Kitap Künyesi
Yazar: Patrick Modiano
Çevirmen: İnci Gül
Orijinal Adı: Chien de Printemps
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9755108440
Sayfa Sayısı: 88
--reklam--
Kötü Bir İlkbahar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
24 dile çevrilmiş olan, şimdiye kadar birçok romana imza atan Goncourt ödüllü Fransız romancı Patrick Modiano'nun Kötü Bir İlkbahar adlı bu romanı, ünlü, ama ününü bir kenarda kalarak savuşturmayı seçen bir fotoğrafçının evinde, onun valizlerde unuttuğu fotoğrafları bir araya getirerek katalog ve fihristler üzerinde çalışan genç bir adamın belleğinde akıyor. Bir fotoğrafçının hiçbir şey olmadığını, doğal ışığı daha iyi yakalayabilmesi için ve onu daha iyi çalışabilmesi için dekorla kaynaşması ve görünmez olması gerektiğini düşünen fotoğrafçı Jansen'in çevresindeki kişiler labirenti, genç adamın, otuz yıl sonra karşılaştığı ve anımsadığı kişilikler katalogunu yazınsal bir serüvenin ilk basamaklarına çeviriyor. Kötü Bir İlkbahar, okurunu her zaman için bir ayna önünde kendine bakarken bulan ve romanlarında her okuruna belleğin ve unutuşun girdaplarında garip, büyüleyici ve hemen kaybolan yüzler sunan son dönem Fransız edebiyatının önemli adı Patrick Modiano'nun yapıtının asal örneklerinden biri. Çağdaş anlamıyla edebiyatta lirizmin geri gelişinin en önemli örneklerini veren bir yazarın kaleminden doğan Kötü Bir İlkbahar, Modiano lirizminin ustalıklı bir ürün.
--reklam--
Kötü Bir İlkbahar Alıntıları - Sözleri
- Bu fotoğrafların başına ne geldi acaba? Bunları çekmiş olan insana ne olduğunu bilmeyince gel de çık i§in içinden!
- Ondan bir daha hiç haber alamadım. Yaşıyor mu, yoksa öldü mü, bunu bile bilmiyorum. Anısı bende saklı kaldı ve işte
- Her ne olursa olsun beni tamamen unutmuştu... Sonra, o sırada insanın aklına iç dökmeye yol açacak sorular sormak gelmiyor
- Parkın kapıları kapanırken benden geriye yalnızca bir bankın üzerinde, üstüme giydiğim çamura bulanmış yağmurluk kalacaktı.
- — Şaka yapıyordum, oğlum... Siz sözümü ciddiye aldınız...
- — Anlıyor musunuz, küçüğüm, bütün bu fotoğrafların her biri benim için bir pişmanlık sanki... Her şeyi kökünden kazıyıp atmak en ıyisı...
- Birtakım insanlarla yaşamımızda pek çok kez karşılaşmışızdır, ama bundan şüphelenmeyiz bile.
- Tanımadığım bir şehirde kaybolmuş bir turist gibi hissediyordum kendimi.
--reklam--
Kötü Bir İlkbahar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Patrick Modiano, Nobel'i 2014 yılında aldı. Son yıllarda alışıldığı üzere yine Murakami falan denilirken Barbaros Altuğ, Modiano' nun ödülü alabileceğini söylemiş ve bir anlamda sürprizi bilmişti. Yanlış anımsamıyorsam o yıl Nobel için adı geçenler arasında Kundera ve benim tek kitabını okuyup da hayran kaldığım Peter Handke(Kalecinin Penaltı Anındaki Endişesi) de vardı. Ben, ödülü Handke alsın istiyordum. Nobel'i Modiano alınca dilimize çevrilen kitaplarına baktım. 5 kitabından(aslında 6 ama biri çocuk kitabı) 4' ü Can, 1' i Varlık Yayınları' ndan çıkmış. En Uzağından Unutuşun isimli kitabı okudum ilk olarak. Birinci baskısı 1998 olan kitabın ikinci baskısı yazarın Nobel' i kazanmasından sonra. Kitap beni hoş bir detayla karşıladı; Peter Handke'ye ithaf notu. Tıpkı ''En Uzağından Unutuşun'' gibi ''Bir Gençlik'' ve Varlık Yayınları'ndan çıkan ''Bir Sirk Geçiyor'' da Nobel sonrası tekrar basılmış dolayısıyla bu üç kitabı da şu an rahatça temin edebilirsiniz. Ne var ki ''Kötü Bir İlkbahar'' ve ''Yıkıntı Çicekleri'' nin baskıları yok. Ben iki farklı sahaftan toplam 50 TL ödeyerek aldım baskısı olmayan bu iki kitabı. Can Yayınları'nın basmamasının başka bir nedeni varsa bilemem ama bastığı iki kitabın Modiano' nu en keyifli ve kolay okunan kitapları olduğunu söyleyebilirim. Basmadıkları ise tam tersi tabii. Peki Modiano kitapları ne anlatır? "Nobel bu yıl melankoliye gitti" başlığıyla görmüştü bu olayı bazı gazeteler. Sanırım bu zaten baya bir fikir verir size. Hayatın oradan oraya -hoyratça değil ama- savurduğu münzevi denebilecek gençler, boş sokaklar, tekinsiz insanlar, kasvetli mekanlar ve trajediden uzak yoğun bir melankoli. Eski kız arkadaşlarımdan birinin tabiriyle hep puslu bir hava var Modiano kitaplarında. Bir de varlığı belirsiz ve bir tarafı her zaman karanlık bir baba figürü mevcut hemen hemen her kitapta. 2. Dünya Savaşı sırasında babasının Naziler ile iş birliği yaptığı söylenmekte. Babasından uzak büyümüş ayrıca Modiano. Sanırım bunların etkisi var bu hususta. Kitapları birbirine benzer. Zaten 45 yıl aynı şeyleri yazıp Nobel aldı yorumları vardı kendisi hakkında. Yüz sayfa civarındaki kitapların hepsinde sanki buğulu bir camın arkasından bakarsınız her şeye. Hiçbir şey çok net değildir ki bence ülkemizde pek de tutmamasının sebebi bu. Benim favori yazarlarımdan biri oldu kendisi. Hani baskısı olmayan kitaplarını aramanıza gerek yok belki ama Varlık ya da Can'ın 2. baskıları yaptığı o kitaplardan birini okuyun derim. Ve son olarak Modiano kitaplarına en yakışan şarkı da bu; The Partisan - Leonard Cohen Fotoğrafçı Jansen münzevi bir yaşam sürmekte sanatını da bu çerçevede icra etmektedir, öyle ki ona göre bir fotoğrafçı hiçbir şey değildir. Doğal ışığı daha iyi yakalayabilmek ve onunla daha iyi çalışabilmek için dekorla kaynaşmak, görünmez olmak gerekir. Jansen ile tanışan genç bir adam gönüllü olarak onun foroğraflarını düzenlemek ve fihrist oluşturmak ister. Her fotoğraf karesinde de hem Jansen' in hem de kendi geçmişinin anıları canlanır, bir yerden sonra ikilinin anıları birbirine karışır. Modiano'nun alışılagelmiş üslubuyla yine fazlasıyla puslu, melankolik bir kitap ve ben yine sevdim kitabı. En Uzağından Unutuşun ya da Bir Gençlik kadar keyifli ve sürükleyici olmasa da zaten 90 sayfa olduğundan asla sıkmıyor ve bir günde rahatça okunup bitiriliyor. Öyle de yapın derim zaten, aksi halde hiç giremezsiniz kitaba net bir olay, lineer bir zaman akışı olmadığından. (Utku Turhan)
--reklam--
Kötü Bir İlkbahar PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Patrick Modiano - Kötü Bir İlkbahar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kötü Bir İlkbahar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Patrick Modiano Kimdir?
İtalyan Yahudisi bir babanın ve Belçikalı bir annenin oğlu olarak 1945 yılında dünyaya gelen Modiano, Fransa’nın başkenti Paris’te doğdu. 2. Dünya Savaşı sırasında Paris’te hayata gözlerini açan yazar, ortaokulu devlet yardımıyla bitirdi. Lisede ünlü Fransız yazar Raymond Queneau’dan geometri dersi almaya başlayan Modiano, böylece edebiyat dünyasına ilk adımını attı. Queneau ile tanışması hayatında bir dönüm noktası olan başarılı edebiyatçı, Fransa’nın ünlü yayınevi Éditions Gallimard’ın kokteyline katıldı. Modiano, 1968 yılında ilk romanı “La Place de l’Étoile”i (Yıldızın Yeri) yayımladı. Kitapları 2 filme de konu olan başarılı yazarın ilk romanı, 42 yıl sonra Almanca’ya çevrildi. Bu romanıyla Alman Südwestrundfunk Radyosu’ndan ödül alan Modiano, Yahudi karşıtı politikalar yüzünden onca beklemek zorunda kaldı. 1978'de Goncourt ödülünü kazanan yazar, sade dili ve kısa cümleleriyle “Modiano stili”ni yarattı. Modiano, eserlerinde sık sık 20. yüzyıl şehir insanının yakın geçmişini buruk bir hüzünle hatırlayışını işliyor. Türkçe’ye çevrilen eserlerinden bazıları, Bir Sirk Geçiyor, Babam ve Ben, Bir Gençlik, En Uzağından Unutuşun, Kötü Bir İlkbahar ve Yıkıntı Çiçekleri. 1970 yılında Dominique Zerhfuss ile hayatını birleştiren Modiano, evli ve 2 çocuk babası.
Patrick Modiano, geçmişte yolculuğa çıktığında bunu bir bakıma, insanların kendi rollerini, yaşamın rastlantılarına göre üstlendiği bir dünyanın tiyatrosal yanını gözlerimizin önüne sermek için yapar. Son derece yalın bir üsluba sahiptir. Modiano, Rue des Boutiques obscures adlı romanıyla 1978'de Goncourt Ödülü kazanmıştır.
--reklam--
Patrick Modiano Kitapları - Eserleri
- En Uzağından Unutuşun
- Mahallede Kaybolma Diye
- Babam ve Ben
- Karanlık Dükkanlar Sokağı
- Bir Gençlik
- Bir Sirk Geçiyor
- Kötü Bir İlkbahar
- Yıkıntı Çiçekleri
- Qaranliq Otaqlar Küçəsi
- Kimliyi Bəlli Olmayan Qadınlar
- Möcüzəli Balaca
--reklam--
Patrick Modiano Alıntıları - Sözleri
- Evet, haziran akşamlarında burada ağaçların dallarında yaprakların hışırtısını dinleyerek bir içki içmek gerçekten de çok hoş olurdu... (Bir Gençlik)
- — Anlıyor musunuz, küçüğüm, bütün bu fotoğrafların her biri benim için bir pişmanlık sanki... Her şeyi kökünden kazıyıp atmak en ıyisı... (Kötü Bir İlkbahar)
- Neden varlığından bile habersiz olduğunuz, bir kez rastladığınız ve bir daha görmeyeceğiniz insanlar, kıyıda köşede kalarak hayatınızda önemli bir rol oynarlar. (Mahallede Kaybolma Diye)
- "Kitap yazmak, aynı zamanda, izini kaybettiği insanlara deniz feneri ya da mors alfabesiyle işaretler yollamaktı." (Mahallede Kaybolma Diye)
- Bu fotoğrafların başına ne geldi acaba? Bunları çekmiş olan insana ne olduğunu bilmeyince gel de çık i§in içinden! (Kötü Bir İlkbahar)
- Bu düş gerçek yaşamda neye denk düşüyor acaba? (Yıkıntı Çiçekleri)
- Mən divar donunda itib-batmışam. Divarın kölgəsinə qarışıb, onun rənginə düşüb görünməz olmuşam. Və mənə elə gəlir, məni bu qaranlıqdan çıxarmağa heç kimin gücü çatmaz. (Kimliyi Bəlli Olmayan Qadınlar)
- Geçen zamana ve dünyanın duyarsızlığına karşı koyamayacağının birden bire farkına varıyordu... (Bir Gençlik)
- Gecenin on biri bile olsa, ağacın sessiz varlığıyla rahatlıyordu (Mahallede Kaybolma Diye)
- "Neden varlığından bile habersiz olduğunuz, bir kez rastladığınız ve bir daha göremeyeceğiniz insanlar, kıyıda köşede kalarak hayatınızda önemli bir rol oynarlar?" (Yıkıntı Çiçekleri)
- “Neyin hayalini kuruyorsun Catherine? Gözlüklerini takmalısın.” Sözünü dinlerdim, böylece her şey olağan ciddiyetine yeniden kavuşurdu. Gözlüklerimle dünyayı olduğu gibi görürdüm. Hayal kurmak güçleşirdi. (Babam ve Ben)
- Gözlüklerimle dünyayı olduğu gibi görürdüm. Hayal kurmak güçleşirdi. (Babam ve Ben)
- Yine de sen kahveni iç (Bir Sirk Geçiyor)
- Birbirimize sarılmıştık boşluğa düşüyorduk. (En Uzağından Unutuşun)
- Yavaş yavaş zaman kavramını yitiriyorlardı; Dış dünyadan aldıkları son izlenim, bütün gün pencerenin önünden aşağı doğru kayarcasına inen kar tanecikleriydi... (Bir Gençlik)
- Dünyayı olduğu gibi görmeye cesaretiniz yok . Gözlüklerinizi takmalısınız... (Babam ve Ben)
- Mən divar donunda itib-batmışam. Divarın kölgəsinə qarışıb, onun rənginə düşüb görünməz olmuşam. Və mənə elə gəlir, məni bu qaranlıqdan çıxarmağa heç kimin gücü çatmaz. (Kimliyi Bəlli Olmayan Qadınlar)
- Bir hafiflik duyuyordum içimde. Hiç kimseye verilecek hesabım, dilenecek özürüm, fısıldanacak yalanım yoktu.. (En Uzağından Unutuşun)
- "Bu elbiseyi sık giyer misiniz?" "Burayı kiraladığımda bu evde buldum. Önceki kiracıya ait olmalı" "Ya da bir önceki yaşamınızda size aitti" (Mahallede Kaybolma Diye)
- İnsanlara hayallerindeki kişiyi yaşamaları için izin vermeliyiz. (Babam ve Ben)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin