Kitap Künyesi
Yazar: Platon
Çevirmen: Furkan Akderin
Yayın Evi: Say Yayınları
İSBN: 9786050203998
Sayfa Sayısı: 112
Kratylos Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Platon, hiç kuşku yok ki düşünce tarihinin en önemli ve etkili filozoflarından biridir. Felsefenin kurumsallaşmasına ve felsefede yazılı geleneğin oluşmasına katkıda bulunmuş, iki dünyalı metafiziğiyle bütün bir Ortaçağ düşüncesini belirleyecek olan idealist felsefe geleneğinin başlatıcısı olmuştur. Hıristiyan Ortaçağ felsefesine ve İslam düşüncesine etkisi bakımından da ayrıca önem taşıyan Platon, düşünce tarihi boyunca tartışılan tüm problemleri yüzlerce yıl öncesinden ele almış ve ilk büyük felsefi sistemi inşa etmiştir.
Geç dönem diyaloglarından olan Kratylos diyaloğu, "adlar" üzerinden dil konusunu ele alır. Adların ait oldukları şeylerle ilişkisi, işlevi, verilişi, bir şeyin kaç tane doğru adı olabileceği konuları klasik Platoncu diyalog şekliyle çok sayıda ad üzerinden örneklendirilerek açıklanır. Dil, sadece insanlar arasındaki iletişimi sağlayan bir araç değil, aynı zamanda varlığın ve bilmenin en önemli unsurlarındandır. Özellikle dil felsefesinin ortaya çıkmasıyla birlikte, Kratylos diyaloğu çok sayıda dilbilimci tarafından da inceleme konusu haline getirilmiştir.
(Tanıtım Bülteninden)
Kratylos Alıntıları - Sözleri
- Beden, ruhun mezarıdır.
- Bence nesneleri ne şekilde bilmemiz ya da tanımamamız gerektiğini öğrenmek bizlerin gücünü aşacak bir şeydir. Ancak bunu yapmak için nesnelerin isimlerinden değil de kendilerinden başlamak gerekir. Şimdilik sadece bunu söyleyelim.
- eğer bir nesneyi hem isminden hem de kendisinden öğrenebiliyorsak, hangisi bize gerçeği daha fazla gösterir? resme bakıp resmin iyi olup olmadığını mı anlarız, yoksa gerçeğin resmini öğrenme yoluyla ya da gerçeğin kendisinden yola çıkarak gerçeğin resminin ona uygun şekilde yapılıp yapılmadığını öğrenmeyle mi tanırız?
- SOKRATES: Ruh bedenin eşidir ve onun var olma nedenidir. Bedene yaşam veren, onun nefes almasını sağlayan şey ruhtur. Bu ortadan kalktığında beden de ölecektir.
- SOKRATES: Ruh, varlığıyla, beden için hayaf nedeni olan şeydir, ona soluk alıp verme ve tazeledi güçlenme imkanı sağlar.Bu imkan ortdan kalktığında, bedensel yaşama gücünü jaybeder ve ölür.
- SOKRATES: İçinde en ufacık kötülük olmayan bir insanın var olduğuna inanır mısın? HERMOGENES: Hayır, ama her şeyiyle kötü olan insanların olduklarını da biliyorum, hem bunların sayısı epey de fazladır. SOKRATES: Peki tamamen iyi insanların olduğuna inanıyor musun? HERMOGENES: Çok az sayıda. SOKRATES: Az sayıdalar ama varlar.
- "Bir insan bir şey hakkında kendi fikrine göre konuştuğu zaman mı doğru söyler yoksa bir nesnede olan şeyi doğru şekilde ifade ettiği zaman mı doğru söylemiş olur?"
- "İsim, incelemede bulunmamızı sağlayan bir araçtır, onun sayesinde nesnelerin özü ifade edilir."
- "Herkes kendine benzeyen bir şey doğuruyor."
- "Kahramanlar, tanrıların bir kadına ya da tanrıçaların bir erkeğe olan aşkları sonucunda doğmuşlardır."
- "Antropos* ismi sadece yakınındaki canlıları görebilen, gördüğünden farklı bir şey düşünemeyen hayvanların ifade ettiğinden farklı bir anlam ifade eder." *İnsan
- "Ruh bedenin eşidir ve onun var olma nedenidir."
- "Nesneler hareket halindedirler, bu nesneleri takip edebilmek, izleyebilmek ve dokunabilmek bilgeliğin bir işaretidir."
- "...söz, her şeyi sürekli olarak devinimde tutar. Sözün hem doğrusu hem de yanlışı vardır."
- "Eros" ruha dışarıdan gelen ve kendisine ait olmayan, dışarıdan etkenlerle içeri akıtmak anlamına gelen "esrein"in "esros"a ve daha sonrasında "eros"a dönüşmesidir.
Kratylos İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Hermogenes ve Kratylos Varlıkların sahip olmuş olduğu adların durumu üzerine bir miktar konuşurlar bu konuşmada Kratylos varlıklardan her birinin, Kendi doğasından gelen doğru bir adı bulunduğuna, ad denen şeyin bazı kimselerin aralarında anlaşarak, konuştukları dilin bir parçasını ve nesneleri tanımlamada kullanmaları sonucunda meydana gelmemiş tüm milletler için aynı olan bir doğru adın olduğunu savunuyordu Hermogenes ise farkli bir düşünce içerisindeydi bu sırada Sokrates’i görmüş ve onunda bu konu hakkındaki bilgilerini almak için bu soruyu Sokrates’e açmışlardır Ad, adı olduğu şeyin özüyle ya da doğasıyla, diğer bir deyişle, gerçekliğiyle ne kadar ilişkilidir? Dilin hem bilgi hem de varlıkla ilişkisi üzerine düşünürler . (Betül Tanritanir)
Etimolojileri , kelimlerin kökenlerini merak eden biri olarak oldukça ilgimi çeken bir kitap oldu . Sokrates , Hermogenes ve Kralytos ile nesnelere nasıl isim verildiğini sorguluyor ve bunun hakkında birtakım varsayımlar ve teoriler geliştiriyor ... Ancak biz Yunanca bilmeyenler, Türkçe çevirisiyle yetinenler için bu kitabın bir eziyet olduğunu söyleyebilirim , acı çekerek ve bunalarak okudum ama bir yandan da zevk aldım artık buna mazoşizm mi deniliyor bilemiyorum .Yunanca bilmediğim için zavallı bir böcek gibi hissettim kendimi , Yunanca kelimlerin içinde boğuldum. Emek vererek ve sabırla okunabilir :) (Adia)
Platonun kendi düşüncelerini ve Sokrates’in düşüncelerini anlatmak için yazdığı diyaloglardan biri. Linguist bir yaklaşımla doğru ismin ne olduğunu, kelimelerin, isimlerin özünü, dilin işlevini, Kratylos’la konuşması sonrası kafası karışan Hermogenes’in dil üzerine sorduğu sorulara cevap veren Sokrates, Hermogenes ve Kratylos arasında geçen diyaloglar. Nesnelerin, tanrıların, her şeyin isimlerinin temellerini neden o nesneyle o kişiyle bağdaştırıldığını mantık çerçevesi içinde açıklayan Sokrates’in anlatımları mevcut. Özellikle beden ve ruh kelimelerinin kökeni beni etkileyen kısımlardan. Orphikçilerin bakış açısına göre ele alınmış. Onlara göre beden ruhun mezarıdır, ruh kelimesi ise kastettiği şeyi bedenle birlikte ifade ettiğinden bu ismi alır. Hataların bedelini ruh ödemektedir, beden bir hapishanedir. Ruh cezası bitene kadar burada kalır. Düşündürücü bir yaklaşım. Kitapta Sokrates bu gibi bir çok anlatımla kelimelerin anlamlarını derinlemesine inceliyor. Linguistiğe merakınız varsa okumanız, incelemeniz gereken bir yapıt. (Dilara)
Kitabın Yazarı Platon Kimdir?
Antik/klasik Yunan Filozofu, Matematikçi, Felsefi Diyaloglar Yazarı ve Batı Dünyasındaki İlk Yüksek Öğretim Kurumu Olan Atina Akademisinin Kurucusu
Eski Yunan filozofu (Atina İ.Ö. 428-ay.y.İ.Ö. 348/347). Soylu bir ailenin oğlu olan Eflatun (ya da Platon), parlak bir Öğrenim görerek, sanatın her dalında kendini gösterdi (çok genç yaşta şiirler, trajediler yazdı); Kratilos'tan bilim dersleri aldı. Sokrates'le tanışınca (İ.Ö. 407) felsefeye yönelip, gerek beden, gerek kafa yapısı bakımından siyasete yatkın olmadığından, o karışık yıllarda siyasetten uzak kaldı. Demokrasiyi küçümserken, Otuzlar Meclisi'yle iktidara gelen dostlarının yönetimini daha da beter buldu. Sokrates'in Ölümünden sonra Megara'da Eukleides'in yanına çekildi; sonra yolculuklar yaparak Kyrene'de matematikçi Theodoros'la tanıştı. Mısır'a bir yolculuk yapıp, İtalya'ya giderek Tarento ve Lokroi'deki pyhthagorasçı çevrelerle ilişki kurdu. İ.Ö. 388'e doğru Dionysos'un kaynı Dion tarafından, Syrasos'u oek etkileyemedi. Atina'ya dönerek, Akademi Gymnasionu'nda Yunanistan'ın dört bir yanından gelen Öğrencilere ders verdi. İ.Ö. 367 ve İ.Ö. 361'de iki kez daha Sicilya'ya gittiyse de, Genç Dionysos'u da etkilemeyi başaramadı ve felsefe ile tiranlığı bağdaştırmaktan vazgeçti. Atina'ya dönüp, Akademi'de ders vermeyi sürdürerek, söylentiye göre bir şölen sırasında öldürüldü.
Eflatun'un bütün yapıtları günümüze kalmıştır: Felsefe ve felsefeyle bağlantılı konularda yazılmış 26 diyalog. Karşılıklı konuşmalar biçiminde yazıldıkları için bunlara "diyalog" denirse de, tümünü diyalog diye adlandırmak belki doğru olmaz; çünkü, sözgelimi Sokrates'in mahkemede yaptığı konuşmayı içeren Savunma ve daha birkaç yapıtı, temelde monologdur. Gene de, tarihsel kişilere dayansın ya da dayanmasın, bütün yapıtlarını kişilerin ağzından yapılan konuşmalar biçiminde yazdığı için, tümü bu anlamda tiyatrovaridir. Birkaçı dışında, diyalogların tümünde, Sokrates odak kişidir.
Platon Kitapları - Eserleri
- Devlet
- Sokrates'in Savunması
- Phaidon
- Diyaloglar 2
- Şölen - Dostluk
- Gorgias
- Lysis
- Hipparkhos Kleitophon Rakipler
- Protagoras
- Diyaloglar
- Devlet Adamı
- Mektuplar
- Philebos
- Meneksenos
- Euthyphron
- Kriton
- Yasalar
- Timaios
- Ion
- Menon
- Sofist
- Minos
- Lakhes
- Kritias
- Alkibiades I-II
- Parmenides
- Theaitetos
- Küçük Hippias
- VII. Mektup, Dion
- Seçmeler
- Kratylos
- Büyük Hippias - Theages
- Euthydemos - Parmenides
- İkinci Alkibiades
- Kharmides
- Epinomis
- Phaidros
- Devlet III-IV
- Siyaset ve Retorik
- Kleitophon veya Felsefeye Davet
- Parmenides
- Devlet
Platon Alıntıları - Sözleri
- Tanrı sıradan bir kişiyi bile şair yapacak kadar bilge bir şairdir. O ana dek şiirden yana nasipsiz bile olsa aşk'ın dokunduğu herkes şair oluverir bir anda. (Şölen - Dostluk)
- Kurtlar kuzuları nasıl severse Aşıklar da sevgililerini öyle sever. (Phaidros)
- sözü özüne uymayan biri beni sıkar; söyledikleri ne kadar güzel olursa, o kadar sıkar. o zaman da beni söze düşman görürler. (Lakhes)
- "Antropos* ismi sadece yakınındaki canlıları görebilen, gördüğünden farklı bir şey düşünemeyen hayvanların ifade ettiğinden farklı bir anlam ifade eder." *İnsan (Kratylos)
- “Benim gibi bir kimseyi kolay kolay bulamayacaksınız. Onun için, size, kendinizi benden yoksun bırakmamanızı öneririm.” (Sokrates'in Savunması)
- Evet birleştiren şey sevinç ve acı ortoklığı değil midir? (Seçmeler)
- Ruha ait şeylere bakalım; bunlar ölçülülük, doğruluk, cesaret, kolay öğrenme, zihinde tutma, iyi yüreklilik ve daha başka benzer şeyler... (Menon)
- Ya sen adaletin ne olduğunu bilmiyorsun ya da onu benimle paylaşmak istemiyorsun (Kleitophon veya Felsefeye Davet)
- O halde, sence, söz, söylenen; görüş, görülen; işitiş, işitilen şey midir? Yoksa, söz başka, söylenen şeyler başka; görüş başka, görülen şeyler başka; işitiş başka, işitilen şeyler başka mıdır? (Minos)
- Eğer bir resme gereğinden fazla yaklaşırsan resimden hiçbir şey anlayamazsın. (Theaitetos)
- Devletler yeniden düzenlenmedikçe, kanunların daha iyi bir hale getirilmelerine imkân yoktur. (Mektuplar)
- “İnsanlara tanrılardan söz ederken onları tatmin etmek, gerçekten biz ölümlülere, ölümlülerden söz etmekten daha kolay gibi görünüyor. Çünkü dinleyenlerin, kendilerine bu kadar yabancı olan meseleler üzerinde görgüsüz ve kara cahil olmaları, bu konuda söz söylemek isteyenlerin işini pek kolaylaştırır; zaten tanrılar hakkındaki bütün bilgimizin de ne olduğu belli.” (Kritias)
- YABANCI: Sanırım henüz aşk avına dikkat etmedin. THEAİTETOS: Dikkat etseydim ne olurdu? YABANCI: Bu avın hediye olmadan yürümediğini görürdün. (Sofist)
- "İyi şeyler istiyorum ancak farkına varmadan tanrılardan kötü bir şey istememek çok zorlu bir iş." (Alkibiades I-II)
- Dilde yapılacak yanlışlık, sadece dile değil aynı zamanda ruha da kötü etki eder. (Phaidon)
- Oysa, çoğunlukla, doğa ve yasalar birbirine karşıttır. Bu nedenle, insan utanıp düşündüğünü söylemekten çekinirse, sözleri birbirini tutmaz olur. (Diyaloglar 2)
- gevezelik ciddi araştırmaların eğlencesi olur. (Philebos)
- “Önemli olan yaşamak değil, iyi yaşamaktır.'' (Kriton)
- _O halde aldanmıyorsam, kötülük kalmadığı zaman bile dostluk vardır. _Vardır. _Dostluğun sebebi gerçekten kötülük olsaydı dostluğun da ortadan kalkması gerekirdi: çünkü sebep yok olunca sonucu da yok olur. (Lysis)
- Seyircilere dikkat etmeliyim çünkü onları ağlatırsam alacağım para beni güldürür, onları güldürürsem alacağım para beni ağlatır. (Ion)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin