Kitap Künyesi

Yazar: Stanislaw Lem

Çevirmen: Çiçek Öztek

Orijinal Adı: Pamietnik Znaleziony W Wannie (memoirs Found İn A Bathtub)

Yayın Evi: İletişim Yayınları

İSBN: 9754706703

Sayfa Sayısı: 222

--reklam--

Küvette Bulunan Günce Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Özel Görev için seçilen kişi Bina'ya girdiği andan itibaren kendini bir anlamsızlık labirentinin içinde bulur. İrtibata geçtiği ajanlardan herbiri görünenin dışında bir kişilik taşımaktadır. Kimin hangi grupta olduğu, ne zaman ihanete uğrayacağı, varolan hiyerarşik düzenin nasıl bozulacağı belirsizleşir. Bina'nın kendisi de giderek içindekilerden bağımsız bir organik yapı olarak görevlilerin karşısına çıkar. Bu noktadan sonra "Görev"in de varlığı sorgulanır; "gerçekleştirilecek, yerine getirilecek" bir iş değil, ajanlar arasındaki ilişkileri yöneten bir odak gibidir. Bu ilişkiler de aslında merkezinde bir günce bulunan çeşitli metinler arasında oluşur. Bu günce, yazılı tarihin silinmesiyle ortaya çıkan kaousun tasvirini içermektedir. "Küvette Bulunan Günce"de, temel dilbilim ve anlambilim kuramlarının izlerine rastlamak mümkün. Lem, göstergelerin işlevlerini değiştirerek belirlenimci bir yapıda karmaşık bir dünya yaratıyor.

--reklam--

Küvette Bulunan Günce Alıntıları - Sözleri

  • Bir düşünceler kısır döngüsü; düşünceyi hırsla yutan başka düşünceler.
  • Wid-Wiss, Son Hanedan’ın varsayılan Pentagonu’nun bir tür ortak asker! beyin olduğunu söyledi. Bu beyinin görevi iki yönlüydü: bunlardan birincisi inancın saflığını gözetlemek ve korumak; İkincisi ise, dünyadaki doğru yoldan ayrılmış halkları dine döndürmekti...
  • "Mutlak bilgiye sahip olmasının yalnızca benim hayalimden ibaret olduğu anlamına geliyordu. Bir açıdan bunalıma sürükleyen bir keşifti bu; öte yandan da önümde yeni ve beklenmedik ufuklar açmıştı."
  • "Düşünceler kısır döngüsü; düşünceyi hırsla yutan başka düşünceler."
  • "Etrafımı saran hacme eşit bir boşluk kaplıyordum sanki."
  • "Şimdi ve her zaman; kalbinle ve ruhunla; ihanetin çılgın bağrında gerçeğin kutsal doğumuna beraberce tanık olalım!"
  • "Birbirimize inanırsak işte o zaman kendimizi kurtarabiliriz. Seni sana bırakacağım; sen de aynısını bana yapacaksın. Ancak bu şekilde özgür olabiliriz."

--reklam--

Küvette Bulunan Günce İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Stanislaw Lem okurken gerçek de neymiş, kitabın girişinde küçük bir askı var, hah, tamam işte o! Buraya gerçekliği asıp hikayeye gözünüzü kapatarak dalabilirsiniz. Yoksa nöronlarınızdan bir kaçı yanabilir, uyarmadı demeyin. Kitabı okudum bir buçuk ay oldu hala kitaptan sahneler gözümün önünde... Muğlak, etkileyici ve düşündürücü bir yazım tarzı var yazarın. Hikayenin anlatıldığı dönemde kağıt artık yoktur. Bir salgın tüm kağıtları yok etmiştir. Okuyan insanın kabusu! Yapılan kazılarda bir günce ele geçirilir. Bu günce bir ajanın garip hikayesini anlatmaktadır. Bina' ya giren ajana '' Özel Görev'' verilir ama o kadar özeldir ki görevin ne olduğu kendisine açıklanmaz, bildiği farz edilir. Ajan Bina içinde görevini kimseye belli etmeden öğrenebilmek için kendini paralar. Ancak bürokrasinin çarklarına takılmıştır bir kere. Binada her şey karmaş dolaştır. Ne kimin kim olduğu, ne de ne yaptıkları bellidir. İşte bu kafa karışıklığı içinde Bina içinde ajan görevini ararken ilginç olaylarla karşılaşır. (Galadriel)

Okudum en farkli kitaplardan biri diyebilirim ; kitap burokrasiyi inceden elestirirken, insanin en aptal en egoist duygusu olan kendini önemli görme duygusunu küçük düsüruyor. (İbrahim Kapan)

İnsanoğlu, pek çok gezegene yayılmıştır ancak papiraliz adındaki bir salgın yüzünden Neotik çağ sona ermiş ve Kaotik çağ başlamıştır. Bu dönemde bir araştırmacı Ammer-Ka adında bir yerde 3 adet Pentagon olduğunu iddia eder ve yıllar sonra bu ispatlanır. Kazı esnasında bir küvette bir günce bulunur. Burada anlatılanlar oldukça ilginçtir. Bir adama Başkomutan tarafından bir görev verilir. Adam ajan olmuştur ancak Bina'da yaşadıkları oldukça gariptir. Binbaşı Erms, Rahip Örfini, Nuhtufanı, Mankafa vb pek çok adam ile tanışır. Artık iyice kafayı yemek üzeredir. Kime güveneceğini bilemez. Pek çok intihar ve cinayet olmuştur. Ve banyoda kendisini bir ustura beklemektedir. Acaba bu ajan görevini tamamlayabilecek midir? Sonu nasıl olacaktır? Keyifle okunan bir roman. (Serdar Poirot)

--reklam--

Küvette Bulunan Günce PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Stanislaw Lem - Küvette Bulunan Günce kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Küvette Bulunan Günce PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Stanislaw Lem Kimdir?

12 Eylül 1921’de Polonya, Lwow’da varlıklı bir ailenin çocuğu olarak doğdu. On iki yaşındayken babasının hediye ettiği daktiloyla yazmaya başladı. 1940’ta Lwow Üniversitesi’nde tıp okumaya başladı ancak ertesi yıl Sovyet orduları Polonya’yı işgal edince eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. Bu dönemde otomobil tamirciliği ve kaynakçılık yaptı. Yahudi kökenleri nedeniyle, İkinci Dünya Savaşı yıllarını sahte bir kimlikle geçirdi. 1945 yılında ailesiyle birlikte Sovyetler’e bağlı Ukrayna sınırları dahilindeki Krakow’a yerleşti ve babasının ısrarı üzerine burada tıp eğitimine devam etti. Askeri doktorluk sınavında kendi kararıyla soruları eksik cevaplayarak başarısız oldu. Ardından bir yandan üniversitede dersler vermeye, diğer yandan kendisini üne kavuşturacak eserlerini kaleme almaya başladı. 1946’dan itibaren çeşitli dergilerde şiirler, kısa öyküler yayımlamaya başladı. İlk bilimkurgu romanı olan Astronauci 1951’de yayımlandı. Bunu izleyen yaklaşık yirmi yıl boyunca aralarında Aden, Gelecek Bilim Kongresi, Solaris, Soruşturma, Dünya’da Barış ve Fiyasko’nun da bulunduğu çok sayıda roman yazdı. Sovyet rejiminin baskıcı politikaları nedeniyle bunların bazılarını yurtdışında yayımlamak zorunda kaldı. Edebiyatın yanı sıra bilim felsefesi, sibernetik, bilimsel spekülasyon ve edebiyat eleştirisi alanlarında da çalışmalar yaptı. Birçok üniversiteden fahri doktora ünvanı aldı ve eserleri ulusal ve uluslararası ödüllere layık görüldü. 27 Mart 2006’da Krakow’da kalp rahatsızlığı sonucu hayatını kaybetti.

--reklam--

Stanislaw Lem Kitapları - Eserleri

  • Küvette Bulunan Günce
  • Solaris
  • Hayali Büyüklük
  • Fiyasko
  • Yıldız Güncesi
  • Ölümlü Makineler
  • Dünya'da Barış
  • İnsanın Bir Dakikası
  • Aden
  • Dönüşüm Hastanesi
  • Kör Talih
  • Yıldızlardan Dönüş
  • Yenilmez
  • Soruşturma
  • Gelecekbilim Kongresi
  • Siberya
  • Asker Kaçağı
  • Mükemmel Boşluk
  • Sahibinin Sesi
  • Yıldızların Dönüşü
  • The Mask
  • Seçilmiş Eserleri
  • The Cyberiad
  • Seçilmiş əsərləri

--reklam--

Stanislaw Lem Alıntıları - Sözleri

  • "Katiller haklı olsun ya da olmasın, birileri kurbanlara akıl vermeli." (Aden)
  • -What do we do now? -"Wait and watch," replied the prudent Kalpacius. "We may learn something." (The Cyberiad)
  • Önemli olacağını asla tahmin edemeyeceğim bir ayrıntı sayesinde inanılmaz bir şey keşfettim. (Kör Talih)
  • İnsan var olduğu sürece, olgular boşlukta yer almaz. (Soruşturma)
  • Ne denli sakınsa da insan denen varlık kuram geliştirmeden duramazdı. (Solaris)
  • Uzay yolculuğu insanoğlunun merakının en özlü ifadesidir. (Aden)
  • Sana ne kadar acıyorum, Evren’in kurbanı! Yaşamak ne kadar büyük bir ıstırap, ne kadar umutsuz bir kapan...” (Ölümlü Makineler)
  • "En önemli karşı çıkış nedeni, insanın Dünya üzerindeki sorunlarını çözmeden evreni fethetmek istemiş olmasıydı, zira kahramanca uçuşların insanların acı çekmesini, adaletsizliği, korkuyu ve yeryüzündeki açlığı ortadan kaldırmak konusunda bir işe yaramayacağı açıkça ortadaydı." (Yıldızlardan Dönüş)
  • Zamanla bilgisayar sistemleri imdada yetişti. Ama insanlar bir süre sonra bilgisayarların ağzına bakar hale geldiklerini fark etmekte çok gecikti. Bilgisayar hafızasına bağlı verilere dayansalar da akıl yürütme,yargıya varma işini kendilerinin yaptıklarını sanıyorlardı. Oysa aslında bilgisayar merkezleri tarafından işleme sokulmuş malzemeleri değerlendiriyorlardı ve bu malzeme insanlığın kaderini tayin eden kararları saptıyordu. (İnsanın Bir Dakikası)
  • Silah kendi kendisini yenemez. (Dünya'da Barış)
  • Senin bildiğini bildiğimi senin bildiğini biliyorum. (Dünya'da Barış)
  • "Her birimiz, zorunluluktan meydana gelmiş, bir olasılı­ğız, çokluğun içinden tekillik..." (Dönüşüm Hastanesi)
  • Ne var ki, her köşesi silahla donanmış bir dünyada her çocuğun askeri sorumluluk taşıdığı bir gezegende nereye kaçabilirdi ki? (Asker Kaçağı)
  • Kendi ellerimizle şu hale getirdiğimiz dünyada yaşamak zorundaydık, kendi düşen ağlamazdı. (Gelecekbilim Kongresi)
  • Burada her varsayım iflas ediyor. (Yenilmez)
  • "Mutlak bilgiye sahip olmasının yalnızca benim hayalimden ibaret olduğu anlamına geliyordu. Bir açıdan bunalıma sürükleyen bir keşifti bu; öte yandan da önümde yeni ve beklenmedik ufuklar açmıştı." (Küvette Bulunan Günce)
  • Kesin olarak bildiğimiz bir şey var ki, o da bilgilerinin felâketi önlemek için yeterli olmamış olduğu. (Yenilmez)
  • "Bu delilikten bir sonuç çıkaramamak, çıkarmaktan çok daha iyidir," (Aden)
  • Korkunun sadece gözleri büyük değildir, -beyni de küçüktür. (Dünya'da Barış)
  • Saray mensuplarının yaşamı bir sahtekarlıktı. (Mükemmel Boşluk)