Kitap Künyesi
Yazar: Asa Lind
Çevirmen: Ali Arda
Yayın Evi: Pegasus Yayınları
İSBN: 9786053437710
Sayfa Sayısı: 328
--reklam--
Kumkurdu Serisi Seti - 3 Kitap Takım Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
umkurdu - 1
"Evren her şeydir," dedi Kumkurdu. "Var olan her şey! Burada ve şimdi, o zaman ve orada. Aydınlık ve karanlık, galaksiler ve yıldızlar, gezegenler, kuyrukluyıldızlar, trampetler ve kartallar ve ayılar ve bazen, bir pantolonun cebinde duran tozlu, kırmızı şekerlemeler." "Benim biraz önce yuttuğumdan mı?" diye sordu Zackarina. "O da mı evrenin bir parçasıydı?" "Elbette!" dedi Kumkurdu. "O da evrenin bir parçasıydı. Sen de Zackarina, sen de evrenin bir parçasısın."
Zackarina, annesi ve babasıyla birlikte deniz kıyısında yaşıyordu. Bir gün yalnız başına sahile indi ve orada benzersiz biriyle karşılaştı: Kürkü altın gibi parıldayan, vahşi ve güzel Kumkurdu'yla... Zackarina ile Kumkurdu'nun müthiş dostluğunu anlatan bu hikâyecikler büyüleyici, eğlenceli, merak uyandırıcı ve eşsiz. Kumkurdu'yla tanışmak gerçekten büyük bir şans!
Daha Fazla Kumkurdu - 2
"Annem ve babam bugün kitap okuyorlar," dedi Zackarina. "Oturuyor da oturuyor; okuyor da okuyorlar." Kumkurdu başını kaldırdı. Kulaklarını dikti. "Öyle mi?" dedi. "Kitap mı okuyorlar?" "Evet," dedi Zackarina. Kumkurdu çok ilgilenmişti. Evde ne tür kitaplar olduğunu öğrenmek istedi. Kalın mı yoksa ince miydiler? Ne renktiler? Nasıl koktuklarını da merak etmişti. Nasıl ses çıkarıyorlardı; örneğin üzerlerine vurulduğunda ya da yaprakları karıştırılırken?
Zackarina ile altın parıltılı Kumkurdu'nun dostlukları sürüyor…
Bu hikâyeler dizisinde neler yok ki: Aşk, anılar, ölüm, gerçek...
Hatta sivrisinekler ve minik bir fare! Kumkurdu'yla vakit geçirmek her zamanki gibi çok zevkli!
Daha Da Fazla Kumkurdu - 3
Zackarina büyük köknar ağacının arkasında kaybolunca, Kumkurdu denize koştu ve yeniden su sıçratmaya başladı. Su "cup" ve "şıp" dedi. Damlalar güneşin altında elmaslar gibi parladı. Ve Kumkurdu su sıçrattı... Gücü yettiği kadar, bütün çevresine. Çocuklara oyuncak sıçrattı, hastalara şifa. Akılsızlara akıl sıçrattı, karanlığa ışık... Çaresizlere çare sıçrattı, umutsuzlara umut.
Meraklı ve biraz haşarı Zackarina ile altın parıltılı ve eşsiz Kumkurdu, deniz kenarında yine küçük maceralara atılıyorlar: Zackarina kaybettiği sevgili köpeğini arıyor, zamanla yarışıyor, bisiklet hırsızlarının peşine düşüyor, evden kaçıyor, gece yatısına gidiyor, elma topluyor... ve büyüyor. Kumkurdu da her zaman olduğu gibi yanı başında.
--reklam--
Kumkurdu Serisi Seti - 3 Kitap Takım Alıntıları - Sözleri
- - Tabii büyüdüler ya, çabucak unuttular. - Neyi unuttular? - Büyürken vücudun patlayan mısır taneleri gibi kıpır kıpır olduğunu! Bunu sen ve ben biliriz, bütün küçük kurbağalar da bilir ama onlar bilmez. Şu büyükler daha fazla büyümüyorlar ya, nasıl olduğunu unuttular.
- Mor leke, tehlikeli bir şey yaptıktan sonra alınan bir çeşit madalya, öyle değil mi?
- Ama denediğim iyi oldu, bunun imkansız olduğundan eminim artık.
- Eğer insan görülmek istemiyorsa bir şeyin arkasına saklanır. Bir çalının veya bir kapının. Ya da bir sürü gevezeliğin ve lafın.
- Yalnızca neşeli anıların kaldığını bir düşünsene. Belki o zaman, hüzün denen şeyin ne olduğunu hiç bilmeyecektim.
- Bazılarının , dedi Zackarina, aşkları çok tuhaf oluyor. Bütünüyle başka biri oluyorlar. Tanımakta zorlanıyor insan.
- Saat yalnızca zamanı ölçer ama zamana hükmedemez.
- Tehlikeli şeylerin huyu bu, önce tehlikesiz ve eğlenceli gözükürler.
- “Hiçbir şey yapmıyorum.Benim işimin adı hiçbir şey, dünyanın en ağır işi bu.”
- “Birinin dost mu düşman mı olduğu nasıl anlaşılır?” diye sordu Zackarina. “Şey, yemek gibi,” dedi Kumkurdu. “Tadına bakmak gerekir. “Olmaz ki,” dedi Zackarina. “İnsanların tadına bakılmaz ki.” “Öyle ama gözlerinin içine bakabilirsin,” dedi Kumkurdu. “O zaman her şey anlaşılır.”
- ‘İnsanlar…’ dedi. ‘Şu dünyada tanıdığım en garip hayvanlar. Bazen çok harika oluyor ve ahududu reçeli yapıyorlar, şarkı söylüyor ve çocuklarıyla saklambaç oynuyorlar. Ama bazen… bazen birbirlerine gerçekten kötü davranıyorlar.’
- “Karanlık ve bu akşam ne hoş,” dedi Zackarina. “Karanlık sen nasıl istersen öyle olur,” dedi Kumkurdu. Yeni doğan ay gibi hafifçe ışıdı. “Ne demek istiyorsun?” dedi Zackarina. “Demek istediğim, eğer karanlıktan korkarsan,” dedi Kumkurdu, “o zaman tehlikeli olur. Ama karanlığı sevme cesaretini gösterirsen, o da seni sever” O zaman Zackarina karanlığın kendisinden çok hoşlandığını hissetti. Zackarina’yı içine almış, kadife bir pelerin gibi üzerine örtülmüştü. Kalkıp eve gitti ve hayaletleri yalnızca çok ama çok azcık düşündü
- ‘Eğer insan görünmek istemiyorsa bir şeyin arkasına saklanır, dedi Kumkurdu. Bir çalının, bir kapının ya da bir sürü gevezeliğin. Ne kadar yüksek sesle konuşur gevezelik yaparsa o kadar görünmez olduğunu düşünür.’
- "öykülerin," dedi Kumkurdu, "uydurmacaların, masalların... Hepsinin kaynağı benim." ... ... Kumkurdu'na göre çok basitti. Birinin yaprağı ya da kaybolmuş eldiveni görmesi yeterdi. Onların içindeki öyküyü gören birinin. Gören, anlayan ve başkalarına anlatabilen birinin... Örneğin bir kitapta. "Ama bazı insanlar öyküleri ne görür ne de işitir," dedi Kumkurdu. " Sanki beyinleri tıkanmıştır."
- "Birinin dost mu düşman mı olduğu nasıl anlaşılır?" diye sordu Kumkurdu'na. "Şey, yemek gibi," dedi Kumkurdu. "Tadına bakmak gerekir." "Olmaz ki," dedi Zackarina. " İnsanlarım tadına bakılmaz ki." "Öyle ama gözlerinin içine bakabilirsin," dedi Kumkurdu. "Ozaman her şey anlaşılır."
--reklam--
Kumkurdu Serisi Seti - 3 Kitap Takım İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kumkurdu Serisi: Pegasus Yayıncılık’ın 2015 yılında tekrardan yayımladığı Kumkurdu serisinin 6. Baskısını (2019) BKM Kitap aracılığı ile sipariş ettim. Kapak resimleri sade ama dikkat çekici, 13.5 x 21 cm boyutlarında, ciltli, büyük puntolu ve kalın sayfaları olan bir seriydi: Kumkurdu, Daha Fazla Kumkurdu, Daha da Fazla Kumkurdu. Dili oldukça sadeydi hatta çocukça kelimeler de yer yer karşımıza çıkmaktaydı fakat estetik ve edebi değer taşıyan, okuyucuları düşünmeye iten cümleler de vardı: ‘Mor leke, tehlikeli bir şey yaptıktan sonra alınan bir çeşit madalya, öyle değil mi?’ diye sormuştu Kumkurdu Zackarina’ya, Kumkurdu/Kahramanlık Madalyası hikâyesinde. (Sayfa 27-32) Bir yetişkin olarak, vücudumda mor bir lekemin olmamasına üzüldüm bu kısmı okuduktan sonra. Bu benim, tehlikeli işlerden hep kaçtığımın, cesaret gösteremediğimin bir kanıtıydı adeta. Kendime o esnada bir söz verdim. Yaralanmaktan korkmayacaktım artık! Daha da Fazla Kumkurdu/Doğru ve Adil hikâyesinde ise ‘Ben kazandığım için zaten mutluyum. Ödüle ihtiyacım yok.’ (Sayfa 73-78) Diyerek yaban çileklerini Zackarina’ya armağan etti Kumkurdu. Yine bir üzüntüye kapıldım bu kısmı okurken. 15 yıllık eğitim hayatım boyunca, hep en iyi olmak için yarıştırılmıştık sınıf arkadaşlarım ile beraber. Zackarina’nın yaşlarındayken haftanın en başarılı öğrencisi olup, tüm hediyeleri toplamak bana hep mutluluk veriyordu. Hiç hediye alamayan arkadaşlarımı düşündüğümü hatırlamıyorum. Öğretmenlerimin de daha az başarı gösteren arkadaşlarımı ödüllendirdiğini… Yıllar sonra yaşadığım farkındalık, bu serinin başucu kitabım olmasına da karar vermişti sessizce. Bayan Lind hikâyelerini 5-6 yaş için yazdığını belirtse de kesinlikle 7’den 70’de herkesin okuyabileceği, çocukların dünyasına farklı bir bakış açısıyla bakabileceği bir seri! Kim istemez ki, ufak bir çocuğun gözünden, nasıl bir yetişkin olduğunu bilmeyi? Asa Lind okuyucularına, Kumkurdu’nun kitabın kahramanı olan Zackarina’ya verdiği gibi, bir dürbün veriyor ve açıklaması güç olarak kabul gören tüm gerçekliklerin, aslında basit bir dille ne kadar da kolay anlatılabileceğini gösteriyor. Burada soyut kavramları ustalıkla işlediğini görüyoruz. Bu kavramları açıklamak için, somut nesnelerden yardım almış: mesela ölümü anlatmak için bir kuğudan, yaşlı bir amcadan ve traktör tekerleğinden… Yetişkinlerin bile anlamakta güçlük çektiği evreni, aşkı, karanlıktan ve yalnızlıktan korkmamak gerektiğini, zamanı, dostluğu ve düşmanı, korkularımızın asıl kaynağının kendimiz olduğunu çok basit bir dilde anlatıyor Kumkurdu. Cesaret veriyor Zackarina’ya. Korkunun esiri olmaktan kurtarıyor. Düşünme Antremanı ile insanların en iyi yaptığı şey olarak gördüğü düşünmeyi ve sormayı öğretiyor (Daha Fazla Kumkurdu/ sayfa 68). Pekâlâ gerçekten var mı Kumkurdu? Eğer varsa, Zackarina’dan başkası niçin göremiyor? Bayan Lind bu soru için, kumsalda onu beklediğini söylüyor. Ve sorunun cevabını okuyuculara bırakıyor. Kumkurdu’nun ortaya çıkış hikâyesi de epey hoş. Biyografiyi ilk okuduğum esnada kendisine ait bir hayali kahraman diye düşünmüştüm. Ama işin gerçeği, alışverişe çıktığı kızının, arabada Kumkurdu var, gerekçesi ile arabaya binmeyi reddetmesidir. Kendi çocukluğu ile kızının hayali kahramanını birleştirdi mi yoksa Zackarina ve Brita anneanne gibi (Kumkurdu/sayfa 81), ikisinin ortak kahramanı mıydı, bu da okuyucuya bırakılmış. İlk kitabında bizleri kahramanlarla tanıştırıyor Bayan Lind. Sürekli işe gitmek zorunda olan annesi ve sürekli meşgul olan babası ile deniz kıyısında, küçük bir evde yaşıyordu Zackarina. Yazarımızın biyografisine baktığımızda, İsveç’in kuzeyinde, deniz kıyında bir evde büyüdüğünü görmekteyiz. Babasının sürekli, evin mutfağında masallar anlattığını ve hayal gücünü desteklediğini söyleyen yazar, annesi için de özgür düşünmesinin temellerini attığını söylemektedir. Belki bu yüzdendir, Zackarina’nın annesi her gün işe gitmek zorundayken, babasıyla evde kalıp, ona yardım etmesi. Babası ev işleriyle uğraşıyor, yemek yapıyor, bulaşıkları yıkıyor, tamirat yapıyor… Toplumsal algıyı yerle bir eden bu kahramanlar, yetişkinlere toplumsal görevlerin cinsiyetle alakasının olmadığını gösteriyor. Zackarina kırmızı rengine aşık, meraklı, hayalpererest bir kız çocuğu. Kardeşi yok. Sürekli meşgul olan ebeveynleri arasında canı çok sıkılıyor. Ailesinden bir evcil hayvan (tavşan) istiyor fakat henüz küçük olduğu gerekçesiyle bu isteği geri çevriliyor. Bir gün gazete okuyan babasını zar zor ikna ederek, kumsala gidiyor Zackarina. Gazetenin içine gömülen babasının kendisi ile ilgilenmesi için ufak bir çukur kazmaya başlıyor ve o esnada Kumkurdu ile tanışıyorlar. Kumkurdu güneş ve ay ışığıyla beslenen bir bilgedir. Güneş sarısı, çöl kumu gibi parlayan kürkü, sivri, uzun kulakları ve muhteşem kuyruğuyla, her zaman Zackarina’nın yanında oluyor. Ailesini anlamadığı zamanlarda kumsala gidiyor, ayaklarını sertçe kuma vuruyor ve Kumkurdu ortaya çıkıyor. Ya da onu kayanın üzerinde beslenirken, boş boş oturarak çalışırken, mağarasında ya da saz ve ardıç ağaçlarının arasında… Tanışmalarının ardından bizleri de maceralarına dâhil eden bu ikili ilk kitapta, Kumkurdu’nda; Zackarina ailesi ile yaşadığı problemleri Kumkurdu’na anlatıyor. Kumkurdu ise yapması gereken şeyi doğrudan söylemiyor. Zackarina, sorguluyor, düşünüyor, soruyor. Ve her hikâyenin sonunda sorunlar çözülüyor. Bazen o ailesini anlamıyor, bazen de ailesi onu. Ama sonu hep güzel bitiyor. Hep birlikte oturuyorlar, konuşuyorlar ve bir çözüm üretiyorlar. Bu seri boyunca üst düzey düşünme becerilerinden yararlanıldığını görüyoruz okudukça. ‘Yeni kelimeler üretip, evrende gezintiye çıkarak’ yaratıcılık, ‘ailesi ile yaşadığı problemleri çift yönlü bakarak’ eleştirel düşünme, ‘problemin asıl kaynağını bulup çözüm üreterek’ problem çözme, ‘varlığı, evreni, ölümü’ sorgulama, empatik düşünme, karşılaştırma, sebep-sonuç ilişkisi kurabilme ve değerlendirmedir. Çocukların gelişimsel dönemlerine oldukça faydalı bir kitap olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden bir eğitimci olduğumda derslerimde faydalanabileceğim nitelikte bir kitap. Hikâyelerin kısa oluşu okumayı daha keyifli hale getirdiği için öğrencilerim ile okuyarak, Zackarina’nın davranışlarını empati kurarak sorgular, eleştirir, kendi yaşantımız ve kültürümüz ile karşılaştırabilir ve bunlar bağlamında değerlendirerek sebep sonuç ilişkisi kurabiliriz. Ayrıca bu dil gelişimlerini de destekler. Sesli okumalar yaparak hitabet ve diksiyon eğitimi yapabilir, vurgu ve tonlamalarla şiirsel bir anlatım sağlayabiliriz. Metin üzerinden alıştırmalar yapabiliriz. Serinin dördüncü kitabını hep beraber yazabiliriz. Bu sefer Kumkurdu gittiği yeni mağarasında yeni bir arkadaş edinebilir ya da Zackarina’yı çok özleyip geri döner ve yeni maceralara atılabilirler. Öğrencilerimizin problemlerini Zackarina yaşamış gibi sınıfla paylaşarak, hep birlikte çözüm arayışına girebiliriz. Ailelerine anlamadıkları ama kendilerini çok üzen durumları keşfederek, bunları paylaşarak daha iyi bir iletişim sağlayacaklarını öğretebiliriz. Hikâyeler arası bağ kurarak geçiş yapabiliriz. Ve en önemlisi, çocuklara kitapları sevdirebiliriz. Seride en beğendiğim (edebi değeri yüksek) kısımlar: Kumkurdu kitabında; mor lekelerin madalya olması, büyüklerin çocuk olmayı unuttukları kısım (sayfa 50), Dırdır Etmek bölümündeki, dinlemenin önemi ve arkasına saklandığımız utangaçlıklarımız (sayfa72) ı anlatan kısımları çok beğendim. Daha Fazla Kumkurdu kitabında; sadece neşeli anıları değil kötü anıları da hatırlamamız gerektiği(sayfa 29), insanların hemen yapmayacaklarsa ‘şimdi yapacağım’ dememeleri gerektiği(sayfa 43), insanın en iyi iki özelliğinin düşünmek ve sormak olduğu kısım (sayfa 68), sayfa 71’deki Küçük Ateş bölümü, ve Zackarina’nın siste kaybolmasını anlatan kısmı çok beğendim. Daha da Fazla Kum Kurdu kitabında; zamanın değeri (sayfa 19), Ardıç kuşunun ölümü ve arkasından Zackarina’nın cenaze töreni (62), kaybedenlerin ödül alması gerektğini söyleyen Kumkurdu (sayfa 78), Ah Şu Pişmanlıklar kısımlarını çok beğendim. (Esra)
Size eğlenceli bir kitap serisi önerisinde bulunmak istiyorum. Kitabımız kumkurdu serisi aslında kitabı uyku zamanı geldiği zaman kızlarım ve oğlum için okuyarak başlamıştım, sonrasın da kendimi birden bire kitabı okurken buldum. O kadar akıcı eğlenceli bir seri ki bu kadar seveceğimi tahmin dahi etmemiştim. Bu kitabın kapağını açtığınız da çocuksu masumluğun muhteşem sahil atmosferi içinde seyahatte olduğunuzu düşünerek başlıyorsunuz. Kumkurdu sanırım bizim için sonsuz inci kolyeleri, yıldızları ve evreni incelikle açıklayan, güneş ve ay ışığıyla beslenen bir arkadaş oldu. Kitabı okurken onların yanında olmak istiyorsunuz, kumsaldaki taşları düzenlemek, yetişkinlerden uzak bir yerde saatlerce hiç bir şey yapmadan durma isteği içinizi dolduruyor. Yetişkinseniz çocuğunuzu daha iyi hisseder oluyorsunuz, uyumsuz yetişkinlerdenseniz yalnızlık duygunuz biraz teselli oluyor. Kitap akıp gidiyor ve bittiğinde, sahiden “daha fazla”sına ihtiyacınız oluyor. Neyse ki; serinin üç kitabı var. İkinci kitapta sanki bana yazılmış dediğiniz bölümler var. Üçüncü kitapsa eğlenceli ve maceralı. Renkler var, hayvanlar var, atom parçacıkları bile var. En güzeli de; sonlar yok, mutlu bitişler ve hayaller var. Çocuklarınız ve en önemlisi yetişkinlerin dahi keyifle okuyabileceği bir eser olmuş bu eğlenceli eser için yazara sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. (Kitap İç Kahve oku)
Sıradaki kitabımız çocuk kitabı olarak kabul edilen ama bence her yaştan insanı kendisine bağlayan bir kitap KUMKURDU. Yine bir seri ile karşınızdayım. Kumkurdu, Daha Fazla Kumkurdu, Daha da Fazla Kumkurdu olmak üzere bi üçleme. Yazarı Asa Lind. Asa Lind kendi çocukluğundan yola çıkarak hatta kendi çocuğundan da esinlenerek oluşturmuş kahramanını. Zackarina her şeyi merak eden, çevresini anlamaya çalışan bir kız çocuğu. Kumkurdu onun dostu. Birlikte birçok şey keşfeden bu ikilinin maceraları anlatılıyor kitapta. Kumkurdu sadece Zackarina tarafından görülüyor ailesine görünmüyor. Bu durum hikayelerini daha eğlenceli kılıyor. Keyifli bir anlatıma sahip olan bu kitap aynı zamanda çocukların birçok sorusuna da cevap olacak nitelikte. Ve bunu asla doğrudan bilgi aktararak yapmıyor. Güzel bir arkadaşlık üzerinden büyük küçük herkese çok şey ifade edecek bir kitap. Benim yorumuma gelecek olursak; Çocuk kitapları her zaman kütüphanemin bir parçası olmuştur. Çocuk edebiyatının edebiyatın en önemli alanlarından biri olduğunu düşünüyorum. Bu sebeple özen gösterilmiş çocuk kitaplarının lezzeti bambaşka oluyor. Kumkurdu serisi de benim için çok kıymetli. Hepimiz çocukken bir sürü soru sormuşuzdur. Bu sorular neden buhar olup gitsin ? Neden cevap bulmayalım sorularımıza ? Kumkurdu Zackarina’nın tüm sorularına sabırla cevap veriyor. Ve ben Kumkurdu’nun bir yerlerde olduğuna inanıyorum. Hepimize arkadaşlık etmek için doğru zamanı bekliyor. Sonuç olarak okuyunuz efendim. Sadece kendiniz değil, çocuklarınıza, kardeşlerinize hatta büyüklerinize de okutunuz. (Nazmiye Çetinkaya)
--reklam--
Kumkurdu Serisi Seti - 3 Kitap Takım PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Asa Lind - Kumkurdu Serisi Seti - 3 Kitap Takım kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kumkurdu Serisi Seti - 3 Kitap Takım PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Asa Lind Kimdir?
1958 yılında İsveç’in kuzeyinde küçük bir köyde doğdu. Çocukluğu, dünyanın merkezi saydığı mutfakta masallar, öyküler ve şarkılar dinleyerek geçti. Gazetecilik, senaristlik, aşçılık, öğretmenlik, huzurevinde bakıcılık, çocuk piyesleri yazarlığı, illüstratörlük yaptı ve radyo programları hazırladı. “Çocukların bakış açısından büyüklerin ahmaklığını ve doğanın sırlarını felsefi bir derinlikle, şiirsel ama anlaşılır bir dille” anlattığı Kumkurdu kitapları ile ün kazandı ve 2003 yılında Nils-Holgersson ödülüne layık görüldü. Lind kitaplarında, atomların dünyasından ölüme, hiçbir şeyin çocuklara anlatılmaz olmadığının altını çiziyor.
--reklam--
Asa Lind Kitapları - Eserleri
- Kumkurdu
- Daha Fazla Kumkurdu 2
- Daha da Fazla Kumkurdu 3
- Ellika Tomson'un Keşif Günlüğü
- Kumkurdu Serisi Seti - 3 Kitap Takım
- Dinozor Yumurtası
- Biliam ve Ben Düşünürken
--reklam--
Asa Lind Alıntıları - Sözleri
- Tehlikeli şeylerin huyu bu, önce tehlikesiz ve eğlenceli gözükürler. (Kumkurdu Serisi Seti - 3 Kitap Takım)
- "Doğru seçim yapmak gerçekten zor iş." ... " Zamanı geriye alamazsın. Yaptığın bir şey yapılmış demektir." (Daha da Fazla Kumkurdu 3)
- "Evren her şeydir," dedi Kumkurdu. "Var olan her şey! Burada ve şimdi, o zaman ve orada. " (Kumkurdu)
- "öykülerin," dedi Kumkurdu, "uydurmacaların, masalların... Hepsinin kaynağı benim." ... ... Kumkurdu'na göre çok basitti. Birinin yaprağı ya da kaybolmuş eldiveni görmesi yeterdi. Onların içindeki öyküyü gören birinin. Gören, anlayan ve başkalarına anlatabilen birinin... Örneğin bir kitapta. "Ama bazı insanlar öyküleri ne görür ne de işitir," dedi Kumkurdu. " Sanki beyinleri tıkanmıştır." (Kumkurdu Serisi Seti - 3 Kitap Takım)
- Bazılarının , dedi Zackarina, aşkları çok tuhaf oluyor. Bütünüyle başka biri oluyorlar. Tanımakta zorlanıyor insan. (Kumkurdu Serisi Seti - 3 Kitap Takım)
- "Karanlıkta renk olmaz," dedi Kumkurdu. "Çünkü renkler ışığın içindedir." (Daha da Fazla Kumkurdu 3)
- "Hiçbir şey yapmıyorum. Benim işimin adı hiçbir şey, dünyanın en ağır işi bu." (Kumkurdu)
- "Her zaman başka bir yol vardır." (Daha Fazla Kumkurdu 2)
- Bazıları," dedi Zackarina, "aşık olduklarında çok tuhaflaşıyorlar . Bambaşka bir şey oluyorlar . Tanımakta zorlanıyor insan." (Daha Fazla Kumkurdu 2)
- "Saat yalnızca zamanı ölçer," "Ama zamana hükmedemez." .. zaman çok yaşlı ve çok büyüktü. Ve çok da güçlü! Bütün dünyanın kralları ve devlet başkanlarından daha güçlü. O ne yönetilebilir ne de durdurulabilirdi. (Daha da Fazla Kumkurdu 3)
- "Kumkurdu birden çok ilgilendi. Evlerinde ne tür kitaplar olduğunu anlatmasını istedi Zackarina'dan. Kalın mı yoksa ince miydiler? Ne renktiler? Nasıl kokuyorlardı? Sesleri nasıldı... Örneğin üzerlerine vurulduğunda ya da yaprakları çevrilirken?" (Daha Fazla Kumkurdu 2)
- "Karanlık bu akşam ne de hoş," dedi Zackarina. "Sen ne istersen o olur karanlık," dedi Kumkurdu. Yeni doğan ay gibi hafifçe ışıdı. "Ne demek istiyorsun?" dedi Zackarina. "Demek istediğim, eğer karanlıktan korkarsan," dedi Kumkurdu. "İşte o zaman tehlikeli olur. Ama sevmeye cesaret edersen, o da seni sever." (Kumkurdu)
- "Zaman," dedi. "Zaman hiç kıt bir şey değil." (Daha da Fazla Kumkurdu 3)
- Eğer insan görülmek istemiyorsa bir şeyin arkasına saklanır.. (Kumkurdu)
- "Zaten işin asıl anlamı da bu; bittikten sonra çok mutlu oluyorsun, dinlenirken istediğini yapabiliyorsun!" (Kumkurdu)
- "Saat yalnızca zamanı ölçer. Ama zamana hükmedemez." (Daha da Fazla Kumkurdu 3)
- Eğer insan görülmek istemiyorsa bir şeyin arkasına saklanır. Bir çalının veya bir kapının. Ya da bir sürü gevezeliğin ve lafın. (Kumkurdu Serisi Seti - 3 Kitap Takım)
- "Bilirsin işte," dedi Zackarina, "denizde fırtına koptuğunda karaya her şey vurabilir." (Daha Fazla Kumkurdu 2)
- "Bazı yıldızlar oynar suyun içinde Bazıları da parlar gece gökyüzünde." (Daha da Fazla Kumkurdu 3)
- - Evet, ama en önemli konularda anlaşıyorlar, dedi Pampas. - Evet, mesela senin hakkında, dedi Ellika. Pampas yutkundu. Asansörü çağırmak için düğmeye bastı. Kulağını kaşıdı. (Ellika Tomson'un Keşif Günlüğü)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin