Kitap Künyesi
Yazar: Jeff Abbott
Çevirmen: Fatih Kıyman
Orijinal Adı: Fear
Yayın Evi: Martı
İSBN: 9786054335015
Sayfa Sayısı: 483
--reklam--
Kuşku Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Miles Kendrick mafyadan saklanan bir muhbirdir, en yakın arkadaşının ölümü yüzünden sıkıntılı anlar yaşamaktadır. Psikiyatristini gizli isteği üzerine ona yardımcı olmaya çalışan Miles, kendisini bir cinayetin ortasında bulur. Cinayet karanlıktır ve beraberinde Miles, illegal bir tıbbi araştırmaya da tanık olmak zorunda kalmıştır. Bu araştırma hem kendisine hem de milyonlarca stress hastalığına sahip insanlara yardımcı olacak bir ilacın üretilmesiyle ilgilidir. İlaç, kullanan kişinin tüm korkularını yenmesini sağlar. Yanlış zamanda yanlış yerde bulunan Miles, şimdi de eski bir FBI ajanı-şimdi ise bir kiralık katil olan-Dennis Groote’un hedefindedir. Groote, kızının hastalığına çare bulmak için aradığı ilacın Miles’ta olduğunu düşünür. Bu ilaç, piyasada olacak olsa paha biçilemez bir değeri olacaktır…
Groote ve gizli ajanlardan kaçıp hayatını kurtarmaya çalışan Miles, eski tecrübelerini kullanarak, bu ölümcül kovalamaca dan sıyrılmaya çalışacaktır. Bu macerada kendisine iki ilginç dost edinir: ruhen çökmüş bir emekli asker ve şiddetten münzevi bir kadın. Hepsini kurtarmak için çabalayan Miles, bir zamanlar olduğu gibi güçlü bir konumda olmak için son şansını kullanacaktır.
--reklam--
Kuşku Alıntıları - Sözleri
- Eski ben öldü" Yeni ben ise doğmak istemiyor!
- Eski ben öldü. Yeni ben ise doğmak istemiyor.
- Vurdugum insanı görüp duruyorum. Bu şekilde yaşayamam, onun daima omzumun üzerinde olmasına dayanamam, bu yüzden ya duzelmeliyim ya da daha da delireceğim.
- Hayatının en kötü anını unutur muydun?
- - O tartışma grupları... başkalarına ulaşıyor olman güzel. + Kendimden bahsetmiyorum. Yalnızca insanların yazdıklarını okuyorum. - Fakat yalnız olmadığını bilmenin yardımı oluyordur. + Yalnızlık konusunda usta oldum...
- Bir cinayet teşebbüsünden kurtuldum. Bu genelde hayatta bir kere yaşanan bir tecrubedir.
- Sizin ilkeniz kimseye zarar vermemek olmalı. Benimki ise kesinlikle o değil.
- Delilige giden yol 'Yapmamaliydim' dediklerinden geçiyor.
- Harika. Annem beni anliyor. Hep anlar. Bana daima destek oldu.
- Hiçbir şeyden korkmuyorsun...peki ya ölüm seni adım adım takip ediyorsa
- Bazen acı bizi güçlendirir. Bazen güçsüzleştirir. Benimkinin hangisi olduğuna emin değilim.
- Deli parası yine de akıllı parası kadar iyidir.
- Herkesin inanmaya ihtiyacı vardır.Tanrı'ya olmasa da, başka insanlara inanmaya.
- Bu dünyada hiç acı kıtlığı yaşanmaz.
- "Eski ben öldü. Yeni ben ise doğmak istemiyor."
--reklam--
Kuşku İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Travma geçiren insanlara yardımcı olacak bir ilaç çalınır. İlacın kendilerinde olduğu sanılan üç hasta,kendilerini korumak ve gerçeği bulmak zorunda kalırlar. Karakterlerin başlarda karışık daha sonra yerine oturduğu söylenebilir. Karakterlere alışınca da heyecanlı ve aksiyonlu bir kovalamacanın içine giriliyor. (Gülcan Çakır)
Okuduğum ve hala anlayamadığım 3. Jeff Abbott romanı oldu. Neyi anlayamadım peki? Kitabın niye bir türlü ilerlemekte zorlandığını. Evet, eğer sıkı bir polisiye severseniz, elinize herhangi bir Jeff Abbott kitabı alırsanız ne demek istediğimi anlayabilirsiniz. Çünkü kitabı artık, eski çevirmen hatası olabileceği inanışların ötesinde görüyorum. Yani çevirmen ile alakası yok. Düpedüz yazardan kaynaklanıyor. Sanırsam Jeff Abbott kendisini Edgar Allan Poe zannediyor. Şöyleki kurguyu kafasında tasarlarken okuyucuyu ters köşeye yatırıyım, katili okuyucu nasıl en zor şekilde bulabilir gibi bir yapıda hareket ediyor. Ama inanın alakası yok. Zaten esere başlarken, 150 200. sayfaya gelinceye dek; bu kimdi, mesleği ne, olay nerede geçiyor, şu diyalogta kime seslendi, şu sayfada o mu yoksa bu mu konuştu? gibi sorularla karşı karşıya kalıyoruz. Ondan sonra olayın çevirmenden kaynaklandığını düşünüyoruz. Zannımca az da olsa çevirmen hatası olsa bile bunun esas sıkıntı tarafını yazarda aramalıyız. Çünkü olaylar bağlantısı, zaman ve yer ilişkilerini hep sonradan kavrayabiliyoruz.Bu yazarın eserlerini okumak isteyenler sabırlı olması gerekir. Nitekim ben başlarda kızdım, garanti 6 verirdim dedim ama sonlara doğru 7'ye yükselttim fakat yinede vasat bir eserdi. Okunur mu peki? Okunur, okunur. Şimdi de eser içeriğinden bahsetmek istiyorum. Eser aslında polisiye gerilimden ziyade birazda tıbbi gerilim havasında. Dünyanın umudu, yeni teknoloji ile birlikte bir ilaca bağlanmıştır. İnsanlık tarihi; hep acı çekmiş veya kötü bir olaydan dolayı ömrünün sonuna kadar ızdırap çeken insanların problemlerini nasıl çözebiliriz gibi bilgilerle yoluna devam etmiştir. Günümüze gelincede bir ilaç şirketinin yeni bir buluşuyla karşı karşıyayız. Nedir bu ilaç? Frost.Irak savaşından dönen askerlerin yaşadığı yıkım, genç bir kızın tecavüz geçmişini üzerinden atamaması, uyuşturucu müptelası gençlerin umudu ve beklediği yaşam kaynağı bu ilaçtaydı. Eski bir muhbir ve şimdiki zamanda bir deli olan başroldeki kahramanımız Melis, karıştığı bazı olaylardan dolayı federallerce kendisi artık Tanık Koruma Programına alınmıştır. Yani işi, ajan ve tanıklıktır. Üst düzey insanlar tarafından yönetilen ama bir o kadarda kendine buyruk ve yaşadığı travmalarla yaşama tutunan bir insan. Doktor Allison ve üst akıl ekibi, Frost'u bulduktan sonra bunun denekler üzerindeki etkisini araştırırlar. Irak gazisi Nathan ve şov yıldızı Celeste de bunlardan biridir. Pis kumpas ve çekişmeler yaşanırken, Miles Allison'un yaşadığı olaylar üzerine, kendisini bu macerada bulur. Frost ismini verdiğimiz ilaç; insanların yaşadıkları buhranlı anılarını unutturmaya yarayan bir buluştur. Eski FBI ajanı Groote de bu ilaçtan dolayı, kızı Amanda'nın ihtiyacı üzerine , o da kendisini bu çetin kovalamacaya atar.Umutların tükendiği anda acaba insanlık, yeniden yaşama tutunabilecek miydi? Miles madalyonun diğer tarafında dönen dalavereyi çözebilecek miydi? Milyarlık buluş insanlığa faydalı olacak mıydı? Kim bilir? Son olarak dediğim gibi başlarda biraz sıkan ama sonralarda okuru içine çeken bir eser var ortada. 6 -7 arasında gittim geldim. 6 da olabilirdi sanki. Bu çelişkinin cevabını, bu eseri okuyacak arkadaşlara bırakıyorum. Hoşçakalın... (İsmail)
Kuşku gerçekten de çok manalı ve insanın daha doğrusu her insanın okuması gereken bir kitap en önemliside kitabı okurken kitabım içinde kendini hissetmek oldu kısacası KUŞKU çok ama çok güzel bir kitap hepinize öneririm (Deniz Arslan)
--reklam--
Kuşku PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Jeff Abbott - Kuşku kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kuşku PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Jeff Abbott Kimdir?
Uluslararası çapta çok satan listelerine giren ve prestijli edebiyat ödüllerinin sahibi olan Jeff Abbott Tarih ve İngiliz Edebiyatı dallarında eğitim gördü ve kitaplarını yazamaya başlamadan önce bir reklam ajansında sanat yönetmenliği yaptı. Texas'ta doğup büyüyen Abbott halen eşi ve iki oğluyla burada yaşıyor. Jeff Abbott hakkında daha fazla bilgi edinmek için http://www.jeffabbott.com adresine girebilirsiniz.
--reklam--
Jeff Abbott Kitapları - Eserleri
- Panik
- Mahzen
- Kuşku
- Güven Bana
- Adrenalin
--reklam--
Jeff Abbott Alıntıları - Sözleri
- Hiçbir şeyden korkmuyorsun...peki ya ölüm seni adım adım takip ediyorsa (Kuşku)
- “...tabancalı ve bıçaklı bir adam, soğukkanlı bir katilden daha tehlikeliydi.” (Güven Bana)
- “...vücudun kana ihtiyaç duyması gibi, savaşlar da paraya ihtiyaç duyardı.” (Güven Bana)
- "... sebeke icinde arkadasim yoktur, tatlim, sen de dahilsin buna. Yakinlik kurmak tehlikelidir."... (Panik)
- Delilige giden yol 'Yapmamaliydim' dediklerinden geçiyor. (Kuşku)
- Tanrı, doğa ya da biyolojik rastlantı bize bu muhteşem beyinleri veriyor ve biz de onlarla bunu yapıyoruz. Öldürmek için daha iyi yollar arıyoruz. Cinayeti nefes almak kadar kolay hale getirmek istiyoruz. (Adrenalin)
--reklam--
- Paranoya bu muydu, kesinlikle herkes size gözünü dikmiş bakıyor, herkes sizin kim olduğunuzu biliyor, herkes sizi durdurmak için yaklaşıyor ve sizi karanlığa çekiyor? Sizi içten içe yiyen, çiğneyen ve dönüp duran bir solucandı. (Mahzen)
- "Acı hiçbir şeydir." diye acı içinde mırıldandı Pilgrim. "Acı arkadaştır. Eğer acı hissetmezsen ölürsün." (Mahzen)
- "Eski ben öldü. Yeni ben ise doğmak istemiyor." (Kuşku)
- - O tartışma grupları... başkalarına ulaşıyor olman güzel. + Kendimden bahsetmiyorum. Yalnızca insanların yazdıklarını okuyorum. - Fakat yalnız olmadığını bilmenin yardımı oluyordur. + Yalnızlık konusunda usta oldum... (Kuşku)
- Matematiğin açıklığını seviyorum; hayattan daha az karışık. (Mahzen)
- "Evan onları (ailesini) tanıdığını sanırdı. Fakat burnunun ucunda gizli bir hayatın yaşandığını düşünmek hayal edilemeyecek kadar uzak bir ihtimal olmuştu onun için. 'Çünkü sana(evana) zarar gelmesini istemiyorlardı. Ya da belki sana(ailesi evana) güvenmiyorlardı. (Panik)
- Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Bu fikir, bu hüzünlü dünyadaki en derin gerçektir. (Mahzen)
--reklam--
- “Tehlike bağımlılık yapıcıdır...” (Güven Bana)
- Hemen her raf gayet iyi kitaplarla, Khan' in dukkanindan arta kalan ciltlerle doluydu. Boyle psikopat bir pislik, okuma konusunda nasil bu kadar iyi bir zevke sahip olabilirdi?... (Panik)
- Acısının sesi, sanki bir kılıç, sırtımı yeniden , yeniden çiziyormuş gibi, beni yavaştan ve derinden incitiyor , açığa çıkan acımı, nefretimi ve öfkemi yatiştiriyordu . (Mahzen)
- '' Delirmek iyidir. Delirmek hayatta kalmamızı sağlar. '' (Güven Bana)
- Matematiğin açıklığını seviyorum; hayattan daha az karışık. (Mahzen)
- "Her carsamba cocuklara hikaye okurdu. Onlara kitaplari sevdirmeye calisiyordu, cunku bilirsiniz, insani basariya goturen sey kitaplardor..." (Panik)
- Bir adamı esir tutmak ruhunun derinliklerine doğru yolculuğa çıkmak gibi bir şeydi (Panik)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin