Kızım Olsan Bilirdin - Cihan Aktaş Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Kitap

Kızım Olsan Bilirdin kimin eseri? Kızım Olsan Bilirdin kitabının yazarı kimdir? Kızım Olsan Bilirdin konusu ve anafikri nedir? Kızım Olsan Bilirdin kitabı ne anlatıyor? Kızım Olsan Bilirdin PDF indirme linki var mı? Kızım Olsan Bilirdin kitabının yazarı Cihan Aktaş kimdir? İşte Kızım Olsan Bilirdin kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap Künyesi

Yazar: Cihan Aktaş

Yayın Evi: İz Yayıncılık

İSBN: 9786053260950

Sayfa Sayısı: 144

Kızım Olsan Bilirdin Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Kızım Olsan Bilirdin, Cihan Aktaş’ın, aileler, dağılmalar, kaybetmeler, geçmiş güzellikler, hatırlamalar, geri gelmeyecek olana yapılan hüzünlü yolculuklar ve elbette hatırlayamamak hakkında incelikle kurduğu öykülerinden oluşan bir kitap. Öykülerde aile büyüklerinin Alzheimer’a düşmüş akıllarının hatırlayamadıkları, evlatların görmezden gelmelerinin karşısına çıkan duvara dönüşüyor. Kaybolanın, yitirilenin ardından okura düşen ağır bir hüzün oluyor. Unutmanın yaşamamış olmak anlamı taşıyıp taşımayacağını sorgulayan yazar, akıl ile kalp arasındaki bağa dikkat çekiyor.

Kızım Olsan Bilirdin Alıntıları - Sözleri

  • İnsan böyle bir varlıkmış.. Gün gelir mekânından sorarmış unuttuklarını.
  • Şimdiki bakış açımıza göre çocuk sayabileceğimiz yaşta bir köy konağından, uzak bir köydeki çiftçi ailesinin çocuksu hallere ve farklı gündemlere tahammüllü olmayan, imkanları kıt evine gelin gitmeyi ancak kocasından göreceği ilgiyle kaldırabilirdi.
  • Çünkü insan herhalde en fazla aşık veya sarhoşken asıl mizacını ve yüreğinin içindekileri dışa vuruyordu.
  • Ancak, o kadar çok hatırası vardı ki, ister istemez hatırlanıyordu çok geçmeden.
  • İnsan böyle bir varlıkmış.. Gün gelir mekânından sorarmış unuttuklarını.
  • "Bilmiyoruz ki biz ne olacağız."
  • Ancak, o kadar çok hatırası vardı ki, ister istemez hatırlanıyordu çok geçmeden.
  • Ah canım anneciğim, o bahçe dağılacak, bir daha asla ağacın altına toplanmayacağız aynı kişiler, demişti.
  • Bu dünyanın çekişme gerektiren hırslarına sırtını döndü, kendine bir dünya kurdu; delirmemek için buna mecburdu belki, kim bilir?
  • Ağacım vardı, unutur mu insan? Annem dikmiş. Öyle işleri vardı onun. Depremde öldü üç beşimiz. Bir ağaç ona bir ağaç buna dikti annem.

Kızım Olsan Bilirdin İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kızım Olsan Bilirdin: Alzheimer’a yakalanmış bir insanın yaşadıgı sıkıntılar, ona bakanların, evlatlarının gözünden olan yasantılar anlatılıyor öykülerde. Zaman zaman çok eskilere gidip geliyorsunuz. Bazen de öyküyü anlatanın kim oldugunu anlayamabiliyorsunuz, anlatacı da zaman ve mekan da karısabiliyor. Acaba anlatan Zehra mı, Sıdıka hanım mı ya da kim bu öyküyü anlatan diye düsünebilirsiniz ama bu durum bana çok da rahatsızlık vermedi öykünün akışına bıraktım kendimi. Yer yer bazı şeyler birçok kere tekrar edilse de ben bunu hastalığın doğasına bağlıyorum ve yazarın bilinçli olarak bazı şeyleri tekrarladığını düsünüyorum. Aileler, dağılmalar, hatırlamalar, unutmalar, hatırlayamamalar üzerine hüzünlü bir öykü kitabı. İnsan okurken ister istemez kendisinin veya sevdiklerinin basına böyle bir şey geldiğinde nasıl davranacağını düşünmeden edemiyor. İçimi ısıtan bir öykü kitabı oldu. (Mümine)

Aslında bu kitaba inceleme yaparken oldukça düşündüm. Çünkü Cihan Aktaş'ı fikir/ düşünce yazılarından tanırdım ve ilk defa öykücülüğüyle tanıştım. Kitap oldukça sade bir dille yazılmış çoğu noktada edebi tanimlamalardan söz sanatlarından kaçınılmış olduğunu gördüm. Bunu Cihan hanim bilinçli bir tercih olarak mı yoksa öykücülükteki yeni adımları sebebiyle mi oluştuğunu tam olarak bilemiyorum. Hem annesi hem dedesi alzheimer hastası olan bir kadının hatirlayamamak hakkındaki incelikle kurulmuş öyküsü. Hastalık sebebiyle evlatlarını görmezden gelmelerinden/ tanıyamamalarından bize düşen ağır bir hüzün oluyor. Ayrıca kahraman alzheimer hastalığına yakalandığı için kitapta aynı cümlelerin pek çok kez tekrar edilmesi akıcılığına biraz gölge düşürdüğünü belirtmek istesem de ; Geri gelmeyene yapılan bu hüzünlü yolculuk, ağızda gül reçeli tadı bırakıyor. Keyifli okumalar (Rabia Küçük)

Bir anda onlarca yaş ileri gidiyor ve ağaran saçları sarkmış karnı ve düşük omuzlarıyla size somurtan bir ihtiyar görüveriyorsunuz her gün baktığınız kenarları yaldızlı aynada. İş bu ya bir de kenarda bir bardakta iki çene size gülümsüyor. Şaşakalıyorsunuz her zaman dikkat ederdiniz ya giyiminize, bugün karşınızda bir paspal var. Ne bu hal! Yıllardır yanınızdan ayrılmayan kimi zaman seyahat yastığı kimi zaman baston bazense gözlerinizdeki nemi silen bir oyalı mendil bellediğiniz canınızın parçası yok. Yüzünüzü iki kenara silkiyorsunuz ama bu defa ellerinize kayıyor başınız. Hani o titreyen ellerinize. Eviniz değil burası! Yoksa eviniz mi. Benziyor aslında. Peki şu kenarda oturan kadın? Anneniz mi yoksa. Yok canım! Size kızınız olduğunu söylüyor bir de ! UTANMAZ! Öyle ya Kızınız olsa bilirdiniz, kızınız olsa bilirdi....... Bazen tekrarlara düşüyor bu kitap tıpkı sürekli daha az evvel söylediğini unutan bir ihtiyar gibi. Ama asla yaşlı değil. Cihan Aktaş'tan güzel bir öykü. İyi okumalar :) (Rüveyda Yavuz)

Kızım Olsan Bilirdin PDF indirme linki var mı?

Cihan Aktaş - Kızım Olsan Bilirdin kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kızım Olsan Bilirdin PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Cihan Aktaş Kimdir?

Yazar Ümit Aktaş'ın kardeşi.Beşikdüzü Öğretmen Lisesi’ni (1978) ve İstanbul DGSA Mimarlık Fakültesi’ni (1982) bitirdi. Mimar, basın danışmanı ve gazeteci olarak çalıştı. Yeni Devir’de köşe yazıları yazdı. Halihazırda Taraf gazetesi ve Dünya Bülteni internet sitesinde köşe yazıları yazıyor. Hayal Perdesi e-dergisinde sinema yazıları, www.sonpeygamber.info'da ise dini içerikli makaleleri yayınlanıyor. 1995’te TYB (Türkiye Yazarlar Birliği), 1997’de Gençlik Dergisi tarafından ‘Yılın Hikayecisi’, 2002’de TYB tarafından yılın romancısı olarak ödüllendirildi. 2009’da “Kusursuz Piknik” isimli hikaye kitabı ESKADER tarafından yılın hikaye kitabı ödülüne lâyık bulundu. Halihazırda Tahran’da Tabatabai Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde dersler veren Aktaş evli ve iki çocuk annesidir.

Cihan Aktaş Kitapları - Eserleri

  • Üç İhtilal Çocuğu
  • Hz. Zeyneb
  • Bana Uzun Mektuplar Yaz
  • Kızım Olsan Bilirdin
  • Hz. Fatıma
  • Duvarsız Odalar
  • Bacıdan Bayana
  • Suya Düşen Dantel
  • Son Büyülü Günler
  • Ayak İzlerinde Uğultu
  • Halama Benzediğim İçin
  • Kusursuz Piknik
  • Şark'ın Şiiri: İran Sineması
  • Fotoğrafta Ayrı Duran
  • Acı Çekmiş Yüzünde
  • Sistem İçinde Kadın
  • Şirin'in Düğünü
  • Ağzı Var, Dili Yok Şehrazat
  • Azize'nin Son Günü
  • Seni Dinleyen Biri
  • Kılık - Kıyafet ve İktidar
  • İslamcılık
  • Şehir Tutulması
  • Modernizmin Evsizliği ve Ailenin Gerekliliği
  • Şair ve Gecekuşu
  • Unutulmayan
  • Bir Hayat Tarzı Eleştirisi: İslamcılık
  • Turuncu Günler
  • Sınıra Yakın
  • Mahremiyetin Tükenişi
  • Türbanın Yeniden İcadı
  • Kardeşliğin Dili
  • Tesettür ve Toplum
  • Hayallerin Ötesi
  • Hatırladığım Filmler
  • Kadının Serüveni
  • Dünün Devrimcileri Bugünün Reformistleri
  • Vahiy Sürecinde Kadın
  • Yakın Yabancı
  • İktidar Parantezi
  • Veda Hutbesi İnsanın Temel Hakları
  • Seattle Günlüğü
  • Pakistan Dosyası
  • Rüzgarla İyi Geçinmek: Esenler'in Kuruluşu

Cihan Aktaş Alıntıları - Sözleri

  • Y a Ümmü Gülsüm? O, Hz. Ali ve Fatıma’- nm ikinci kızlan ve Allah Resulünün öpüp kok- ladığı bir yavru... Küçük yaşta diğer kardeşleri gibi anasını ve dedesini yitiren bu küçük kız, babasının denetiminde büyüdü. (Hz. Fatıma)
  • “İlk tanıdığı insana hemen güvenip içinde ne varsa dökmek gibi onu hep belalara sürükleyen bir huyu vardı.” (Acı Çekmiş Yüzünde)
  • Mahalle aslında aileden kamuya öğretici bir geçiş rolü üstlenen "sıcak kamu" alanı. (Şehir Tutulması)
  • “Bir zamanlar düşler, ümitler, sunulmayı bekleyen sevgiler vardı. Geçmiş diye bir zaman yoktu, her şey gelecekti bir zamanlar. Geleceğin renkleri canlı, pırıl pırıldı. O zamanlar...” (Üç İhtilal Çocuğu)
  • Konuşmak istediği, kendisini anlayabilecek, kendisine destek verebilecek birinin özlemi içinde. (Üç İhtilal Çocuğu)
  • "Icsellestirilmemis, şekilde kalan bir dindarlıkla veya dini fanatizmle ruhsal iflas arasındaki mesafe çok kısadır. Ne kadar ilkelerimize bağlı olduğumuzu söylersek söyleyelim, bu bağlılığın sahiciligi ancak, ilkelerimizin sınandığı seçim ve karar anlarında anlaşılacaktır. (Bacıdan Bayana)
  • Gerçek insanlar tanımak istiyorum, diye haykırmış babasının yüzüne; bunu duymuştum. (Duvarsız Odalar)
  • "Çok çok oku, senin süsün okuduğun kitaplar olsun," diyor babam... (Son Büyülü Günler)
  • “İran sineması ile ilgili bilinçli bir cehaletin sürüldüğü görüşü yaygındır.” (Şark'ın Şiiri: İran Sineması)
  • Kadının örtünmesi, cinsi içgüdünün tahrikine, kışkırtılmasına meydan vermeyen bir korunma biçimidir ve örtülü bir kadının toplumsal katılımı, gerçekçi bir gözle bakılacak olursa, daha çok yararlı olacaktır insanlığa (Sistem İçinde Kadın)
  • Bu dünyada kurduğu hayallere tamamen kavuşan insan var mıdır bilmiyorum. (Şair ve Gecekuşu)
  • Dünyevileşme ve mahremiyetin yitimiyle aşk da anlam kaybına uğramıştır. (Mahremiyetin Tükenişi)
  • Örtülü Üniveriste Mezunları adına da Dr. Aysel Çelikkol Sadi Irmak'a şöyle yazmıştı: .... Şuna emin olmanızı isteriz ki, Türk halkı kızının " imanla yaşamak mı?" yoksa "tahsil mi?" tercihine mecbur tutulmazsa, ilmin kadın ve erkek her Müslüman'a farz olduğu bilinci içinde yavrusunu okutacak, yurdumuzda tek cahil fert kalmayacaktır. (Türbanın Yeniden İcadı)
  • '...büyük hayaller kurmadığı için mutlu olmayı başarmış bir adam, diye düşündü.' (Son Büyülü Günler)
  • "...korkunçtu hayat... Gelecek ne, belirsizdi. Ürperdi; insan yükü ağır olur, derdi annesi hep. Başkalarına muhtaç, sığıntı, göze diken olan yaşlı bir kadın olarak yaşmak düşüncesi bile böyle ağırken ne zordu kim bilir?" (Acı Çekmiş Yüzünde)
  • Birine kendini sevdirip sonra da ondan uzaklaşmanın bir cezası olmalı, bu dünyada olmasa bile, öteki dünyada. (Duvarsız Odalar)
  • Ulaşılması zor, yasak, yanlış bir yerde duruyordun. (Son Büyülü Günler)
  • Gelecek kuşaklara daha hafif binalar ve şehirler borçluyuz. (Şehir Tutulması)
  • Kadını çalışma hayatına zorlayan sistem, bununla birlikte gerekli hizmetleri vermediği için; çalışma hayatı Türkiyeli kadınların ekseriyeti için yorucu ve yıpratıcı, para kazanmak ve emekli olmak üzere katlanılan bir yük, bir çile anlamına geliyor. (Modernizmin Evsizliği ve Ailenin Gerekliliği)
  • “Haram yemek tatlıdır.” (Şark'ın Şiiri: İran Sineması)