Kitap Künyesi
Yazar: Turgut Özakman
Yayın Evi: Bilgi Yayınevi
İSBN: 9789754947885
Sayfa Sayısı: 336
Korkma İnsancık Korkma Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Periler padişahının kızı Züleyha gibi çırılçıplak saçlarını beline akıtmış, ayakta duruyordu. Su tanecikleri inci dizisi gibi teninden aşağı süzülüyor, su almak için eğilip doğruldukça, ıslak kalçaları Balkız'ınkiler gibi kabarıp sönüyordu. Birden yan dönünce, soluğum kesildi...
Sevdiğim her şey onda toplanmıştı.
(Arka Kapak)
Korkma İnsancık Korkma Alıntıları - Sözleri
- Ben mi tuhaftım, yoksa hayat mı?
- Ne acımasız bir dünyaydı bu!
- "Kızlar! Gerektiği zaman, siz de böyle rahat, serbest konuşun! Düşüncenizi söyleyin! Hakkınızı savunun. Köle ruhlu anneler, fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür insanlar yetiştiremez."
- Kahkahalar attı. Üzerimize çiçek yağıyor sandım.
- Sevdiğim her şey onda toplanmıştı.
- Hayatın biraz da ölüm demek olduğunu öğrenmiştim artık.
- Acıdan eriyordum, kimsenin umrunda bile değildi.
- "Kızlar! Gerektiği zaman siz de böyle rahat, serbest konuşun! Düşüncenizi söyleyin! Hakkınızı savunun. Köle ruhlu anneler, fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür insanlar yetiştiremez."
- Ne acımasız bir dünyaydı bu!
- Aşkın tadından ve acısından habersiz insanlar, ne kadar yavan oluyorlar.
- "Mustafa Kemal, sana ihtiyacımız var, gel."
- Biri uğruna sessizce acı çekmenin de bir tadı olduğunu o gün öğrendim.
- "..Seni unutmak ne mümkün Artık bana acı biraz Seviyorum seni bugün Dünden fazla, yarından az.."
- Eğlence bitince, yalnızlığıma sarılıp yatıyordum.
- - Şey.. Allah insanın kafasından geçenleri de bilir mi? - Elbette. - Eyvah! - Ne oldu? - Dua ederken, aklımdan çok ayıp bir şey geçti de.
Korkma İnsancık Korkma İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bir çocuğun gözünden anlatılmış roman. Kurtuluş savaşı dönemini de vermiş inceden. Kitabı okurken “ne yapıyorlar yahu” desen de sonradan kızamıyorsun gibi. Amaç başta cinsellik değilken, zamanla ona dönüşüyor.Değer yargılarımıza çok uymamakla birlikte, sonradan iyi galiba böyle diyorsunuz. Sonu biraz havada kalmış gibi olsa da akıcı bir kitaptı. (Birce Karakaş)
Halk nazarında onaylanmayacak bir ilişkiyi, kitabın sonunda onaylıyorsunuz. Salt aşk içerikli romanları hiç sevmesem de bu kitabı okumam için üç neden vardı. Birincisi salt aşk değil, arka planda, Cumhuriyet'e adapte olan halk, ve eski İstanbul var. İkincisi; Turgut Özakman. Yazarın direkt kendisi, çünkü Turgut Özakman isminin verdiği bir güven ve sempati var. Evet, Şu Çılgın Türkler'i yazan adam bunu da yazdı. Üçüncü ve kitabı okumamın esas nedeni, arkadaşımın "Lütfen oku, bu kitabı seninle tartışmak isterim" demesi. Bence Turgut Özakman bu kitabı "Hayır kardeşim tartışmayın, iki kişi arasında olanların iç yüzünü, tüm boyutlarını bilemezsiniz. Kimsenin ilişkisini tartışmayın!" demek için yazdı. Diğer kitabı Romantika'nın da onaylanmayan ilişki temalı olması, bana bunu düşündürüyor. Romantika'yı okudum mu hayır. Ancak Turgut Özakman isminin verdiği güvenle okuyabilirim. (Berna Kalaycıoğlu)
Yazarın ROMANTİKA adlı eserinden sonra bu kitabını okuyun mutlaka yoksa bu kitabı okuduktan sonra igrenebilir bir daha bu yazarı okumam diyerek ROMANTİKA gibi bir şaheseri yok sayabilirsiniz. Yapmayın Bu kitabın icerigini bilsem asla okumazdım. Islendigi tarihi kültürel farkları gözönünde bulunduramayacağım kimse kusura bakmasın! AMA... Bir tarafım diyorki her erkek annesi, halası, teyzesi... okumali. "Nasılsa çocuk bir sey olmaz, birsey anlamaz, ondan günah gelmez" gibi kucuk cocuklara karsi gelistirilen yargıların ne kadar yanlış ve sapkın sonuclar dogurabileceginin kanıtı bu kitap. Karar sizin! Not: Gülistan karakteri iğrençsin! (NzLyRn)
Kitabın Yazarı Turgut Özakman Kimdir?
1 Eylül 1930 tarihinde Ankara'da dünyaya geldi. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Bir süre avukatlık yaptı. Köln Üniversitesi Tiyatro Bilimi Enstitüsü'ne devam ettikten sonra Devlet Tiyatrosu'na dramaturg olarak girdi. TRT'de Merkez Program Daire Başkanlığı, Genel Müdür Yardımcılığı, Devlet Tiyatrolarında Genel Müdür Başyardımcılığı ve 1983 - 1987 yılları arasında Genel Müdürlük yaptı. 1988-1994 yılları arasında Radyo-Televizyon Yüksek Kurulu'nda üyelik ve başkan yardımcılığı görevlerinde bulundu. Uzun yıllar Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü'nde (DTCF Tiyatro) kadrolu öğretim görevlisi olarak çalıştı ve Dramatik Yazarlık dersleri verdi.
28 Eylül 1998'de, üstün hizmetleri nedeniyle Anadolu Üniversitesi'nce, 2006 yılında Ege Üniversitesi'nce ve 2007 yılında, mezun olduğu ve uzun yıllar görev yaptığı Ankara Üniversitesi'nce 'fahri doktor' unvanı verilen Özakman, sayısız esere imza attı.
Nisan 2002'de Eskişehir Belediye Başkanlığı, açtığı ikinci tiyatroya 'Turgut Özakman Sahnesi' adını verdi. 2006 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Özakman'a Üstün Hizmet Ödülü verdi. 2005 yılında piyasaya sürülen , 50 yıla yakın bir sürenin emeği olan ve Kurtuluş Savaşı'nı romansı bir dille anlatan Şu Çılgın Türkler (Bilgi Yayınevi) adlı belgesel-romanı, Uğur Dündar'a göre cumhuriyet tarihinin en çok satan kitabı oldu. Haftalarca çok satanlar listelerinde ilk sırada kaldı.
Turgut Özakman'ın üç çocuğu ve dört torunu vardır. 28 Eylül 2013 tarihinde tedavisi devam etmekte olduğu Özel Güven Hastanesinde vefat etmiştir.
Turgut Özakman Kitapları - Eserleri
- Şu Çılgın Türkler
- Diriliş
- Romantika
- Cumhuriyet - Türk Mucizesi Birinci Kitap
- Cumhuriyet - Türk Mucizesi İkinci Kitap
- Korkma İnsancık Korkma
- Çılgın Türkler - Kıbrıs
- Dersimiz: Atatürk
- 19 Mayıs 1999 Atatürk Yeniden Samsun'da
- Çanakkale Geçilmez
- Vahidettin, Mustafa Kemal ve Milli Mücadele
- Oyun ve Senaryo Yazma Tekniği
- Dr. Rıza Nur Dosyası
- Bütün Oyunları 3
- Başbakan Sayın R.T. Erdoğan'a ve Herkese Açık Mektup
- Toplu Oyunları - 1
- 1881-1938 Atatürk, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Kronolojisi
- Bütün Oyunları 5
- 19 Mayıs 1999 Atatürk Yeniden Samsun'da
- Bütün Oyunları 4
- Bütün Oyunları 1
- Bütün Oyunları 7
- Fehim Paşa Konağı
- Dersimiz: Atatürk - Resimli Öykü-Tarih Kitabı
- Bütün Oyunları 6
- Ah Şu Gençler
- Unutulmaz Şiirler
- Atatürk ve Cumhuriyet Kronolojisi
- Duvarların Ötesi
- Ocak
- Güneşte On Kişi
- Bütün Oyunları 2
- Radyo Notları
- Bizi Dinler Misiniz?
Turgut Özakman Alıntıları - Sözleri
- "Memleket bugün idare edilebilir durumda olmaktan çıkmıştır. İşler çoktan laçka olmuştur. Adliye işlemez hale gelmiş, idare acze düşmüştür." (Çılgın Türkler - Kıbrıs)
- Kadınlarımız hayata katılmazlarsa, milletvekili, vali, profesör olmazlarsa, uçak bile yapsak yine ilkel kalmışız demektir. (Cumhuriyet - Türk Mucizesi İkinci Kitap)
- "Osmanlı imparatorluğunu münkariz eden de, yeni bir Türkiye devleti doğurtan da, ”Teşkilat-i Esasiye Kanunu ile hukuk-u hükümraninin millete ait olduğunu tesbit eden de benim [972]" (Dr. Rıza Nur Dosyası)
- "Evliliğin beni Öldürüp çiğnenmiş bir paçavra gibi pörsütüp bitiren kara dertleri içindeyim [312]. Tefekkürattan bir hale geliyorum ki, dimağım tutuşmuş, yanıyor gibi, öleceğim. Çünkü tenebbuhat-ı dimağiye müthiş. Miğdem her gün bozuk. Karnım gazdan dolu gibi. Biteviye aşağıdan gaz çıkıyor. [..] Tırnaklarım cadı tırnağı gibi uzuyor, içi de simsiyah kir. Her gün keseyim diyorum, fakat bir türlü vakit bulamıyor, yarın diyorum. Bu suretle bir-iki ay kalıp Çinli tırnağı gibi oluyor. Sakalım da öyle. Papaz gibiyim. Evde banyo var. Fakat lüzumu kadar banyo da alamıyorum. Çünkü vakit alıyor. Hasılı pis bir adam oldum. Halime ben de iğreniyorum [1415]. Takriben iki ayda bir, okuduğumu anlamaz hale geliyorum. Sersem gibi oluyorum [1416]." (Dr. Rıza Nur Dosyası)
- “Yüreğimde bir şeyin, toprağını sevmiş bir tohum gibi gittikçe köklenip büyüdüğünü fark ediyorum..” (Romantika)
- "Kemal Atatürk yalnız bu yüzyılın en büyük adamlarından biri değildir. Biz Pakistan'da onu, gelmiş geçmiş bütün çağların en büyük adamlarından biri olarak görüyoruz. O yalnız sizin ulusunuzun sevgili önderi değildi. Dünyadaki bütün Müslümanlar, gözlerini sevgi ve hayranlık duygularıyla ona çevirmişlerdi. O, Müslüman dünyasında, yeniden siyasi uyanış yönünde ileriye doğru, cesur bir adım atan bir avuç insandan biriydi." (Devlet Başkanı Eyüp Han, Pakistan, Atatürk İçin Diyorlar ki, s.281) (Vahidettin, Mustafa Kemal ve Milli Mücadele)
- Bugün vatan bizden razı olacak Asker şehit,ordu gazi olacak. (Çanakkale Geçilmez)
- Vahidettin’in Rauf Orbay’a söyledikleri: “Millet koyun sürüsü. Bu sürüye bir çoban lazım. İşte o da benim!” (16.03.1920) (19 Mayıs 1999 Atatürk Yeniden Samsun'da)
- Yani padişah-halifeler, Müslümanlara değil, emperyalizme yardım ediyorlar! Durum böyle olduğuna göre, İngilizler, hilafete neden karşı olsunlar? (19 Mayıs 1999 Atatürk Yeniden Samsun'da)
- Bir kapıdan geçerken hanımlara yol veren kaç kişi kaldı? Günde en az iki kadın bıçaklanıyor (2013 Ağustos 20 kadın). (Başbakan Sayın R.T. Erdoğan'a ve Herkese Açık Mektup)
- Ben mi tuhaftım, yoksa hayat mı? (Korkma İnsancık Korkma)
- "Aslı bozuk işin taklidi bu kadar olur.Şimdi de üçüncü örneğe geçiyoruz.Fotoromantik üslupta.." Ve cuf cuf cuf Ebeveynler çocuklarının yanında kavga yapmamayı onlarla birlikte oynamayı öğrenirler. (Bütün Oyunları 3)
- Liman Paşa’ya bağlı ve ordunun genel ihtiyatı olan ve M. Kemal’in komuta ettiği 19. Tümen ise, merkezde bir yerde bulunuyor (Bigalı-Maltepe); fakat Ordu Komutanının izni olmadan kullanılması mümkün değil. Liman Paşa, o sabah, asıl çıkarmanın Saros-Bolayır kesimine yapılacağını tahmin ederek, oraya gitmiş, bu tümenin nasıl kullanılacağı konusunda bir talimat da bırakmamıştır.* (Vahidettin, Mustafa Kemal ve Milli Mücadele)
- "Öğretmenler, her vesileden istifade ederek halka koşmalı, halk ile beraber olmalı, halk öğretmenin çocuğa yalnız alfabe okutur bir varlıktan ibaret olmadığını anlamalıdır. Eğitimi yetersiz bir toplumda buna çok ihtiyacımız var." (Cumhuriyet - Türk Mucizesi İkinci Kitap)
- İsmet Paşa ayaküstü durumu özetledi: "Esir olmayı kabul etmedik." (Cumhuriyet - Türk Mucizesi Birinci Kitap)
- “Ömrüm seni sevmekle nihayet bulacaktır Yalnız senin aşkın ile ruhum solacaktır..” (Romantika)
- … İçlerinden biri şöyle sızlanacaktı: “Yahu, ne sıkı yönetim ilan edildi, ne olağanüstü hal. Ne tutuklama var, ne tehdit. Adam sadece konuşuyor ve biz iki gündür rüzgara tutulmuş kavak ağaçları gibi titriyoruz. Neden?” Oysa nedenini iyi biliyordu. Yıllardan beri yalanla, dolanla, safsatayla tarihin ırmağını tersine çevirmeye çabalayıp durmuşlardı. Sonunda tarih isyan etmişti! … (19 Mayıs 1999 Atatürk Yeniden Samsun'da)
- Ne acımasız bir dünyaydı bu! (Korkma İnsancık Korkma)
- Kısacası kazanmak için çalışmak ve Allahın yardımını, esirgemesini, korumasını hak etmek gerek. (Diriliş)
- Yurt sevgisinin yenemeyeceği güçlük yoktur. (Dersimiz: Atatürk)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin