Kitap Künyesi
Yazar: Aziz Nesin
Yayın Evi: Nesin Yayınevi
İSBN: 9789759038281
Sayfa Sayısı: 176
Koltuk Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Tramvay Galatasaray'a gelmişti.Biletçi durmadan Halip'in çocuklarını anlatıyordu.En sonunda vatmanda dayanamadı başını kapıdan içeri uzattı.Herhalde biletçiye:''işine bak!' diye çıkışacaktı.
-Kimmiş o Fenerli olan, diye sordu.Yolculardan biri,
-Ne o beğenmedin mi? dedi.Benim ne olmuş?
Vatman büsbütün içerledi:
-Arkadaş ben arabamda Fenerli yolcu taşımam! İn aşağı!..Yolcu,
-Asıl eşeklik bende ki senin gibi Beşiktaşlı vatmanın arabasına binmişim, dedi arabadan atladı.
Koltuk Alıntıları - Sözleri
- Bizde bu hak yemek, adam kayırmak varken, biz adam olmayız beyim.
- Birader, şu insanlar bitürlü medeniyeti öğrenemediler. Yirminci yüzyılda yaşıyoruz. Ne demek yirminci yüzyıl? Medeniyet demek. Medeniyet ne demek? Atom bombası bir, kuyruk iki, bu ikisini öğreneceksin, başka çaresi yok.
- Bizde bu hak yemek, adam kayırmak varken, biz adam olmayız!
- İnsan bir şeyi çok kuvvetle isterse, istediği olurmuş.
- Lastiğini veren Allah, elbet bigün otomobilini de verir
- Zatıâlinize otuzaltıbin lira kira vermek için kârhanecilik yapmaktan başka çare var mı beyefendi?
- Şimdi hiç spor terbiyesi kalmamış, dedi, bizim zamanımızda ulan da derdik, efendime söyleyeyim, şeyoğluşey de derdik, kimse üzerine alınmazdı. Ortaya bir laf... Şimdi öyle değil. İçinden"şeyoğluşey" diye geçirsen, herkes: "efendim, efendim?" diye ortaya çıkıyor.
- Ey vatan ! Gözyaşın dinsin,yetiştik çünkü biz !..
- Siz siz olun, sakın çocuğunuzu memur yapmayın. İster şoför olsun ister berber... Yeter ki bir zanaatı, bir altın bileziği bulunsun.
- Ey vataaan!... Gözyaşların dinsin, yetiştik çünkü biz!...
- Onu bilir onu söylerim; biz daha bir kuyruk olmasını öğrenmedikçe adam olmayız.
- Versinler de ne verirlerse versinler birader. Tek versinler.
- Biz bunlar deli diye seçmiyoruz ki... dedi. Akıllı uslu adamlar diye seçiyoruz. En akıllı bildiklerimiz sonradan zırdeli çıkıyor.
- İnsan bişeyi çok kuvvetle isterse istediği olurmuş.
- Akılsız başın cezasını ayak çekermiş.
Koltuk İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Nordavind/Duvar/ kaynaklı, nigra/Duvar/ tahrikli Aziz Nesin etkinliği için ismimi yazdırdığımda, bu kadar yoğun olacağımı düşünmemiştim açıkçası. Dört Dostoyevski kitabı bekliyor hala. Delikanlı'yı okuyabilirsem umarım yetiştireceğim onu etkinliğe. Aziz Nesin'i ortaokuldan, 20'li yaşların ortasına kadar okudum oldukça fazla. Romanlarının tamamını bitirdim. Adam yayınlarından çıkan hikaye kitaplarının da yarısına yakınını okudum. Tabi böyle olunca etkinlik kapsamında ne kitap alacağıma karar veremedim ve elimde kalan 4-5 Aziz Nesin kitabından Koltuk'u okumaya karar verdim. Fazla bir incelemesi de yok zaten, prim de yaparım hem :) İşte yirmi yıldan fazla zaman geçmiştir okumayalı Aziz Nesin'i. Buradan tekrar Nordavind/Duvar/'ya teşekkür ediyorum en başta. Umarım her on yılda onun gibi birisi gelir de, Aziz Nesin'i bir sonraki nesle düzgün bir şekilde tanıtmayı başarır. Önce Koltuk kitabı tabi. Klasik Aziz Nesin öykü kitabı Koltuk. Yaklaşık 22-23 hikayeden oluşmuş, zamanında tam Aziz Nesinlik olay dediğimiz türde olan hikayeleri, profesörlere olduğu kadar ilkokul mezunu insanlara da hitap eden, güldürürken düşündüren ama kesinlikle Nasrettin Hoca fıkraları ile benzerlik göstermeyen, su gibi akan, okuması zevkli, böyle bir şey acaba olmuş mudur, ya da olabilir mi diye düşüneceğiniz hikayeler. Kitaba ismini veren Koltuk hikayesini eskiden olduğu gibi şimdi de beğendim. Eskiden dediysem, söylediğim gibi doksanlı yıllar. Hani şu anki mağduriyetlerin yeni yeni başladığı, daha duble yolların yapılmadığı, koalisyon hükumetleri yüzünden bir türlü istikrarı yakalayamadığımız kötü günler. İstanbul'da mutlu olabildiğiniz günler. Eski her zaman güzeldir evet, ama o günler gerçekten güzeldi. Neyse, kitabın ilk basımına baktım , 1957 yazıyordu. Menderes hükumeti, farklı bir devir farklı yöneticiler, okunmuş ki tekrar basılmış. Gülmüş babam gibi insanlar o zamanlar Aziz Nesin'e. Sonra 4-5. baskılar, 1970'ler , Aziz Nesin okunmaya devam ediyor. Sağ, sol kavgaları, cinayetler. Sonra 80 darbesi, 82 anayasası, sekizinci basım. yönetimler değişiyor, zihniyetler değişiyor. Değişmeyen biri var ama. Aziz Nesin ve insanlar okumaya devam ediyor kendisini ve gülüyorlar hala ona ve kendilerine. Sonra ben okuyorum, sonunda 2000'ler geliyor ve Z kuşağı da tanıyor Aziz Nesin'i bunun gibi etkinlikler sayesinde. Aralarında "Bu ne ya?" diyenler olsa da gülenler çoğunlukta. Ben de gülüyorum hala. Değişmemiş çünkü yurdumda elli yıldır hemen hemen hiç bir şey, aynı.... O zaman tam Aziz Nesin'lik hikaye dediğimiz şeylere şimdi Zaytung haberi gibi olay diyoruz belki, ama genel olarak hemen her şey aynı. Aslında yalan söyledim. Her şey de aynı sayılmaz, total aptallık daha da artmış durumda, ülkeler ısrarla en aptalları seçiyorlar lider olarak. Biz ısrarla yakmaya çalışıyoruz önümüze kim gelirse, bize saçma gelen herkesi halen. Peki Aziz Nesin kimdir? İlk önce sokaktaki adama dönelim isterseniz: " Boyunun iki katı kitap yazmış Allahın cücesi" "Türk halkının yüzde 60'ı aptal deyip halkımızı aşağılayan bir vatan haini" "Kafir herif, onun yüzünden kaç kişi yandı diri diri Sivas'da", " Pis komünist, Allahsız, kitapsız, şerefsiz" . Pardon, yanlış semte düşmüş yolumuz " Az bile söylemiş, şimdi Türkiye'nin yüzde sekseni aptal." ,"Yobaz Sivaslıların yakmaya kalktığı yüce adam", "Atatürk devrimlerini içselleştirmiş, CHP'nin altı okuyla yaşamış bir aydın" Değil hiçbirisi, bilmiyor haliyle sokaktaki adam Aziz Nesin'i. Bir kere yazar Aziz Nesin- evet kısa boylu olabilir ama- epey üretken bir yazar. 110 kitap yazmış. Hepsi, evet hepsi onlarca baskı yapmış, onlarca dile çevrilmiş. Yani dünyaca tanınan bir yazar kendisi. Günümüzdeki gazetelerden devşirilmiş bir yerlerden destekli kofti yazarlardan değil yani. Size hitap edebilir ya da etmez Türk halkının gerçeklerini yazan birisi Aziz Nesin. Atatürk daha ölmeden subay çıkmış birisi. O dönemde, beğenin ya da beğenmeyin en iyi eğitimi harp okulları veriyordu yurdumuzda. (Bu olay azalarak 1990'lara kadar devam etti aslında) İkinci dünya savaşından sonra ayrılmış/atılmış askerlikten. Gazetelerde köşe yazarlığı yapmış bolca, şu aralar oldukça popüler olan Sabahattin Ali ile birlikte Marko Paşa dergisini çıkarmış, ki Gırgır'dan önce bilinen ilk muhalif gülmece dergisi olarak kalmış benim aklımda. Sürülmüş, tutuklanmış, aklanmış. 1949'da o zamanlar prenses olan Elizabeth, İran Şahı ve Mısır Kralı'nın yaptığı başvuru nedeniyle altı ay hapis yatmış. Bu böyle devam etmiş hep. 55'de 6-7 eylül olayları nedeniyle tutuklanmış nedensizce. 1960'da İtalya'da kazandığı ödülü devlet hazinesine bağışlamış. 1962'de kitaplarını bastığı yayın evi yakılmış. Bundan sonra pasaportu bir verilmiş bir alınmış, bir çok ülkede ödül kazanmış, bazılarını almış bazılarına gidememiş. 1972'de kurmuş Nesin Vakfı'nı. 1993'de Madımak katliamından kurtulduktan sonra dayak yemiş. Hayatı kendisine açılan mahkemelerde geçmiş, 1995'de de imza gününe gittiği Çeşme'de 80 yaşında ölmüş. Kendine atfedilen bir çok hikaye var, mesela 6-7 Eylül olaylarından sonra " nasıl olsa bizden bilecekler" deyip karakola gitmesi, Soyadı kanununda sırf kendisini sorgulamak için Nesin soyadını aldığı, çok cimri olduğu, vb. Ve kimsesiz çocuklar için kurduğu ve tüm gelirini bağışladığı Nesin Vakfı. Aldığım o kitapların arkasında bana gülümseyen çocuklar acaba şimdi nerededir, ne yapıyorlardır. onun istediği gibi vatanına hayırlı evlatlar olarak yetişmişler midir hiç bilmiyorum. En azından mezarında rahat uyuduğu kesin, Madımak sanıklarından ölenlerin aksine. Şu dönemde Aziz Nesin'in yaptıklarını anlamak çok zor. Abdurrahman Dillpak'la çıktığı bir tartışma programı var Şeytan Ayetlerinin yayınlanması ile ilgili. Şu anda bu sitede bile, kim bu kitabın yayınlanmasını isteyebilir, bilmiyorum. Aziz Nesin ise sadece bir kitabın yayınlanmasının yasaklanması/ Salman Rüştü ya da kitabı basan, basmayı düşünenler için verilen ölüm fetvasına karşı çarpışıyor toplum önünde.(Gerçi o zaman da nasıl densiz bir medya varmış da bu tartışmayı yayınlayabilmiş, ayrı bir mevzu) Şu anda onun gibi lafını esirgemeyen bir insan var mı Türkiye'de, bilmiyorum . Onun kadar değil ama var belki konuşabilen insanlar- ama güvenemiyorsunuz kesinlikle, samimiyetine inanamıyorsunuz onunki gibi. Aziz Nesin farklıydı gerçekten her açıdan. Yaşadığı zamanda da, şimdi de sevilemedi bir çok kişi tarafından belki. Ama sevenler gerçekten sevdi onu. Bugün ak dediklerine yarın kara demediler. Ve hala seviyorlar onu emin olun o insanlar. "Peki o kadar övdün, bakalım bir, de nereden başlayalım Aziz Nesin okumaya?" diyorsunuz anladığım kadarıyla. Normalde fark etmez, alın bir hikaye kitabı okuyun, anlayın derdim. Ama artık devir değişti, normalde en az sevdiğim romanıyla başlamanızı tavsiye ediyorum size (Kemal Sunal'ın filmini seyretmişsinizdir gerçi). Zübük'ü alın, okuyun ve bir deja vu yaşayın. Olayların kişilerin ne kadar tanıdık geldiğini fark edin. Herşeyin aynı olduğunu anlayın. Belki o zaman bir şeyler değişebilir 250 yıl sonra. Bahsettiğim tartışma programının linkini vererek yazımı bitiriyorum. Şu anda hangimiz böyle açık seçik konuşabiliyoruz, daha iyi değerlendirirsiniz. İyi geceler efendim. http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/336330/aziz-nesin-abdurrahman-dilipak-seytan-ayetleri-1993 (Erhan)
bu aziz nesin bir harika! kitaplarında anlattığı durumlar, kurguladığı sahneler o kadar eğlenceli, o kadar içten ki, içimde sürekli onun kitaplarını okuma arzusu yaratıyor. şu sıralar başka bir kitabı da okuduğum halde, araya yine bir aziz nesin sıkıştırayım dedim. bağımlılık yaptı bende. ne olacak böyle bilmiyorum.. (nilüfer akpınar)
Aziz Nesin'in bu kitabı kısa hikâyelerden oluşuyor. Ve bu hikâyelerde; yolda yürürken, işte, okulda kısacası günlük hayatınızda karşılaşabileceğiniz insanları anlatıyor. Sadece "insan" demek de doğru olmaz aslında. "Bizi" anlatıyor Aziz Nesin. Türk toplum zihniyetini mizahi bir şekilde kaleme aldığı bu hikâyeleri çok büyük bir şaşkınlıkla okudum. Bir yazar toplumunu bu kadar mı gerçekçi anlatır? Bu şunu gösteriyor: Aziz Nesin'in bu kadar gerçek karakterler yaratabilmesi onun ne kadar iyi bir gözlemci olduğunu, bunu kaleme mizahi ve eleştirel bir şekilde alış biçimi onun ne kadar zeki olduğunu, Türkçeyi bu kadar güzel kullanış biçimi ve üslubu onun ne kadar iyi bir yazar olduğunun göstergesidir. Çok ilginçtir ki bu kitabı bitirip sokakta yürüdüğüm zaman karşılaştığım her manzara da Aziz Nesin'in bu kitabındaki hikâyeler geldi aklıma. Onun yarattığı karakterler her yerde. Her yerdeyiz. Bu arada okurken o kadar güldüm ve eğlendim ki sizin de seveceğinize adım gibi eminim. Keyifli okumalar... (Selin Deniz)
Kitabın Yazarı Aziz Nesin Kimdir?
20 Aralık 1915’te İstanbul’da doğdu. İki yıl Darüşşafaka Lisesinde öğrenim gördü. Kuleli Askeri Lisesini bitirdi. Kara Harp Okulu ve Askeri Fen Okulundan mezun oldu. Üsteğmen rütbesindeyken "görev ve yetkisini kötüye kullanmak" suçlamasıyla yargılanıp ordudan uzaklaştırıldı. Bir süre bakkallık yaptı. Ardından gazeteciliğe başladı. Yedigün, Karagöz ve Tan Gazetesinde çalıştı. Cumhuriyet adlı bir magazin dergisi yayınladı. Sabahattin Ali ile birlikte, Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Alibaba mizah dergilerini çıkardı. 1951de bir kitapçı dükkanı, ardından bir fotoğraf stüdyosu açtı. 1954ten itibaren Akbaba mizah dergisinde takma isimlerle mizah öyküleri yazdı. Yazın yaşamı boyunda 100ün üzerinde takma isim kullandı. Kemal Tahirle birlikte Düşün Yayınevi’ni kurdu.Yeni Gazete, Akşam ve Taninde köşe yazıları yazdı. Yazarlığı, Öncü, Yeni Tanin ve "Ustura" isimli bir mizah eki de hazırladığı Günaydın gazetesinde sürdürdü. 1962de Zübük isimli mizah dergisini çıkardı. 1963te yayınevinin yanmasının ardından sadece yazmaya başladı. 1972de Çatalcada kimsesiz çocukların eğitimini gerçekleştirmeyi amaçlayan Nesin Vakfını kurdu. Kitaplarının tüm gelirini bu vakfa bağışladı. 1976-1980 arasında her dalda edebiyat ödülleri veren Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığını çıkardı. 1979da seçildiği Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanlığı görevini yıllarca sürdürdü. Sadece Türk edebiyatının değil dünya mizah edebiyatının da sayılı isimleri arasında yer alan Aziz Nesin, düşünceleri ve yazıları nedeniyle siyasi iktidarlardan sürekli baskı gördü, tutuklandı, yargılandı, sürgün edildi, cezaevlerinde kaldı. 6 Temmuz 1995 tarihinde yaşamını yitirdi. Öykülerinde Türk toplumunu ayrıntılarıyla yansıtır. Anlatımında halk edebiyatının ana öğelerinden yararlanır. Yer yer masal temasıyla ve mizah aracılığıyla günlük olayları, toplumsal aksaklıkları eleştirir. Türk edebiyatında çağdaş mizah yazarlığı tekniklerini geliştiren, genç mizah yazarlarının doğmasına yolaçan yazardır.
Aziz Nesin Kitapları - Eserleri
- Zübük
- Şimdiki Çocuklar Harika
- Ölmüş Eşek
- Nazik Alet
- Gözüne Gözlük
- Biz Adam Olmayız
- Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz
- Yol
- Yokuşun Başı
- Yokuş Yukarı
- Sizin Memlekette Eşek Yok mu
- Tatlı Betüş
- İt Kuyruğu
- Koltuk
- Toros Canavarı
- Pırtlatan Bal
- Geriye Kalan
- Memleketin Birinde
- Havadan Sudan
- Gıdıgıdı
- Aferin
- Surname
- Merhaba
- Az Gittik Uz Gittik
- Ben de Çocuktum
- Yüz Liraya Bir Deli
- Yedek Parça
- Aşkım Dinimdir
- Sivas Acısı
- Fil Hamdi
- Zübüklüğün Sonu Yok
- Adamı Zorla Deli Ederler
- Anıtı Dikilen Sinek
- Kördöğüşü
- Bir Sürgünün Anıları
- İstanbul'un Halleri
- Yurt Gezileri
- İhtilali Nasıl Yaptık
- Hayvan Deyip de Geçme
- Deliler Boşandı
- Şehirden İndim Köye
- Memurlar Memurlar
- Gerçeğin Masalı
- Bay Düdük
- Hoptirinam
- Gol Kralı
- Bu Yurdu Bize Verenler
- Mahmut ile Nigar
- Ah Biz Ödlek Aydınlar
- İnsanlar Uyanıyor
- Tek Yol
- Leyla ile Mecnun
- Gözünüz Aydın Efendim
- Bir Tutam Aydınlık
- Nutuk Makinesi
- Hangi Parti Kazanacak
- Ah Biz Eşekler
- Yeşil Renkli Namus Gazı
- İnsanlar Konuşa Konuşa
- Büyük Grev
- Benim Delilerim
- Nah Kalkınırız
- Poliste
- Damda Deli Var
- Şimdi Avrupa
- Sosyalizm Geliyor Savulun
- Rüyalarım Ziyan Olmasın
- Kalpazanlık Bile Yapılamıyor
- Okuma Güncesi
- En Masumlar İçerde
- Rıfat Bey Neden Kaşınıyor
- Mahallenin Kısmeti
- Yetmiş Yaşım Merhaba
- Bütün Oyunları - 1
- Bütün Oyunları 2
- Halimiz Hal Değil
- Borçlu Olduklarımız
- Aziz Nesin - Ali Nesin Mektuplaşmaları
- Aziz Nesin'den Sıra Dışı
- % Kaç Aptalız
- Yazarlık, Edebiyat ve Dil Üstüne
- Aşk Şiirleri
- Birlikte Yaşadıklarım Birlikte Öldüklerim
- Çuvala Doldurulmuş Kediler
- Kalem Yapın Beni Kalem!...
- Eğitim Üstüne
- Batı'ya Giden Yoldayız
- Bir Koltuk Nasıl Devrilir
- Vatan Sağolsun
- Seyyahatname
- Türkiye Şarkısı Nazım
- Okuduğum Kitaplar
- Korkudan Korkmak
- Salkım Salkım Asılacak Adamlar
- Üçü Birden
- Bütün Şiirleri 1
- Kazan Töreni
- Bütün Şiirleri 2
- Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak
- Hayvanlar Takımı
- Maçinli Kız İçin Ev
- Sondan Başa
- Sora Sora Cennet Bulunur
- Uyusana Tosunum
- Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler
- Hazret-i Dangalak
- Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala
- Mum Hala 1
- Aziz Nesin'den Darbeler Kitabı
- Sanat Yazıları
- Gülmekten Öldüren Öyküler-1
- Gülmekten Öldüren Öyküler 2
- Alamanya Alamanya Bizden Aptal Bulaman Ya
- Mum Hala 2
- Soruşturmada
- Aziz Nesin'in Anıları: Böyle Gelmiş Böyle Gitmez
- Herkesin İşi Gücü Var
- Suçlanan ve Aklanan Yazılar
- Arkadaşım Badem Ağacı
- Bir Dokun Bin Dinle
- Cumhuriyet Dönemi Türk Mizahı
- Unutulmayan Rüyalar
- Bekârlık Sultanlıktır
- Irak ve Mısır
- Taşlamalar
- Çocuklara En Güzel Masallar
- Aziz Dede'den Masallar
- Nasrettin Hoca Gülütler
- Okullar İçin Kısa Oyunlar
- Sporcu Milletiz Vesselam
- Bursaname - Aziz Nesin'in Bursası
- Laiklik, Dincilik ve Atatürkçülük
- Bayan Aynur ile Bay Buyur
- Bilmem Ne Adası
- Bir Vicdan Davası
- Onursal Doktor Olamamanın Büyük Onuru
- Bulgaristan'da Türkler Türkiye'de Kürtler
- Aşk Öyküleri
- Aydınlar Üstüne
- Büyüklere Masallar 1
- Büyüklere Masallar 2
- Türkiye Toplumu ve Demokrasi
- Bütün Oyunları - 3
- Bütün Oyunları 4
- Aziz Nesin - Klaus Liebe Harkort Mektuplaşmaları
- Aziz Nesin - Saliha Scheinhardt Mektuplaşmaları
- Aziz Nesin - Tahsin Saraç Mektuplaşmaları
- Tut Elimden Rovni
- Erkek Sabahat
- Çiçu
- Hadi Öldürsene Canikom
- Dört Kitap Tek Ciltte
- Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 1
- Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 2
- Azizname
- Saçkıran
- Gübre Kralı
- Şiirin Tam Zamanıdır
- Biraz Gelir misiniz?
- Bir Aşk Var Bir De Ölüm
- Hoşça Kalın
- Bişey Yap Met
- Qum Qalalar
- Hekayələr
- Azîz Nesin - Meral Çelen Mektuplaşmaları
- Gülmece Öyküleri 9
- Bizim Memleket
- Gülmece Öyküleri 5
- Gülmece Öyküleri 2
- Memleketin Birinde - Hoptirinam
- Deniz Aslanı
- Baba Mirası
- Berber Nonoş
- Gülmece Öyküleri 3
- Üç Kitap Birarada
- Nutuk Makinası, Az Gittik Uz Gittik
- Gülmece Öyküleri 8
- Aziz Nesin Bütün Kitapları
- Kendini Yakalamak
- Boyalı Tilki Masalı
- İstanbul'dan Ne Haber
- Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 2
- Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 1
- Seçilmiş Satırlar
- Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 3
- Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 4
- Sosyalizm Geliyor Savulun
Aziz Nesin Alıntıları - Sözleri
- İslamlıktan sonra da .. şimdi de kız çocukları pek makbul sayılmıyor, başlık parasını saymazsan. Müslümanlarca … (Bay Düdük)
- Sen insanların zahirine değil zamirine bak. (Toros Canavarı)
- Yoksular yaşamları boyunca yalnız bir kez kolaylık görürler, o da öldükten sonra; cenazeleri hemen kalkar, çabucak. (Ben de Çocuktum)
- Muayeneye giren çocuğu, içi kül dolu bir kaba yellendirirlermiş. Yel ne denli çok kül kaldırırsa o denli iyi, o denli yiğitlik sayılıyor. Yel hiç kül kaldırmazsa, çok kötü..." Mangalda kül bırakmaz" sözü, sonradan bir alay sözü olarak kullanılmış olsa bile, kabadayılığı, yiğitliği anlatmak için söylenir. (Yokuşun Başı)
- Sen artık bu kitapta: noktaları , virgülleri , satırları taşımıyorsun.. Sen artık bu kitapta : koşmuyor , bağırmıyor , alnını kaşımıyorsun.. Sen artık bu kitapta yaşamıyorsun. (Aşk Şiirleri)
- Ayağını sıcak tut, başını serin, Kendine bir iş bul, düşünme derin. (Nasrettin Hoca Gülütler)
- Önce bir sayımdöküm yapmalıyım Neleri götüreceğim Geri dönüp alamam Kendimden hiç bırakmamalıyım geride Gölgemi de gölgesizliğimi de Söyleyemediklerim yazamadıklarım Verilemeyen yanıtlarım Benimle olmalı üzünçlerim acılarım Utançlarım gözyaşlarım Söyletilmeyen şarkılarım Hiç bir kötülüğüm kalmamalı arkamda Aldatmaları sevdiğim kadınların Kurnazlıkları çıkarcıkları küçük küçük Zaman zaman kurnazlıklarım Düşlerimi hiç mi hiç bırakamam En değerli varlıklarım Hele sonsuz tasalarım ki yaşama sığmayan Ve hiç sönmeyen harlı tutkularım Ne kalır benden geriye Hiç O hiçi de kendimle almalıyım (Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak)
- Aslında Sayın Başkan Hoobert iyi insandı. Sayın Başkan iyiydi ama, ne yazık ki çevresindekiler kötüydü. Nedense bu iyi başkanların çevresini de hep kötü kişiler alıyordu. (Kalpazanlık Bile Yapılamıyor)
- Yabancı bir kentte insanın yalnızlığı daha bir katmerleniyor. (Sizin Memlekette Eşek Yok mu)
- "Zenginlik sermaye birikimidir; uygarlık kültür birikimidir.Bizde böyle birikimler olmadığı için de , toplumumuz tutarsızdır. Ulusal zenginliğin , uygarlığın birikim demek olduğu bizde , daha 19. yüzyıl sonunda anlaşılmıştır.Ama bu bir TERS anlamadır.Bizde bu birikim , devlet gücüyle zengin yetiştirmek diye anlaşılmıştır.TERS işleyen mantık şudur: 'Yurdun kalkınması için zenginlik gerekir. Bizde kendiliğinden zengin yetişmediğine göre , devlet yardımıyla zengin yetiştirmeli , sermaye birikimi saglanmalıdır.' ...Devlet zengin yetiştirmeye kalkarsa kimleri seçer? Elbet kendisini devlet yapanları, kendinden olanları... " (Suçlanan ve Aklanan Yazılar)
- Bakınız, neden olmaz, izah edeyim. Affedersiniz, ismiâliniz Beyfendi? Ulvi Bey... Müşerref olduk efendim. Benim adım Şâzi. Çok memnun oldum. Evet... ne diyorduk? Olmaz.. Katiyen olmaz. Çünkü efendim, herşeyden önce bir maarif plânımız yok. Bendiniz uzun yıllar maarifte hizmet ettiğimden bu işleri gayet iyi bilirim. Plânsız, programsız hiçbir iş olmaz efendim. Affedersiniz Beyfendi, ismiâlinizi öğrenebilir miyim? Ulvi Bey... Çok güzel, memnun oldum. Benim adım da Şâzi... Çünkü efendim bizde herşeyden ön ce bir tedrisat sistemi yok. Onun içindir ki, biri… (Kördöğüşü)
- Bu pis burjuvaların Allah bin türlü belalarını versin!.. (Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala)
- "Sarılmak neden güzeldir bilir misin? Çünkü sağ tarafta kalp yoktur, ve orası hep boştur. Sarılınca, sağ yanını onun kalbi doldurur..." | (Ah Biz Eşekler)
- Amerikada otuzaltı gazeteye birden yazan bir başyazar, — Sizde, dedi, bir başyazar, kaç gazeteye yazar? — Bizde, dedim, her gazetenin ayrı bir başyazarı vardır, ama, hepsi de aynı şeyleri yazar!.. — Ayrı ayrı insanlar nasıl aynı şeyi yazarlar? — Bizde ayrı gayrı yoktur. Birlik, beraberlik falan... İşte öyle... — Sizde demokrasi var mı? — Az bişey vardı, ama son zamanlarda yedek parçası kalmadığından kullanamıyoruz? (Yedek Parça)
- İnsan, sevebilir miyim diye düşünüyorsa sevemeyecek demektir. İyi ki sevide düşünce yok;yoksa kimse kimseyi sevmezdi. (Aşkım Dinimdir)
- Gece yatakta bir elimi attığım zaman, elimin tuttuğu yalnızlık... Korkudan öbür elimi atıyorum, kendimi tutuyorum, soğuk, ıslak, titreşik... (Çiçu)
- "Ben ölmüşüm baba, neden bana hiç demediniz?" (Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz)
- “İster altından olsun, ister demirden, kafes kafestir!” (Memleketin Birinde)
- Sizin sevdiğiniz her şeyi ben de severim. (Gol Kralı)
- İnsanın kendini olduğundan başka göstermek için harcadığı çabalar onu gülünç yapar. Hele bu para konusunda ise gülünçlüğün derecesi daha da artar. (Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin