Kitap Künyesi

Yazar: Markus Zusak

Çevirmen: Nilgün Birgül

Orijinal Adı: When Dogs Cry (Wolfe Brothers #3)

Yayın Evi: Martı Yayınları

İSBN: 9786053485018

Sayfa Sayısı: 224

Köpekler Ağladığında Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Zaten ölmüş olan bir köpeği yaralayamazsınız.

Köpekler Ağladığında - Marcus Zusak

Adım Cameron. Her zaman bir kızın ruhunun derinliklerinde boğulmak istediğimi söylemişimdir ama buna yaklaşamadım bile, hatta bir kıza dokunduğum bile söylenemez. Arkadaşım yok.

İki ağabeyimin gölgesinde yaşarım.

Cameron artık büyümek, başkalarının gölgelerinden uzaklaşmak ve kendi olmak istemektedir. Ağabeyleri ve ona bir ezikmiş gibi davranan insanlar olmasa bu daha kolay gerçekleşebilir elbette.

Bir de kızlar var tabii. Özellikle de ağabeyi Rube'un yeni sevgilisi Octavia. Cameron ona sırılsıklam âşık. Fakat Octavia gibi bir kız Cameron gibi birine asla yüz vermez…

Yoksa verir mi?

"Sözcüklerin ve Cameron'ın saf deneyimlerinin ardındaki gerçek duygular çok güçlü… Gençler, aile içinde kendini kanıtlamaya ve romantizmin sırrını keşfetmeye çalışan Cameron'la kendilerini özdeşleştirecekler." -Booklist-

"Zusak'ın ilk aşk masalı, bir çocuğun dünyevi tutkularıyla acılarının karmaşık ve özgün tasvirine dönüşüyor."

-Publishers Weekly-

"Zusak düz yazıyı adeta ehlileştirirmiş gibi kullanırken, ivme ve hızın kontrolünü kaybetmeden Cam'in duygusal değişimlerini bize yansıtıyor."

-Bulletin-

(Tanıtım Bülteninden)

Köpekler Ağladığında Alıntıları - Sözleri

  • "Bazen yanlış yere gidersin ama doğru yol gelip seni bulur."
  • Bazen sadece hayatta kalmayı başarıyorum.
  • Ara sıra nezaketin rengini düşündüğümde, gölge ve kontrastların kişinin üstünde olmadığını fark ediyorum. İçinden geliyor.
  • Bu kadar çabuk olabilir mi, diye düşündüm. Her şey bu kadar hızlı yanıp kül olabilir mi?
  • “ İstesen, o tebessümünle beni öldürebilirsin...”
  • "Başka yere gitmişsin. Kendini farklı tanımladığın, hiçbir şeyin sana dokunamadığı bir yere. Başka hiçbir şey düşüncelerini yönlendiremiyor. Bir an için, kömür karası dümdüz bir gökyüzünde, sadece kendinsin."
  • Dünyada canını sıkmaktan başka işe yaramayan bir sürü şeyi, kaybettikten sonra özleyeceğini bilmek komik.
  • “Şehir sokakları gerçeklerle dolu ve bazen onların arasında yürüyorum. Bazen, onlar benim içimde yürüyor.”
  • O yalnız. Ben yalnız. Sadece çevresinde her zaman insanlar var. Hepsi bu.
  • "Bu sözcükler adımlar olsun çünkü gidecek çok yolum var. Sözcükler bozuk yollarda yürüsün, ağlayan çayırlarda ilerlesin. Duman soludukları kış akşamlarına karşı koysun. Yorulup düştüklerinde, yenilgiyi kabul etsinler ve gözlerini dört açarak çevremde toplansınlar."
  • Bazen sadece hayatta kalmayı başarıyorum.

Köpekler Ağladığında İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Wolfe kardeşlerin üçüncü ve son kitabıydı. Kitabın buruk bir hali vardı. Belki de son kitap olduğundan veya Cameron artık büyüdüğünden böyle geldi. Bu nedenle ilk iki kitap kadar içine çekemedi beni. Daha önce hep olaylar Cameron ve Rube üstünden giderken bu kitapta yalnız başına kalmış bir Cameron vardı. O yüzden bir şeyler hep eksik gibi geldi. Cameron’ın Steve ve Sarah ile ufak da olsa bir bağ kurması hoştu ama geniş çerçeveden baktığımızda aslında herkesten uzaklaşmış gibiydi. Belki de büyümenin getirdiği kaçınılmaz bir sonun neticesiydi bu da. İlk kitapta bölüm sonlarında Cameron’ın rüyaları vardı. İkinci kitapta ise bu yerini Cameron ve Rube’ın gece yarısı sohbetlerine bıraktı. Bu kitapta ise Cameron’un birtakım karalamaları vardı. Nedense pek hoşuma gitmedi bu kısımlar. Kendini her şeyden soyutlamış birini okumak üzücüydü çünkü. Sonuç olarak kötü de olsa bir veda kitabıydı bu Wolfe kardeşlere. Güzel bir bitiş olmadı belki ama serinin bütününe baktığımızda oldukça doyurucuydu. İleride tekrardan okunacak bir seri bence. Okumadıysanız bir şans vermenizi tavsiye ederim. (Alper)

Sevmek İki Kişilik Bir Eylem midir?: Wolfe kardeşlerin üçüncü ve son macerası. Serinin bitişi okurda buruk bir yalnızlık hissi bırakmıyor değil. Bu kitapta Wolfe kardeşler boks eldivenlerini çıkarmış, Cameron, kelimelerin büyülü girdabına kapılmıştır. İyi anlaşan kardeşler Rube ve Cam arasında soğuk rüzgarlar esmeye başlamıştır. Araya giren kara kedi epeyce derin yaralar açar. İçinde aile geçen kelimelerin fay kırıklarını ve onların hayata nasıl direndiğini gördüğümüz buruk bir macerayı içinde taşıyor serinin son kitabı. Genç okurum merakla okuyacağını düşündüğüm serinin son kitabının kötü tarafı ise kitabın içinde sakil duran gereksiz argoların varlığı. Yine de merak ve heyecanla okuma isteğini dirilten seriyi özellikle genç okurlara ve okuma zorluğuna girmiş bütün okurların yaz aylarında okuyacakları kitaplar arasına öneririm. (İrfan Gürkan Çelebi)

Köpekler Ağladığında: Üçlemenin son kitabı. Serinin diğer kitaplarında da hep buruk ve depresif bi' hava olmasına rağmen bu kitapta bu duygular daha derinden hissediliyor. Cam'in Rube'la arası Rube'un İt Dalaşı kitabından kalma şöhreti nedeniyle "sevgilileri" olmasından dolayı açılıyor. Cam'in hala içten içe haset duyduğu bi' durum söz konusu oluyor ve Rube'la önceki kitaplarda okuduğumuz o samimi abi-kardeş ilişkisi kitabın sonlarına kadar bir daha ortaya çıkmıyor. Cam'i büyümüş görmek, bir şeyleri daha iyi anlamasını okumak beni okurken hala çok bunaltıcı bir havaya soktu. Kendini aşırı yalnız hissediyor. Steve ve Rube'un onu sürekli incitmesi onu daha da sefil hale getiriyor. Ben de Cam'le beraber Steve ısınmıştım zamanla ama beni kaybetti Steve... Ayrıca Steve'in zamanlaması berbattı. Daha iyi bir zamanda söyleyebilirdi. İlk aşklar, ilk deneyimler, ilk kız kavgaları derken doyurucu bi' kitap olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim fakat son kısımlardan dolayı ve kitap içerisinde zaman zaman beliren durumlardan dolayı üçlemedeki en sevmediğim kitap oldu diyebilirim. Sarah'la Cam'in ilişkisi ve Cam'in kendi içerisinde verdiği savaşlar yine favori kısımlarım oldu. Cam'i oturup dinlemek isterdim. Kendini ifade etme şekli çok tatmin ediciydi. Bu kitapta başkalarına kendini daha iyi ifade ettiğini ve de duygularını rahatlıkla söyleyebilmesi kesinlikle olgunlaşmasının büyük bir parçasıydı. Kesinlikle koca bir yüreği var :). Bana bunlar yapılsaydı Cam'in yaptığı gibi mi geri dönüşler yapardım hiç sanmıyorum. (sultan karakaya)

Kitabın Yazarı Markus Zusak Kimdir?

Markus Zusak (23 Haziran 1975 doğumlu) olan Avustralyalı bir yazar. Onun kitapları içinde uluslararasında iyi bilinenleri Kitap Hırsızı ve Messenger olmuştur. Markus Zusak beş kitabın yazarıdır. İlk üç kitap, Underdog, Ruben Wolfe Mücadele ve 1999 ve 2001 yılları arasında yayımlanan Köpekler Crydir. Tümü uluslararası yayınlanmış ve çok sayıda ödül kazanmıştır.

Markus Zusak Kitapları - Eserleri

  • Kitap Hırsızı
  • Hiç Kimse Sıradan Değildir
  • Köpek Düşleri
  • İt Dalaşı
  • Köpekler Ağladığında
  • Kilden Köprü

Markus Zusak Alıntıları - Sözleri

  • Asla büyümüyoruz. (Hiç Kimse Sıradan Değildir)
  • Belki de sonunda insanı öldüren küçük şeyler oluyordu... (Kilden Köprü)
  • En sakin söylenen kelimeler, en kötüsüydü. (Kilden Köprü)
  • Bu kadar çabuk olabilir mi, diye düşündüm. Her şey bu kadar hızlı yanıp kül olabilir mi? (Köpekler Ağladığında)
  • Bazen insanlar çok güzel oluyordu. Görünüşleriyle değil. Soyledikleriyle değil. Sadece varlıklarıyla. (Hiç Kimse Sıradan Değildir)
  • "Kalbim çok yorgun." (Kitap Hırsızı)

  • "Kelimeler senin olsun .. 'Gözlerin konuşabilseydi, Ne söylerlerdi?" (Kitap Hırsızı)
  • "ᴋᴇʟiᴍᴇʟᴇʀiɴ ʙᴜ ᴋᴀᴅᴀʀ ᴀğıʀ ᴏʟᴀʙiʟᴇᴄᴇği ᴀᴋʟıᴍᴀ ɢᴇʟᴍᴇᴍişᴛi...'' (Hiç Kimse Sıradan Değildir)
  • "Her şeye sahip olamazsın." (Kitap Hırsızı)
  • ...her şey yalnızlık kokuyordu. (Kilden Köprü)
  • ... her şey yalnızlık kokuyordu. (Kilden Köprü)
  • Dünya pislik içindeydi. Kendisi de öyle... (Kilden Köprü)
  • Gülümsemeyi unutmayalım. (Kitap Hırsızı)

  • İnsanların hayatlarında dönüm noktaları vardır. Sanırım özellikle de çocukken. (Kitap Hırsızı)
  • “Bıktım ,” diyor ,”parçalara ayrılmaktan .” (İt Dalaşı)
  • “Şehir sokakları gerçeklerle dolu ve bazen onların arasında yürüyorum. Bazen, onlar benim içimde yürüyor.” (Köpekler Ağladığında)
  • "Sevgiyi bu yüzden reddediyordu. Herkesle. Sanırım bu şekilde daha mutluydu,onu kim suçlayabilirdi ki ?" (Hiç Kimse Sıradan Değildir)
  • Dünyada canını sıkmaktan başka işe yaramayan bir sürü şeyi, kaybettikten sonra özleyeceğini bilmek komik. (Köpekler Ağladığında)
  • Beni mutlu etmeyin. Lütfen, beni umutlandırıp bütün bunlardan iyi bir şeyler çıkabileceğini düşündürmeyin. Çürüklerime bakın. Şu sıyrıklara bakın, içimdeki sıyrıkları görüyor musunuz? Gözlerinizin önünde büyüdüklerini, içimi aşındırdıklarını görüyor musunuz? Artık hiçbir şey için umut istemiyorum. (Kitap Hırsızı)
  • Dışarıda kocaman bir dünya vardı, olasılıklar sonsuzu. (Kilden Köprü)