Kitap Künyesi
Yazar: Aimee Bender
Çevirmen: Suat Ertüzün
Tasarımcı: Ayşe Çelem
Orijinal Adı: The Particular Sadness of Lemon Cake
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750719875
Sayfa Sayısı: 280
--reklam--
Limonlu Pastanın Sıradışı Hüznü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bir gün, mutsuzluğu, acıları ve arzuları, en derindeki sırları görme yeteneğin olduğunu keşfetseydin...
Bir gün, sana gülümseyen yüzlerin ardını görüp sana en yakın kişinin yüreğinde kilitlediği kapıları aralasaydın, ne yapardın?..
Büyümenin eşiğindeki Rose için hayat, bir sabah geri dönülmezcesine değişir. Zira annesinin yaptığı limonlu pastadan aldığı bir lokmayla, sadece yemeği değil, onu pişiren kişinin duygularını da tatmakta olduğunu anlar...
Olağanüstü yeteneği, aynı zamanda derin bir kaygı ve hüznü de beraberinde getirir; çünkü her zaman neşeli, güler yüzlü ve sevecen biri olarak bildiği annesi, kalbinde sarsıcı bir gerçek saklamakta, ailesinden ayrı ikinci bir hayat yaşamaktadır...
Çok geçmeden babası ve ağabeyinin de çok özel yetenekleri olduğunu anlar. Her üçü için de bu yetenek, kimi zaman bir mucizeye kimi zaman da yakalarını kurtaramadıkları bir illete dönüşecektir.
Hemen her ailenin üstünü örttüğü gerçekleri, duyarlı ve yetenekli bir genç kızın büyüme öyküsü eşliğinde anlatan acı, tatlı ama her sayfası büyülü bir şehir masalı...
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Limonlu Pastanın Sıradışı Hüznü Alıntıları - Sözleri
- Kendimi biraz beş, biraz kırk yaşında hissediyordum.
- Çocukların çoğu, ilerideki hayatlarında ailelerinin kusurlu, kafası fena halde karışık insanlar olduğunu öğreniyorlardı zaten.
- “Kendimi biraz beş, biraz kırk yaşında hissediyor.um.”
- “Bazı yıllar daha hassastır...”
- Gününüz güzel geçmiyorsa gündüz vakti alışveriş yapan yabancıları görmek kendinizi çok yalnız hissettirebilir.
- Ama beni tanımıyorsun bile, dedi.Nasıl seversin? Sevgiyi hak etmek gerekir.
- Üstelik her gün, annemle babam arasında haftalar süren kopukluk ve sessizlikler boyunca, annemin parlak ve uykusuz gözleri karşısında, evde yemek yemekten hoşlandığım numarasını yapıyordum. Fakat bu sefer, artık hangi sebeptense turtayı seviyormuş gibi yapmak elimden gelmedi.
- Sarılmaya hep ihtiyacın varmış gibi görünüyordun.
- Zaman boş sayfalar halinde geçti.
- “…ama ona güvenmek, elimle havayı yakalamaya çalışmaktan farksızdı.”
--reklam--
Limonlu Pastanın Sıradışı Hüznü İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitapları belirli kategorilere koymamalıyım, her türü denemeliyim diye düşündüğüm bir zamanda sahafta rastlayıp almıştım. Arka kapak yazısı aslında çok akıcı ve biraz da fantastik öğeler içeren bir kitap olduğu yanılgısına sürüklemişti beni. Yediği yemeklerden, yemeği yapan kişinin ruh halini anlayabilen bir kız. Vaovv çok havalı!!! Pek öyle ilerlemedi aslında. Öncelikle dilini hiç sevmedim kitabın çevirmenden mi yazardan mı kaynaklanıyor hiç bilmiyorum. Kitap okurken akmıyor. Cümleler birbirinden kopuk kopuk, edebi bir cümle olsun diye bazı cümleler çok garip yazılmış. Dilinden nefret ettim resmen. İkinci olarak kurgu tam oturmamış. Aslında çıkış noktası muazzam ama gereksiz uzatılmış hissi verdi bana. Ayrıca şunu da belirtmeliyim ki kitap bir aile dramı kitabı. Fantastik ögeler var evet çok minik bi kısmında hikayeye hizmet ediyorlar ama olmasalar olurmuş. Hatta belki daha güzel olurmuş. Son olarak sevmediğim şey kendini bulmaya çalışan bir kızın hikayesi olması sanırım. Kendinizi arıyosanız ve ısrarla bulamadıysanız okumayın. (Nur)
Küçük kız annesinin ona yaptığı limonlu pastayı yediğinde , artık hiçbir şeyin aynı olmayacağını hissetmişti. Yemekler onun için anlaşılması zor ve de hayatını biçimlendiren nesneler olmuştu. Ailesi içindeki sırlar ve gizem onun kişiliğini şekillendirirken , yaşamdaki tercihleri de hep onları korumaya dair olmuştu. Konusundaki doğaüstülükle beraber oldukça duygusal bir kitap oldu benim için. Küçük kız kendini ve ailesini anlatırken , adım adım kitabın sayfalarında büyüyor aynı zamanda. Bir çırpıda okunan , merak uyandıran , ana ve yan karakterlerin dolu dolu işlendiği ve ilginç kurgusu ile beğenilerek okunacak bir kitap. (dili_kitap)
Limonlu Pastanın Sıradışı Hüznü Beğenmedim!.. Hiç beğenmedim... Öncelikle belirtmek isterim ki ben ne bir yazar ne de bir eleştirmenim. Sadece sıradan bir okurum. Belki kitabı okuyup beğenenler olmuştur. Onlara saygı duyarım. Her kitabın bir anlatısı, bir öğretisi vardır. Bu kitaptan çıkarılacak birinci ders kurgusal bir öykü, hikaye veya roman nasıl yazılmaz olacaktır. Bu açıdan baktığımızda iyi bir örnek. Kurgusal öykülerde olması gereken bir başlangıç, ortası ve sonudur. Başlangıç, zorunlu olarak başka bir şeyin ardından gelemeyen şeydir ama ondan sonra başka bir şey doğal olarak var olur ya da meydana gelir. Sonuca gelince, tersine, zorunlu olarak ya da çoğu kez doğal bir biçimde bir şeyden sonra olagelen şeydir ama ondan sonra başka bir şey meydana gelmez. Orta da bir şeyin peşinden gelen ve başka bir şeyin izlediği şeydir. Demek ki iyi düzenlenmiş kurgular rastgele başlayıp bitmemeli. Rose doğum gününde annesinin yapmış olduğu limonlu pastayı tattığından annesinin hislerini de hissetmeye başlaması iyi bir başlangıçtı. Fakat kitabın büyük çoğunluğunda abisinin doğumu, kendi doğumu ve anne babasının evlenmelerine çok fazla dönüş yapması kurgunun anlam bütünlüğünü bozmasıyla okuyucuyu yoran dağınıklığa sebep olmaktadır. Öte yandan, nasıl bir şeyin güzel olabilmesi için yalnızca öğelerin iyi düzenlenmiş olması yetmiyor. Uzunluğunda rastgele olmaması gerekir. Çünkü güzellik boyutlarda ve düzende yatar. Nasıl ki bir şey çok küçük olduğunda görme yetimiz algılama sınırlarımızın altında bulanıklaşırsa, ya da çok büyük olduğunda bakışlarımızla kavrayamaz, bütünlüğünü ve birliğini algılayamazsak. Kurgusal öykülerinde gereğinden fazla uzun ya da kısa olmaması gerekmektedir. Kurgunun orta bölümlerinde gerçekleşen olaylardan birini çıkartığımız zaman anlam değişikliği yaratmıyorsa, o şeyin kurguya eklenmesinde hiç bir fayda olmadığı gibi gereksiz bir uzatma yaparak okuyucunun sıkılmasına, uyuklamasına ve bütünden uzaklaşmasına sebep olur. Bu kitapta bu gibi eklentiler bol miktarda kullanılmış. Örneğin büyük anne ile ilgili sayfalar kitaptan çıkardığımız zaman hiç bir anlam değişikliği yaratmaz. Gereksiz yere okuyucuyu yoran sayfa sayılarını arttırmaktan başka bir şeye yaramamaktadır. Ya da eklenmesi gereken askıda alan şeyler de var ki bunlara hiç değinmeyeceğim bile. Bir kaç laf da editöre söylemek icap eder ki, sanki yazarın müsveddelerini alıp hiç okumadan düzeltme yapmadan doğrudan baskıya göndermiş gibi. Öyle cümleler var ki başlarken başka, biterken başka bir cümlenin kelimeleri gibi. Yazım hatalarına değinmeyeceğim bile. Ya diyaloglara ne demeli, örneğin Rose abisinin arkadaşıyla telefonda görüşürken; "Nasılsın" karşı tarafın cevabı gelmeden şuraya iki gereksiz olay sıkıştırayım karşı marketin kasiyeri bilmem ne dergisinin bilmen ne sayfasını okumakta filan "İyiyim" marketteki filanca müşteri saçının tokasıyla oynamakta. Bu ne yahu böyle diyalog mu olur? Neyse çok fazla uzatarak değerli vaktinizi almayım. Bir de iyi tarafından bakın, siz bu yazıyı para vermeden okudunuz. İyi kitapların iyi incelemelerinde buluşmak dileğiyle... Keyifli Okumalar... (Mesut Sevinç)
--reklam--
Limonlu Pastanın Sıradışı Hüznü PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Aimee Bender - Limonlu Pastanın Sıradışı Hüznü kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Limonlu Pastanın Sıradışı Hüznü PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Aimee Bender Kimdir?
Aimee Bender, 28 Haziran 1969'da Los Angeles'ta doğdu. San Diego, California Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra Irvine, California Üniversitesi'nde Güzel Sanatlar yüksek lisans programında yaratıcı yazarlık okudu. Çağdaş Amerikan edebiyatında ses getiren bir roman ve öykü yazarı olan, gerçeküstü kurgu ve kişileriyle tanınan, yapıtları on altı dile çevrilen ve iki kere Pushcart Ödülü'nü alan Bender, 2005'te Tiptree Ödülü'ne aday gösterildi. Bugüne kadar dört kitabı yayımlanan Aime Bender, Limonlu Pastanın Sıradışı Hüznü'yle en iyi kurmaca dalında SCIBA (Güney California Bağımsız Kitapçılar Birliği) Ödülü'ne ve bir Alex Ödülü'ne layık görüldü. Halen Los Angeles'ta yaşayan yazar, South California Üniversitesi'nde yaratıcı yazarlık dersi veriyor.
--reklam--
Aimee Bender Kitapları - Eserleri
- Limonlu Pastanın Sıradışı Hüznü
- Kendime Ait Görünmez Bir İşaret
--reklam--
Aimee Bender Alıntıları - Sözleri
- Çocukların çoğu, ilerideki hayatlarında ailelerinin kusurlu, kafası fena halde karışık insanlar olduğunu öğreniyorlardı zaten. (Limonlu Pastanın Sıradışı Hüznü)
- Saçları havada uçuşuyordu. Yalan söylüyorsun, dedi, ve işin kötüsü bunun farkında bile değilsin. (Kendime Ait Görünmez Bir İşaret)
- . Tam olarak ne aradığımı söyleyemem, ama ne zaman olduğunu bileceğim. Nefes nefese ve zayıf olmak, ruhumun içine başka birinin girmesiyle buruşmak istiyorum. ... (Kendime Ait Görünmez Bir İşaret)
- Zaman boş sayfalar halinde geçti. (Limonlu Pastanın Sıradışı Hüznü)
- “Kendimi biraz beş, biraz kırk yaşında hissediyor.um.” (Limonlu Pastanın Sıradışı Hüznü)
- “Bazı yıllar daha hassastır...” (Limonlu Pastanın Sıradışı Hüznü)
- Sarılmaya hep ihtiyacın varmış gibi görünüyordun. (Limonlu Pastanın Sıradışı Hüznü)
- "Her şey normal ilerlemesine bırakılırsa, üzüntüyle yaşarız -ağlar ve yürürüz- ama bizi asıl yıkan, sırasız olan kayıplardır." (Kendime Ait Görünmez Bir İşaret)
- Etrafında asılı olan umut onu her zamankinden daha kötü gösteriyordu. (Kendime Ait Görünmez Bir İşaret)
- Kendimi biraz beş, biraz kırk yaşında hissediyordum. (Limonlu Pastanın Sıradışı Hüznü)
- Ama beni tanımıyorsun bile, dedi.Nasıl seversin? Sevgiyi hak etmek gerekir. (Limonlu Pastanın Sıradışı Hüznü)
- Üstelik her gün, annemle babam arasında haftalar süren kopukluk ve sessizlikler boyunca, annemin parlak ve uykusuz gözleri karşısında, evde yemek yemekten hoşlandığım numarasını yapıyordum. Fakat bu sefer, artık hangi sebeptense turtayı seviyormuş gibi yapmak elimden gelmedi. (Limonlu Pastanın Sıradışı Hüznü)
- 'Ama yine de, demişti, sevdiğiniz insanın derinde bir yerlerde, ikinizin de kısmen yalan olduğunu bildiğiniz bir şeye inanmaya çalışmasını izlemek o kadar korkunç, o kadar iğrenç ki.' (Kendime Ait Görünmez Bir İşaret)
- Bıraktım, çünkü kazanmak çok yalnızlaştırıcı (Kendime Ait Görünmez Bir İşaret)
- “…ama ona güvenmek, elimle havayı yakalamaya çalışmaktan farksızdı.” (Limonlu Pastanın Sıradışı Hüznü)
- Gününüz güzel geçmiyorsa gündüz vakti alışveriş yapan yabancıları görmek kendinizi çok yalnız hissettirebilir. (Limonlu Pastanın Sıradışı Hüznü)
- Sevdiğim bir güzellik ve bir düzen vardı. Bunu rahatsız edici ve aynı zamanda mükemmel buluyordum. (Kendime Ait Görünmez Bir İşaret)
- Yalnızca, dedi, farklı bir inek sürüsünün etinden yapılmış bir hamburger yemek istiyorum. (Kendime Ait Görünmez Bir İşaret)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin