Kitap Künyesi
Yazar: China Mieville
Çevirmen: Güler Siper
Orijinal Adı: King Rat
Yayın Evi: Yordam Kitap
İSBN: 9789944122887
Sayfa Sayısı: 320
--reklam--
Kral Fare Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
China Miéville, İngiliz bilim kurgu/fantastik edebiyatının yükselen genç sesi. Romanları büyük yankı yarattı, bilim kurgu alanında pek çok ödüle değer görüldü. Yordam Kitap, Miéville'in romanlarının yayınına ilk romanı Kral Fare ile başlıyor...
Londra'nın karanlıklarında bir şey kıpırdanıyor; kan ve tuğla tozuyla kendi alanının sınırlarını belirliyor. Birileri, Saul'ün babasını öldürüyor ve suçunun cezasını çekmeyi Saul'e bırakıyor. Ancak kentin atıkları arasından çıkan bir gölge, cezaevindeki hücresine gizlice girerek Saul'ü özgürlüğüne kavuşturuyor. Bu gölgenin adı Kral Fare.
Londra'nın görünen yüzünün arkasındaki gece dünyasında, kanalizasyonlarda ve varoşlarda, kokuşmuş mekânlarda dolaşarak, Saul, gerçek kişiliğini bulmak zorunda. Garip cinayetler şehrin üzerine bir lanet gibi çöküyor. Gizemli güçler bir gösteriye hazırlanıyor. Arka planda, arka sokaklarda gümbürdeyen Davul ve Bas. Saul tuhaf mirasıyla yüzleşiyor; Güney Londra'nın tehlikeli alanlarında, karanlığın göbeğinde, Jungle'cı Kitlesi'nin toplanma mekânlarında.
"Çarpıtılmış şehir efsanesi ile çağdaş gotik dehşetin ilginç bir karışımı olan Kral Fare, Miéville'i göz ardı edilemeyecek bir yazar olarak tanımamızı sağlıyor."
-The Times-
"Düş, peri masalı ve bir dedektif öyküsü özelliklerini bir araya getiriyor... hayran oldum."
- Daily Telegraph-
"China Miéville, İngiliz fantezisinde yeni ve şaşırtıcı bir ses. Hem eski hem de şehrin geleceğinin bir parçası olan Jungle Londra'sı için yeni bir dil yaratıyor."
-Christopher Fowler-
"Kral Fare bizi peri masallarındaki bahçelerden çıkarıp kanalizasyonlara götürüyor... Heyecan dolu olağanüstü bir roman. Dili şakıyor, düşünceler özgün ve sürükleyici... Sonsuz bir zevk."
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Kral Fare Alıntıları - Sözleri
- "Her taraftan çığlık ve boğulma sesleri geliyordu; yanımdan cehennem limanındaki şamandıralar gibi bata çıka küçük cesetler geçiyordu. Bu, dünyanın sonu olmalı, diye düşündüm. Pis kokulu su ciğerlerimi doldurdu, battım."
- İnsanı felce uğratan şeyin korku olduğuna ve korkuyu da cehaletin yarattığına inanıyordu. Öğrendiğimiz zaman, korkmayız artık. Bu katrandır, katran şu işe yarar, bu dünyadır, dünya şu işe yarar, biz de dünyada şu işe yararız.
- fikir alışverişinden, en iyi sonuç veren bu araçtan mahrumdu. Fikir alışverişi olmadan düşünceleri, artık hiç kimsenin temizleyemeyeceği kendi kafasının çamuruyla kaplanmış, kısır yarı gerçeklerden başka bir şey değildi. Ama başka çaresi yoktu. Kapana kısılmış gibiydi.
- "Babasının kendi babası olmadığını öğrendiği anda, onun aslında ne kadar kendi babası olduğunu anlaması garip ve acı değil miydi? Sana bir diyalektik, baba, diye geçirdi aklından ve hafifçe gülümsedi. Ancak onu yitirince, yeniden kazanmıştı, bir sürü kupkuru yılın ardından."
- "İnsanı felce uğratan şeyin korku olduğuna ve korkuyu da cehaletin yarattığına inanıyordu. Öğrendiğimiz zaman, korkmayız artık."
- "Ölülerin çığlıkları bir süre daha sürdü, sonra kesildi. Nehir bütün delilleri alıp götürdü. Ben ise uzandığım yerde Fare Ulusunun İntikamını Almaya Yemin Ettim."
- "Hissettiği yoğun ama embriyo halindeki düş kırıklıklarını nadiren dile getirirdi, sanki bunu yapmak onlara biçim kazandıracakmış gibi."
- "Adalet diye bir şey yok orada, biliyorum."
- Tuzak ancak bilmezsen bir tuzaktır. Eğer biliyorsan, bu bir meydan okumadır.
--reklam--
Kral Fare İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kral Fare, yazarın tabiriyle "tuhaf kurgu" türünde okuduğum ilk kitap diyebilirim. Sanırım kitaba en uygun özet cümlesi, Fareli Köyün Kavalcısı masalının modernize edilmiş hali olması. Ancak China Mieville masalı alıp birebir romanına uyarlamamış, bir cinayet üzerine yeniden bir hikaye kurgulamış. Hem hızlı hem de merak uyandırıcı bir şekilde ilerleyen romanda en ilgimi çeken unsurlar öykünün içine serpiştirilen toplumsal eleştiriler ve ideolojik görüşler oldu. Yazarı ilk defa okudum ama diğer kitaplarını da merak ettim. Bir sonraki okumam Elçilik Kenti kitabı olacak. Tekrar okunur bir eser, tavsiye ederim. (Asrın Kar)
Hepimizin küçükken mutlaka okuduğu ya da dinlediği bir masalı farklı fantastik öge ve karakterler ile yeniden harmanlamış yazar.Yazarin okuduğum ilk kitabi.Türü pek sevmesem de sonuna kadar temposu düşmeyen, türü severler için şahane bir seçim olacaktır.Kitap ve sevgiyle kalın efenim. (Şule Eroğlu)
Yazarın okuduğum ilk romanı kral fareyi elimden geldiği ölçüde anlatmak isterim.Öncelikle söylemek istediğim tempolu bir roman.Detaylı anlatımlarla özellikle hareketli sahneleri neredeyse bir film izliyormuş gibi sunuyor Mieville. Birbirinden gerçeküstü karakterlerin yer aldığı hikayede, yadırgamayacağınız bakışlarla izliyorsunuz olan biteni. Zira anlatım bu kurguya çok yakışacak kadar gözler önüne seriyor olan biteni. Siz de gözlerinizin önünde olan biten değişime, arayışa ve savaşa tanık oluyorsunuz kitap boyunca. Polisiyenin de hakim olduğu kitap, her an merak seviyemizi üst düzeyde tutarken, şaşırtacak gerçeklere, inanılmaz göndermelere ve büyüleyici bir atmosfere ev sahipliği yapıyor. Yazarın kalemi akıcı olduğu kadar, Fareli Köyün Kavalcısı gibi okurları kendi peşine takıp, sorgusuzca sürükleyen bir çekicilikte. Grimm Masalları'nın birçoğunun çocuklara anlatılamayacak ürkünçlükte ve gaddarlıkta olduğunu düşünen, bilinç dışına kişiliğin oluşumunda olumsuz birçok öğe aşıladığına inanan biri olarak; Kral Fare gibi korkunun, iğrençliğin, kokuşmuşluğun, ötekileştirilmişliğin, yabancılaştırılmışlığın son derece bariz olduğu fantastik bir esere, en uygun masallardan biri konu olarak seçilmiş Detaylı anlatımlarla özellikle hareketli sahneleri neredeyse bir film izliyormuş gibi sunuyor Mieville. Birbirinden gerçeküstü karakterlerin yer aldığı hikayede, yadırgamayacağınız bakışlarla izliyorsunuz olan biteni. Zira anlatım bu kurguya çok yakışacak kadar gözler önüne seriyor olan biteni. Siz de gözlerinizin önünde olan biten değişime, arayışa ve savaşa kitap boyunca tanık oluyorsuz.Gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim.. (Sinan Akbaş)
--reklam--
Kral Fare PDF indirme linki var mı?
--reklam--
China Mieville - Kral Fare kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kral Fare PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı China Mieville Kimdir?
China Tom Miéville (d. 6 Eylül 1972), İngiliz yazar. 8 tane basılmış romanı ve çeşitli antolojilerde yayınlanmış hikayeleri bulunmaktadır. Miéville yazdığı eserlerle Hugo ve Nebula ödülleri başta olmak üzere 11 ödül almıştır. Akademisyen olarak Marksizm ve uluslararası hukuk konusunda yazdığı bir kitabı da yayınlamıştır.
--reklam--
China Mieville Kitapları - Eserleri
- Şehir ve Şehir
- Kral Fare
- Un Lun Dun
- Perdido Sokağı İstasyonu
- Elçilik Kenti
- Yara
- Kraken
- Ekim Rus Devriminin Hikayesi
- Demir Konsey
- Yeni Paris’in Son Günleri
- Demirdenizi
- Kızıl Dünyalar
--reklam--
China Mieville Alıntıları - Sözleri
- 彡нer yara ĸιтap ayracı gιвι dυrυr нayaтıмızda. "nerde ĸalмıѕ̧тıĸ" derιz, devaм ederιz..彡 (Yara)
- "Mart ayının ilk Pazar günü, Çar II. Aleksandr, St. Peterburg'un büyük binicilik akademisini ziyarete gider. Kalabalığın içinden bir genç, Narodnaya Volya aktivisti Nikolay Ryasov mendile sarılı bir bombayı, kurşun geçirmez arabaya fırlatır. Br patlama olur. Yaralanan izleyicilerin çığlıkları arasında, araç sarsılarak durur. Aleksandr tökezleyerek kargaşanın içine dalar. O, sağa sola yalpalarken, Ryasov'un yoldaşı Ignacy Hryniewiecki ileri atılır. İkinci bombayı fırlatır. 'Tanrıya şükretmek için çok erken diye bağırır.' Çok şiddetli bir başka patlama daha olur. Çarın maiyetinden biri o anı şöyle hatırlayacaktır; "Kar, kan ve kalıntılar arasından, giysi, apolet, süvari kılıçları ve insan etinin kanlı parçalarını görüyordunuz." "Kurtarıcı Çar" paramparçadır." (Ekim Rus Devriminin Hikayesi)
- Şişman, yırtıcı gölgeler gökyüzünü kolaçan ediyor. (Perdido Sokağı İstasyonu)
- “Kararımı verdim. Kader çizgisini, Seçilmiş Kişi çizemedi. Bu yüzden, onun yerine, ben çizeceğim.” (Un Lun Dun)
- "Her taraftan çığlık ve boğulma sesleri geliyordu; yanımdan cehennem limanındaki şamandıralar gibi bata çıka küçük cesetler geçiyordu. Bu, dünyanın sonu olmalı, diye düşündüm. Pis kokulu su ciğerlerimi doldurdu, battım." (Kral Fare)
- Tuzak ancak bilmezsen bir tuzaktır. Eğer biliyorsan, bu bir meydan okumadır. (Kral Fare)
- Küçük bir kentten kaçanlar arasındaki klasik sessiz anlaşma: Asla geriye bakma, diğerlerine bağlı kalma ve nostaljiye kapılma. (Elçilik Kenti)
- Kehanetler, neyin akla uygun olduğuyla değil, neyin gerçekleşeceğiyle ilgilidir. (Un Lun Dun)
- Sokaklardaki şiddet olayları yatışmaya başlamıştı. Bir devrim, daha başlamadan bitmiş ve kimsenin bundan haberi olmamıştı. (Şehir ve Şehir)
- Bir toplum herhangi bir zamanda ölürken, degișmemek üzere karşı atağa geçen kahramanlar olmalıdır. (Elçilik Kenti)
- Demiryolları fırlamış damarlar gibi şehri dolaşıyor. (Perdido Sokağı İstasyonu)
- Belki de burayı ağaçlandırıp bir de yapay göl konduracaklardı. Küçük bir koruluk vardı, ama fidanlar kurumuştu. (Şehir ve Şehir)
- “Yarım yamalak olacaksa, hiç olmasın, daha iyi. Azla idare edeceğine, hiç yapma, daha iyi.” diye ezbere söyledi. “Kıssadan hissesi olmayan hikâyeleri yeğlemişimdir hep,” (Yara)
- "Babasının kendi babası olmadığını öğrendiği anda, onun aslında ne kadar kendi babası olduğunu anlaması garip ve acı değil miydi? Sana bir diyalektik, baba, diye geçirdi aklından ve hafifçe gülümsedi. Ancak onu yitirince, yeniden kazanmıştı, bir sürü kupkuru yılın ardından." (Kral Fare)
- Veya belki de, ileri sürüldüğüne göre, Laşkeviç, panik içinde silahını kaldırdı ve onu kendine doğru çevirdi. Nereden geldiyse, ani bir silah sesi duyuldu. Yüzbaşı yere düşerken, askerler bakakaldılar. Onunla birlikte bir başka şey de öldü. Tereddüt (Ekim Rus Devriminin Hikayesi)
- "İnsanı felce uğratan şeyin korku olduğuna ve korkuyu da cehaletin yarattığına inanıyordu. Öğrendiğimiz zaman, korkmayız artık." (Kral Fare)
- "Hissettiği yoğun ama embriyo halindeki düş kırıklıklarını nadiren dile getirirdi, sanki bunu yapmak onlara biçim kazandıracakmış gibi." (Kral Fare)
- Bu duvarların ardında kuşlar var, birbirlerine sesleniyorlar, kızgın ve aptal hepsi, rüzgarla savaşıyorlar... (Yara)
- Kaun'un son paragrafı şu ürkütücü sözcüklerle başlar: "Şu anki düzenin ortadan kalkmak zorunda kalacağı kehanetinde bulunmak için peygamber olmak gerekmez:' (Ekim Rus Devriminin Hikayesi)
- Ne olursa olsun, Yeni Paris'in hikayesi bana anlatıldığında benim de onu anlatmamam mümkün değildi. (Yeni Paris’in Son Günleri)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin