Kitap Künyesi
Yazar: José Saramago
Çevirmen: İnci Kut
Orijinal Adı: As Pequenas Memórias
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750710117
Sayfa Sayısı: 104
Küçük Anılar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Küçük Anılar, 1998'de Nobel Edebiyat Ödülü'ne değer görülen José Saramago'nun çocukluk ve ilkgençlik anılarından oluşuyor. Saramago, o kendine özgü şiirsel anlatımıyla ve hiç yakınmadan, büyük bir yoksulluk içinde geçen çocukluk çağını anlatıyor. Hayal gücünün genişliği dışında yazar Saramago'ya hiçbir gönderme yapmadan, yoksul bir çocuğun önce köyünde, sonra büyük kentin kenar mahallesindeki yaşamını betimliyor. Ama yine de, Küçük Anılar, sıkıntıları ve büyülü anlarıyla, Saramago'yu büyük bir yazar olmaya götüren kişisel zenginliği gözler önüne seriyor.
Daha önce Umut Tarlaları, Ricardo Reis'in Öldüğü Yıl, Ressamın Elkitabı, Körlük ve Görmek adlı romanlarını yayınladığımız Saramago'yu, kısa bir süre önce yayınlanan bu otobiyografisiyle daha yakından ve içeriden tanıyacaksınız. Saramago'nun Küçük Anılar adını verdiği bu çok özel kitabını, İnci Kut'un Portekizce aslından yaptığı çeviriyle sunuyoruz.
Küçük Anılar Alıntıları - Sözleri
- Hissetmediğim bir sevgiyi var gibi mi göstermeliydim? Duygular yönlendirilemez ki, o an işimize geldiği gibi takılıp çıkarılabilen şeyler değildir onlar, hele hele, yaşımız dolayısıyla, el değmemiş, özgür bir yüreğe sahipsek.
- O pis, buruşuk, biçimsiz şey aslında bütün dünyaydı.
- Elimden ne gelirdi ki? Hissetmediğim bir sevgiyi var gibi mi göstermeliydim?
- Benim o el değmemiş, özgür çocuk yüreğim, hayatta bir rol üstlenmeye karar vermişti sonunda.
- Bırak alıp seni götürsün bir zamanlar olduğun o çocuk.
- Okuduklarımın hepsini anlamıyordum ama bunun önemi yoktu.
- Öyleyse Sezar'ın hakkını Sezar'a vermek gerek, Francisco'ya da, yanlızca ona ait olan şeyi.
- "Belleğimin birbirine dolanmış yumağından, kördüğümlerin karanlığından çekiyorum uç vermiş görünen bir ipi./ Açıyorum onu azar azar, parmaklarımın arasında yok olup gider korkusuyla..."
- Onları ayırmış olan öfkenin nedenlerini hiçbir zaman öğrenememişimdir.
- Her şey bilinemiyor, hiçbir zaman da bilinemeyecek, ama öyle zamanlar olur ki bildiğimize inanabiliriz, belki de o anda, ruhumuza, bilincimize, aklımıza ya da bizleri az çok insan yapmakta olan şeyin adı her neyse onun içine daha fazla bir şey sığamayacağı içindir.
- Ta başlangıçtaki gibi derin bir sessizlik çöküyor eller birleştiğinde ellerle.
- Kayıp olduğunu sandığım ve başka bir şeyler ararken Allah’ın hikmetiyle hiç beklenmedik bir şekilde önüme çıkıveren bir takım kâğıtların sayesinde, yönünü şaşırmış olan belleğim, dağılmış olan bazı şeyleri bir araya getirip yerli yerine oturtabilmiş, kuşkulu ve belirsiz olan şeylerin hüküm sürdüğü yere en sonunda kesin ve gerçek olanları koyabilmişti.
- …yani daha sıradan sözcüklerle ifade edecek olursak, bir manzarayı seyrederken edindiğimiz izlenim her zaman mizaç farklılıklarına ve o manzaranın tam da gözlerimizin önünde olduğu anda içimizde harekete geçen neşe ya da şiddet unsurlarına bağlı olacaktır.
- Duygular yönlendirilemez ki, o an işimize geldiği gibi takılıp çıkarılabilen şeyler değildir onlar, hele hele, yaşımız dolayısıyla, el değmemiş, özgür bir yüreğe sahipsek.
- Hiç önemli bir şey olmadığı söylenebilir.
Küçük Anılar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
yok, acı çekme isteğim o kadar aşırıya gidemezdi..dedi: yazar/jose-saramago , "küçüklüğümdeki küçük anılar" dediği anılarını minik hikayeler şeklinde anlatmış. Yazarın çocukluk ve ilk gençlik yılları var kitapta. Sanki dikkatini çeken biseyleri de ön plana çıkarmış. Ne mi? Ben söylemem ayıp olur keyifli okumalar (SİMA)
Eğer yazarların hayatlarını be anılarını merak ediyorsanız José Saramago' nun kendi hayatını anlattığı ve anılardan oluşan Küçük Anılar kitabını okuyabilirsiniz. (Aleyna)
Jose SARAMAGO'nun dün doğum günüydü. Herhalde en uygun kitabı seçtim. Kitabın en başlarında sanki Yaşar KEMAL çocukluğundan anlatıyor gibi hissettim. O kadar samimiydi. Alıştığım gibi peş peşe cümleler mi bekledim bilmiyorum. Okuduğum tüm kitaplarında asla konuşma çizgisi kullanmayan biri çünkü. Buna rağmen bazı kitapları çok akıcıdır. Körlük... Görmek daha yorucuydu. Burada kör bir tanıdığından bahsederken onun sabun kokması, yemek kokması vs ona o zamandan Körlük denemeleri yazdırdığını söylüyor. Anıları çok canlı. Çocuklar tarafından zorbalık görmüş. Kekemeliği varmış. Benim en çok işte bu benim çocukluğumdan dediğim cümlesi " her zaman ekmek severdim" demesi. Ekmek severdik. Ekmek olsun suya banıp yerdik valla. Bunu bir çok kişi unutur. Yazar, sanatçı, işçi, politikacı... Yani kimse bir şey yaşamadan hadi ben bir yazar olayım demiyor. Saramago öylesine biri. Sadece yaşadıklarını özümsemiş. Aktarmak istemiş biri. Kalemi kuvvetli midir yorumlayamam çünkü benim önce edebi yönümün kuvvetli olması lazım. AMA BENCE Körlük gibi bir kitap bir adamı yazar yapmaya yeter. (Seren ÖZDEMİR)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin