Kitap Künyesi

Yazar: Ludwig von Mises

Çevirmen: Yaman Öğüt

Yayın Evi: Liber Plus Yayınları

İSBN: 9786058332409

Sayfa Sayısı: 288

--reklam--

Liberalizm Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bugün birinin liberalizm fikrini onun büyük kurucularının yazılarını okuyarak oluşturması yeterli olmaz. Liberalizm tamamlanmış bir öğreti ya da sabit bir dogma değildir. Tam aksine liberalizm, bilim öğretilerinin insanın toplumsal yaşamına uyarlanmasıdır. Tıpkı iktisat gibi sosyoloji ve felsefe de David Hume, Adam Smith, David Ricardo, Jeremy Bentham ve Wilhelm Humboldt'un zamanındakiyle aynı değil, yani liberalizm öğretisi bugün temel ilkeleri aynı kalmakla birlikte onların zamanında olduğundan farklı.

Şimdiye kadar kimse bu öğretinin temel anlamını özetleme görevini üstlenmedi. Bu da böyle bir çalışma yapma çabamızı mazur gösterebilir sanıyorum.

-Ludwig von Mises-

(Tanıtım Bülteninden)

Liberalizm Alıntıları - Sözleri

  • Hayatın her alanına burnunu sokan müdahaleci veya sosyalist devlet idealine bağlı kalındıkça göç sorununa bir çare bulunamayacağı aşikardır. Bugün çözülemez görünen göç sorunu sadece ve sadece liberal programın benimsenmesiyle tamamıyla ortadan kaldırılabilir. Liberal ilkelere göre yönetilen bir Avustralya'da ülkenin bir kısmında Japonların diğer kısımlarında İngilizlerin çoğunlukta olmasından ne gibi sorunlar doğabilirdi ki?
  • Siyaseti kendi gruplarına ayrıcalık ve imtiyaz elde etmekten ibaret gören çıkar grubu partileri parlementer sistemi kilitlemekle kalmıyor, devletle toplumun bütünlüğünü de zedeliyorlar. Sadece parlementarizmi krize sürüklemekle kalmıyor, genel bir siyasal ve toplumsal krize neden oluyorlar. Eğer toplum, her biri kendine özel imtiyazlar elde etmeye ahdetmiş, elinden bir şeyler alınmasına karşı tetikte ve her an küçücük bir çıkar karşılığında en önemli siyasi kurumları gözden çıkarmaya hazır keskin çizgilerle ayrışmış gruplara bölünürse, toplum uzun vadede varlık gösteremez.
  • Rıza dışı hizmetin ortadan kaldırılmasını insancıl sebeplerle savunanlara sistemin devamının köle içinde faydalı olduğu söyleniyordu, buna karşı bir cevap da veremiyorlardı. Köleliğin bu savunusuna karşı hepsini çürütecek ve çürütebilmiş olan tek sav vardı, o da özgür işgücünün köle işgücüne göre kıyas kabul etmeyecek ölçüde daha üretken olduğuydu. Kölenin kendini işine adaması için sebep yoktur. Sadece cezadan kaçabilmek için gereken asgari çabayı sarf eder. Fakat özgür işçi, ne kadar emek sarf ederse o kadar ücret alacağının farkındadır.Gelirini arttırmak için elinden gelenin en iyisini yapar. Bugün modern bir traktörü sürmesi beklenen işçiden istenen ile bundan iki nesil öncesinin görece az zeka, kuvvet ve endüstrisinde sabana sürülmesi yeterliesir sayısını karşılaştırın. Modern sanayi işçisinden bekleneni ancak özgür işçi karşılayabilir.
  • Even the greatest earthly riches cannot give man happiness; they leave his inner self, his soul, unsatisfied and empty. The most serious error of liberalism has been that it has had nothing to offer man's deeper and nobler aspirations.
  • Nasıl ki liberalin gözünde devlet en yüce ideal değilse, aynı şekilde en iyi baskı aracı da değildir. Metafizik devlet teorisi öğretisine göre -ki bu açıdan mutlak monarşilerin kibir ve cüretkarlığına yaklaşır- her devlet egemendir; son ve en yüce başvuru merciidir. Ama bir liberal için dünya, devlet sınırlarında son bulmaz.Onun gözünde ulusal sınırlar arızi ve ikincildir. Onun siyasi düşüncesi tüm insanlığı kapsar. Onun siyasi felsefesinin başlangıç noktası iş bölümünün ulusal değil uluslararası oluşundadır.
  • Avrupa devletler federasyonu hareketi, hiçbir milliyetçi şovenliğin savunulamazlığının doğru şekilde tespit edilmesinden yola çıkmıştır. Ama bu hareketin destekçilerinin hayata geçirmek istedikleri de uygulanamaz zira halkın bilincinde hayati bir destekten yoksundur. Hem Pan-Avrupa hareketi amacına ulaşsa bile dünya bu nedenle daha iyi bir yer olmayacaktır. Birleşik bir Avrupa kıtasının kendi bölgesi dışındaki büyük dünya güçleri ile mücadelesi Avrupa ülkelerinin kendi aralarında güttükleri mücadelelerden daha az zararlı olmayacaktır.
  • Dünya ekonomisinin küçük otarşik bölgelere bölünmesinin tüm uluslara zararlı sonuçlar doğuracağı kanıtlanınca serbest ticaretin hikmeti kaçınılmaz olur
  • Belirli bir zaman dilimi içerisinde elde edilebilecek bir kazanca, ne denli cazip görünürse görünsün hemen sahip olmayı istemek, sabredilmesi halinde hemen elde edilecek kazancın ve sabretme maliyetinin toplamından çok daha fazlasına eşdeğer bir kazancın elde edilmesi ihtimalini ortadan kaldırıyorsa, son derece aptalca bir davranış olacaktır.
  • Sosyal demokratlar iktidarda olmadıkları sürece demokratlardı; yani, rakiplerini şiddetle sindiremeyeceklerini hissettikleri sürece.
  • Daima komşusunu mahvetme amacıyla yola çıkan milliyetçi politikalar son tahlilde herkesin mahvına yol açacaktır.

Liberalizm İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Yazar Hakkında: Ludwig Heinrich Mises İktisadi ekollerde Avusturya okulunun en büyük temsilcilerinden biridir. Ayrıca Liberteryenizm akımının da öncülerindendir. Mises 1881 yılında Alman bir Yahudi'nin oğlu olarak doğmuştur. Hukuk eğitimi alan Mises iki yıl bürokrasi alanında çalıştıktan sonra bu alanın kendisine uygun olmadığını düşünerek bir hukuk bürosunda staj yapmış o sırada da Viyana üniversitesinde ekonomi dersleri vermiştir. Fakat Mises Nazilerin yükselmesi sebebiyle 1940 yılında ABD ye göç etmiş ve New York üniversitesinde 1969'akadar misafir öğretim görevlisi olarak çalışmıştır. Mises yükselen sosyalizm akımına karşı Liberalizmi savunmuş ve ekonomi politikaları hakkında eserler vermiştir. Eser Hakkında: Eser bir devletin asli görevlerinin ne olduğu hakkındadır kısaca. Eserde Mises Liberalizmin insanın doğası gereği insanı en ileriye taşıyabilecek felsefe olduğunu savunmuş ve Liberalizme karşı olan suçlamaların pek çoğunun aslında liberalizm içerisinde olmadığını savunmuştur. Eser özellikle siyaset bilimcilerin ve ekonomistler tarafından kesinlikle okunmalıdır. Günümüzde çeşitli kılıflarda komünizm ve sosyalizmin tekrar gün yüzüne çıktığını görmekteyiz. Bu durum böyle devam ederse insanlığı yeniden bir karanlık çağ beklemektedir. Bugün unutulmamalıdır ki şu an bu uygulamada fikirlerimizi paylaşabiliyor keyif edebiliyorsak bile bu Kapitalizm sayesindedir. Unutmayın ki en koyu komünistler bile kapitalizm çarkında yaşamak için ABD İngiltere'ye göç etmek istemektedirler. Kimse bir Küba yada K. Kore de yaşamak istemez. Önemli olan insandır (Advocatus Diaboli)

Eh: Liberalizm'e giriş için oldukça uygun bir kitap. Mises; başlıklar halinde Liberalizm'in bakış açılarını anlatıyor ve günlük örnekler veriyor. Fakat Liberalizm'i biliyorsanız ve derine inmek istiyorsanız biraz fazla basit kaçabilir. Giriş seviyesi için uygun sonrası için önermem. (ilkay yıldız)

Liberalizm, özel mülkiyeti savunan, devletin eğitime, ekonomiye karışmasını istemeyen ve insanların özgür bir ortamda yaşamasını isteyen bir ideolojik görüş. Çağımızın toplumsal ve ekonomik sorunlarından kurtulmanın liberalizm ve kapitalizmden geçtiğini savunuyor kitap. Sosyalizm fikrini benimsemiş biri olarak aslında günümüz şartlarına baktığımız zaman liberal veya kapitalist sistemler dışında başka bir sistemin işleyemeyeceği ve değişimin kolay olamayacağı açık şekilde gözüküyor. Kitapta kapitalizmin sadece işçi sömürüsü olduğuna vurgu yaptığımızı ama modern alışveriş tutkusundan vazgeçmeyip bunun artı bir yönü olduğunu benimsemediğimizi de söylüyor. (Haklı bence) Avrupa'daki tüm ekonomik sistemlerini sosyalist ideolojiye dayandırmak imkansız olur. Liberalizm fikrinin bazı kısımları içime sindi. Sosyal liberalizm olarak geçen ve klasik liberalizm ile ayrışan özellikleri var. Klasik liberalizm, devletin eğitime, sosyal yardımlara karışmaması gerektiğini hatta sendikalaşmanın (işçi haklarını korumak) yasaklanması gerektiğini söylerken sosyal liberalizm bunların olması gerektiğini ama klasik liberalizm gibi özel mülkiyete ve serbest piyasaya dokunulmaması gerektiğini söylüyor. Günümüzdeki işçi sömürüsünü, gelir eşitsizliğini belki sosyal liberalizm ile halletmemiz imkansız ama karma ekonomik sistem ile (Çin'in yaptığı gibi) hem sosyalist fikre hemde serbest piyasa fikrini (Lib.) benimseyip bir çıkış noktası bulunabilir. Liberalizmin tek sıkıntısı emek sömürüsünü ve sömürgeyi meşrulaştırmak istemesi. Şunu unutmamak lazım ki hayallere kapılmak yerine (komünizm) şuan ki sistemi iyileştirmeye çalışsak daha çok yol katedeceğimizi düşünüyorum. Liberalizmin serbest piyasa ve seri üretim fikrini, sosyalizmin işçilerin hakkını veren karma bir sistem olsa ne hoş olur değil? (Murat Torlak)

Liberalizm PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Ludwig von Mises - Liberalizm kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Liberalizm PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Ludwig von Mises Kimdir?

Avusturyalı eski ekonomist, filozof, tarihçi ve yazar olan Mises; Yahudi bir ailenin çocuğu olarak 29 Eylül 1881’de Galicia’nın Lemberg şehrinde, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nda (şimdi Ukrayna sınırları içindedir) doğmuştur. Babası bir demiryolu mühendisi olan Mises’in annesi Avusturya Parlamentosunda Liberal Parti vekili olan Joachim Landau’nun yeğenidir. 1973’te 92 yaşında New York’ta hayata veda etmiştir.

Viyana Üniversitesi’nde hukuk ve idari bilimler eğitimi alan Mises, 1903 yılında Carl Menger’in “Ekonominin Prensipleri” kitabını okuması üzerine temel ilgi alanının ekonomi olarak belirlemiştir. 1906 yılında doktora derecesini hukuk ve ekonomi üzerine yaptığı çalışmalar ile Viyana Üniversitesi’nden almıştır. Bir süre finansal yönetici olarak kamuda çalışmaya başlamış, sonrasındaysa bürokrasinin işleyişinden rahatsızlık duyarak kamudan ayrılmış, bir hukuk firmasında çalışmaya başlamıştır. Bu sırada Avusturya İktisat Okulu’nda ekonomi dersleri vermeye başlamış, böylelikle Carl Menger’in temelini attığı Avusturya Okulu’nun Eugen von Böhm-Bawerk geleneğinden ikinci kuşağını Hans Mayer ve Joseph Alois Schumpeter ile birlikte oluşturmuştur. Daha sonra 25 yıl çalışacağı Viyana Ticaret Odası’nda işe başlamış, 1934-1940 döneminde Nazilerden kaçmak için Viyana’dan ayrılarak Cenova Üniversitesi’nde ders vermeye başlamış ancak baskıların artmasıyla 1940’ta ABD’ye göç etmiştir. 1945’te New York Üniversitesi’nde konuk öğretim görevlisi olmuş ve 1969’a kadar burada çalışmalarına devam etmiştir. Bu dönemde verdiği seminerlerle Murray Rothbard, Hans Sennholz, George Reisman, Ralph Raico, Leonard Liggio ve Israel Kirzner gibi liberteryen aydınların yetişmesine katkıda bulunmuştur.

Modern liberteryenizm hareketine büyük etkisi olan Mises, Avusturya Okulu’nun iktisadi dü- şüncesinin lideri olarak kabul edilmiştir. Mises’in iktisat bilimine katkıları “paranın miktar teorisi, ticaret döngüsü, para teorisinin iktisadi teoriyle olan entegrasyonu ve sosyalizmin ekonomik hesaplama sorununu çözemeyeceği için mutlak suretle başarısız olacağı üzerine sunduğu kanıtlar “ olarak sıralanabilir. Ayrıca Mises kendisinin “praxeology” olarak adlandırdığı, ekonominin insan davranış biliminin bir parçası olduğu gerçeğini ilk fark eden bilim adamıdır. Eserleri arasında; “Para ve Kredi Teorisi, Sosyalizm; Ekonomik ve Sosyolojik Bir Analiz, Liberalizm veya Özgür ve Müreffeh Ulus, Müdahaleciliğin Eleştirisi, Bürokrasi, İnsan Faaliyetleri: Ekonomi Üzerine Bir Bilimsel İnceleme, Anti-Kapitalist Zihniyet , Avusturya İktisat Okulunun Tarihsel Süreci” sayılabilir. Avusturya İktisat Okulunun Tarihsel Süreci adlı eserinde, Avusturya ekonomi teorisinin gelişimini gözden geçirmiştir. Eser, Avusturya İktisat Okulunun öncülerinin özellikle Menger ve Böhm-Bawerk’in kısa biyografilerini içerir. Mises; sübjektif ekonominin tümdengelimcilikle nasıl yükselişe geçtiğini ve Avusturya İktisat Okulu’nun önemini anlatmıştır. Mises’in ölümünü izleyen sene içinde, 1974’te, en büyük takipçilerinden olan Friedrich August Von Hayek Nobel ekonomi ödülünü kazanmıştır. ‘Her kim yaşamayı ölüme, mutlulu- ğu çile çekmeye, huzuru ızdıraplara tercih etmekte ise üretim araçlarındaki özel mülkiyeti hiç tavizsiz savunmalıdır’ şeklindeki ifadesi iktisat biliminde özel mülkiyet kavramı için önem taşımaktadır.

Eserleri

“Sosyalizm; Ekonomik ve Sosyolojik Bir Analiz ve Para ve Kredi Teorisi“ gibi çalışmalarıyla iktisat biliminin unutulmazları arasında yer almıştır.

--reklam--

Ludwig von Mises Kitapları - Eserleri

  • Anti Kapitalist Zihniyet
  • Liberalizm
  • Bürokrasi
  • Sosyalizm
  • Ekonomik Politika
  • Kadir-i Mutlak Devlet
  • İnsan Eylemi

--reklam--

Ludwig von Mises Alıntıları - Sözleri

  • Eşit dağıtım ilkesi, bütün insanoğlunun eşitliğiyle ilgili eski tabii hukuk öğretisinden kaynaklanır. Tam manasıyla tatbik edildiğinde, saçma olduğu ortaya çıkacaktır. Bu ilke, yetişkinler ile çocuklar arasında, hastalar ile sağlıklılar arasında, çalışkanlar ile tembeller arasında veya iyiler ile kötüler arasında bir ayrıma izin vermeyecektir. Eşit dağıtım ilkesi, ancak diğer üç dağıtım ilkesiyle birlikte tatbik edilebilir. Bu ilke, en azından, ihtiyaçlara göre dağıtım ilkesini dikkate almalı ki; böylece hisseler, yaşa, cinsiyete, sağlığa, özel mesleki ihtiyaçlara göre derecelendirilebilsin. Bu ilke, sunulan hizmete göre dağıtım ilkesini dikkate almalı ki; böylece, çalışkan ile daha az çalışkan arasında ve iyi ile kötü işçiler arasında bir ayrım yapılabilsin. Ve nihayet, bazı değerlendirmeler liyakati dikkate almalı ki, böylece, ödül veya ceza daha etkili olabilsin. Ama eşit dağıtım ilkesi bu şekillerde değiştirilirse bile sosyalist dağıtımın güçlükleri ortadan kaldırılmaz/giderilmez. Hatta, bu güçlüklerin asla üstesinden gelinilemez. (Sosyalizm)
  • İnsanlardan müteşekkil bir grubun, bize saadeti getirmek için seçilmiş yegane kimseler olduğunu talep etmesi, hakikaten, kayda değer bir şeydir. Ne var ki, bu insanlar, saadete giden, pek çok başka kimsenin inanmış olduğu yoldan başka bir yol bilmediklerinde; bu kimselerin sırf bu amaç için takdir edildikleri iddiası, onların amaçlarını diğerlerinin amaçlarından esaslı bir şekilde ayırt etmek için yeterli değildir. (Sosyalizm)
  • Tüm geometrik teoremler aksiyomlarda ima edilir. Dik açılı üçgen kavramı Pisagor teoremini zaten ima etmektedir. Bu teorem totolojidir; tümdengelimi analitik yargıyla sonuçlanır. Ne var ki hiç kimse genelde geometrinin, özelde Pisagor teoreminin bilgimizi genişletmediği iddiasında bulunmayacaktır. Tümdengelimci muhakeme anlayışı yaratıcıdır ve daha evvelden yasaklanmış olan alanları da zihnimize açar. Önsel muhakemenin önemli görevi, bir taraftan kategorilerde, kavramlarda ve mantıkta ima edilen ferahlamayı sağlamak, diğer taraftan bunların neler ima etmediğini göstermektir; daha evvel saklı olan ve bilinmeyenleri ifşa etmektir (İnsan Eylemi)
  • Devlet, kanunlara dayanarak veya sendikaları başı boş bırakarak işçi ücretlerinin yükselmesini temin edebilir. Lakin bu siyaset, netice itibarı ile, ya fiyatların yükselmesine veya işsizliğin artmasına sebebiyet verir. (Bürokrasi)
  • Kapitalist üretim yönteminin ayırt edici özelliği, sosyalistlere gözüktüğü haliyle, şöyledir: Üretici, bir kar elde etmek için çalışır. Kapitalist üretim, kar için üretimdir. Sosyalist üretim, ihtiyaçların tatmin edilmesi için üretim olacaktır. Kapitalist üretimin karı amaçlaması, tamamen doğrudur. Ama bir kar, yani maliyetlerden daha fazla bir değer elde etmek, sosyalist üretiminin de amacı olmak zorundadır. Eğer iktisadi etkinlik rasyonel/akılcı bir şekilde yönlendirilirse, yani daha az acil olan ihtiyaçları değil de daha fazla acil olan ihtiyaçları tatmin ederse, zaten kar elde etmiştir; zira maliyet, yani tatmin edilmeyen ihtiyaçların en önemlisinin değeri, elde edilen neticeden daha azdır. Kapitalist sistemde, karlar ancak, üretim karşılaştırmalı olarak daha acil ihtiyacı tatmin ederse elde edilebilir. Her kim ki arz ve talep arasındaki ilişkiye iştirak etmeksizin üretim yapar, amaçladığı neticeye ulaşmada başarısız olur. Üretimi kar doğrultusunda yönlendirmek, açıkçası, başka insanların taleplerini tatmin etmek için yönlendirmek anlamına gelir: Bu anlamda, kişisel ihtiyaçları için yalıtılmış insanın üretimiyle zıtlık içerebilir. Ama o da, yukarıda kullanılan anlamda kar için çalışıyor. Kar için üretim ile ihtiyaçlar için üretim arasında bir zıtlık yoktur. (Sosyalizm)
  • İktisadi" veya "saf olarak iktisadi" ile "iktisadi olmayan" eylem arasında ayrım yapan iktisatçıların genel alışkanlığı, ideal ve maddi mallar arasındaki eski ayrım kadar tatminkar olmayan bir ayrımdır. Zira isteme ve eylemde bulunma tektir/birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Bütün gayeler kendi aralarında çatışırlar; ve onları bir ölçekte/derecede sıralayan bu çatışmadır. Sadece, dış dünyayla etkileşim sayesinde elde edilen arzuların, isteklerin ve dürtülerin tatmini değil, aynı zamanda ideal ihtiyaçların tatmin edilmesi de tek/bir kritere göre değerlendirilmelidir. Hayatta "ideal" ve "maddi" olan (arzu ve istekler) arasında tercih yapmak zorundayız. Bu yüzden bu tercih, ikinci konu gibi, ilk konu için de değerlerle ilgili tek bir kritere müracaat etmek zorunludur. Ekmek ve şeref, inanç ve refah, sevgi ve para arasında tercih yaparken, bütün alternatifleri bir tek teste tabi tutarız. ... Bundan dolayı, bütün iktisadi etkinlikler, gayelerin varlığına bağlıdır. Gayeler ekonomiye hakim olur ve, tek başına, ona anlam katar/onu anlamlı kılar. (Sosyalizm)
  • Peru tarihini bilmeksizin İsveç tarihi hakkında eser yazmak mümkündür. Lakin fiyat, faiz ve kâr meselelerini dikkate almaksızın, ücret hakkında bir tetkik yapamazsınız. (Bürokrasi)
  •  Edebiyat, uyumlu olmak değil, muhalif kalmadır. Sadece herkesin onayladığı ve duymak istediği şeyleri tekrar eden bu yazarlar, önemli değildir. (Anti Kapitalist Zihniyet)
  • Even the greatest earthly riches cannot give man happiness; they leave his inner self, his soul, unsatisfied and empty. The most serious error of liberalism has been that it has had nothing to offer man's deeper and nobler aspirations. (Liberalizm)
  • İnsan sadece düşüncede ve hayal dünyasında yaratıcıdır. Dışsal olayların dünyasında sadece bir dönüştürücüdür. Başarabileceği tek şey, araçları öyle bir şekilde bir araya getirmektir ki, hedeflediği sonuç doğa kanunları gereği ortaya çıkmakla yükümlü olsun. (İnsan Eylemi)
  • Avrupa devletler federasyonu hareketi, hiçbir milliyetçi şovenliğin savunulamazlığının doğru şekilde tespit edilmesinden yola çıkmıştır. Ama bu hareketin destekçilerinin hayata geçirmek istedikleri de uygulanamaz zira halkın bilincinde hayati bir destekten yoksundur. Hem Pan-Avrupa hareketi amacına ulaşsa bile dünya bu nedenle daha iyi bir yer olmayacaktır. Birleşik bir Avrupa kıtasının kendi bölgesi dışındaki büyük dünya güçleri ile mücadelesi Avrupa ülkelerinin kendi aralarında güttükleri mücadelelerden daha az zararlı olmayacaktır. (Liberalizm)
  • Dünya ekonomisinin küçük otarşik bölgelere bölünmesinin tüm uluslara zararlı sonuçlar doğuracağı kanıtlanınca serbest ticaretin hikmeti kaçınılmaz olur (Liberalizm)
  • Temsili demokrasi rejimlerinde, halk yalnız seçim günü egemenlik hakkına sahip olabilir. (Bürokrasi)
  • Geçmiş çağlarda, devlet henüz tanrılaştırılmamıştı. Bu da mazinin en büyük şerefidir. (Bürokrasi)
  • Sosyalizm şampiyonları kendilerine "ilerici" adını verirler: Lâkin insanlığa tavsiye ettikleri sistem, mahiyet itibarı ile, her türlü yenilik ve değişikliğin aleyhindedir ve geleneklere tam bir bağlılık gösterilmesini icap ettirmektedir. Sosyalizm şampiyonları, kendilerine "hürriyet sever" adını verirler. Lâkin hedefleri hürriyetin kalkmasıdır. Onlar, kendilerine demokrat adını verirler, fakat emelleri diktatörlüktür. Kendilerinin inkılâpçı olduklarını iddia ederler. Lakin müstebit hükümet taraftarıdırlar. İnsanlığa erem bağlarının saadetini vaadederler. Halbuki tasavvurları dünyayı muazzam bir posta merkezi haline getirmektir. Bir tek insan müstesna, bütün vatandaşları birer emir kulu yapmak isterler. Ne kadar cazip bir ideal ve ne asil bir maksad! (Bürokrasi)
  • Bütün modern siyasî ve hukukî kurumların amacı, hükümet tarafından gelecek tecavüzlere karşı bireylerin hürriyetini korumaktır. (Anti Kapitalist Zihniyet)
  • Piyasa ekonomisinde hiç kimse, bazı insanlar zengin olduğu için ihtiyaç içinde değildir. Zenginlerin servetleri, herhangi bir kimsenin yoksulluğunun sebebi değildir. (Anti Kapitalist Zihniyet)
  • İşbölümüne dayalı toplumda herkes, herkesin hizmetkarı ve herkes başka bir kimsenin efendisi olduğundan; bunu yaparken, bireyin toplumun diğer üyelerine hizmet etmesi, aslında, bu hizmeti en iyi yapabileceği yolu aradığı hakikatini hiçbir şekilde değiştirmez. (Sosyalizm)
  • İnsan bazı şartlar altında yaşayan canlıdır. O sadece bir homo sapiens değil, aynı zamanda bir homo agens olmuştur. Doğuştan gelen veya sonradan olan kusurlara sahip insanlar, değiştirilemez bir şekilde hiçbir eylemde bulunmaya uygun olmadıkları zaman (sadece yasal anlamda değil, terimin dar anlamında) pratik olarak insan değillerdir. Her ne kadar toplumdaki mevkileri ve biyolojik durumları nedeniyle insan olarak kabul edilseler bile, insan olmanın temel özelliğinden yoksundurlar. Yeni doğan bir çocuk da eylemci değildir; tam anlamıyla gelişmiş bir insan niteliğine henüz ulaşamamıştır. Fakat gelişimi sonunda o da eylemde bulunan insan olacaktır. (İnsan Eylemi)
  • Hür bir basın, sadece üretim vasıtalarının özel kontrolde olduğu yerde varolabilir. Bütün gazete basım yayım işlerinin hükümet tarafından sahiplenildiği ve işletildiği sosyalist bir siyasî toplumda, hür basın diye bir mesele olamaz (Anti Kapitalist Zihniyet)