Kitap Künyesi
Yazar: Kate Mosse
Çevirmen: Sevin Okyay
Orijinal Adı: Labyrinth
Yayın Evi: Altın Kitaplar
İSBN: 9789752107649
Sayfa Sayısı: 672
--reklam--
Labirent Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Biraz Da Vinci Şifresi'ni biraz da Tolkien'in eserlerini çağrıştıran Labirent, yazarın tarihin gerçekleri üstüne kurguladığı mükemmel bir roman." -Entertainment Weekly
Bu Yılın Amerika Ve Avrupa'da
En Çok Konuşulan Kitabı
Üç Sır
İki Kadın
Bir Kase
Biraz Da Vinci Şifresi'ni biraz da Tolkien'in eserlerini çağrıştıran Labirent, yazarın tarihi gerçekler üstüne kurguladığı mükemmel bir roman...
- Entertainment Weekly
Temmuz 1209: Carcassona'da on altı yaşında bir kıza babası Kutsal Kâse'nin gerçek sırrını anlattığını iddia ettiği esrarengiz bir kitap verir. Alais kitaptaki garip kelimelerin ve simgelerin altında gizlenen anlamları anlamasa da bu kitabı canı pahasına saklaması gerektiğini, kaderinin buna bağlı olduğunu bilir. Binlerce yıl geçmişe, kadim Mısır'ın çöllerine dek uzanan labirentin sırrını saklamak büyük fedakârlıklara ve sonuna kadar inanmaya bağlıdır...
Temmuz 2005: Carcassona'nın varoşlarındaki dağlarda arkeolojik bir kazıya katılan Alice Tanner, bir rastlantı sonucu iki iskelet bulur. Gizli mezardaki tabutun içindeki kemikleri görünce bunların karabasanları andıran kötücül gücünü hisseder. Aynı zamanda kayaya kazınmış gizemli kadim kelimeleri her nasılsa anladığını ürpererek fark eder.
Alice sonunda, kontrol edemediği korkutucu olaylar dizisinin içine yuvarlandığını ve kaderinin 800 yıl önce yaşayan Katharların yazgısıyla birbirine düğümlendiğini anlar.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Labirent Alıntıları - Sözleri
- Kaybedilen zaman asla yeniden kazanılamaz. Ortaçağ Oksitan deyişi
- Bu hayatta geride bıraktığımız, kim olduğumuzun ve ne yaptığımızın anısıdır. Sadece bir mühür, o kadar.
- Tên përdu jhamâi së rëcôbro...( kaybedilen zaman asla yeniden kazanılamaz ) Ortaçağ Occitane deyişi.
- Tarih yaşanmış bir romandır; roman ise olası bir tarih.
- Kaybedilen zaman asla yeniden kazanılamaz.
- Bu hayatta geride bıraktığımız, kim olduğumuzun ve ne yaptığımızın anısıdır. Sadece bir mühür, o kadar. Çok şey öğrendim. Bilgeleştim. Ama bir fark yarattım mı? Bilmem. Pas a pas, se va luengh.(*) *Adım adım, yavaş yavaş.
- Zamanın başlangıcında Mısır topraklarında Sırların edendisi Kelimeler ve yazı verdi
- Doğudan doğan güneşe doğru giderken, Alaïs, kendini dünya ile uyum halinde hissetti. Saçı yüzünden arkaya doğru uçuyor, rüzgâr da yanaklarını yeniden renklendiriyordu. Tatou düzlükte dörtnala giderken, acaba ruh da, cennete olan dört günlük yolculuğunda vücudu terk ettiğinde böyle mi, hisseder diye merak etti. Tanrı’nın lütfunu böylesine hissetmek, bu üstünlük, sadece ruh kalana kadar bütün adi yaradılışın fiziksel olan herşeyi soyması mı?
- Parlak kırmızı alkol küplerin üzerine damlarken, buz çatırdayıp tıngırdadı. Bir süre, daha önce defalarca yaptıkları gibi, dostluktan doğan bir sessizlik içinde oturdular. Zaman zaman, turist treni surlardaki düzenli seferlerinden birini tamamladıkça, çeşitli dillerdeki rehber kitaplarındaki yorumlar Cite’den aşağı süzülüp gelirdi.
- Öfke, hiçbir şeye yaramaz. İnancın olmalı. Hayatlarımızın ya da bilginin ötesindeki daha büyük bir anlama inanmak, bir inanç sıçrayışı gerektirir. Bu önemsiz hayatlarımızdan anlam çıkarmak için büyük dinlerin hepsinin kendi hikayeleri vardır...
- Kutsal kitap, Kur’an, Tevrat. Gözleri muzip muzip parlayarak durakladı. “Şimdi, Bons Homes, insanların yaptığı kötülükten bir anlam çıkarmaya çakışmıyor. İnançları onlara bunun Tanrı’nın dünyası , kusursuz bir yaratı değil, onun yerine kusurlu ve yoz bir diyar olduğunu söylüyor. İyilik be sevginin, güçlüklere galebe çalmasını beklemiyorlar.”
- Adınimları Alice’i ana meydana, Place Marcou’ua görürdü. Küçük meydan restoranlar ve kırpılmış çınar ağaçlarıyla doluydu. Masalar ve iskemleler üzerinde birbirine dolanmış koruyu eller gibi yayılmış damlaları, parlak renkli tentelerle rekabet halindeydi. Tek tek kafelerin isimleri üstlerine yazılmıştı...
- Bon Homes, içten inancı dıştan gösteriye yeğ tutardı. Onların kutsanmış binalara, batıl törenlere, sıradan insanı Tanrı’dan uzak tutmak için tasarlanmış aşağılatıcı baş eğmelere ihtiyacı yoktu. İmgelere tapınmazlar, idoller ya da işkence aletleri karşısında yere kapanmazlardı. Bon Chretiens için Tanrı’nın gücü kelimede yatardı. Onların sadece kitaplar ve dualara, yüksek sesle söylenen ve okunan kelimelere ihtiyaçları vardı. Kurtulmanın yardımıyla ya da kutsal emanetlere veya sadece rahiplerin anladığı bir dilde edilen Sebt Günü dualarıyla bir ilgisi yoktu.
- Onların gözünde Kutsal Baba’nın inayetinde herkes eşitti... Yahudi ve Sarazen, erkek ve kadın, tarlaların hayvanları ve havanın kuşları. Cehennem olmayacaktı, nihai hüküm günü olmayacaktı, çünkü Tanrı’nın inayetiyle herkes kurtulacak, ancak çoğunun kaderinde Tanrı’nın krallığına yeniden kabul edilmeden hayatı birçok kereler yaşamak olacaktı.
- “İnsanlar pek değişmez, Jeanne. Yüzeyde farklı görünürüz. Evrim geçirir, yeni kurallar, yeni yaşam standartları koyarız. Her kuşak, modern değerleri olduğunu öne sürer, eskileri gözden çıkarır, kendi bilmişliği ve hikmetiyle gurur duyar. Bizden önce gelmiş gelmiş olanlarla pek az ortak noktaya sahip gibiyizdir. “
--reklam--
Labirent İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Hayatımda okuduğum en güzel fantastik kitaplardan biriydi , okuyalı 1 aydan fazla oldu sanırım ancak vakit bulup incelemesini yapabiliyorum. Kitapta 2 karakterin hayatlarını paralel olarak anlatıyor ama aralarında 800 yıl fark var 1205 yılındaki alaisin hayatı ve 2005 yılındaki Alice'in hayatı paralel olarak anlatılıyor. Kitapta Alais'in de , Alice'inde hayatındaki insanlar kutsal kase ve ölümsüzlüğün sırrının peşindeler. Duygusal sahneleri bol ve aşk , ihanet , intikam , entrika , hırs hepsinden bol bol var. Ayrıca bu kitaptan öğrendiğime göre haçlılar avrupadada din adına savaşıyoruz , sapkınları temizliyoruz ayağına toprakları işgal edip bir sürü insana vahşet yaşatmışlar. (yasin uymaz)
kitaba başlamadan önce Katharlar konusunda bilgi edinmenizde fayda var. Çok fazla Fransızca cümle barındıran, çevirisine bakarken konudan uzaklaşabileceğiniz, ilk başlarda sıkan ama sabır gösterirseniz az da olsa sizi saran ( 1209 yıllarına ait bölümlerini anlatırken ) bir konusu var, iki farklı zamanda yaşamış iki kadından birinin yaşadıklarını diğer zamanda ki kadında tekrar etmeyişi kitabın olumlu yanlarından biri. sonuna yaklaşıldığında finali tahmin etmek zor değil. (Mehtap Poyraz)
Okumaya başladıktan itibaren bırakılmaması gereken bir kitap olarak görüyorum. İki farklı zaman içindeki bağıntılı olaylar çok güzel işlenmiş. Yoğun bir tarih havası da var. Genel itibari ile Dan Brown kitaplarını andırsa da daha hikaye daha gerçekçi duruyor. Yarım bırakıldığında tekrar baştan başlamak zorunda kalabilirsiniz. İlk 30 sayfayı atlattıktan sonra hikayenin içinde kayboluyorsunuz. (Agape)
--reklam--
Labirent PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Kate Mosse - Labirent kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Labirent PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Kate Mosse Kimdir?
İki roman ve iki edebiyat dışı esere sahip olan yazar aynı zamanda BBC 4 kanalında yayınlanan Readers and Writers Roadshow adlı programın öncülerinden biridir. Ayrıca BBC 4 kanalında Saturday Review adlı programın konuk sunucusudur. Orange Roman Ödülü’nün fahri kurucularından olan Mosse, ayrıca Sanat ve İş Yaşamı Vakfı, Sanat ve Çocuklar, Güneydoğu İngiltere Sanat Derneği ve Royal Society of Arts Kurumu’nun üyesidir. Sanata yaptığı katkılardan dolayı 2000 yılında Avrupalı Başarılı Kadın Ödülü’nü kazanmıştır.
Ailesi ile birlikte Batı Sussex ve Carcassone’da yaşamaktadır.
--reklam--
Kate Mosse Kitapları - Eserleri
- Labirent
- Tapınak
--reklam--
Kate Mosse Alıntıları - Sözleri
- Tên përdu jhamâi së rëcôbro...( kaybedilen zaman asla yeniden kazanılamaz ) Ortaçağ Occitane deyişi. (Labirent)
- “İnsanlar pek değişmez, Jeanne. Yüzeyde farklı görünürüz. Evrim geçirir, yeni kurallar, yeni yaşam standartları koyarız. Her kuşak, modern değerleri olduğunu öne sürer, eskileri gözden çıkarır, kendi bilmişliği ve hikmetiyle gurur duyar. Bizden önce gelmiş gelmiş olanlarla pek az ortak noktaya sahip gibiyizdir. “ (Labirent)
- "Müzik, görünmeyen dünyanın seslerle görünür hale getirilmesidir." (Tapınak)
- Burada, bu mekânda zaman sonsuzluğa doğru yöneliyor. (Tapınak)
- Parlak kırmızı alkol küplerin üzerine damlarken, buz çatırdayıp tıngırdadı. Bir süre, daha önce defalarca yaptıkları gibi, dostluktan doğan bir sessizlik içinde oturdular. Zaman zaman, turist treni surlardaki düzenli seferlerinden birini tamamladıkça, çeşitli dillerdeki rehber kitaplarındaki yorumlar Cite’den aşağı süzülüp gelirdi. (Labirent)
- Öfke, hiçbir şeye yaramaz. İnancın olmalı. Hayatlarımızın ya da bilginin ötesindeki daha büyük bir anlama inanmak, bir inanç sıçrayışı gerektirir. Bu önemsiz hayatlarımızdan anlam çıkarmak için büyük dinlerin hepsinin kendi hikayeleri vardır... (Labirent)
- Bu hayatta geride bıraktığımız, kim olduğumuzun ve ne yaptığımızın anısıdır. Sadece bir mühür, o kadar. Çok şey öğrendim. Bilgeleştim. Ama bir fark yarattım mı? Bilmem. Pas a pas, se va luengh.(*) *Adım adım, yavaş yavaş. (Labirent)
- Tarih yaşanmış bir romandır; roman ise olası bir tarih. (Labirent)
- Kaybedilen zaman asla yeniden kazanılamaz. (Labirent)
- Kaybedilen zaman asla yeniden kazanılamaz. Ortaçağ Oksitan deyişi (Labirent)
- Bon Homes, içten inancı dıştan gösteriye yeğ tutardı. Onların kutsanmış binalara, batıl törenlere, sıradan insanı Tanrı’dan uzak tutmak için tasarlanmış aşağılatıcı baş eğmelere ihtiyacı yoktu. İmgelere tapınmazlar, idoller ya da işkence aletleri karşısında yere kapanmazlardı. Bon Chretiens için Tanrı’nın gücü kelimede yatardı. Onların sadece kitaplar ve dualara, yüksek sesle söylenen ve okunan kelimelere ihtiyaçları vardı. Kurtulmanın yardımıyla ya da kutsal emanetlere veya sadece rahiplerin anladığı bir dilde edilen Sebt Günü dualarıyla bir ilgisi yoktu. (Labirent)
- Kutsal kitap, Kur’an, Tevrat. Gözleri muzip muzip parlayarak durakladı. “Şimdi, Bons Homes, insanların yaptığı kötülükten bir anlam çıkarmaya çakışmıyor. İnançları onlara bunun Tanrı’nın dünyası , kusursuz bir yaratı değil, onun yerine kusurlu ve yoz bir diyar olduğunu söylüyor. İyilik be sevginin, güçlüklere galebe çalmasını beklemiyorlar.” (Labirent)
- Adınimları Alice’i ana meydana, Place Marcou’ua görürdü. Küçük meydan restoranlar ve kırpılmış çınar ağaçlarıyla doluydu. Masalar ve iskemleler üzerinde birbirine dolanmış koruyu eller gibi yayılmış damlaları, parlak renkli tentelerle rekabet halindeydi. Tek tek kafelerin isimleri üstlerine yazılmıştı... (Labirent)
- Bir başkasının ruhu, karşısındakinin dikkatle adım atması gereken karanlık bir ormandır. (Tapınak)
- Onların gözünde Kutsal Baba’nın inayetinde herkes eşitti... Yahudi ve Sarazen, erkek ve kadın, tarlaların hayvanları ve havanın kuşları. Cehennem olmayacaktı, nihai hüküm günü olmayacaktı, çünkü Tanrı’nın inayetiyle herkes kurtulacak, ancak çoğunun kaderinde Tanrı’nın krallığına yeniden kabul edilmeden hayatı birçok kereler yaşamak olacaktı. (Labirent)
- Doğudan doğan güneşe doğru giderken, Alaïs, kendini dünya ile uyum halinde hissetti. Saçı yüzünden arkaya doğru uçuyor, rüzgâr da yanaklarını yeniden renklendiriyordu. Tatou düzlükte dörtnala giderken, acaba ruh da, cennete olan dört günlük yolculuğunda vücudu terk ettiğinde böyle mi, hisseder diye merak etti. Tanrı’nın lütfunu böylesine hissetmek, bu üstünlük, sadece ruh kalana kadar bütün adi yaradılışın fiziksel olan herşeyi soyması mı? (Labirent)
- Benliğim ve hem geçmiş , hem gelecek benliklerim aynı anda var oldular. (Tapınak)
- Gazetecilerin tembelliği Constant’ın işine geliyordu. Onlara iyi ambalajlanmış bir öykü sunarsanız, biraz değiştirip okurlarına aktarırlar. Aldıkları bilgiyi kanıtlamak ya da bilginin doğruluğundan emin olmaya çabalamak gibi bir girişimleri olmaz. (Tapınak)
- Zamanın başlangıcında Mısır topraklarında Sırların edendisi Kelimeler ve yazı verdi (Labirent)
- Bu hayatta geride bıraktığımız, kim olduğumuzun ve ne yaptığımızın anısıdır. Sadece bir mühür, o kadar. (Labirent)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin