Kitap Künyesi
Yazar: Enis Batur
Yayın Evi: Sel Yayıncılık
İSBN: 9789755706733
Sayfa Sayısı: 132
--reklam--
Kitap Evi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Hayatım kitapların arasında, ortasında geçti. Birkaçını yazdım, birçoğunu yaptım, daha çoğunu okudum, okumak için edindim, edinmek için elledim, sayfalarını karıştırdım, evimin duvarlarını kaplamalarından zamanla bir tür güvence duygusu yonttum. Neredeyse bütün düşüncelerimin, duyularımı harekete geçiren kıvılcımların kaynağında, kökünde, kuyusunda yer aldı kitaplar. Korktumsa, en çok onlardandır; şüpheler içinde kendi kendimi ve başkalarını kemirdiysem, onlardan.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Kitap Evi Alıntıları - Sözleri
- YANLIŞ ANLAŞILMAKTAN KORKMAM DEMİŞ MİYDİM,DEMİŞTİM, YANLIŞ ANLAŞILMAMAK ELDE DEĞİLDİR
- Kendilerine kilitlemiş insanları sevemediğimi söylemek isterim.
- …çevrem okuryazarlarla dolu; herbirinin benimkisinden biraz büyük ya da biraz küçük, biraz daha düzenli ya da dağınık, biraz daha değerli ya da harcıâlem kütüphaneleri var. Onların içinden bir çıkış aramaya yeltenmedim hiç. Tam tersine, ben burada kalmayı, orada kaybolmayı kendime yakıştırdım.
- Bütün kitaplardan öğrendiğimi, bazılarından daha derin şeyler öğrendiğimi her vakit dile getirdim. Gene de, milyonlarca sayfayı farklı amaçlarla, en azından her durumda birbiriyle örtüşmeyen amaçlarla kat ederken bulduklarımı soracak olsalar, bilemem; bildiğim, bir satırdan ötekine giderken hep aramış olduğumdur.
- Evet, kitap kalıcı bir virüstü.
- Kitaplığımın gözde parçaları arasında giren o kitapları canlı sayarım
- "İki kişi bir odada yaşamaya koyuldukları an aralarında iktidar ilişkisi başlar."
- “Bir avuç kitabın başımı döndürdüğünü, bir avuç kitabın başımı başka yöne döndürdüğünü söyleyebilirim.”
- Açtığım sayfadan doğan sesler, ama mırıltı ama ünlem, kafatasımın içinde dolanadursunlar, aynı uğultunun eşliğinde, saatın akışına salıvereceğim içimdeki huzursuzluğu.
- Başlangıçta bir karışıklık, düzensizlik, kimsenin o aşamada denetimini sağlamanızı beklemediği bir karmaşa vardır; gün gelir, yaşamanın sıraya koymak demek olduğunu anlarsınız.
--reklam--
Kitap Evi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Deneme değil. Roman desen, tam olarak o da değil. Bu eserlere bir isim bulma sorununu(varsa eğer) şu an ‘deneman’ teklifiyle çözüyorum:) Kitap okumayı sevenler (burada bilinçli genelleme yapılmıştır bkz ‘kitapseverlerin doğalarının aynı olduğu teorisi’) kitapla ilgili metinleri de, birbirlerinin zihninden geçenleri de okumayı severler. Bu böyledir. Bu deneman da böyle işte. İyi yazarlar iyi ki var. Bu cümleyi sevmem. Ama gerekli:) Fazla ‘bu’ kullandım. Olsun:) (Zeynep)
Twitterda görüşlerini önemsediğim bazı kimseler vesilesiyle yazardan haberdar oldum ve üslubu hakkında fikir sahibi olmak niyetiyle kitabını okudum. Kitabı roman ve tasvir olarak incelersek akıcılığı çok güzel. Kitap severleri yakından tanımak isteyen kimseler okuyabilir. Ancak yorumların aksine yazarın betimlediği kitap sever portresi kitaplarla fazlasıyla içli dışlı olduğu düşünülen beni bile biraz gerdi. Hayatı kitaplara adamak esas değildir. Bir evde kitap aşkıyla sürekli okumak, kitap istiflemek de kanaatimce esas değildir. Kitaplar hayatımızda denge ve ahenk sağlamada kılavuz olmalıdırlar. Hayattan soyutlanarak salt okur olarak yaşamak denge problemi demektir. Okumanın bir amaca hizmet etmesi gerektiğini ve böylelikle anlam kazanacağını düşünüyorum. Hareketsiz, bir köşede göz ve zihnimizle yaptığımız bu faaliyet, hayat sahasında bir hareket meydana getirmeli, birilerinin hayatına dokunmalı. Aksi takdirde okumak bencilce bir dürtü ve ihtiras halini alır. (Ayşenur)
"Yaşı alabildiğine genç de olsa, kitapseverin yolu çok geçmeden kitapçı dükkânlarına çıkardı.Çemberin içine bir kez düşülmeye görsün, kısıtlı gelirine,dar olanaklarına bakmaz,ucundan köşesinden kişisel kitaplığını kurmaya yönelirdi kitap tutkunu..Arasıra 'sosyal davranış' icabı kitapevlerini kolaçan eden,gündemdeki başlıklardan ötesine pek ilgi duymayan insanların uğradığı,içeri girenin anonim müşteri kimliğinde kalmaya yazgılı olduğu dükkânlardan uzak durulur, tam tersine, kapıdan bir gireni ikinci seferde teşhis etmeyi bilen, içeride ne kadar uzun kalırsa o kadar sevindiği her halinden belli olan, "size nasıl yardımcı olabilirim?" soru-cümlesini kurmaktan kaçınan kitabevi sahibinin, çalışanının havayı denetlediği dükkânlar yeğlenirdi." . .. .Aslında kitap güzel başlamıştı, farklı konusu ile de heyecanlandırmıştı ama ne yazıkki aynı heyecanla devam etmedi benim için..Fazlasıyla seveni vardır eminim çok da güzel tespitler var içerisinde ama çok büyük beklenti içerisindemiydim bilmem sevemedim.. Yer yer bunaldım atladım incecik bir kitap dağ oldu sanki..Belki daha sakin daha anlayabileceğim bir zamanda yeniden elime alırım bilemiyorum.. (Zeynep Öztemel)
--reklam--
Kitap Evi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Enis Batur - Kitap Evi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kitap Evi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Enis Batur Kimdir?
Şair, Deneme Yazarı, Yayıncı. Şair kimliğiyle bir yandan büyük projesini, "Opera" adlı epik şiirini sürdürürken bir yandan lirik şiirler ve deneysel metinler yazıyor. Denemeci kimliğiyle Türkiye'nin ve dünyanın kültür ortamıyla hesaplaşıyor; kendi öğrenme, kurcalama merakının sonuçlarını okurlarıyla paylaşıyor; içinde bulunduğumuz ortamda bir insanın bir hayat projesi olmasının, bu projeyi sürdürmesinin koşulları üzerinde düşünüyor. Yayıncı kimliği ile 1970'den bu yana Türkiye'nin kültür ortamında bir şeyleri değiştiriyor; Türkçe kitap raflarındaki gedikleri kapatmaya çalışıyor. Yazdıkları ve yaptıklarıyla kimileri için yol gösterici bir ışık oldu, devam etme, kendi yolunu arama gücü verdi. Öte yandan, büyük sermayenin (Yapı Kredi Bankası) emrine girdiği; Kendi "eküri" sini yeteneğe bakmadan gözettiği; çok şey bilme çabası içinde bir şey yapamaz hale geldiği; çok kitap yayınladığı; Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur'un oğlu olduğu için eleştirildi.
Yaşamöyküsü
28 Haziran 1952'de Eskişehir'de doğdu. Çocukluğu Eskişehir ve Napoli'de, ilkgençlik yılları İstanbul ve Ankara'da geçti. 1973'de gittiği Paris'te dört yılı aşkın bir süre yaşadıktan sonra Ankara'ya döndü. Askerliğini Çankırı'da yaptı. 1983'de İstanbul'a yerleşti.
Batur, Çağdaş Kent dergisini 1982'de çıkardı, ilk sayısıyla birlikte dergi sıkıyönetim tarafından yasaklandı. 1983'de Avrupa Ülkeler Ansiklopedisi'ni, 1984'de İslam Ülkeleri'ni yayına hazırladı, İstanbul'dan Göreme'ye Kültür Mirasımız eklerini Milliyet için yönetti. 1987-88 arası Şehir dergisini çıkaran ekibin başında yer aldı. 1990 sonrası şehir monografilerine yöneldi: İstanbul için Şehrengiz ile başlayan dizide Ankara, Ankara ile Üç İzmir'in çatılarını oluşturdu. Tarih Vakfı'nın İstanbul Ansiklopedisi'ne ve İstanbul dergisine katkıda bulundu. Yeryüzü Suretleri, Bir Beyoğlu Fotoromanı, Demir Yol sergilerinin sunumlarını üstlendi. İstanbul ile ilgili metinleri, Fransa'da Omnibus'un İstanbul kolektifinde yeraldı, Ara Güler'le birlikte Fata Morgana'da İstanbul des Djinns'i imzaladı. Paristanbul, Türk Edebiyatında Paris, çiftdil yayımlanan Okyanusa Bakan Bir Odada Üç Türk Yazar seyyah-yazar deneyimlerini aktardığı öteki kolektif yayınlardan birkaçı. Bunlara, 2001-2002 döneminde hazırladığı, çift dil yayımlanan iki oylumlu antolojisini eklemek gerekir: Avrupa Güneşinin Doğduğu Yere Yolculuk ve Beş Kıtada Türk Seyyahları.
İlk yazısı 1970'de, ilk kitapları 1973'te yayımlandı.
Milli Eğitim Bakanlığı Yayın Dairesi Başkanlığını (1979-1980), Milliyet'in kültür servisi ve yan yayınlar yöneticiliğini (1983-1984), Milliyet Büyük Ansiklopedi'nin (1986) ve Dönemli Yayıncılık'ın genel yayın yönetmenliğini (1987-1988) yaptı; 1988'den beri Yapı Kredi Yayınları'nda çalışıyor. Yazı, Oluşum, MEB, Tan, Gergedan, Şehir, Sanat Dünyamız, Kitap-lık, Cogito, Arredemento Dekorasyon, Fol gibi dergilerin hazırlanışında sorumluluklar üstlendi; Remzi Kitabevi'nin (1990-1993), TRT'deki "Okudukça" programının (1994-1999) yayın danışmanlığını yaptı.
Açık Radyo'nun kuruluşuna katkıda bulundu ve "Şifa, Şifre, Deşifre" programını gerçekleştirdi; UNESCO'nun "Göreme'den İstanbul'a kültür mirasımız" kampanyasını (1984) yönetti, Cumhuriyet, Milliyet, Dünya, Aydınlık gazetelerinde, Yeni Gündem, P-Eki, Express, 2000'e Doğru dergilerinde 1978-1998 arası düzenli haftalık yazılar yazdı; yurtdışındaki çeşitli dergilerde ürünleri yayımlandı: Poesia, Il Ebbro Quaterno, Letters Internationales, Quarterly West, Tabaccaria, Podium, Kelk, Connaissance des Arts, Talismen, Didale.
Şiirleriyle Cemal Süreya, Altın Portakal, Sibilla Aleramo ödüllerini, denemeleriyle TDK ödülünü kazandı.
Kitaplarından Opera üzerine Ahmet Oktay'ın kitabı İsrafil'in Sûru ve bir sempozyumun bildirilerini bir araya getiren "Opera Odağında Enis Batur Şiiri", yapıtları üzerine yazılmış yazılardan bir seçmeyi derleyen "Otuz Kuş Bakışı", Hatice Aynur'un hazırladığı "Enis Batur Bibliyografyası 1970-1995" ve Cem Akaş'ın "Belkienisbatur" adlı eserleri hakkındaki başlıca kaynaklardır.
Batur, 1998-1999 akademik yılından 2002-2003 eğitim ve öğretim yılına dek Galatasaray Üniversitesi'nde ders verdi.
--reklam--
Enis Batur Kitapları - Eserleri
- Kitap Evi
- Basit Bir Es
- Kediler Krallara Bakabilir
- Yanık Divan
- Kütüphane
- Bekçi
- Elma
- Gülmekten Ölmek
- Perişey
- Koma Provaları
- Memnu Mıntıka
- Göl Yazı
- Cep Meşkleri
- Bu Kalem Bukalemun
- Tuğralar - Perişey
- Kandil
- Yazboz
- Acı Bilgi
- Gönderen: Enis Batur
- Haneberduş
- Doğu - Batı Divanı
- Hepsi
- Karganame
- A Cappella
- Bu Kalem Melûn
- Yeryüzü : Cehennem
- İblise Göre İncil
- Gövde’m
- Kırkpare
- Başkalaşımlar XI-XX
- Doğu - Batı Divanı 1
- Şiir ve İdeoloji
- Sır: Bir Oynaşı
- Su Tüyün Üzerinde Bekler
- Kravat
- Dalgınlık Kursları
- Mürekkep Zaman
- Tilki
- Rakım Sıfır
- Smokinli Berduş
- Opera
- Başka Yollar
- Darb Ve Mesel
- Kulak
- Bir Balık Bir Başka Balığa Onu Sevdiğini Söyler mi?
- Kurşun Kalem Portreler
- Bu Kalem Un-Ufak
- Başkalaşımlar XXI - XXX
- Kanat Hareketleri - Neyin Nesisin Sen
- Kanat Hareketleri
- İki Deniz Arası Siyah Topraklar
- Bu Kalem Unkudi
- Başkalaşımlar I-X
- Son Kare
- Davalı
- Amerika Büyük Bir Şaka, Sevgili Frank, Ama Ona Ne Kadar Gülebiliriz?
- Nil - İblise Göre İncil - Kandil - Sarnıç
- Sekizinci Günâhın Sonrası
- Suya Seng
- Taşrada Ölüm Dirim Hazırlıkları
- 60 mm Dizüstü Meşkler ve İçcep Meşkleri
- Cinlerin İstanbulu
- İçinizde Kaç Koridor Var
- Alternatif: Aydın / Kültür ve Siyaset Üzerine Yazılar – 1. Cilt
- Geronimo'nun Ölümü
- Mekik
- E/Babil Yazıları
- Oktay Rifat'a Doğru
- Uç Şiirler
- Ölesiye Sanat
- Kısa Kısas Kıssası
- Yumurtalarını Kollamak
- Neyin Nesisin Sen
- Issız Dönme Dolap
- Saatsiz Maarif Takvimi / Kültür ve Siyaset Üzerine Yazılar – 2. Cilt
- Şehir Meydanında Fıçı Yuvarlamak
- Yazının Sınır Boyuna Yolculuk
- Yazının Ucu
- Yazılar ve Tuğralar
- Gesualdo Bir Tema İçin Çeşitlemeler
- Bir Varmış, Bir Okmuş
- Zoo’m Harflerden Hayvanat Bahçesi
- Doğu - Batı Divanı 2
- Türkiye’nin Üçlemi / Kültür ve Siyaset Üzerine Yazılar – 3. Cilt
- Yolcu
- Eyfel - Modern Zamanların Simgesi
- Merak Cemiyeti Tutanakları
- Paris, Ecekent
- Ziyaretler Kitabı
- Siyah Sert Berlin
- Karanlık Oda Şarkıları
- Patates
- Enis Batur'dan Sinema Yazıları
- Kum Saatından Harfler
- Ada Defteri
- Gütenberg Gökadasına Gezi
- Son Modernler
- Mumya Köpek
- Denemek Sapmak
- Rabia Hatun "Tuhaf Bir Kıyamet" + Kırkbir Şiir
- Alacakaranlıkta Elyordamı İçbükeyler (2017-2020)
- Işık
- Ada Defterleri
- Pasaport Damgaları
- Labirentini Ören Şair
- Söz'lük
- Pervasız Pertavsız
- Simsiyah Soulages ile Konuşmak
- Aciz Çağ, Faltaşları
- İmgeleri Kim Dinler?
- Perec Kullanım Kılavuzu
- Modernlerin Gecesi
- Ziyaret : Bir Konuşma, Belki Fazlası
- Bulutlardan Yontma Kayalar
- Mazruf
- Noksan
- Fetret Notları
- Öteki Pusula
- Papirüs, Mürekkep, Tüy / Seçme Şiirler 1973 - 2002
- Smokinli Berduş
- Başkalaşımlar XXI-XXX
- Gri Divan
- Beş Kıtada Türk Seyyahları
- Küçük Kıpırtı Tarihi (Köşebentler)
- Gerçeküstücülük
- Okuma Lambası
- İnziva Burçları
- Cüz Kıpkısa Metinler
- Abdal Düşü
- 1870 Beyoğlu 2000
- Raffi Portakal: Portakal'ın Yüzyılı
- Şehren'is
- Nigredo : Durayazmak
- Karanlıktan Işık Yontanlar 1976 - 2008
--reklam--
Enis Batur Alıntıları - Sözleri
- “Bir avuç kitabın başımı döndürdüğünü, bir avuç kitabın başımı başka yöne döndürdüğünü söyleyebilirim.” (Kitap Evi)
- - Ne zamandır delisin - Bildiğimden beri (Şiir ve İdeoloji)
- Buenos Aires'ten artık geçmemektedir güneş. Ve biz ölümlülerin kesinliğine kesinlikle inandığımız bir olgu bu: " Borges yaşadıkça toprağın aklında, ışığın korkusu sonsuz olacaktır." (Bu Kalem Bukalemun)
- Bir yaş sınırına dayandığınızda, tam da o çizgiye varmış sayıyorum kendimi, henüz tanışmadığımız, tanımak durumunda kalacağınız insanların varlığı ürkütücü bir nitelik alıyor. Hala birileriyle, anlamlı birileriyle karşılaşma olasılığı var mıdır? Nicedir kirpi, hem de dertop kirpiyim bu düzlemde, üstelik oklarımın zehirli olduğunu da sanmıyorum. Henüz gitmediğim, görmediğim yerler? Heyecanım, düşgücüm bitmedi belki; gene de susuzluktan ölmüyorum. Geriye ne kalıyor. Hayatımı ilkgençliğimden bu yana beslemiş yapıtlar. (Kulak)
- "-her şey bizim içimizde, hemen hep böyle olmuştur." (Göl Yazı)
- Doğaya baktıkça içimde dinlenen tufan insana baktıkça kabardı; seyrek ve acemiydi kaçışlarım, yüzümü döndüm nerede yakıcı bir hal görsem, duydum ağızdan kaçırılmış bir heceyi bile, bir tuzak kazıp içinde salıvermek için mutlak bir av bekledim. (Yazılar ve Tuğralar)
- olan ve olagelecek herşeyin değiştirilemez bir sırası, çözülemez bir hazır gizi vardır. ben, sen , o, öteki bu döngünün gerçekliğinden taşamaz, benzersiz bir istisna yaratamayız; evrenin düzeni budur. (Basit Bir Es)
- Insanın kendi kendisini temsil edebilmesi için, kendisini bir başkasıymış gibi resmetmesi gerekir. (Denemek Sapmak)
- “Estetiğimi kendime mal etmek uzun senelere ihtiyaç gönderdi. Acayip bir kader her şeyimi geciktiriverdi. Öyle ki 59 yaşımda ilk defa olarak ihtiyar bir kız gibi dışarıya gittim. Bunun ne demek olduğunu Fransız edebiyatıyla biraz meşgul olanlar bilir. Kırk yaşımda tek odalı müstakil evim oldu. Her şey, hayatımda her şey geç oldu. İlk nesir kitabım 40 yaşımda çıktı.” “Belki de kendi kendimi mahveden benim. Hakkımdaki sükût suikastının bir sebebi de belki benim.” (Memnu Mıntıka)
- "Servet cam gibidir" diyor Syrus: "Parlar ama kırılır". (Doğu - Batı Divanı)
- Gitmek Yırtarak coğrafyayı. (Tuğralar - Perişey)
- Her şeyi birbirine karıştırıyordum. Sevgi ile ölümü, özlem ile boşyereliği, bitmişlik ile coşkuyu. (Tuğralar - Perişey)
- Tarkovski'nin 1986'da vefat etmeden önce günlüğüne düştüğü cümle: "Haberlere boğuluyoruz. En önemli mesajlar bize ulaşmıyor." (Enis Batur'dan Sinema Yazıları)
- Gel her şeye rağmen elele tutuşalım seninle. (Doğu - Batı Divanı)
- "Anlatma bana atları ! Yüreğim kaldırmıyor düşündükçe vurulup Vurulup yerlerde yattıklarını, anlatma Anlatma bana, görmedim Troya savaşını." (Haneberduş)
- Çarelerin adamı sayılmam ben (Sekizinci Günâhın Sonrası)
- Vienne la nuit sonne l'heure Les jours s'en vont je demeure (Noksan)
- Gidebileceğim(iz) neresi kalmış olabilir - içim(iz)de ? (Issız Dönme Dolap)
- Yarın, en ürpertici ülkedir. (Yolcu)
- başkasının giymiş olduğu şeyleri giyemeyen insanlardan olmadım hiç.. (Cep Meşkleri)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin