Kitap Künyesi
Yazar: Naomi Novik
Çevirmen: Bora Serkan Yavuz
Orijinal Adı: Uprooted
Yayın Evi: Pegasus Yayınları
İSBN: 9786052996638
Sayfa Sayısı: 448
--reklam--
Kökler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Güzel ve Çirkin masalının bambaşka, çok daha büyülü ve son derece zengin dünyasına açılan sihirli bir kapı
“Vadimizin dışında anlatılan hikâyeler ne söylerse söylesin, bizim ejderhamız aldığı kızları yemezdi. Köyümüzden geçen yolculardan zaman zaman böyle hikâyeler duyardık. Biz insan kurban ediyormuşuz da o da gerçek bir ejderhaymış gibi konuşurlardı. Tabii bu doğru değildi: Bir büyücü ve ölümsüz olabilirdi ancak yine de insandı ve on yılda bir içimizden birini yemek isterse, babalarımız bir araya gelip onu öldürürdü. Bizi Galiz Orman’dan koruyordu ve bunun için ona minnettardık;
ama o kadar da minnettar değildik.”
Agniyeşka vadideki evini, sessiz sakin köyünü, ormanlarını ve ışıl ışıl akan deresini çok sever. Ancak köyün sınırında, gölgesini kızın hayatından eksik etmeyen, kötücül güçlerle dolu tekinsiz Galiz Orman yer almaktadır.
Agniyeşka’nın köylüleri, Ejderha olarak bilinen soğuk, hırslı büyücünün Galiz Orman’ın güçlerini onlardan uzak tutmasına bel bağlamıştır. Ne var ki büyücü, bu isteklerini yerine getirmek için korkunç bir bedel ister: Ona genç bir kız verilecek ve bu genç kız on yıl boyunca ona hizmet edecektir; en az Galiz Orman’a düşmek kadar korkunç bir yazgı.
Bir sonraki seçim zamanı gelmiştir ve Agniyeşka korkunun pençesindedir. O da herkes gibi Ejderha’nın Kasia’yı alacağına inanır. Zarif, cesur, güzeller güzeli ve Agniyeşka’nın olmadığı her şey olan Kasia. Dünyadaki en yakın arkadaşı. Ve onu kurtarmanın hiçbir yolu yoktur.
Ancak Agniyeşka’nın korkusu yersizdir. Çünkü Ejderha geldiğinde, alacağı kişi Kasia olmayacaktır.
2016 Nebula En İyi Roman Ödülü
2016 Locus En İyi Fantastik Roman Ödülü
2016 British Fantasy Society En İyi Roman Ödülü
2016 Hugo En İyi Roman Ödülü Finalisti
2016 World En İyi Fantastik Roman Ödülü Finalisti
John W. Campbell En İyi Yeni Yazar Ödülü
Compton Crook En İyi İlk Roman Ödülü
“Kökler’in büyüsü, gerçekçi ahlaki boyutlarıyla o kadar canlı ki sanki oradaki büyüleri yapıvereceksiniz. Ama kitap bunu da sizin için yapıyor.”
- Ursula K. Le Guin
“Acayip, nefes kesici, üstelik son derece ve esrarengiz bir şekilde büyülü.”
- Lev Grossman
“Kökler’i okumak, en sevdiğimiz hırkamızı yeniden bulmak gibi; sıcacık ve değerli.”
- Maggie Stiefvater, Ürperti serisinin yazarı
“Hani bazen, gün ışığına yeni çıkmış bir Grimm masalına denk gelirsiniz ya, işte Kökler tam da böyle bir roman. Büyülü anlatımı hem son derece kendinden emin hem de bir o kadar içten. Şahsen, efsunlu demeyi tercih ederim.”
- Gregory Maguire, Yumurta ve Kaşık’ın yazarı
“Modern klasik havasında muhteşem bir roman. Naomi Novik, bir masalı bir oluşum romanına dönüştürecek kadar maharetli bir yazar… ve bu kemiklerin üstüne öylesine kanlı canlı bir şey inşa ediyor ki ortaya bambaşka bir hayvan çıkıyor. Etrafındaki güçlü karakterler ise kendi kadim masallarının sesini yansıtıyor.”
- The New York Times Book Review
“Kökler, Bu Yıl Okuduğum En İyi Kitap unvanını hak edecek kadar sürükleyici bir roman. Dokunaklı, yürek burkan ve bir o kadar da büyüleyici olan bu kitap, hayatım boyunca beklediğim fantastik roman. Kitabı almadan önce takviminizi boşaltın çünkü elinizden bırakamayacaksınız.”
- NPR
“Naomi Novik’in Kökler’i tam anlamıyla büyülü bir kitap. Kalp kırıklığının ve intikamın amansız köklerine çağıran büyüleyici ve davetkâr bir hikâye.”
- Robin Hobb
“Kökler’de sevdiğim her şey var: Büyük bir kadın kahraman, mitoloji ve söylenceler ile modern olanın iç içe geçmesi ve insanı hayrete düşüren ayrıntılar. Baştan sona efsunlu.”
- Cassandra Clare
“Hem büyülü hem gerçek, hem başka bir dünyaya ait hem de köklerini bu dünyaya salmış. Bu kitabı elimden bırakamıyorum, siz de bırakamayacaksınız!”
- Tamora Pierce
“Kökler, dönüp dönüp okuyacağınız romanlardan biri çünkü gerçekten büyüleyici. O kadar gerilimli bir olay örgüsü var ki sona yaklaştıkça, her şey mutlu sonla bitsin diye insanın gözlerini kapatası geliyor. Novik öylesine ustalıklı bir son yazmış ki kitaplığımda sürekli ziyaret edeceğim bir yer kaptı bile.”
- Kevin Hearn
“Naomi Novik’in Kökler’i, Yürüyen Şato ve Hobbit’i akıllara getirecek kadar fevkalade bir fantastik roman. Karakterleri, coğrafyası ve büyüleriyle olağanüstü bir zekânın ürünü. Kitabı bir oturuşta bitirdim. Bravo! Bir daha isterim!”
- Todd McCaffrey
“Kökler, masalın kadim bilgeliğine kök salmış olabilir ama Naomi Novik’in dili de bir o kadar eşsiz ve büyüleyici. Kökleri bilinmeyen bir efsane ancak böyle yazılır!”
- Jacqueline Carey
“Novik bizi sürprizlerle dolu bir yolculuğa çıkarıyor. Sıcaklığı ve içtenliğiyle, genç kahramanının alışılmışın dışındaki maceraları için son derece doğal ve gelişip büyüyen bir ortam yaratmış.”
- The Seattle Times
--reklam--
Kökler Alıntıları - Sözleri
- El ele tutuşup ağaçların altında koşturmak varken kesinlikle eve tıkılıp kalmak istemezdim. Ağaçların bizi korumak için kollarını aşağı indirdiklerini hayal ederdim.
- Öldüklerinde krallar bile paylaşmaya itiraz etmezler.
- Artık bana bağırmasını umursamıyordum çünkü o ağızda beni parçalayacak dişler olmadığını biliyordum.
- Çağrı büyüsünün tek başına yapılan bir büyü olmadığını hissediyordum; paylaşacak biri olmadığında gerçeğin bir anlamı olmadığı gibi. Birileri gelip size kulak verene dek gerçeği haykırabilir, hayatınızı böyle geçirebilirdiniz.
- Hiçbiri dostum olmayan, hatta iyiliğimi bile istemeyen insanların arasında olmak, yalnız kalmaktan bile kötüydü.
- Kökler, evet. Kalbimde, herhangi bir lanetin işleyebileceğinden daha derinlere kök salan şeyler vardı.
- Sesi adeta kâğıtlar aracılığıyla benimle konuşuyordu.
- Onun tek aşırılığı kitaplardı.
- Duvarlarında gururla en az iki üç kitap sergilemeyen ev,vadide yoksul bir ev sayılırdı.
- Ne düşünebiliyor ne de merak ediyordum.Dünya tamamen gri ve hareketsizdi.
- Tamamen ve gerçekten tepelerin ardında kaybolana kadar pencerede durup arabasının yol boyunca tozu dumana katarak gidişini izledim.Ancak ondan sonra rahatlayıp pencereden uzaklaşabildim.Büyülü bir kulede,karanlık bir büyücünün yanında kalan ve damarlarında büyü akan biri için ne saçma bir duygu.
- Korkuluklar sevdiğimiz birini aldıklarında elimizden gelen tek şey,ölmesi için dua etmekti ve dualarımız umuttan öteye gidemezdi.
- "Kusursuzluk ile işi aceleye getirmek arasında büyük fark vardır," dedi.
- Çok güçlü olamayacak kadar gençsin; asıl sorun da bu.İnsanları bırakmayı bilmiyorsun.
- "Ben daha mantıklı olmak istemiyorum!" diye bağırdım odanın sessizliğini bozarak."Hele de mantıklı olmak, kimseyi sevemeyeceğim anlamına geliyorsa.İnsandan başka tutunacak ne var ki?"
--reklam--
Kökler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kurgu gibi kurgu: Kitabın ne anlattığını ya da konusunun ne olduğunu bilmeden başladım. Kitabın kapağı beni kendine çekti (ki okurken baş karakterimizle bu sayede bir bağ kurduğumu hissederek çok mutlu oldum :D), bir sans vermeliyim diye düşünerek aldım ve okudum. Sonuç: iyi ki okumuşum. Kendimi bildim bileli fantastik evrenlere karşı bitmek bilmeyen bir hayranlığım var ve bu kitap aldığı ödülleri sonuna kadar hak ediyor. Hikaye ince ince işlenmiş ve ilerledikçe derinlik kazanıyor. Yaşanan neredeyse her olayın altında bir başka hikaye yatıyor ve yaşanan olayların betimleniş şekli, karakter anlatımı gerçekten çok başarılı. Ama kitapta en beğendiğim nokta baş karakter olan kızın zaman içerisinde uğradığı değişime yazarın bizi şahit etmesiydi. Özgüvensiz, küçük bir kız çocuğu olarak başladığı hikayenin sonuna geldiğinde, güçlü ve olgun, ama aynı zamanda baştaki kız çocuğunu da koruyabilmiş bir genç kadına nasıl dönüştüğünü onunla beraber bizde yaşıyoruz. Buna şahit olmak içimi sıcacık yaptı :) Açıkçası baş karakterin yaşadıkları ve dönüşümü açısından kadın kahramanın yolculuğunu anlatan bir kitap diyebilirim gönül rahatlığı ile. Fantastik bir evrende geçen, kralların ve kraliçelerin olduğu, onlara hizmet eden ve uzuuuun yıllar yaşayan büyücülere ev sahipliği yapan, çeşit çeşit yaratık barındıran, kötülükle savaşan, umudun, göz yaşının ve sevginin iç içe geçtiği, heyecanını sürekli koruyabilen oldukça başarılı bir eser. Cadı kızımızın serüveninde ona, hayatta olmasa da yol gösteren Baba Yaga'ya (ki Baba Yaga'ya değinildiği anda kitap benim için farklı bir yere taşındı :D) sevgi ve saygılarımla :D Herkese bol sihirli yaşamlar dilerim (Master of None)
Kitabı bitirmekte çok zorlandım. Betimlemelerin uzatılması beni konudan biraz koparmış olabilir. 7 tane ödül almış olmasından ve biraz da Güzel ve Çirkin benzeri bir hikaye olduğunun belirtilmesinden etkilenerek almıştım ama gerçekten sevemedim. Kendimi parça parça okumaya ikna etmem gereken bir kitaba dönüştü. Konusu ilginç olsa da içinde aradığımı bulamadım. (Buse)
Yani bu kitaba nereden başlasam bilemiyorum, neresinden tutsam elimde kalıyor. Onca ödülü nerden ve nasıl kazandığını da hiçbir şekilde aklım almıyor, ya ben bu diyardan kitap okumayı bırakıp gitmeliyim ya da biri bana bu ödüllerin nasıl verildiğini açıklasın. İlk olarak o betimlemeler... Beni ağlatacak kıvamdaydı cidden onca ağaç, orman, dal, dere derken ben yeşilden tiksinecek kıvama geldim. Bakın ağaçtan, yapraktan, daldan falan değil renkten tiksindirecek kadar betimlemeden bahsediyorum. Ayrıca yazarın edebi bir kaygıya düştüğünü düşünüyorum. Yoksa güzelim konuyu niye durduk yere dallara güllere yedirsin? Binbir türlü orman Tasviri yerine konunun özünü adam gibi okuyucuya açıklamasını beklerdim. Nasıl aldın o ödülleri gerçekten aklım almıyor :) dönüp dolaşıp bu soruya saplanıyorum elimde değil. Kitaptaki aşk zaten aşk değil, ha pardon! Kitapta aşkı bırakın herhangi insani bir duyguyu hissetmek bile mümkün değil. Hissedebilen varsa da tüm saygımla şapka çıkartıyorum. Kitabı okumaya başlamadan önce (yatağımın bir köşesinden) uzuuuuncaaa bir süre bakışıyorduk. Kendimi psikolojik olarak hazırlayıp öyle elime alabiliyordum. Bugün elli sayfa bitirmeden bırakmak yok meltem diyerek o elli sayfayı günün binbir dakikasına yayarak okuyordum. Bir erkek karakter bu kadar mı çekilmez olur, bu kadar mı itici bu kadar mı meymenetsiz, suratsız, odun, duygusuz, aksi...uzar gider. Yani o karakter yerine bir kalas koysaydı yazarımız kimse yabancılık çekmezdi. Yani... bu kitap onca ödülü nasıl aldı arkadaşlar? :) kafayı yiyeceğim. Sevmedim sevemedim farklı bir boyutta bu kitabı okusam yine sevmezdim. (GMmelog)
--reklam--
Kökler PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Naomi Novik - Kökler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kökler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Naomi Novik Kimdir?
Naomi Novik (d. 30 Nisan 1973), ABD'li roman yazarı. Temeraire roman serisi içinde yayımlanmış yedi adet romanı ve üç hikayesi bulunmaktadır.Serinin ilk romanı olan Majestelerinin Ejderhası (Birleşik Krallık'ta Temeraire ismiyle çıktı) ile En İyi Roman Hugo Ödülü’ne aday olan Novik aynı zamanda bilim kurgu yazarlığı kariyeri öncesi Neverwinter Nights adlı oyunun tasarımında yer almıştır.
--reklam--
Naomi Novik Kitapları - Eserleri
- Majestelerinin Ejderhası - Temeraire Serisi 1
- Kökler
- Yeşim Taht - Temeraire Serisi 2
- Barut Savaşı - Temeraire Serisi 3
- Fildişi İmparatorluğu - Temeraire Serisi 4
- Kartalların Zaferi (Temeraire Serisi - 5)
- Yılanların Dili (Temeraire Serisi - 6)
- A Deadly Education
- Spinning Silver
- Altın Potası (Temeraire Serisi 7)
- Tiranların Kanı (Temeraire Serisi 8)
--reklam--
Naomi Novik Alıntıları - Sözleri
- Bu, Laurence'a hayal edilemeyecek kadar büyük bir yalnızlık gibi geldi; mesafe ya da aşağılanmanın ötesinde bir dışlanmışlık. (Kartalların Zaferi (Temeraire Serisi - 5))
- Umutsuzluğa teslim olmamalıyız. (Barut Savaşı - Temeraire Serisi 3)
- "... Özgürlükten keyif aldıkları söylenemez. Özgürlük için aç kalmak ya da katledilmek çoğu kişinin pek arzu edeceği bir şey değildir." (Barut Savaşı - Temeraire Serisi 3)
- " Kral ile hiç tanışmadım; bir koyun gibi onun malı değilim," dedi Temeraire. " Eğer birine aitsem, o sensin ve sen de bana aitsin. Orada mutsuz olacaksan İskoçya'da kalmayacağım." (Majestelerinin Ejderhası - Temeraire Serisi 1)
- Öldüklerinde krallar bile paylaşmaya itiraz etmezler. (Kökler)
- "Ona bir geminin, Fransızlardan ele geçirilen ilk Temeraire'in ve şu anda görevde olan doksan sekiz toplu, üç güverteli en iyi savaş gemilerimizden birinin adını verdim." (Majestelerinin Ejderhası - Temeraire Serisi 1)
- Korkuluklar sevdiğimiz birini aldıklarında elimizden gelen tek şey,ölmesi için dua etmekti ve dualarımız umuttan öteye gidemezdi. (Kökler)
- Ordinary people want a mop in the cupboard, not a rocket launcher, and here I am struggling desperately for two hours just to turn up a spell to wash the floor. (A Deadly Education)
- Sesi adeta kâğıtlar aracılığıyla benimle konuşuyordu. (Kökler)
- "Adalet pahalıdır." dedi Tharkay."O yüzden çok az bulunuyor ve var olan da yeterli parayı ve nüfuzu sağlayabilen küçük bir kesim için ayrılmış." (Barut Savaşı - Temeraire Serisi 3)
- "Ben daha mantıklı olmak istemiyorum!" diye bağırdım odanın sessizliğini bozarak."Hele de mantıklı olmak, kimseyi sevemeyeceğim anlamına geliyorsa.İnsandan başka tutunacak ne var ki?" (Kökler)
- "İnsan isterse her eylemi dayandırabileceği bir otorite bulabilir," dedi Tharkay. "Bense kendi seçimimi kendim yapmayı tercih ediyorum." (Kartalların Zaferi (Temeraire Serisi - 5))
- Çağrı büyüsünün tek başına yapılan bir büyü olmadığını hissediyordum; paylaşacak biri olmadığında gerçeğin bir anlamı olmadığı gibi. Birileri gelip size kulak verene dek gerçeği haykırabilir, hayatınızı böyle geçirebilirdiniz. (Kökler)
- Artık bana bağırmasını umursamıyordum çünkü o ağızda beni parçalayacak dişler olmadığını biliyordum. (Kökler)
- Aslında pek çok farklı konuda bu kadar çok kitap olması çok güzel. (Majestelerinin Ejderhası - Temeraire Serisi 1)
- Hiçbir şey korktuğu kadar kötü değildi, hiçbir şey dayanamayacağı kadar kötü değildi ama hiçbir şey kolay ve tanıdık da değildi. (Majestelerinin Ejderhası - Temeraire Serisi 1)
- Okyanusun istediğin kadar yiyebileceğin şeyle dolu olup, karadaki her şeyin birilerine ait olması çok garip geliyor. (Majestelerinin Ejderhası - Temeraire Serisi 1)
- Zorunluluk, sert olmasa da titiz bir öğretmendir. (Barut Savaşı - Temeraire Serisi 3)
- "Ejderhalara ağıldan çalmayı öğretmek de neyin nesi" "Bu doğru değil, ben kimseye çalmayı öğretmedim. ... Ama hayvanları ağılın içinde tutmak zordu ve ilk kez nasıl açıldığını (ağıl kapısının) öğrendiğimde hepsi kaçtı. Maximus'la birlikte saatlerce peşlerinden koşmak zorunda kaldık. Bu hiç de eğlenceli değildi." "Özür dilerim," dedi Laurence, gülme krizini kontrol altına aldıktan sonra. "Gerçekten özür dilerim, sadece seninle Maximus'u ve koyunları düşününce... Ah, Tanrım," dedi ve kendini tutamayarak tekrar çözüldü; mürettebattan gelen şaşkın bakışlar altında Temeraire alınmıştı (Yeşim Taht - Temeraire Serisi 2)
- Yolculuk zordur, Yolculuk zordur. Pek çok dönemeç var… Hangisini takip etmem gerekiyor? (Yeşim Taht - Temeraire Serisi 2)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin