Kitap Künyesi
Yazar: Osman Aysu
Yayın Evi: İnkılap Kitabevi
İSBN: 9789751013064
Sayfa Sayısı: 507
--reklam--
Lenin'in Mangası Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Acaba Rusya'da mevcut siyasi düzeni yıkmaya ve eski rejimi yeniden geri getirmeye yönelik askeri bir darbe olursa, bunun Batılı devletler üzerindeki etkisi ne olabilir? Kapitalist ve liberal ülkeler yeni bir komünist ihtilali nasıl karşılarlar? Dünyanın siyasi konjonktürünü sarsacak, hatta yerinden oynatacak bu durum karşısında nasıl bir tavır takınırlar?
Her şey Kafkas cephesindeki ordu depolarından çalınan yüz adet nükleer başlık takılabilen taşınabilir roketin Moskova mafyası tarafından çalınması ile başladı. Aslında günümüz Rusya'sında sık sık karşılaşılan ve sıradan addedilen bir hırsızlık vakası ya da gittikçe çöken ve gücünü kaybeden ordu ile mafya arasındaki bir bağ olarak dünyaya tanıtıldı bu olay!
Ama memleketlerindeki terörden şikayetçi olan devletler olaydan endişe duymaya ve ürkmeye başlamışlardı. Güçlü devletlerin gizli servis elemanları Moskova'ya üşüşmeye başladı. Onları orda korkunç bir sürpriz bekliyordu.
Çünkü olayın boyutları umduklarından çok daha korkunçtu.
Osman Aysu'nun kaleminden yepyeni bir casusluk ve gerilim romanı...
(Arka Kapak)
--reklam--
Lenin'in Mangası Alıntıları - Sözleri
- Biliyor musun dostum? dedi. Buraya ne zaman gelsem tarih beni içine çeker. İşçi köylü bu salonda toplanırmış. Lenin işçi, köylü temsilcilerine burada hitap edermiş; Stalin, Bernand Shaw'la bu salonda yemek yermiş; Tolstoy, Rahmaninof bu lokantanın devamlı müşterileri arasındaymış. İkinci Dünya Savaşı yıllarında yabancı basın mensuplarının yegâne uğrak yeriymiş.1962'de Dr. Jivago filmi de burada çekilmiş.
- Ne de olsa artık demokratikleştik.
--reklam--
Lenin'in Mangası İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Son derece güzel bir casusluk romanı. Rusya'da Kafkas ordusunun cephaneliğinden 100 adet nükleer füze çalınır. Pek çok devlet bunun teröristlere satılacağını düşünmektedir ve bu yüzden BND, CIA, MOSSAD, MI6 ajanları Moskova'ya akın eder. Bunların içinde MİT ajanı Ertan Göreç de vardır. Bu arada emekli bir GRU albayı Yuri Dunayev kaza geçirir. Lenin'in Mangası adında darbeci bir örgüt hakkında pek çok şey bilmekte olan bu adam BND ile temasa geçmiştir ama kazadan sonra kızı Sonya irtibata geçer. BND ile anlaşamayan Sonya tesadüf eseri Ertan ile karşılaşır. Ertan'a güvenen Sonya beraber hareket etme kararı alır. Ama bu arada Rus gizli servisleri FSB, SVR ve GRU da boş durmamaktadır. Ertan, Sonya ve FSB müdür muavini Timoşenko Rusya'nın kaderini belirleyecektir. Silahlar nerededir? Ne amaçla kullanılacaktır? Darbe ne zaman yapılacaktır ve gizli servisler ortak çalışmayı kabul edecek midir? Olaylar sırasında birbirine yakınlaşan Ertan ve Sonya'nın hikayesi mutlu son ile bitecek midir? Soluksuz okunan bir roman. (Serdar Poirot)
Rusya’da Kafkas ordusunun cephaneliğinden çalınan füzelerle eski rejim taraftarları darbe yapmak ister. Birçok ülkenin ajanı bu çalınan füzelerin nerede ve nasıl kullanacağını araştırp çözme çabası içerisindedir. Güzel bir soğuk savaş romanı... (Anasırı erbaa)
ajan ve soğuk savaş romanı, geçmişte soğuk savaş döneminde çok severdik, düşman hep komünistler çoğunlukla da rusya olurdu. bu roman akımı özellikle emekli cia ajanları tarafından pompalanırdı, çok fazla edebi estetiği olmayan, hayalgücünü gıdıklayan, saman alevi kitaplardı bunlar, (kendi fikrimdir) sonra sinemıya da etkilemiştir (jason bourne) bu konunun Türkiye yazarlarından osman aysu'da çok ileriye gidemiyor, belki milli duygular ile mit ajanlarımızı kahraman görmek içinizin gıdıklanmasını biraz daha artırabilir o kadar benim beklentim polisiyelerde ki başarının (agatha) ajan romanlarında da etkili olması olurdu, son zamanlarda biraz biraz başlamış, ama eskiden yazılanlar bu şekilde ajan işlerine aşina iseniz yorulmaz bir çırpıda okursunuz, (lazcuk)
--reklam--
Lenin'in Mangası PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Osman Aysu - Lenin'in Mangası kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Lenin'in Mangası PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Osman Aysu Kimdir?
Osman Aysu, Türkiye’de polisiye-gerilim türünde romanları ile en bilinen yazarlardan biridir. İstanbul’da doğmuş ve İstanbul’da büyümüştür. Soyu Osmanlı’dan gelen ailesi de 3 asırdan beri İstanbul’da yaşamaktadır. İlk ve orta öğretimini İstanbul’da tamamlayan yazar üniversite eğitimini de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde devam ettirmiştir.
Öğrenimini tamamlayan yazar, uzun süre avukatlık mesleğini icra etti. Bu sürede Mike Hammer ve Philip Marlowe gibi yabancı polisiye roman yazarlarının eserlerinin müdavimi olan yazar, yerli polisiye roman bulamamanın sıkıntısını yaşamıştır.
1955 yıında Haydarpaşa Lisesi'ni tamamlamasının ardından, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1961 yılında mezun olmuştur. 1972’de başlayarak altı yıl kadar serbest avukatlık yaptıktan sonra ilk kitabını 1994 yılında yayımlamıştır.
Sorumluluk sahibi bir Türk olarak yabancı kaynaklara mahkûm kalmamak için suç edebiyatını ele almayı gerek görmüştür. Bu süre zarfında beş altı polisiye roman yazmıştır. İlk kitap taslağından birini okuyan eşinin tavsiyesi ile kitaplarını yayınlatmaya başlamıştır.
Tüm eserleri mesleğinin ve merakının da etkisi ile suç edebiyatından olmuştur. Eserlerinde akıcılık özelliğine önem veren yazar, bunun okurun sıkılmadan kitabı okuyabilmesi, yarıda bırakmadan merakla kitabın sonuna gelebilmesi için önemli olduğunu düşünür. Yazar sezgilerinin de etkisi ile gerek yaşanılan ya da gelecekteki olayları tahmin ederek eserler yazabildiğini dile getirmektedir. Buna örnek olarak Cellât kitabını gösterir. Susurluk kazasının başka bir görünümü olduğunu iddia eder ve yaşadığı çağın olaylarını dikkatle gözlemleyen her insanın, çevresinde neler olup bittiğini ve yakın gelecekte neler olabileceğini kolaylıkla kestirebileceğini söyler.
Türkiye’de polisiye-gerilim romanlarının öncüsü sayılan yazar günümüze kadar birçok eser üretmiştir. Bu eserler ile kendisinden sonra gelenlere de örnek teşkil eder. Yazarın kitaplarının başlıca karakterlerini dedektifler, casuslar ve ajanlar oluşturur.
Yazar, günümüzde daha ince hesaplanmış olayları ve suçları içeren, psikoloji ağırlıklı polisiye romanlarını yazmaya devam etmektedir. Yazar, eserlerindeki bu sıçrayışı ?birinci kategori eser yazma? olarak tanımlar.
Gençliğinde gazeteci olmak isteyen yazar, muhabirliğin yazarlık için ön aşama olduğunu düşünür. Polis muhabirlerinin, mesleklerindeki gözlemleri ve deneyimleri ile ileride iyi bir polisiye yazarı olabileceklerini söyler.
--reklam--
Osman Aysu Kitapları - Eserleri
- Çıkış Yok
- Kayıp
- Casus
- Soğuk Taşlar
- Kanlı Tutku
- Kartopu
- Tavşan Uykusu
- Devlet Sırrı
- Bıçak Sırtı
- Kutsal Resim
- Bir Aşk Masalı
- Yalıdaki Sır
- Travma
- Sır
- Kanlı Rüya
- Çöl Akrebi
- Kayıp İncil
- Kanlı Pazar
- Çifte Tehlike
- Kerpeten
- Sınır Ötesi
- Gölgede Kalan Sırlar
- Bir Beyazperde Masalı
- Özgürlük Tuzağı
- Ölüm Meleği
- Cinayet Sancısı
- Elissa
- Doğum Günü:15 Aralık
- Kapan
- Cennete Açılan Kapı
- Vahşi Tutku
- Gece Baskını
- At Kuyruklu Adam
- Ahtapotun Kolları
- Karanlıklar Hakimi
- Mütareke Yıllarında Aşk
- Taş Plak
- Tehlikeli Cazibe
- Miras
- Güvercin Kayalıkları
- Sahte Ajan
- Ölüm Oyunu
- Yedinci Uzman
- Aşk Oyunu
- Korku Evi
- Cellat
- Şeytanın Maskesi
- Ay Işığı
- Londra-Moskova Hattı
- Büyük Hesaplaşma
- Uzun Gece
- Şantaj
- Kurt Sığınağı
- Yazar ve Aşkı
- Küçük Tatlı Kız
- Yanık Yüz
- Sessiz Çığlık
- Karadul
- Karla Gelen Adam
- Mor Salkımlı Köşk 1
- İktidar Merdiveni
- Leoparın İzleri
- Karanlık Zeminde Pembe Noktalar
- Tamara'nın Gözyaşları
- Sınırların Ötesinde
- Osman Hilmi Efendi'nin Laneti
- Şok Dalgası
- Sır Duvarları
- Odak Noktası
- Lenin'in Mangası
- Mavi Beyaz Rapsodi
- Nikahta Keramet Vardır
- Kargaların Çığlığı
- Puslu Anılar
- Yüreğimde Yare Var
- Havyar Operasyonu
- Sorguç
- Kuşku Zinciri
- Nemrut'un Gazabı
- Karanlıkta Fısıltılar
- Kuş Kafesi
- Önce Aşk
- Sevdim Bir Genç Kadını
- Terörün Gölgesinde
- Tutkunun Esiri
- Saklı Gerçek
- Darbe
- Fidye
- Kuşkunun Ötesi
- Mor Salkımlı Köşk 2
- Sönmeyen Ateş
- Tilkiler Savaşı
- Bir Hadise Var - Can İle Canan Arasında
- Ölü veya Diri
- Mönüde Komplo Var
- Türk Gramerinin Sorunları Toplantısı
--reklam--
Osman Aysu Alıntıları - Sözleri
- Romantik çağdan kalma gibisiniz. Şövalye ruhlu, soylu, her zaman kadınları korumayı görev sayan, kibar ve ince biri... (Havyar Operasyonu)
- "Kin mi, nefret mi, pişmanlık mı, yoksa bir türlü koparıp yüreğimden atamadığım sevgi miydi?" (Önce Aşk)
- Fakat hayal gücü ona ihanet etmişti (Çıkış Yok)
- Sanırım aşk denen şey buydu; insanın kimyasının değişmesi, bilinçsiz bir heyecana kapılması, onu görünce feleğini şaşırması gibi bir şey. (Yalıdaki Sır)
- Pek çok sevgide olduğu gibi, duygular tek taraflı kaldığı sürece, sonunda içteki ateşin sönmeye mahkûm olduğunu genç kız da biliyordu. (Özgürlük Tuzağı)
- Niye bu yaşa kadar evlenmediniz?" diye sordu damdan düşer gibi. Gülümsedim. "Beni yeni tanıyan çoğu insan bu soruyu sorar. Herhalde kısmet meselesi. Belirli bir nedeni yok. Zahir aklımı başımdan alacak birine henüz rastlamadım." (Bir Aşk Masalı)
- " Cami yıkılsa bile mihrap yerinde kalır derlerdi..." (Bir Beyazperde Masalı)
- Sen bir vatan hainisin ve ülkene ihanet ettin. Cezanı yasaların vermesini isterdim ama seni vurmaktan hiç vicdan azabı çekmeyeceğim. (Tamara'nın Gözyaşları)
- Şu erkek milleti çok aptaldı; bazen en basit gerçekleri göremezdi. (Karanlıklar Hakimi)
- Gençtim, ailemden intikal eden büyük bir servetin sahibiydim ve çok da yakışıklıyım. Etrafımda yüzlerce güzel kadın cirit atıyordu... Benim yaşımdaki bir gencin sahip olmayı hayal bike edemeyeceği gayrimenkullerim, şirketlerim, Boğaz'da nefis bir yalım, Akdeniz sahillerinde üç yazlığım ve bankalarda torunlarımın çocuklarına dahi rahat bir hayat sağlayacak nakitim vardı. Ama ben mutlu değildim... Ölmek istiyordum... (Ölüm Meleği)
- "İhanet affedilmez." (Soğuk Taşlar)
- "Güzel görünmek arzusu bir kadının kendisine olan saygısından kaynaklanırdı." (Güvercin Kayalıkları)
- Alabildiğine karanlık ve korkunun sessizliği kaplamıştı etrafı. Tıpkı o uğursuz gece de olduğu gibi... (Bıçak Sırtı)
- "Şüphe insanı olmayacak kuşkulara sürüklüyordu." (Çöl Akrebi)
- “Affedersiniz” diye mırıldandı Evelyn “Yaranızı deşmek istemezdim” "Önemli değil, Miss Joyce. Yaramı deşmediniz , çünkü o yara içimde daima kanıyor ve ben ölünceye kadar da kapanmayacak.". (Kartopu)
- Zira hic bir fani ilahîyane yasamayacaktir,zira ölüm tabiatın kaçınılmaz sonucudur (Yalıdaki Sır)
- "Bazen en güvendiğimiz kişiler bile bizi yanıltabilir." (Soğuk Taşlar)
- Bu yeni hayatına alışmak zorunda olduğunu gayet iyi biliyordu. (Vahşi Tutku)
- Ne de olsa yaşım itibarıyle eski kafalı bir adamdım, Genç kızların rahatlık kisvesi altında moda diye sürdürdükleri erkeğimsi giyim kuşamlarından nefret ediyorsun. Kadınlara Has Zarafet artık tarihe karışmıştı Belli ki (Malesef) (Karanlık Zeminde Pembe Noktalar)
- Yapacağı isten nefret de etse , bu kadını öldürmeliydi. (Kapan)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin