Kitap Künyesi
Yazar: Tahsin Yücel
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789755109657
Sayfa Sayısı: 136
--reklam--
Komşular Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Tahsin Yücel’in ‘Komşular’ adlı bir hikâyesi var. On altı sayfalık bu hikâyeyi okurken yılların alışkanlığıyla, sevdiğim, ilginç bulduğum, usta işi cümlelerin altını çiziyordum. Hikâyeyi bitirip baştan sona yeniden bir gözden geçirince şaşırıverdim: On altı sayfanın bütün satırlarının altını çizmişim. Tahsin Yücel, güzel şiirlerin değiştirilemez, sözcüğü yerinden oynatılamaz biçimlerine benzer bir biçim yaratmış.”
Tahsin Yücel’i, öyküleri, romanları, denemeleri, inceleme araştırma yazılarıyla tanıyoruz. Komşular adlı kitabına adını veren öyküde, apartman komşusu olan bir karıkocanın kavgasına tanık olan Albay Atmaca’nın, –kavgadan nefret etmesine karşın– kendini nasıl da bu kavgaya kaptırdığını, hatta taraf olduğunu, kavganın dayanılmaz çekiciliğine kapılıp neredeyse o karıkocanın seslerini bekler olduğunu büyük bir ustalıkla işlemiş. Gerek kitaba adını veren “Komşular”, gerekse diğer dört öykü, Tahsin Yücel’in olgunlaşmış öykücülüğünün nefis örnekleri.
--reklam--
Komşular Alıntıları - Sözleri
- “Gerçekten kaçmak da onu aramaktır.”
- “Kavga mı yaşama güzelliğini ve anlamını veriyordu, yoksa yaşam kavgaya karşın mı güzeldi?”
- “Öyle görünüyordu ki, geceyle sabahın kesiştiği çizgide, beden daha yaşamın alışkılarını yeniden bulamadan asılmak gündüz ya da akşam asılmaktan daha kolaydı.”
- “Gerçekten kaçmak da onu aramaktır."
- ...geceyle sabahın kesiştiği çizgide, beden daha yaşamanın alışkanlıklarını yeniden bulamadan asılmak gündüz ya da akşam asılmaktan daha kolaydı.
- “Kavga mı yaşama güzelliğini ve anlamını veriyordu, yoksa yaşam kavgaya karşın mı güzeldi”
- “Şu kısacık yaşamda dinginliğin değerini bilmeyip de önüne çıkan ilk adam ya ilk kadınla evlenme zayıflığına kapılan, mutsuzluklarına bir de günahsız çocukları ortak eden insanlara hiçbir zaman akıl erdirememişti.”
- "Ben bu olayı olduğu gibi anlatmamak için tam kırk iki kitap yazdım," dedi. "Çok uzun bir yol," dedim. "Gerçeğin yolu uzundur," dedi. "Ama siz bu yolu gerçekten kaçmak için yürüdüğünüzü söylüyorsunuz," dedim... S.T., ... kitaplarında çok sık rastladığımız türden bir tümce üretti: "Gerçekten kaçmak da onu aramaktır."
- Şu kısacık yaşamda dinginliğin değerini bilmeyip de önüne çıkan ilk adam ya ilk kadınla evlenme zayıflığına kapılan, mutsuzluklarına bir de günahsız çocukları ortak eden insanlara hiçbir zaman akıl erdirememişti.
- Odada bir lamba sönünce, ışık nasıl bir an daha parlar gibi olursa, urgan gırtlağa oturup can göğe süzüldüğü zaman da bedeni öylece, bir an, yalnız bir an, kendi ölümünü görebilecekti.
- "Gerçekten kaçmak da onu aramaktır."
- ... İçinde, beyniyle yüreğinin arasında bir yerlerde, incecik bir ışık titredi birdenbire, yanıta çok yaklaştığını sezinledi. Sonra aradığını gözleriyle görüyormuş gibi gülümsemeye başladı.
- Yemenilerden birini eline alıp uzun uzun baktı; emri gelmemiş olsaydı, daha üç yıl giyebilirdi bunları; taban yeniydi, yüzünde tek çizik yoktu: iskemle çekilince ayaklarından düşmeseler, darağacına giderken de giyebilirdi.
- Öyle görünüyordu ki, geceyle sabahın kesiştiği çizgide, beden daha yaşamın alışkılarını yeniden bulamadan asılmak gündüz ya da akşam asılmaktan daha kolaydı.
- “Şu kısacık yaşamda dinginliğin değerini bilmeyip de önüne çıkan ilk adam ya da ilk kadınla evlenme zayıflığına kapılan, bu büyük yanlış yetmemiş gibi, mutsuzluklarına bir de günahsız çocukları ortak eden insanlara hiçbir zaman akıl erdirememişti.”
--reklam--
Komşular İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bu muazzam öykü kitabı, edebiyat neden böylesine güzel, neden güzel ve iyi edebiyatın tadını başka hiç bir şeyde bulamıyorum sorusunun çok güzel, yetkin bir cevabı. İyi edebiyat, iyi yazarlar sayesinde bu dünya ve bu hayat daha güzel, daha tahammül edilebilir; ya da güzel ve iyi olan her şey daha güzel, daha iyi. Çünkü; Tahsin Yücel'in kitaptaki beş öyküsünün de gösterdiği gibi; bir öykü ân'ı, anları yakalasa bile bu anları karakterlerini kura kura, ona kan ve can vererek yapabilmek ancak bir ustaya, bir maharet sahibine ait. İşte o ustalardan ve maharet sahiplerinden birisi olarak TahsinYücel, edebiyatı seven herkese unutmamak için gayret göstermesi gerekmeyen bir edebiyat hatırası, bir edebiyat güzelliği, bir edebiyat hediyesi veriyor. Tadı böylesine oturmuş, dili ve üslûbu böylesine tutmuş öyküler ve çalışmalar hakikaten sadece gıpta ve haset sebebi olabilir. Sadece Medet'in öyküsü bile tek başına bu övgüyü alabilir diyeceğim, ama gerçekten de Tahsin Yücel ilk öyküsündeki Albay Atmaca'dan diğer öykülerden Aramak'ta karşımıza çıkan Postacı Münür'e dek bize gerçek, yada edebiyat sayesinde gerçeklik kazanan karakterleri anlatıyor. Hem de ne anlatmak!... Muazzam bir edebiyat çalışması "Komşular". Mutlaka okunmalı, tadı alınmalı; Faruk Duman'ın söyleyişiyle "güzel ölmek" için zihnimizin edebiyat kokan köşelerinde hatıra olmak üzere bırakılmalı... Alakarga Yayınlarından okuduğum bir kaç kitaptaki tadın neden hemen bittiğinin de bir cevabı, bir kanıtı bu öykü kitabı: gerçek edebiyatın daha fazla ter, daha fazla gayret ve mücadele, daha fazla emek istediği ortada. Bu öykülerde anlatılan hiç bir şeyin kolay, basit veya derinliksiz bir yalınlıkla anlatılmadığını söylemek gerek. 130 sayfa bile tutmayan beş öykünün ortaya koyduğu ağırlığı hissetmek gerek. Gerçek ve iyi edebiyat mutlaka kendini rengini belli ediyor. İşte bu yüzden Medet'i unutmak zor. Bunu ancak çok iyi bir yazar başarabilir. Sevgili İbrahim'e bu kitabı önerdiği hatta okumamda ısrar ettiği için teşekkür ederim. Komşular'ı mutlaka okumanızı öneririm. (CemCBG)
Yalan adlı kitapla tanıştim yazarla ve çok sevdim.Daha sonra farklı kitaplarına yer vermek istedim.Önceligim Komşular adlı öykü kitabı oldu. Komşular icerisinde 5 adet öykü barındırmakta.Kitaba ismini veren ve arka kapakta o öyküye dair yazılanlar bir yana beni en çok Mektuplar adlı ikinci öykü oldu.Idama mahkum edilen gencin idam edileceğini anlamış hali okurken yüree dokunan cinstendi. 3.öykü Aramak ise yazarın memleketi Elbistan'ın da bahsi geçtigi bir kız arama evlendirme işiyle alakadardı ki memleketimin adınin gectigi bu öykü de pek eğlendirdi beni.4.öykü Yapıt ve son öykü Oğuzlama'da da Tahsin Yücel memleketinden kesitler sunmuş koşuk söyleyen Kurban Ağa'nin hikayesini anlatmaktadır. Ben fazlasıyla keyif aldım bu kitabi okumak isteyen arkadaşlara da tavsiyedir.Kitapla ve sevgiyle kalınız. (Nilgün)
Şans eseri edindiğim ama çok memnun kaldığım bir kitap oldu. Bence gizli hazinelerden birisi. Sitede okunma oranı epey düşük. Keşke daha çok kişiye ulaşma şansı olsa. Kitapta beş tane uzun hikaye var. Albay atmaca ile kavgasız bir hayata başlamayı umuyoruz ardından bir idam mahkumu ile hapislerde çürüyoruz. Bir köyde posta memuruna kız bakıp yapıtlarını niye yazdığını anlayamadığımız bir yazarla röportaj yapıyoruz. Konular hoşuma gitti ve okuması çok keyifliydi. Yazarın diline zaten diyecek bir şey yok. Bu konuda çok usta olduğu zaten belli. Kısacası bu kitabı okuyun. Mutlaka tavsiye ediyorum. (Efrasiyab)
--reklam--
Komşular PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Tahsin Yücel - Komşular kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Komşular PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Tahsin Yücel Kimdir?
Hayatı Kunduracı olan Ahment Yücel'le Nuriye Münevver Hanım'ın oğludur. İlköğrenimini Elbistan Gazi Paşa İlkokulu'nda tamamladıktan sonra 1945'te İstanbul'a gelmiştir. 1953'te Galatasaray Lisesi'ni, 1960'da da İÜEF Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi.
Fakülteyi bitirdikten sonra, İstanbul'da kalmayı tercih etti ve 1969'da doktorluk, 1972'de doçentlik, 1978'de de profesörlük ünvanlarını aldı. 2000 yılında emekliliğe ayrıldı.
Tahsin Yücel, çalışmalarına öykücülükle başladı. İlk öyküsü olan ¨Dert Çok, Hemdert Yok!¨, bir derlemede (Yeni Hikâyeler 1950) yayımlandı. Daha sonraları Varlık, Seçilmiş Hikâyeler, Yeryüzü, Beraber ve Mavi gibi dergilerde öyküleri yayımlanmaya devam etti. Bu dönemlerde; kullandığı yalın dil, kullandığı modern sözcükler, Anadolu insanına yaklaşımındaki tutarlılık ve anlatımındaki ustalık dikkat çekti. Behçet Necatigil gibi isimlerden yorumlar aldı.
Uçan Daireler, Haney Yaşamalı ve Düşlerin Ölümü adlı öykü kitaplarını yayımlayarak kariyerine devam eden Yücel, bu kitaplarda kendi geçmişinden bazı öğeler kullandı. Bunları ele alırken oldukça karamsardı; ancak daha sonraları bunu dönemin akımlarından etkilenerek yaptığını belirtmiştir. Bu kitaplarla daha çok tanınmaya başladı.
1970'li yıllara gelindiğinde, öncelikle "Yaşadıktan Sonra" ve "Dönüşüm" kitaplarıyla, daha sonra da "Vatandaş ve Ben" ve "Öteki" kitaplarıyla tarzında bir değişiklik gözlemlendi; daha derin kişilikler yaratıp, ¨çevreyle¨ daha az ilgilenmeye başladı. Bu kitaplarıyla karışık yorumlar alan Yücel, kariyerine Komşular adlı kitabıyla devam etti. Bu kitabın konusu, diğerlerinden farklı olarak, insanların politika hakkındaki görüşlerinin eleştirisiydi Fethi Naci, bu kitabındaki bir öyküsünü bir başyapıt olarak değerlendirdi.
Tahsin Yücel aynı zamanda bir romancıdır. Romanları (Peygamberin Son Beş Günü, Mutfak Çıkmazı, Bıyık Söylencesi) genel anlamda, halka karşı ironik eleştiriler barındırır. Bunlardan Peygamberin Son Beş Günü fazla solcu bulunduğundan dolayı politik anlamda da eleştiriler almıştır. Öykü ve roman dışındaki eserlerine bakıldığında, Yazın, Gene Yazın ve Tartışmalar adlarında iki deneme kitabı görülür. Bunlardan ilki, genellikle kendi hayatından alıntılar içerirken, ikincisi, dilsel konuları alan polemikleri konu alır. Aynı zamanda, Türkiye'ye göstergebilimi tanıttığı çalışmaları da vardır. Yurtiçi ve yurtdışında ses getiren yazınsal incelemelerinin yanı sıra, hatrı sayılır çevirileri de vardır. Öykülerinden bazıları, İsveççe ve Fransızca'ya çevrilmiştir.
--reklam--
Tahsin Yücel Kitapları - Eserleri
- Kumru ile Kumru
- Gökdelen
- Peygamberin Son Beş Günü
- Yalan
- Mutfak Çıkmazı
- Bıyık Söylencesi
- Sonuncu
- Vatandaş
- Komşular
- Golyan Devrimi
- La Fontaine Masalları
- Haney Yaşamalı
- Salaklık Üstüne Deneme
- Aykırı Öyküler
- Gün Ne Günü?
- Kimim Ben?
- Anadolu Masalları
- Dil Devrimi ve Sonuçları
- Yazın, Gene Yazın
- Yazın ve Yaşam
- Kendine Doğru Yolculuk
- Yüz ve Söz
- Ben ve Öteki
- Yapısalcılık
- Göstergeler
- Eleştiri Kuramları
- Alıntılar
- Yazının Sınırları
- Tartışmalar
- Dönüşüm
- Türkçenin Kurtuluş Savaşı
- Ayna
- Görünmez Adam - Tahsin Yücel Kitabı
- Anlatı Yerlemleri
- İnsan Yazdığı Şeydir
- Uçan Daireler
- Söylemlerin İçinden
- Anadolu Masalları
- Peygamberin Son Beş Günü
- Düşlerin Ölümü
- Meyvecilik Bilgisi
- İnsanlık Güldürüsü'de Yüzler ve Bildiriler
- Yapısalcılık
--reklam--
Tahsin Yücel Alıntıları - Sözleri
- “ İnsanların insanlara sonradan taktıkları adların kağıt üstündeki adlardan çok daha güçlü ve çok daha uzun ömürlü olduğunu anlattı ona. Kağıt üstündeki ad kağıt üstündedir diye daha güçlü ve kapsamlı sanılırdı, ama yasal bir addı yalnızca, insanların taktığı ya da benimsediği adsa kişinin tüm yaşamıyla özdeşleşirdi. “ (Bıyık Söylencesi)
- Gül bakalım, gül gülebildiğince! Hiç çekinme, bu gülmeler ne kızdırır, ne de şaşırtır beni. Bilirim, başka türlüsü beklenmez sizlerden: her zaman, her yerde böylesiniz: olduğu gibi görmek istemezsiniz hiçbir şeyi, kendi küçük dünyanıza sığmadı mı her şeyi gülünç bulursunuz. (Vatandaş)
- “Birim dolar, kural serbest pazar olduktan sonra, İzmir’e pasaportla gitsek kıyamet mi kopardı?” denilebilir. Yakındır, ağızdan dolma dâhilerimiz oraya da gelirler. Fikir Adamı 23.8.1994 (Alıntılar)
- Yoksullukta çok yaşamıştı Divitoğlu, ama bu boşlukta yaşayamıyordu. (Mutfak Çıkmazı)
- "Türkiye özgür bir ülke, bir demokrasi cenneti," dedi: "Her şeyini satabilir, donunu bile." (Gökdelen)
- “Su, ne tadın, ne rengin, ne kokun var, anlatılamazsın, tadılırsın yalnız, anlaşılamazsın. Yaşam için zorunlu değilsin, yaşamsın. Duyularla açıklanması olanaksız bir hazla işlersin içimize. Tüm güçler de seninle birlikte varlığımıza dolar. Senin yüceliğin sonucu, yüreğimizin tüm kurumuş pınarları yeniden gürülder içimizde.” (Kimim Ben?)
--reklam--
- Şu gökyüzünün altında hiçbir şey yeni olmadığına göre, en iyisi okurlara "güzel ve anlamlı alıntı demetleri" sunmaktı. (Golyan Devrimi)
- “.., bir yandan, bilgi ve ölçüyü yadsımak pahasına, herkes ülke tarihini kendi paşa gönlüne göre yazmaya kalkıyor, bir yandan da belleksiz bir toplum olduğumuz söyleniyor. Bilgiye bu denli kararlı bir biçimde sırt çevirenler insanda bellek mi bırakır?” (Salaklık Üstüne Deneme)
- İnsanlar kafamı çok karıştırdı: yeryüzünde işim ne, bilemiyorum, şu yaşadığımız yaşama bir anlam veremiyorum, insanların çoğu davranışlarına akıl erdirmekte güçlük çekiyorum. (Yalan)
- Hep dönmüş kendi çevresinde, yaşamı boyunca yaptığı gibi (Peygamberin Son Beş Günü)
- “Türkiye özgür bir ülke, bir demokrasi cenneti,” dedi: “Her şeyini satabilir, donunu bile.” (Gökdelen)
- "Uçmak için kuş olmak gerekmiyor Küçük sevinçler olsun yeter" (Alıntılar)
- Hz. Ali ne güzel söylemiş ; "Kalbiniz üç şeyin evi olsun, İmanın, ümidin, aşkın... (Alıntılar)
--reklam--
- dilimde ve düşüncemde çağıma tutsak etme beni, ama ondan çok da uzak düşürme. (Yazın, Gene Yazın)
- Hiçbir yeni sözcük öyle bir çırpıda,TDK önerdi ya da ünlü bir yazar yazılarında kullandı diye benimsenmemiştir.Her birey kendi gereksinimlerini,kendi yönelimlerini izler bu konuda. (Dil Devrimi ve Sonuçları)
- -Neden kitap okuyorsun? -Olduğum yerden başka yerde olmak için. (Kumru ile Kumru)
- "Dünyaya gelen çocuk sayılmaz bir kalabalıktır, yaşam erkenden tek bir bireye, ortaya çıkan ve ölen kişiye indirger onu." (Mutfak Çıkmazı)
- Adına yaraşır bir romanı, bir öyküyü ya da bir şiiri bitirdiğimizde düş ve düşünce dağarcığımıza bir şeyler eklenir ister istemez, kendimize ve dünyaya ilişkin duygu ve bilgilerimize yeni öğeler eklenir. (Kimim Ben?)
- Kesintisiz bir borç benimki: Yalnızca ödenir, hiçbir zaman tükenmez. (Görünmez Adam - Tahsin Yücel Kitabı)
- Bilgiye bu denli kararlı bir biçimde sırt çevirenler insanda bellek mi bırakır ? (Salaklık Üstüne Deneme)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin