaşamayı bilmediklerini ve yetişkinlerin önünde sonunda çocukları da bu anlamsız hayatın içine çektiklerini düşünüyor. Bu yüzden de bir plan yapıyor. On üç yaşına girdiğinde intihar edecek ve bir yetişkin olma ihtimali ortadan kalkacaktı. Planı annesinden aldığı uyku ilaçlarını kullanarak intihar etmek ve evlerini ateşe vermekti. Bu kadar kesin konuşmak ne kadar doğruydu bilemiyorum. Aslında Paloma bir nevi deneme sürecindeydi. Hayatta yaşamaya değer bir şey var mı? Eğer yoksa da en azından ölüme giderken yıkıcı değil yapıcı olmayı denemeli miydi? Paloma on üçüncü yaş gününü işte bu derin düşüncelerle beklemeye karar vermişti... Peki, tam da kafasında hayatın anlamsızlığı, intihar düşünceleri ve soru işaretleri varken Kakuro Ozu'nun onların apartmanına taşınması tesadüf müydü? Renée de Paloma da toplumun onlar için hazırladığı kalıpları reddediyordu. Birbirlerini çok da iyi tanımıyorlardı ama birçok ortak noktaları vardı. İkisi de zekiydi, benzer zevkleri ve benzer hayat görüşleri vardı. Ve ikisi de kendini bulunduğu 'sınıfa' ait hissetmeyen, davranışları o sınıfa ait olmayan insanlardı. Ve bir gün dairelerden biri boşa çıkıyor. Bu, neredeyse değişmez bir geleneği yerle bir ediyor. Bilindiği kadarıyla hiçbir daire, aile değiştirmemişti o zamana kadar. Daireye kibar, sıcakkanlı ve ilginç Kakuro Ozu taşınıyor. Altmış yaşlarında bir Japon. Taşınmasıyla birlikte apartman hareketlenmiş, herkesi bir heyecan almıştı. Paloma da Renée de bu heyecanı paylaşıyorlardı tabi ki. Paloma ve Kakuro tanıştıkları anda birbirine ısınmış ve bir konu hakkında anlaşma yapmışlardı bile. Kapıcı Renée'nin göründüğünden daha fazlası olduğu kanıtlanmalıydı.. Kakuro sayesinde Paloma ilk defa onu dinleyen bir yetişkinle tanışacak ve Renée de ilk defa 'görülen' biri olmaya başlayacaktı... Peki, kendine karşı acımasız olan Renée görülen biri olmaya cesaret edebilecek mi? Ve Paloma, hayatın yaşamaya değer bir yanını bulabilecek miydi? İçinizi ısıtacak ve pozitif duygularla çevrenizi saracak bir kitap. Sayfaları hızlıca çevirmenizi isteyecek kadar da sürükleyici ve akıcı. Sadece arada sırada sadelikten uzaklaşıyor. Bu da kitabın bütününü göz önüne aldığımızda görmezden gelinebilir. Hikayeye; felsefe, edebiyat ve film de eşlik edince daha keyifli olması kaçınılmaz oluyor. Kitap çoğu zaman gülümsetiyor, bunun dışında da düşündürücek çok şey veriyor. Sona erdiğinde ise yüzünüzde buruk bir gülümseme beliriyor.. Yaşamın anlamını sorguluyor ve sorgulatıyor insana. Hayat herkes için aynı anlamı taşıyamaz. Herkesin farklı hedefleri ve beklentileri var. Ancak bu hedeflerimizin hangisi gerçekten bizi yansıtıyor düşünmek gerekir. Yıllar sonra hedeflerimize ulaşmış olduğumuzda hangileri bizi mutlu edecek ? Hedeflerimizi standart bir hayata uygun olarak mı seçiyoruz? Yoksa kendi mutluluğumuz için mi? Elimizde liste, bizden beklenenleri gerçekleştirdikçe üstlerini çizmek için mi yaşıyoruz? Peki yaşamak istediğimiz şeylerin o listede olmadığını ya çok geç anlarsak? Hayatta tam olarak kim olacağımızı ve ne konumda olacağımızı bizler seçmeliyiz. Bize uygun görülen hayatı değil, kendi uygun gördüğümüz hayatı yaşamalıyız. Hayat her şeyi kafaya takacak kadar ciddi değil ancak önemsenmeyecek kadar da basit değil. Ve her şeyden önemlisi insan ömrü gerçekten kısa. Bu yüzden olasılıklarla dolu hayattan en iyi şekilde yararlanmalıyız. Yaşanacak olanlar bizim elimizde.. Keyifli okumalar. :) (Neslihan TÜRKMEN)
Öyle bir kitap ki bu, tanıdığım herkese tavsiye etmekle kendime saklı tutmak arasında kararsız bıraktı beni. Her şeyin ötesinde beklentisiz olarak başladığım ve en çok etkilendiğim kitaplardan biri oldu. Hissettirdiği duygular çok gerçek ve derindi. Buruk bir gülümsemeyle kapattım kitabın kapağını ve iyi ki okumuşum dedim. İyi ki gözümden kaçmamış bu güzel kitap! (Noktalıvirgül)
--reklam--
Kirpinin Zarafeti PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Muriel Barbery - Kirpinin Zarafeti kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kirpinin Zarafeti PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Muriel Barbery Kimdir?
Barbery École Normale Supérieure de Fontenay-Saint-Cloud'a 1990 yılında girdi ve 1993 yılında felsefe alanından mezun oldu. Daha sonraki yıllarda Université de Bourgogne'de, bir Fransız lisesinde ve Saint-Lô'deki Institut Universitaire de Formation des Maîtres'de (Öğretmen eğitim enstitüsü) felsefe dersleri verdi.
2000 yılında ilk romanı Une Gourmandise yayınlandı. Bu kitap on iki dile çevrildi. 2006 yılında çıkan ikinci kitabı Kirpinin Zarafeti (L'Élégance du hérisson) Fransa'nın en çok satanlar listesinde 30 hafta boyunca ilk sırada yer aldı. Mayıs 2008'e kadar elli baskısı yapılan eserin bir milyondan fazla kopyası satılmıştı. 2008 yılında bir sanatçı rezidansı olan Villa Kujoyama'da yaşamaya hak kazanan Barbery, şu anda eşiyle birlikte Kyoto'da yaşamaktadır.
Ödülleri
2006: Georges Brassens Ödülü (Kirpinin Zarafeti ile)
2007: Prix Rotary International
2007: Prix des libraires pour l'Élégance du hérisson (Yayıncılar ödülü - Kirpinin Zarafeti ile)
2007: Prix des Bibliothèques pour Tous, pour l'Élégance du hérisson (Kütüphaneciler ödülü - Kirpinin Zarafeti ile)
--reklam--
Muriel Barbery Kitapları - Eserleri
- Kirpinin Zarafeti
- Gurmenin Son Yemeği
- Elflerin Yaşamı
- Bir Garip Diyar
--reklam--
Muriel Barbery Alıntıları - Sözleri
- Yarından çekinmenin nedeni şimdiki zamanı inşa etmeyi bilmemektir ve şimdiki zamanı inşa etmek bilinmeyince , bunun yarın yapılabileceği söylenir, ama bu da berbat bir şeydir, çünkü yarının daima bugün olduğunu görmüyor musunuz? (Kirpinin Zarafeti)
- Bir de bir şey daha var bildiğim, hepsi mutsuz, yani kimse mutlu değil çünkü kimse doğru insanı gerektiği gibi sevmesini bilmiyor ve aslında kendi kendilerinden nefret ettiklerini anlamak istemiyorlar. (Gurmenin Son Yemeği)
- "Barıştan, barışmaktan başka nedir ki iyileşmek, iyileştirmek? Ve nedir ki yaşamak dediğimiz, eğer sevmek için değilse?" (Elflerin Yaşamı)
- Unutulmuş bir bahçede gülmekte olan bir kadının yüzü. (Elflerin Yaşamı)
- Tüm sokakta yaşayanların solcu oldukları, fakirliğin insanı devrimci yaptığı hurafesine kulak asmayın sakın! (Gurmenin Son Yemeği)
- Sadeliğin ürpertisini seviyorum. Güzellik çabasının, yaratıcı ıstırabın ve yüce ufuklara olan sonsuz ve umutsuz özlemin yer almadığı bu uzamsal-zamansal boyut çağrısını seviyorum. (Kirpinin Zarafeti)
- Savaşlar.. Biliyoruz ki hepsi kendi yasalarını dikte ediyor ve ödettikleri bedeller, doğrunun yolundan gideni de kavgaya dahil olmaya mecbur ediyor. (Elflerin Yaşamı)
- ‘Hakiki iman, biliriz ki, fani şeylerle fazla ilgilenmez; gizemlerin, aralarında gizli bir anlaşma yaptığına inanır ve tüm farklılıkların eridiği birleştirici gücünün saflığında, aşırı bağnaz eğilimleri öğütüp un ufak eder.’ (Elflerin Yaşamı)
- Aşk, bir kurtarıcı değildir; ama bizi yetiştirir, büyütür; içimizi aydınlatan meşaleyi taşır, ormanların ahşabından yontar onu. (Elflerin Yaşamı)
- Cehennem azabı, sizi sevenleri terk etmek değil, sizi sevmeyenlerden kopmaktır. (Gurmenin Son Yemeği)
- Yolculukta hafif olmalı, derdi eski ozan. İnsanlar ne çok yükün altında iki büklüm! (Bir Garip Diyar)
- Zaman geçiyor, imparatorluklar çöküyor, canlı olan sararıp soluyordu; bu felaketin ortasında bir nebze yücelik açığa çıkıyordu; resmiyete kaçmadan ciddileşmenin, şekilciliğe kaçmadan saygılı davranmanın ve ne kadar vahim bir dönemden geçilirse geçilsin neşeyi korumanın vaktiydi. (Bir Garip Diyar)
- Akşamüzerleri, güzel kokular saçan bir ıhlamur ağacı, içimizde zamanın da silmesinin mümkün olmadığı bir yer edinir kendine ve yaşam sevincimizin derinliğinde öylesine büyük bir mutluluk izi bırakır ki bunu ancak bir temmuz akşamının yumuşak dinginliği anlatmaya muktedir olabilir. (Gurmenin Son Yemeği)
- "Savaşlar... Biliyoruz ki hepsi kendi yasalarını dikte ediyor ve ödettikleri bedeller, doğrunun yolunda gideni de kavgaya dahil olmaya mecbur ediyor." (Elflerin Yaşamı)
- Dünyanın çirkin olduğunu bilsem de, bunu görmek istemiyorum. (Kirpinin Zarafeti)
- ...Kızarmış derisinin hafif acılığının ortaklık ettiği etinin dokularının sıkı, güçlü ve dayanışma içindeki ağzı dolduran muhteşem tadından söz edebilmek zaten ızgara sardalyeyi tanımlarken mutfak sanatının kutsanmış bir zaferinden dem vurmaktır... ( acıktım :D) (Gurmenin Son Yemeği)
- Kendini iyileştirmek istiyorsan, iyileştir. Başkalarını gülümse ya da ağla bu mutlu çark edişine yazgının (Kirpinin Zarafeti)
- "Her insanın, dünyaya gelişindeki sırrı bilmeye hakkı var. Bunun için dua ediyoruz, ister kiliselerimizde ister ormanların derinliklerinde; ve bu uğurda dünyayı arşınlamak üzere düşüyoruz yola..." (Elflerin Yaşamı)
- Ne masalları ne romanları ne de efsaneleri olan bir hayat akla hayale sığar mı? İnsanın sürekli kendisi olmanın yüküne katlanması gerekir böyle bir yaşamda, ne bilinçle hayal arasında mesafe ne de çıplak gerçeklikten kaçacak delik kalır ama buna karşılık şeylerin mahrem ihtişamında yaşamanın vecdi de büyük olur. (Bir Garip Diyar)
- Sorun yemek yemek, yaşamak değil, asıl olan bunların “nedenini” bilebilmek. (Gurmenin Son Yemeği)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin