Kuyrukluyıldız Eken Adam - Angela Nanetti Kitap özeti, konusu ve incelemesi
Kuyrukluyıldız Eken Adam kimin eseri? Kuyrukluyıldız Eken Adam kitabının yazarı kimdir? Kuyrukluyıldız Eken Adam konusu ve anafikri nedir? Kuyrukluyıldız Eken Adam kitabı ne anlatıyor? Kuyrukluyıldız Eken Adam PDF indirme linki var mı? Kuyrukluyıldız Eken Adam kitabının yazarı Angela Nanetti kimdir? İşte Kuyrukluyıldız Eken Adam kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...
Kitap Künyesi
Yazar: Angela Nanetti
Çevirmen: Nilüfer Uğur Dalay
Orijinal Adı: L’uomo che coltivava le comete
Yayın Evi: ON8 Yayınları
İSBN: 9786059952149
Sayfa Sayısı: 152
Kuyrukluyıldız Eken Adam Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İtalya’nın bir köyünde, herkes yaklaşan kuyrukluyıldızdan söz ediyordu. Böylesi, yıllardır görülmemişti. Ama kimse, göklerin bu makyajsız kraliçesini Arno kadar sabırsızlıkla beklemiyordu. Çünkü onun tek bir dileği vardı: Babasının eve dönmesi. Ancak, ne kardeşi onun kadar önemsiyordu bu dileği, ne de annesi Myriam. Hayatları, onları seven ama kendi prensiplerinden ötesini görmeyen bir adamın yakınında sürerken, köydeki terk edilmiş kulübenin bacası yeniden tütmeye başladı…
Bazen, sadece bize anlatılanın güzelliğiyle ayakta kalmak isteriz. Bazen hayatı, sadece hayallerimizin aydınlattığı kadarıyla görmektir bize iyi gelen. Umutla mutluluk yan yana yürüdüğünde, o yolu başkalarının, kendi doğrularıyla çizmesini istemeyiz. Gerçeklerin yükünü öykülerle hafifleten Angela Nanetti, büyülü bir anlatımla kaleme aldığı romanında soruyor: Mutluluğun ne kadarı uyum ve kabulleniştir, ne kadarı hayal ve arayış?
Kuyrukluyıldız Eken Adam Alıntıları - Sözleri
- Yüzünü pencerenin camına yapıştıran Arno, yıldızlar beni görüyor, diye düşündü. Kendini yalnız hissettiği gecelerde hep bu cümleyi tekrarlardı. “Yıldızlar gökyüzünün gözleridir”, derdi Myriam da. “Ay, ağzı; Güneş de başındaki tacı.” Ya kuyrukluyıldızlar? Kuyrukluyıldızlar neyiydi gökyüzünün? Belki saçları, belki de kaşları”
- —“ Ne çok yıldız var! Ama kuyrukluyıldız, işte o bambaşka bir şey,”
- Angela Nanetti soruyor: Mutluluğun ne kadarı uyum ve kabulleniştir, ne kadarı hayal ve arayış ?
- Arno ormandaki adamı düşündüğünde, içinde, hayal gücünü harekete geçiren, yüzlerce soru uyandıran bir merak kıpırdanmaya başladı. Bu gizemli yabancı kimdi? Neden o kulübeye sığınmıştı? Hayal gücü oradan oraya sıçradıkça, merak umudu besliyor ve yabancı adamın görmediği yüzü babasının bildik yüzüyle yer değiştiriyordu. Ya gelen babasıysa..? Ya onlara sürpriz yapmak için saklanıyorsa..? Belki de yardıma gereksinimi vardı? Belki de Arno’nun yardımına!
- Yıldızlar beni görüyor, diye düşündü. Kendini yalnız hissettiği gecelerde hep bu cümleyi tekrarlardı. ''Yıldızlar gökyüzünün gözleridir,'' derdi Myriam da. ''Ay ağzı; Güneş de başındaki tacı.''
- Yıldızlar kimsenin malı değildir, herkesindir. Yeter ki gökyüzünde doğduklarında gör, o zaman dileğin gerçekleşir.
- Hayallerimizden vazgeçecek olan bizler değiliz, bizi terk edecek olan onlardır.
- “Yıldızlar, gökyüzünün gözleridir”.
- "İhtiyar, 'Kuyrukluyıldızlar biraz savruk ama cömert kraliçelerdir,' derdi. Kendilerine özen göstermeye gerek duymayacak kadar güzeldirler. Gökyüzünde taranmamış, dağınık saçlarını savura savura dolaşır, oraya buraya dökerler. Döktükleri saçlar tohumlarıdır. Kraliçe arılar gibi onlar da böyle böyle yaşamın devamlılığını sağlarlar.
- Yüzünün pencerenin camını yapıştıran Arno, Yıldızlar beni görüyor, diye düşündü. Kendini yalnız hissettiği gecelerde hep bu cümleyi tekrarladı.
- "Sen beklemeye devam et. Hayallerimizden vazgeçecek olan bizler değiliz, bizi terk edecek olan onlardır. "
- "Her kuyrukluyıldızın kendi ışığı vardır ve her yıldız bir başka yıldızı çağırır."
Kuyrukluyıldız Eken Adam İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Mutlu sonla biten masal tadinda bir kitap....Öyle güzel ve etkileyici bir anlatımı var ki ;bir anda o koyde yasadiginiz hissine kapiliyorsunuz.Ormanda gezinen ,kuzulari otlatan hatta okulu asan cocuk sizmissiniz gibi ,oylesine bir gerceklik hissi kapliyor sizi.O minik kahramanimizin duydugu baba hasretini iliklerinizde hissediyorsunuz.Umit etmenin insanı hayata tutunduran en güçlü hislerden biri olduguna şahitlik ediyorsunuz,tabi hayal kırıklıgının büyüklüğüne de...Büyüleyici bir annenin oglu olmanın sizi nasıl özel bi çocuk yaptıgına da...Böylesi bi ailenin karşısına da ancak kuyrukluyıldız eken bi adam çıkardı ve çıkmıştı da ,mutlulugu getirmişti hem onlara hem kendisine...Gerçek iyiler kazanmıştı bu kez iyi maskesi takan kötüler değil!Masal mutlu sonla bitmişti ve iyiki de öyle olmustu.Çünkü sizce de çok hasret kalmamısmıydık mutlu sonlara ve iyilerin kazanmasına (okurgezerkafaaa)
Kuyrukluyıldız Eken Adam PDF indirme linki var mı?
Angela Nanetti - Kuyrukluyıldız Eken Adam kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Kuyrukluyıldız Eken Adam PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Angela Nanetti Kimdir?
1942’de İtalya’nın kuzeyinde, Bolonya’ya bağlı Budrio’da doğan Angela Nanetti, Bolonya Üniversitesi Ortaçağ Tarihi Bölümü’nü bitirdi, İtalyanca öğretmenliği yaptı. 1995’te öğretmenliği bırakıp kendini yazmaya adayan Nanetti, 2003’te Il Mondo dell’infanzia (Çocukluk Dünyası) adlı kitabıyla Hans Christian Andersen Ödülü’nü kazandı. Le memorie di Adalberto (Adalberto’nun Anıları), Cambio di stagione (Mevsim Değişikliği) ve Angeli (Melekler), özellikle çocuk ve gençlik kitaplarıyla tanınan yazarın çeşitli dillere çevrilmiş eserlerinden bazıları. Yaklaşık yirmi dile çevrilen ve Günışığı Kitaplığı tarafından yayımlanan Dedem Bir Kiraz Ağacı (Mio nonno era un ciliegio, 1998) adlı çocuk romanı, 2002 Alman Gençlik Edebiyatı Ödülü’ne aday gösterildi, 2006 Chronos Ödülü’nü kazandı. Son kitabı La compagnia della pioggia (Yağmur Topluluğu, 2009) olan yazar, İtalya’nın Adriyatik kıyısında, Pescara’da yaşıyor. -
Angela Nanetti Kitapları - Eserleri
- Dedem Bir Kiraz Ağacı
- Kuyrukluyıldız Eken Adam
- Düşler Sirki
- Hikâye Ormanı
- Mistral
- 100 Şatolu Çocuk
- Yağmur Kardeşliği
Angela Nanetti Alıntıları - Sözleri
- Angela Nanetti soruyor: Mutluluğun ne kadarı uyum ve kabulleniştir, ne kadarı hayal ve arayış ? (Kuyrukluyıldız Eken Adam)
- "Ama biliyor musun baba, Kara Adam'lar gerçekten var." (Hikâye Ormanı)
- Yıldızlar beni görüyor, diye düşündü. Kendini yalnız hissettiği gecelerde hep bu cümleyi tekrarlardı. ''Yıldızlar gökyüzünün gözleridir,'' derdi Myriam da. ''Ay ağzı; Güneş de başındaki tacı.'' (Kuyrukluyıldız Eken Adam)
- Yüzünün pencerenin camını yapıştıran Arno, Yıldızlar beni görüyor, diye düşündü. Kendini yalnız hissettiği gecelerde hep bu cümleyi tekrarladı. (Kuyrukluyıldız Eken Adam)
- "Tilki anlatmaya başladı, hikaye öyle güzel ve o kadar uzundu ki bütün gece sürdü. Hatta bir ara oradan geçen ay, bahçenin üzerindeyken onları dinlemeye koyulduğu için bir süre yolculuğuna devam etmeyi unuttu." (Hikâye Ormanı)
- "Gerçekten güzel bir öğlen sonrası geçirdik" dedi. "Bir süreliğine eski güzel günlere geri döndüğümü sandım. Oysa..." (Dedem Bir Kiraz Ağacı)
- "İhtiyar, 'Kuyrukluyıldızlar biraz savruk ama cömert kraliçelerdir,' derdi. Kendilerine özen göstermeye gerek duymayacak kadar güzeldirler. Gökyüzünde taranmamış, dağınık saçlarını savura savura dolaşır, oraya buraya dökerler. Döktükleri saçlar tohumlarıdır. Kraliçe arılar gibi onlar da böyle böyle yaşamın devamlılığını sağlarlar. (Kuyrukluyıldız Eken Adam)
- "Elden ne gelir!" diye tekrar etti. "Bari uyuyalım." (Yağmur Kardeşliği)
- İyi ki Sen varsın! (Dedem Bir Kiraz Ağacı)
- Yıldızlar kimsenin malı değildir, herkesindir. Yeter ki gökyüzünde doğduklarında gör, o zaman dileğin gerçekleşir. (Kuyrukluyıldız Eken Adam)
- ""İyi de, ormandaki o Kara Adam annemi ağlatan adam mı?" diye sordu Agata. "Bu Kara Adam'lar sürüsüne berekettir!" dedi Tilki esrarengiz bir şekilde. "Tilkilerin Kara Adam'ları olduğu gibi çocukların, hatta balıkların, köpeklerin, kuşların da Kara Adam'ları vardır ... " "Ya annelerin?" "Bazen . . . " (Hikâye Ormanı)
- Hayallerimizden vazgeçecek olan bizler değiliz, bizi terk edecek olan onlardır. (Kuyrukluyıldız Eken Adam)
- Tilkilerin Kara Adam'ları olduğu gibi çocukların, hatta balıkların, köpeklerin, kuşların da Kara Adam'ları vardır .. . (Hikâye Ormanı)
- "Kendini iyi hissetmiyor musun, dede? " diye sordum. Dedem ayağa kalkıp, eve doğru yürüdü. "Çok iyiyim, ama buramda bir diken var, " diye cevap verdi; kalbini işaret ediyordu. (Dedem Bir Kiraz Ağacı)
- "Her kuyrukluyıldızın kendi ışığı vardır ve her yıldız bir başka yıldızı çağırır." (Kuyrukluyıldız Eken Adam)
- Bir öykü, sonu iyi biterse güzeldir. (Düşler Sirki)
- "Bir ada, tek başına kalmak için değil, birilerinin gelmesi, birilerinin gitmesi için vardır." (Mistral)
- Arno ormandaki adamı düşündüğünde, içinde, hayal gücünü harekete geçiren, yüzlerce soru uyandıran bir merak kıpırdanmaya başladı. Bu gizemli yabancı kimdi? Neden o kulübeye sığınmıştı? Hayal gücü oradan oraya sıçradıkça, merak umudu besliyor ve yabancı adamın görmediği yüzü babasının bildik yüzüyle yer değiştiriyordu. Ya gelen babasıysa..? Ya onlara sürpriz yapmak için saklanıyorsa..? Belki de yardıma gereksinimi vardı? Belki de Arno’nun yardımına! (Kuyrukluyıldız Eken Adam)
- Yüzünü pencerenin camına yapıştıran Arno, yıldızlar beni görüyor, diye düşündü. Kendini yalnız hissettiği gecelerde hep bu cümleyi tekrarlardı. “Yıldızlar gökyüzünün gözleridir”, derdi Myriam da. “Ay, ağzı; Güneş de başındaki tacı.” Ya kuyrukluyıldızlar? Kuyrukluyıldızlar neyiydi gökyüzünün? Belki saçları, belki de kaşları” (Kuyrukluyıldız Eken Adam)
- Annem doğduğunda, dedem kasabaya inmiş; anneannem için bir çift altın küpe ve bir kiraz ağacı fidanıyla eve dönmüş. Bahçeye gidip bir çukur kazmış, çukurun içini sıcak gübreyle doldurmuş ve ağacı dikmiş; sonra bir çakı alıp, ateşte kızdırmış ve ağacın gövdesine bir isim yazmış: FELICITÂ (mutluluk). Gerçekte de bu, annemin ismi olmuş. Dedeme göre, kiraz ağacının da ismi aynı olmalıymış. Ama anneannem ona, bu ismin bir ağaç için pek uygun olmadığını söylemiş; bunun üzerine de dedem, ağaca FELICE (mutlu, neşeli) adını vermeye karar vermiş ve öyle de olmuş. O zamanlar Felice'nin üç dalı varmış ve ilkbaharda, annem yedi aylıkken ve dört dişi varken Felice de dört çiçek açmış. O andan itibaren annem ve kiraz ağacı birlikte büyümeye başlamışlar ve dedem Ottaviano ve anneannem Teodolinda'yla bir aile oluşturmuşlar. Bunu anlamak için aile fotoğraflarına bakmak yeterliydi. (Dedem Bir Kiraz Ağacı)