Kitap Künyesi

Yazar: Tufan Gündüz

Yayın Evi: Yeditepe Yayınevi

İSBN: 9786052070406

Sayfa Sayısı: 168

--reklam--

Kur'an ve Kılıç Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Türkler kılıç zoruyla mı Müslüman oldular? Yoksa Allah'ın hidayetiyle mi?

Ya da bu ikisinin dışında bir kültür değişmesi mi yaşandı?

Satuk Buğra Han mı İslam'ın öncüsüydü? Yoksa Deli Dumrul mu?

Kuteybe b. Müslim mi başarılıydı, yoksa Sulu Kağan mı?

Tartışmaya bu sorularla başlamak tarihi olayları değerlendirme imkanını ortadan kaldırıyor ama Türklerin eski dinlerini bırakıp, Müslüman oldukları gerçeğini değiştirmiyor. Maveraünnehr'de yükselen kılıç şakırtıları yerini ezan sesine bırakalı neredeyse 1000 yıl oldu.

Elinizdeki kitap Türklerin İslamiyet'e girişini, genel tartışmaların uzağında tarihi olayları eğip bükmeden, tarihte intikam veya rekabet sahası yaratmadan anlatıyor.

--reklam--

Kur'an ve Kılıç Alıntıları - Sözleri

  • Bir gece rüyasında gökten inen bir kişinin; "Müslüman ol ki dünyada ve ahirette esenlik bulasın. " şeklinde telkinde bulunduğu, sabah olunca da rüyanın tesiriyle Müslüman olduğu yolundaki rivayet aslında onun destani bir vasıf kazanan hayat hikayesinin bir parçası gibi durmaktadır. Keza İslamiyete girdiğinde henüz 12 yaşında olduğuna dair rivayetlerde aslında Hz. Ali benzetmesinden başka bir şey değildir.
  • Hz Muhammed'in 627 yılında Hendek Savaşı'na hazırlandığı sırada bir Türk çadırında oturduğu rivayet edilir.
  • 960 yılının hemen başlarında, 200.000 çadırlık bir Türk topluluğunun Müslüman olduğu yolundaki haberler Bağdat'a ulaştı
  • 669 da Müslümanlar ilk defa İstanbul'u kuşattılar. İstanbul 674 de 2. defa kuşatıldı ve bu kuşatma 4 yıl sürdü.
  • İslam dünyası Hz Hüseyin’in yasını tutarken Asya’nın derinliklerinde neredeyse elli yıldır çin hakimiyetinde kalan Türkler yavaş yavaş kıpırdanmaya ve özgürlük aramaya başlamışlardı: Bunlar Göktürklerdi
  • Hz. Muhammed’in İslam’ı tebliğe başladığı sıralarda (610) Göktürkler’in sınırları Baykal Gölü’nden Kırım’a, Sibirya bozkırlarından Maveraünnehir’e ve İpek yoluna kadar uzanıyordu.
  • Türkler size ilişmedikçe siz de onlara ilişmeyiniz.
  • "Kağanlı millet idim; kağanım hani? İlli millet idim, ilim hani?"
  • Mesudiye göre, Türkler arasında en kudretli olanlar Oğuzlar; en güzel, en boylu ve en parlak olanlar ise Karluklardı.
  • 480' de İran'da patlak veren Mazdek isyanı'nın bastırılması, Akhunların desteği sayesinde olmuştu.

--reklam--

Kur'an ve Kılıç İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Tufan Gündüz / Kur'an ve Kılıç. Türkler Nasıl Müslüman Oldu? Tufan Gündüz, 1964 yılında Tomarza- Kayseri'de doğdu. 1987 yılında Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Tarih Öğretmenliği bölümünü bitirdi. 1996 yılında doktorasını tamamladı. 2006 yılında profesör ünvanın aldı. Halen Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsünde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Türklerin nasıl Müslüman oldukları tarihte hep tartışma konusu olmuştur; kılıç zoruyla mı Müslüman oldular yoksa gönül rızasıyla mı? Tufan hoca, konuyu detaylarıyla inceleyerek, Türklere yapıştırmaya çalışılan kılıç zoruyla Müslümanlık teorisini bu eserle yıkmaya çalışmaktadır. Eser geleneksel kitap yazın anlayışının dışında, bölümlerinin belirgin şekilde ifade edilmediği, bir konuşma, anlatma üslubu içerisinde sunulmakta bu da okuyucuyu kitaptan hiç koparmamaktadır. Türk tarihinin derinliklerine inerek tarihte kurulmuş olan Türk devletleri, iç mücadeleleri özet şeklinde verilirken, Türklerin İslamiyetle tanışmaları, Halife ordularında görev yapmaları, daha sonra Türk İslam devletlerinin kurulmaları genelde İslami kaynaklar esas alınarak anlatılmıştır. #Kitapşuuruinsanlıkşuurudur. (Mustafa Parlatan)

Türkler ve İslâm: Türklerin Müslüman olmasıyla ilgili iki büyük rivayet tarihte yer alır. Bunlardan birincisi İslam fütuhatını genişletmek amacıyla yapılan seferler neticesinde Kılıç zoruyla Müslüman oldukları rivayetidir. İkincisi ise Türk destanlarında da gördüğümüz, gerek Oğuz Kağan, gerekse Satuk Buğra Han destanlarından da bilindiği üzre tebliğ vasıtası ile Müslüman oldukları riayetidir. Tarihte Savaşçılıkları ile ün salmış bir milletin Kılıç zoruyla Müslüman olmaları bana biraz imkansız gibi geliyor. Ancak; ilahi kelimetullahı yaymak adına yapılan seferler neticesinde, Orta Asya ve Türk coğrafyalarına giden komutanların ve din alimlerinin gerek tebliğleri, gerekse örnek yaşam biçimleri ile Türk boylarını etkilemiş olmaları daha mantıklı geliyor. Orta Asya coğrafyasının İpek yolu gibi ticaretin damarına sahip olması tüccarlar vasıtası ile islamın yayılmasına, Türkleri etkilemesine vesile olmuştur. Ayrıca Türklerin eski inanç biçimi olan Gök Tanrı inancı da tanrının tekliğine yani İslamdaki Tevhid inancı ile benzerlik gösteriyor. İnanç kaidelerindeki benzerlik sadece bununla sınırlı da değil. Örneğin Türklerdeki uçmağ (cennet), tamu ( cehennem ) inanışları, cihan hakimi ve fetih anlayışlarındaki benzerlik, her iki inanç sisteminde de ölünün gömülmesi, yalancılık, zina, hırsızlık gibi olaylara iyi gözle bakılmayışı gibi benzerlikler de Müslümanlığın Türkler arasında yayılmasına zemin hazırlamıştır. Elbette ki bu yayılma; kitlesel olduğu gibi bireysel olarak da gerçekleşmiş. Tarihe bakıldığı zaman Karahanlılarda boylar halinde İslama geçiş görülür. Türklerin islâm'a geçmesinden sonra yaptıkları gaza ve fetihler Türklerin tartışmasız İslamın bayraktarı olduğunu gösterir. (Mehmet Cuma ÖZTÜRK)

--reklam--

Kur'an ve Kılıç PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Tufan Gündüz - Kur'an ve Kılıç kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kur'an ve Kılıç PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Tufan Gündüz Kimdir?

1987 yılında G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi Tarih Öğretmenliği bölümünü bitirdi.1996'da ''Bozulus Türkmenleri 1540-1640''adlı tezi ile doktarasını tamamladı.2006 yılında Doçent ünvanını aldı.2011 yılında Profesör oldu.Halen Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nde öğretim üyesi olarak görev yapmakta olup,XVI. ve XVII. Yüzyılda Türkmen aşiretleri,Safeviler ve Bosna-Hersek'ten Göçler üzerinde kitap ve makaleleri bulunmaktadır.

--reklam--

Tufan Gündüz Kitapları - Eserleri

  • Büyük Olayların Kısa Tarihi
  • Son Kızılbaş Şah İsmail
  • Oğuz Kağan Destanı
  • Büyük Olayların Kısa Tarihi 2
  • Kur'an ve Kılıç
  • Onun Yolunda Biz
  • Bedel
  • Dede Korkut Destanları
  • Nisanın 2 Günü
  • Anadolu'da Türkmen Aşiretleri
  • Kızılbaşlar Osmanlılar Safeviler
  • Bozkır'ın Efendileri
  • Kızılbaşlar Tarihi
  • Alahimanet Bosna
  • Danişmendli Türkmenleri
  • Osmanlı Tarihi
  • Danişmendli Türkmenleri

--reklam--

Tufan Gündüz Alıntıları - Sözleri

  • 17 Mayıs'ta İstanbul'u ziyaret eden ABD 6. Filosu'na ait gemiler ve burada görev yapan askerlere karşı gösteriler yapıldı. Bazı Amerikan askerlerini denize atma suçuyla çok sayıda kişi gözaltına alındı. (Büyük Olayların Kısa Tarihi 2)
  • Yörük adının “yürü-mek” mastarından türetildiği ve yürüyen, sefere koşan, çadır halkı, bir yerde durmayıp devamlı yer değiştiren göçebe manasına geldiği umumiyetle kabul edilmiştir. (Anadolu'da Türkmen Aşiretleri)
  • Halim Çelebi hafifçe tebessüm etti. -Biz de başka bir yol buluruz.Akmaya başladıktan sonra her su yatağını kendisi bulur,bilmez misin ? (Bedel)
  • Öte yandan evlilik bahsinde Oğuz'un eşi aracılığıyla, kadının kocasının sözünü dinlemesi ve buyruğundan çıkmaması gerektiği vurgulanır, kız: "Senin küpen her nerede olursa benim kulağım orada; senin çemberin her nerede olursa benim başım orada olur." sözünü söyler. (Oğuz Kağan Destanı)
  • 1828'deki Doğu Bayezid isyanını az mı dinlemişti dedesinden. Rusların geleceğini duyunca bölgedeki bütün Ermeniler silahlanıp Doğu Bayezid'i basmışlar, önlerine kim çıktıysa öldürmüşler, şehri ele geçirmişlerdi.şu kadar yüzyıl beraber yaşadıkları Türklere karşı ilk kanı da dökmüşlerdi. (Nisanın 2 Günü)
  • ''Oğuz ili göçünü çekip yürümediğin yol var mı? Evini tutup oturmadığın yurt var mı?'' (Bozkır'ın Efendileri)
  • Safeviye tarikatı Sünni/Şafi çizgideydi. Bu durum oğlu Şeyh Sadreddin ve halefleri zamanında devam etmişti. (Kızılbaşlar Tarihi)
  • Nuh aleyhisselam yeryüzünü oğulları arasında bölüştürdüğü sırada oğlu Yafes'in payına doğu memleketleri, Türkistan ve çevresi düştü. Türklerin Olcay Han diye isimlendirdiği Yafes, göçebeydi. Yaylak ve kışlak sahaları Türkistan'daydı. Yazları İnanç Şehir yakınlarındaki Or Dağ ve Kür Dağ'da kışları ise Karakurum diye meşhur olan Karakurum yakınlarındaki Bursuk bölgesinde geçiyordu. (Oğuz Kağan Destanı)
  • Amerika'nın Türkiye'ye vermeye başladığı silahların çoğu, 2. Dünya Savaşı'ndan kalmaydı.........Türkiye bu silahların bakım ve onarımı için yılda 400 milyon dolar harcar hâle geldi. (Büyük Olayların Kısa Tarihi 2)
  • Venedikli bir tüccarın anlattığına göre Kızılbaşlar şahlarının yanında savaşmaktan ve ölmekten büyük haz duyuyorlardı. Öylesine büyük bir sevgi ile bağlanmışlardı ki, birinin başına bir bela gelse Allah yerine Şah'a dua ediyor, savaşta zırhsız ve belden yukarısı çıplak olarak savaşıyor ve "Şah! Şah!" diye bağırıyor, canlarını onun yolunda vermeyi kendileri için şans addediyorlardı. Hatta bazıları onu Tanrı gibi görüyor ve asla ölmeyeceğini düşünüyordu. Bu durum Şah'ın varlığında yücelen bir bağlılıktı ve Şah'ın emrinin dışına asla çıkılmıyordu. (Son Kızılbaş Şah İsmail)
  • "Akmaya başladıktan sonra her su kendi yatağını bulur, bilmez misin? " (Bedel)
  • Mührü "Z" şeklinde ve yarım ceviz büyüklüğünde olup, ortasında Şah İsmail'in, etrafına da On İki İmam'ın adları kazınmıştı. Gilanda iken Şii ortamda büyümüş, hükümdar olunca da Şiiliği resmi mezhep yapmış olmasına rağmen etrafı tamamen Kızılbaşlardan oluşmaktaydı. Hatai mahlasıyla Türkçe söylediği şiirlerinde Kızılbaşlığın derin tesirleri görülür. (Son Kızılbaş Şah İsmail)
  • Şehzâdeye sabır gerek.Ata, baba sağ iken şehzâde hizmette gerek. (Bedel)
  • Alem-Ara-yı Şah İsmail adlı eserde Taçlı Begüm'ün Şamlu Türkmenlerinden Abidin Han'ın kızı olduğunu, güzelliği, yiğitliği ve cesareti ile dikkat çektiğini, kardeşi Durmuş Han ile güreşip onu yendiğini; bu vasıflarından Şah İsmail'e bahsedilince onun evlenmek üzere talip olduğunu, fakat kızın ok ve yay ile kendisinden üstün gelecek, güreşte kendisini yenecek bir kişi ile evleneceğini söylediğini, savaşa gitmesine engel olunmadığı sürece Şah ile evlenebileceğini bildirdiğini; Şah İsmail'in de kızın şartlarını kabul ederek onunla evlendirdiğini kaydetmektedir. Burada nakledilenler Dede Korkut Hikâyeleri'nde "Kam Püre Bey Oğlu Bamsı Beyrek Boyu"nda geçen Banu Çiçek'in Beyrek ile evlenmeden önce öne sürdüğü şartlar ile benzeşmektedir. (Kızılbaşlar Osmanlılar Safeviler)
  • Taht-ı âliydi orası ve baht-ı Osmanî. Taht yüceydi yüce olmasına da o tahta oturacak şehzadenin de bahtı açık olmalıydı. (Bedel)
  • ..... hem bu Türkler nereyi alırlarsa imaret ederler. (Bozkır'ın Efendileri)
  • ....dünya kamuoyu, İran'a ve Türkiye'ye sığınan Kürt isyancıların durumuyla meşguldü. İsyancı Kürtleri, Saddam'ın gazabından korumak için Çekiç Güç oluşturan uluslararası güçler 36. paralelin kuzeyini güvenli bölge ilan ederken Türkmenlerin yürek yakan ağıtlarını kimse duymadı. (Büyük Olayların Kısa Tarihi 2)
  • Ali İsmail’em geldim seyran eyledim Zülfikar durmaz kınında günde yüz bin kan eyledim. Hatai (Son Kızılbaş Şah İsmail)
  • Yörük adının "yürü-mek" mastarından türetildiği ve yürüyen, sefere koşan, çadır halkı, bir yerde durmayıp devamlı yer değiştiren göçebe manasına geldiği umumiyetle kabul edilmiştir.* *H. İnalcık, Vahit Çabuk, F. Sümer, Selahattin Çetintürk (Anadolu'da Türkmen Aşiretleri)
  • 669 da Müslümanlar ilk defa İstanbul'u kuşattılar. İstanbul 674 de 2. defa kuşatıldı ve bu kuşatma 4 yıl sürdü. (Kur'an ve Kılıç)