Kitap Künyesi
Yazar: Osman Aysu
Editör: Rana Alpöz
Tasarımcı: Gökhan Burhan
Yayın Evi: Alfa Basım Yayım Dağıtım
İSBN: 9786051063324
Sayfa Sayısı: 314
--reklam--
Küçük Tatlı Kız Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Bu gece konuşmamam izin ver sevgilim. Kaç gündür ne kadar acı çektiğimi biliyor musun?" Genç kız hafifçe yaklaşıp kulağına fısıldadı: "Beter ol, hayatım!" Hâlâ birbirlerine yakın duruyorlardı. İşte her şey o anda oldu. Cansu ufak bedeninden umulmayan bir hızla Ercan’ın yanağına şiddetli bir tokat indiriverdi birden. Hırsını alamamış avaz avaz bağırmaya başlamıştı. "Küstah adam! Sen beni ne sanıyorsun? Babanın metresi yahut kapatması mı? Yazıklar olsun sana..." Yediği tokattan çok Cansu’nun söyledikleri şaşkına çevirmişti Ercan’ı. İlk şaşkınlığını atlatır atlatmaz homurdandı. "Ama babamın not defteri hiç de öyle söylemiyor," diye karşılık verdi. "Ne not defteri?" Sadi Bey’in ölmeden önce tuttuğu günlük hem oğlu Ercan’ın hem de hamisi olduğu genç kız Cansu’nun hayatını tümden değiştirir. Ercan üç ay önce vefat etmiş babasının çalışma odasındaki defteri bulup okumaya başladığında gözlerine inanamaz. Çevresindeki herkesin büyük saygı ve sevgisini kazanmış Sadi Bey, son yıllarını aslında ahlaksızlık içinde mi geçirmiştir? Ercan’ın adını ilk defa duyduğu bu Cansu kimdir? Başarılı polisiye ve gerilim romanlarıyla tanınan Osman Aysu, bu kez bir aşk romanıyla okurunun karşısında. Ancak bunu naif bir aşk öyküsü sanmayın. Ne Ercan ve Cansu’yu bir araya getiren nedenler o kadar masum, ne de yaşadıkları aşk okura bir an olsun rahat verecek cinsten. Küçük Tatlı Kız, tutku ile nefretin baş döndürücü bir hızla birbirine dönüştüğü, soluksuz okunacak bir roman...
--reklam--
Küçük Tatlı Kız Alıntıları - Sözleri
- Ben değer verdiğim bir güzelliği kimseyle paylaşmak istemem. O güzellik yalnızca benimse değerlidir.
- Bazı insanların kaderi bu. Sanki huzur,rahat ve mutluluk onlara yasak edilmişti ; ellerini neye atsalar kuruyor, ardından daha büyük sıkıntılar geliyordu.
--reklam--
Küçük Tatlı Kız İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Küçük Tatlı Kız: Hâlâ birbirlerine yakın duruyorlardı. İşte her şey o anda oldu. Cansu ufak bedeninden umulmayan bir hızla Ercan'ın yanağına şiddetli bir tokat indiriverdi birden. Hırsını alamamış avaz avaz bağırmaya başlamıştı. (Vacip Örger)
Aslında olaylar Sadi beyin vefatından sonra günlüğünü oğlu Ercan'ın bulması ile başlıyor herşey. En başta yazılanları aklı hayali almıyor ve defter yazılan babasından yaşça küçük bu kızı tanımak istiyor ve olaylar böyle başlıyor. Heyecanla okumanızı tavsiye ederim. (Mazlum Akkurt)
KÜÇÜK TATLI KIZ Osman Aysu 314 Sayfa-2011 Alfa Yayınları Herkes tarafından çok sevilen ve saygı duyulan Sadi Bey'in öl- meden önce tuttuğu günlük, mühendis oğlu Ercan'ın eline ge- çer. Ercan'ı bir merak sarar, günlüğü okumaya başlar, okuduk- ça da şaşkınlıktan küçük dilini yutar. Ömrünün son yıllarında 60 yaşlarındaki babası, 20 yaşlarında Cansu adlı bir kızla yaşadığı platonik aşkı yazmıştır defterin- de. Babasını çok seven ve güvenen Ercan kesinlikle babasının böyle bir şey yapmayacağına inanır ama bir taraftan da merak ederek babasının hizmetkarı Murtaza'nın evinin yolunu tutar gerçekleri öğrenmek için. Murtaza, düşündüğü gibi olmadığını, babasının Cansu'ya eğitim yardımı yaptığını anlatır ve Ercan i- le Cansu'nun tanışmasına vesile olur. İşte bundan sonra olaylar hızla gelişir. İki genç birbirlerine aşık olurlar ve kedi köpek gibi birbirlerini yemelerine rağmen birbirle- rinden de vazgeçemezler. Birbirlerini çok seven bu gençlerin bir- birlerini kıskandırmaları, yanlış anlaşılmaları yaşamlarını kabu- sa çevirir. Bir barışık, iki dargın, üç kavgalı yaşamları hayatları- nı bazen tatlandırır ama çoğu zaman da zehir eder yaşamı bir- birlerine ! Çoğu yerlerinde şaşırdığımız, çoğu yerlerinde de olmaz bu ka- dar da deyip gülmekten yerlere yattığımız, her zamanki gibi çok seri okunan iki gencin sürprizlele dolu bir aşk romanı bu. Konu ilgisini çekenlerin beğeniyle ve süratle okuyacakları bir ro- man. Yazarımızı da kutlamak lazım böyle bir konuyu biz okurla- rına merakta bırakıcı ve bu kadar seri okutacak şekilde akıcı yazdığı için. (Recep Erdem)
--reklam--
Küçük Tatlı Kız PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Osman Aysu - Küçük Tatlı Kız kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Küçük Tatlı Kız PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Osman Aysu Kimdir?
Osman Aysu, Türkiye’de polisiye-gerilim türünde romanları ile en bilinen yazarlardan biridir. İstanbul’da doğmuş ve İstanbul’da büyümüştür. Soyu Osmanlı’dan gelen ailesi de 3 asırdan beri İstanbul’da yaşamaktadır. İlk ve orta öğretimini İstanbul’da tamamlayan yazar üniversite eğitimini de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde devam ettirmiştir.
Öğrenimini tamamlayan yazar, uzun süre avukatlık mesleğini icra etti. Bu sürede Mike Hammer ve Philip Marlowe gibi yabancı polisiye roman yazarlarının eserlerinin müdavimi olan yazar, yerli polisiye roman bulamamanın sıkıntısını yaşamıştır.
1955 yıında Haydarpaşa Lisesi'ni tamamlamasının ardından, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1961 yılında mezun olmuştur. 1972’de başlayarak altı yıl kadar serbest avukatlık yaptıktan sonra ilk kitabını 1994 yılında yayımlamıştır.
Sorumluluk sahibi bir Türk olarak yabancı kaynaklara mahkûm kalmamak için suç edebiyatını ele almayı gerek görmüştür. Bu süre zarfında beş altı polisiye roman yazmıştır. İlk kitap taslağından birini okuyan eşinin tavsiyesi ile kitaplarını yayınlatmaya başlamıştır.
Tüm eserleri mesleğinin ve merakının da etkisi ile suç edebiyatından olmuştur. Eserlerinde akıcılık özelliğine önem veren yazar, bunun okurun sıkılmadan kitabı okuyabilmesi, yarıda bırakmadan merakla kitabın sonuna gelebilmesi için önemli olduğunu düşünür. Yazar sezgilerinin de etkisi ile gerek yaşanılan ya da gelecekteki olayları tahmin ederek eserler yazabildiğini dile getirmektedir. Buna örnek olarak Cellât kitabını gösterir. Susurluk kazasının başka bir görünümü olduğunu iddia eder ve yaşadığı çağın olaylarını dikkatle gözlemleyen her insanın, çevresinde neler olup bittiğini ve yakın gelecekte neler olabileceğini kolaylıkla kestirebileceğini söyler.
Türkiye’de polisiye-gerilim romanlarının öncüsü sayılan yazar günümüze kadar birçok eser üretmiştir. Bu eserler ile kendisinden sonra gelenlere de örnek teşkil eder. Yazarın kitaplarının başlıca karakterlerini dedektifler, casuslar ve ajanlar oluşturur.
Yazar, günümüzde daha ince hesaplanmış olayları ve suçları içeren, psikoloji ağırlıklı polisiye romanlarını yazmaya devam etmektedir. Yazar, eserlerindeki bu sıçrayışı ?birinci kategori eser yazma? olarak tanımlar.
Gençliğinde gazeteci olmak isteyen yazar, muhabirliğin yazarlık için ön aşama olduğunu düşünür. Polis muhabirlerinin, mesleklerindeki gözlemleri ve deneyimleri ile ileride iyi bir polisiye yazarı olabileceklerini söyler.
--reklam--
Osman Aysu Kitapları - Eserleri
- Çıkış Yok
- Kayıp
- Casus
- Soğuk Taşlar
- Kanlı Tutku
- Kartopu
- Tavşan Uykusu
- Devlet Sırrı
- Bıçak Sırtı
- Kutsal Resim
- Bir Aşk Masalı
- Yalıdaki Sır
- Travma
- Sır
- Kanlı Rüya
- Çöl Akrebi
- Kayıp İncil
- Kanlı Pazar
- Çifte Tehlike
- Kerpeten
- Sınır Ötesi
- Gölgede Kalan Sırlar
- Bir Beyazperde Masalı
- Özgürlük Tuzağı
- Ölüm Meleği
- Cinayet Sancısı
- Elissa
- Doğum Günü:15 Aralık
- Kapan
- Cennete Açılan Kapı
- Vahşi Tutku
- Gece Baskını
- At Kuyruklu Adam
- Ahtapotun Kolları
- Karanlıklar Hakimi
- Mütareke Yıllarında Aşk
- Taş Plak
- Tehlikeli Cazibe
- Miras
- Güvercin Kayalıkları
- Sahte Ajan
- Ölüm Oyunu
- Yedinci Uzman
- Aşk Oyunu
- Korku Evi
- Cellat
- Şeytanın Maskesi
- Ay Işığı
- Londra-Moskova Hattı
- Büyük Hesaplaşma
- Uzun Gece
- Şantaj
- Kurt Sığınağı
- Yazar ve Aşkı
- Küçük Tatlı Kız
- Yanık Yüz
- Sessiz Çığlık
- Karadul
- Karla Gelen Adam
- Mor Salkımlı Köşk 1
- İktidar Merdiveni
- Leoparın İzleri
- Karanlık Zeminde Pembe Noktalar
- Tamara'nın Gözyaşları
- Sınırların Ötesinde
- Osman Hilmi Efendi'nin Laneti
- Şok Dalgası
- Sır Duvarları
- Odak Noktası
- Lenin'in Mangası
- Mavi Beyaz Rapsodi
- Nikahta Keramet Vardır
- Kargaların Çığlığı
- Puslu Anılar
- Yüreğimde Yare Var
- Havyar Operasyonu
- Sorguç
- Kuşku Zinciri
- Nemrut'un Gazabı
- Karanlıkta Fısıltılar
- Kuş Kafesi
- Önce Aşk
- Sevdim Bir Genç Kadını
- Terörün Gölgesinde
- Tutkunun Esiri
- Saklı Gerçek
- Darbe
- Fidye
- Kuşkunun Ötesi
- Mor Salkımlı Köşk 2
- Sönmeyen Ateş
- Tilkiler Savaşı
- Bir Hadise Var - Can İle Canan Arasında
- Ölü veya Diri
- Mönüde Komplo Var
- Türk Gramerinin Sorunları Toplantısı
--reklam--
Osman Aysu Alıntıları - Sözleri
- Romantik çağdan kalma gibisiniz. Şövalye ruhlu, soylu, her zaman kadınları korumayı görev sayan, kibar ve ince biri... (Havyar Operasyonu)
- "Kin mi, nefret mi, pişmanlık mı, yoksa bir türlü koparıp yüreğimden atamadığım sevgi miydi?" (Önce Aşk)
- Fakat hayal gücü ona ihanet etmişti (Çıkış Yok)
- Sanırım aşk denen şey buydu; insanın kimyasının değişmesi, bilinçsiz bir heyecana kapılması, onu görünce feleğini şaşırması gibi bir şey. (Yalıdaki Sır)
- Pek çok sevgide olduğu gibi, duygular tek taraflı kaldığı sürece, sonunda içteki ateşin sönmeye mahkûm olduğunu genç kız da biliyordu. (Özgürlük Tuzağı)
- Niye bu yaşa kadar evlenmediniz?" diye sordu damdan düşer gibi. Gülümsedim. "Beni yeni tanıyan çoğu insan bu soruyu sorar. Herhalde kısmet meselesi. Belirli bir nedeni yok. Zahir aklımı başımdan alacak birine henüz rastlamadım." (Bir Aşk Masalı)
- " Cami yıkılsa bile mihrap yerinde kalır derlerdi..." (Bir Beyazperde Masalı)
- Sen bir vatan hainisin ve ülkene ihanet ettin. Cezanı yasaların vermesini isterdim ama seni vurmaktan hiç vicdan azabı çekmeyeceğim. (Tamara'nın Gözyaşları)
- Şu erkek milleti çok aptaldı; bazen en basit gerçekleri göremezdi. (Karanlıklar Hakimi)
- Gençtim, ailemden intikal eden büyük bir servetin sahibiydim ve çok da yakışıklıyım. Etrafımda yüzlerce güzel kadın cirit atıyordu... Benim yaşımdaki bir gencin sahip olmayı hayal bike edemeyeceği gayrimenkullerim, şirketlerim, Boğaz'da nefis bir yalım, Akdeniz sahillerinde üç yazlığım ve bankalarda torunlarımın çocuklarına dahi rahat bir hayat sağlayacak nakitim vardı. Ama ben mutlu değildim... Ölmek istiyordum... (Ölüm Meleği)
- "İhanet affedilmez." (Soğuk Taşlar)
- "Güzel görünmek arzusu bir kadının kendisine olan saygısından kaynaklanırdı." (Güvercin Kayalıkları)
- Alabildiğine karanlık ve korkunun sessizliği kaplamıştı etrafı. Tıpkı o uğursuz gece de olduğu gibi... (Bıçak Sırtı)
- "Şüphe insanı olmayacak kuşkulara sürüklüyordu." (Çöl Akrebi)
- “Affedersiniz” diye mırıldandı Evelyn “Yaranızı deşmek istemezdim” "Önemli değil, Miss Joyce. Yaramı deşmediniz , çünkü o yara içimde daima kanıyor ve ben ölünceye kadar da kapanmayacak.". (Kartopu)
- Zira hic bir fani ilahîyane yasamayacaktir,zira ölüm tabiatın kaçınılmaz sonucudur (Yalıdaki Sır)
- "Bazen en güvendiğimiz kişiler bile bizi yanıltabilir." (Soğuk Taşlar)
- Bu yeni hayatına alışmak zorunda olduğunu gayet iyi biliyordu. (Vahşi Tutku)
- Ne de olsa yaşım itibarıyle eski kafalı bir adamdım, Genç kızların rahatlık kisvesi altında moda diye sürdürdükleri erkeğimsi giyim kuşamlarından nefret ediyorsun. Kadınlara Has Zarafet artık tarihe karışmıştı Belli ki (Malesef) (Karanlık Zeminde Pembe Noktalar)
- Yapacağı isten nefret de etse , bu kadını öldürmeliydi. (Kapan)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin