Kitap Künyesi
Yazar: Fatih Onaydın
Yayın Evi: Carpediem Kitap
İSBN: 9786051441108
Sayfa Sayısı: 256
--reklam--
Kutup Kelebeği Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Hayatımın en büyük hediyesini on yedinci yaş günümde almıştım. Annem bana bir baba armağan etmişti. Esasen böyle bir durum sürpriz olmamıştı. Beni şaşırtan asıl olay annemin aynı gün ölmesiydi.”
Annesinin ölümüyle hayatı baştan aşağı değişen Batu, kendini yıllardır görmediği babasıyla aynı evde bulur. Hayatına yeni giren insanları yavaş yavaş çözmeye çalışırken kendini de tanımaya başlar.
Sırlarla dolu bir baba ve dünyada yapayalnız kalmış bir gencin sıra dışı hikâyesi... Umutlar, dostluklar, hayaller, zorluklar ve aşk...
Eğer gerçekten inanırsan, hayat başlı başına bir mucizedir. Ve gece iyice karardığında sabah yakın demektir...
Kutup Kelebeği Alıntıları - Sözleri
- Güneşe kızıp karanlığa bürünürsen aya boyun eğmek zorunda kalırsın.
- Allah öyle merhametlidir ki rüyalarda gözleri olmayanlara bile ışığı gösterir.
- Gözlerim dolmuştu lakin ne kadar zor zaman yaşarsanız yaşayın fazlaca akıtılan gözyaşı diğer insanları daima rahatsız edip usandıracağından güç bela yutkundum ve kendimi toparladım.
- -kelimelerin tuzağına düştüğünde cümlelerin ne derece hayati olduğunu anlarsın-
- ''Gözlerim dolmuştu lakin ne kadar zor zaman yaşarsanız yaşayın fazlaca akıtılan gözyaşı diğer insanları daima rahatsız edip usandıracağından güç bela yutkundum ve kendimi toparladım.''
- ''Hayatta mucizeye tanık olmak için illa büyük olaylar görmek gerekmiyordu. Anlayana böyle ufak olaylar bile bir mucizeydi.''
- Hayatta mucizeye tanık olmak için illa büyük olaylar görmek gerekmiyordu. Anlayana böyle ufak olaylar bile bir mucizeydi.
- Koskoca mucizenin karşısındayız ama ufacık konular gözlerimizi kör ediyor…
- Garip olan ayrılmak değil, onca yaşanmışlıktan sonra iki yabancıya dönüşebilmek.
- Yuvadan uçmak için kanat açan kuşlar yere çakıldığında, bir yamalı tekne sabıkalı bir fırtınanın tutsağı olduğunda, dünya başka gezegenlerde yaşam aramaya koyulmuşken yanı başındaki çocuklar açlıktan öldüğünde sen hâlâ içinde umut taşıyor musun? Taşımalısın çünkü hiç kimse insanın yere nasıl çakıldığıyla ilgilenmez. Onlar için yerde yatanlar değil her şeye rağmen ayağa kalkanlar kıymetlidir. Bu sebeple bil ki kimse seni düştüğün yerden kaldırmayacak. Yanı başında sürünenler dahi sana yardım edemeyecek. Asla çektiğin dertler anlaşılmayacak. Seni anlamalarını ümit etme. Etraftan anlayış dilenenler kendini anlama fedakarlığını gösteremeyenlerdir. Sakın pes etme. Unutma, bir gün gökyüzünü süsleyecek ağaçların tohumu şu an toprağın en dibinde, var olmak adına mücadele veriyor.
Kutup Kelebeği İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Öncelikle herkese merhaba ;) Bu kitabı bir günde okudum.Rastgele aldığım bir kitaptı ve iyi ki de almışım.Ben çok beğendim.Size de tavsiye ederim. Kitabımızın karakterinin doğum gününde annesi vefat ediyor. İşin ilginç yanı karakterimiz babasının kim olduğunu daha doğrusu babasının olduğunu öğreniyor.Kıtapta babasına ulaşma sürecini ve sonrasını okuyoruz.Kitapta tabi ki aşk 'ta var.Spoiler vermeyeyim.Ben çok beğendim.Hiç bir şey kaybetmezsiniz.Aksine kazanırsınız.Alın okuyun. (Esma)
Kutup Kelebeği PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Fatih Onaydın - Kutup Kelebeği kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kutup Kelebeği PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Fatih Onaydın Kimdir?
--reklam--
Fatih Onaydın Kitapları - Eserleri
- Hayalet Tren
- Kutup Kelebeği
- Mor Oda
--reklam--
Fatih Onaydın Alıntıları - Sözleri
- Allah öyle merhametlidir ki rüyalarda gözleri olmayanlara bile ışığı gösterir. (Kutup Kelebeği)
- ''Hayatta mucizeye tanık olmak için illa büyük olaylar görmek gerekmiyordu. Anlayana böyle ufak olaylar bile bir mucizeydi.'' (Kutup Kelebeği)
- ''Gözlerim dolmuştu lakin ne kadar zor zaman yaşarsanız yaşayın fazlaca akıtılan gözyaşı diğer insanları daima rahatsız edip usandıracağından güç bela yutkundum ve kendimi toparladım.'' (Kutup Kelebeği)
- -kelimelerin tuzağına düştüğünde cümlelerin ne derece hayati olduğunu anlarsın- (Kutup Kelebeği)
- Bizler zamanda sıkışan kayıp ruhlarız. (Hayalet Tren)
- Hayatta mucizeye tanık olmak için illa büyük olaylar görmek gerekmiyordu. Anlayana böyle ufak olaylar bile bir mucizeydi. (Kutup Kelebeği)
- Gözlerim dolmuştu lakin ne kadar zor zaman yaşarsanız yaşayın fazlaca akıtılan gözyaşı diğer insanları daima rahatsız edip usandıracağından güç bela yutkundum ve kendimi toparladım. (Kutup Kelebeği)
- Tuhaftır ki insanlar üzüntü ve benzeri durumları görünüşü güzel insanlara nedense konduramıyordu. (Mor Oda)
- Güneşe kızıp karanlığa bürünürsen aya boyun eğmek zorunda kalırsın. (Kutup Kelebeği)
- Hayat her daim karın ağrısı değildir, kimi zaman insana anaç duygularla yaklaştığı da oluyor. (Hayalet Tren)
- Cerrah olmak çocuk oyuncağı,bir eti kes digerini dik.Tek sorun şu ki ne biz çocuğuz ne de onlar oyuncak!. (Mor Oda)
- Garip olan ayrılmak değil, onca yaşanmışlıktan sonra iki yabancıya dönüşebilmek. (Kutup Kelebeği)
- Hayat ne kadar mutluluk verdiyse bir o kadar acı yaşatır insana, yahut tam tersini. Kimse bir şeyler içim bedel ödemeden mutlu olamaz. (Hayalet Tren)
- Çünkü hastane tuhaf bir yerdi. Yaşam ve ölüm buraya asla maske takıp gelmezdi. (Mor Oda)
- Ah be kadın, niyetin buysa… Sevmek zordur karanlık adamları; kıskanır, kıyar güzelliğine gölgeler Tüh be kadın, esmersin oysa… Git eli yüzü düzgün adamlar avutsun seni, burada adım başı çirkinlik var Kimse sevmez böylesi canlı ve parlak teni, sana sadece aptallar ilgi duyar Kokun nice karanfilin çığlığı yürüyüşün sanki zamanı kusturan tıkırtılar Acıdan derindir aşkın sığlığı çirkin adamları öpemez senin gibi kadınlar Eh be kadın sabrım taşıyor ha Bastığın yer bıkkın ruhların hudududur o neşeli ayaklarını bu diyardan çek Güzellik, yalancı aynaların çocuğudur benliğin bunu nasıl kabullenecek Avutamazsın sen hayatın izini kaybetmiş adamları şiirlere hayli uzaksın Her yanın yaşanmışlık kokuyor belli ki ölüler için gönderilen bir tuzaksın Söv be kadın bari son satırda İçten bir küfür kadar samimi bitsin lafımız bu kadar mı edebiyattan ıraksın Ellerin bir kalemin utancı, ruhun makyajsız Bir toprağa göre hayli kuraksın Çek git eli yüzü düzgün adamlar avutsun seni Burada adım başı çirkinlik var Kimse sevmez böylesi canlı ve parlak bir teni Sana sadece aptallar ilgi duyar (Mor Oda)
- Ah be Kenan ,hadi karışmayayım diyorum ama hem kendine eziyet çektiriyorsun hem de bu arkadaşa! Ne diye açıyorsun eskileri? (Hayalet Tren)
- Aynalardaki hüzünlü yüzüm Kafiyeye uymayan mısralar gibi çıkar at beni hayatından. Acımadan ve hiç pişman olmadan Bir ağlama nöbetinde yitirilen bütün güzel duygular gibi Şiirlere ve şairlere düşman olurcasına... (Mor Oda)
- Gaddar bir fırtınadan artakalan enkaz gibi darmadağındım. Kalbime irice bir kıymık saplanmıştı. Şunca yıllık ömrümde ilk kez bir adamı sevmiştim ve hayat bana en büyük imtihanı sunmaya hazırlanıyordu. (Mor Oda)
- Yaşamın tüm acıları İzimi kaybedecekti.. #1000kitap (Hayalet Tren)
- Yuvadan uçmak için kanat açan kuşlar yere çakıldığında, bir yamalı tekne sabıkalı bir fırtınanın tutsağı olduğunda, dünya başka gezegenlerde yaşam aramaya koyulmuşken yanı başındaki çocuklar açlıktan öldüğünde sen hâlâ içinde umut taşıyor musun? Taşımalısın çünkü hiç kimse insanın yere nasıl çakıldığıyla ilgilenmez. Onlar için yerde yatanlar değil her şeye rağmen ayağa kalkanlar kıymetlidir. Bu sebeple bil ki kimse seni düştüğün yerden kaldırmayacak. Yanı başında sürünenler dahi sana yardım edemeyecek. Asla çektiğin dertler anlaşılmayacak. Seni anlamalarını ümit etme. Etraftan anlayış dilenenler kendini anlama fedakarlığını gösteremeyenlerdir. Sakın pes etme. Unutma, bir gün gökyüzünü süsleyecek ağaçların tohumu şu an toprağın en dibinde, var olmak adına mücadele veriyor. (Kutup Kelebeği)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin