Lucifer - Jeffrey Burton Russell Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Lucifer kimin eseri? Lucifer kitabının yazarı kimdir? Lucifer konusu ve anafikri nedir? Lucifer kitabı ne anlatıyor? Lucifer PDF indirme linki var mı? Lucifer kitabının yazarı Jeffrey Burton Russell kimdir? İşte Lucifer kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap Künyesi

Yazar: Jeffrey Burton Russell

Çevirmen: Ahmet Fethi

Orijinal Adı: The Devil in the Middle Ages

Yayın Evi: Kabalcı Yayınevi

İSBN: 9789758240302

Sayfa Sayısı: 477

Lucifer Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Şeytan'da antik kötülüğün, İblis'te ise Hıristiyanlığın ilk dönemlerindeki kötülüğün etkileyici bir portresini çizen Jeffrey Burton Russell, Lucifer'de ortaçağ diabolojisinin gelişimini sergileyerek, kötülüğün belki de en etkin olduğu döneme, 20. yüzyıla giriş yapmaya hazırlanıyor. Ortaçağ ile yeniçağ arasında kötülük dinsel niteliklerden sıyrılıp günlük hayatın konusu olmaya başlamaktadır ve Şeytan, artık evrene egemen olma yolundadır. Ortaçağın karanlık yüzü karnavallardan, paskalya kutlamalarından, bilgi ve şairlerin coşkulu arayışlarına dek her yönüyle aydınlanıyor. Şeytan giderek yakına geliyor.

Lucifer Alıntıları - Sözleri

  • lblis dünyada dolaşır ve Tanrı, zama­nın sonuna kadar onun bizi ayartmasına izin verir. O bizim amansız düşmanımızdır. Fakat her zaman için özgür istencimizi de koruruz. lblis'in kendisi bizi azarlar: "Esasen sizi zorlayacak bir nüfuzum yok­tu; yalnızca çağırdım siz de geldiniz. O halde beni değil, kendinizi kı­nayın"(sure 14:22). Hiç kimse Şeytan'ın yaptırdığını ileri sürerek kendi yaptığına mazeret bulamaz, çünkü lblis'in yalnızca ayartma gü­cü vardır, mecbur etme gücü yoktur
  • "BURASI CEHENNEM VE BEN DE İÇİNDEYİM"
  • Fakat eğer yalnızca bir tek tanrı varsa kötülük nereden kaynaklanmaktadır? Ya tanrının yaratısının bir parçasıdır ve tanrıdan kaynaklanmaktadır ya da tanrıdan yoksunluktur, özsel olarak varolmayıştır.
  • İblis, tanrının tek gerçek otorite olduğunu ve kendisinin ancak tanrının izniyle çalışabileceğini kabul etmek zorunda kalır.
  • İslamda tek tanrı da ısrar eder. Tanrının istencinin dışında hiçbir şey gerçekleşmez. Fakat o zaman ızdırap da tanrıdan gelmelidir.
  • Herkesin köklü bir eksiklilik duygusu vardır: ne kadar çabalarsak çabalayalım çevremizi kuşatan fiziksel evreni asla tam olarak anlayamayız, öteki insan varlıkları asla tam olarak anlayamayız; kendimizi asla tam olarak anlayamayız. Yine de yaşamın nihai bir anlama sahip olduğunu duyumsar ve hakikati bilebilmek. için bu sınırlamaları aşma özlemi duyarız.
  • Kötülük, daha çok doğal düzende bir düzensizliktir
  • Tanrı'nın işi olmayan bütün harikalar, Şeytan'ın işi olmalıdır. Her türlü büyü lblis'in işi haline geldi. Büyü­cüler, ister farkında olsunlar, ister olmasınlar, Şeytan'la bir anlaşma yapmıştı.
  • lşte bak, harika parlıyorum ... Bu tahtta hep ben olsaydım, Onun kadar bilge olurdum.

Lucifer İncelemesi - Şahsi Yorumlar

İnsanlar, Şeytan’a inanıyorum ifadesinden sakınırlar; çünkü “Allah’a inanıyorum” ifadesine paralel bir tınısı vardır. Fakat bu iki ifade paralel değildir; çünkü “Allah’a inanıyorum” ifadesi hem Allah’ın varlığına entelektüel onayı, hem de Allah’a kişisel bağlılığı ima eder. “Şeytan’a inanıyorum” ifadesi ise ahlaki bağlılığı değil yalnızca Şeytan’ın varlığına entelektüel onayı ima eder. Bu üçüncü seride Orta Çağda Şeytan kavramı üzerinde durduk. Şeytan’ın edebiyat ve sanat hayatındaki yansımalarını gördük. Şeytan’a farklı toplumlarda ve farklı dinlerde verilen isimleri, yakıştırmaları okuduk. Örneğin 15.yy’da Kara(Günahkar) Efendiyle bütünleştirilen bazı adlar şunlardır; Lucifer(kibir), Beelzebub(haset), Sathanas(gazap), Abadon(miskinlik), Mammon(tamah), Belphegor(pisboğazlık) ve Asmodeus(şehvet). Farklı isimler almış olsa da Şeytan; kötülüğün efendisi, insanlığın düşmanıdır. Şeytan’ın kökeni ne olursa olsun kimi inanışlar onu maddi dünyanın yaratıcısı olarak görmüş, kadiri mutlak Tanrı kavramına düalist bir yapı kazandırmıştır. Kimi semavi inanışlar ki -örneğin Hıristiyanlık- Tanrı’nın mutlak iyiliğini ispatlayıp kötülüğün onun doğasında bulunamayacağına insanları ikna edebilmek için Şeytan’a ayrı bir tinsellik katmıştır; ve böylece iki tanrı olduğu çelişkisini doğurmuşlar bilemeden günaha girmişlerdir. Tüm bu parçalanmalar sadece Hıristiyanlıkta değil Musevilik ve dinimiz İslamiyet’de de varlığını sürdürmüş. Ancak belirtmek gerekir ki bizde hiçbir zaman inanışa düalist bir yapı kazandırılmamıştır. Her daim kadiri mutlak bir yaratıcı olduğu fikri ağır basmıştır. Ancak yine bizde de çeşitli bölünmeler olmuştur. Ve Şeytan bu bölünmeleri çok iyi kullanmasını bilmiştir. Ne de olsa o, kötülük sanatında evrenin en iyi üniversitesinde (Cehennem) yüksek lisans yapmış bir yaratık. Ruhlarımızda günaha dair en ufak bir çatlak açsak, Şeytan o çatlaktan içeri girecek ve çılgınca zihinlerimizi karıştıracaktır. Bir keresinde Al Capone adlı mafya organizasyonu liderinin sözünü okumuştum: “Tanrı’ya her gün bana bir bisiklet vermesi için yalvardım ama hiçbir zaman vermedi. Sonra gidip bir bisiklet çaldım ve Tanrı’ya günahlarımı affetmesi için yalvardım. Tanrı’nın çalışma şekli budur.” Katılırız veya katılmayız ama Şeytan’ın bir çalışma şekli olduğundan eminim; ilk önce zihinlerimize öneriler aşılar, ardından bu öneriler bir haz ya da hoşluk tepkisini tetikler, arzuya boyun eğeriz, nihayet aklımızla kendimizi savunup harekete geçer ve günahı işleriz. Ne kadar iyi bir yaşam sürmeye çalışırsanız çalışın Şeytan her zaman sizi ayartmak için yanı başınızda bekliyor olacak. Ve bu bekleyiş bence bir bakıma bizim de faydamızadır. Neden? Çünkü insan ruhunun potansiyelini kavrayabilmesi için rekabete ihtiyacı vardır. İnsan ruhunun karşısında karanlık ruh. Sizce kim kazanır? Bence bu soruya en iyi cevap bir tek bu olabilir: “Nahl 99: Gerçek şu ki; Şeytanın inanan ve yalnız rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir hakimiyeti yoktur.” Allah sizinle olsun dostlar, cehennem kapısında olsanız da umudunuzu kaybetmeyin… (Anıl Haznedar)

Luciferi çok güzel anlatıyor tam sevgi yani ben herkeze nasıl sans veriliyorsa lucifere de illa kötü diye sevemez mı kalbi yok mu belkide onu aşk guzellestirecekti kalbini kim bile bilir (KRALİÇE Saniye Sözen)

Genel anlamda hıristiyanlar içinde kötülüğün kökeni, şeytan ismini alışı ve bunların teolojik gelişimini, önemli şahısların görüşleriyle beraber ele almıştır Jeffrey burton russell. Kendi baskın dini duygularını bir tarafa bırakıp objektif davranamadığı Bi eser ortaya çıkarmıştır. Hıristiyanlıkta şeytan kavramının kaldırılmaması gerektiğini savunmakta. Bazı düşüncelerimin gelişimini sağladı. Okunabilir 3 cilt. Tavsiye ederim (dmrtcmka)

Lucifer PDF indirme linki var mı?

Jeffrey Burton Russell - Lucifer kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Lucifer PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Jeffrey Burton Russell Kimdir?

Jeffrey Burton Russell Kitapları - Eserleri

  • Şeytan
  • Lucifer
  • İblis
  • Mephistopheles

Jeffrey Burton Russell Alıntıları - Sözleri

  • “Şeytan,bütün muazzam gücüne rağmen yaratıktır, yaratan değil.” (İblis)
  • İblis, tanrının tek gerçek otorite olduğunu ve kendisinin ancak tanrının izniyle çalışabileceğini kabul etmek zorunda kalır. (Lucifer)
  • Herkesin köklü bir eksiklilik duygusu vardır: ne kadar çabalarsak çabalayalım çevremizi kuşatan fiziksel evreni asla tam olarak anlayamayız, öteki insan varlıkları asla tam olarak anlayamayız; kendimizi asla tam olarak anlayamayız. Yine de yaşamın nihai bir anlama sahip olduğunu duyumsar ve hakikati bilebilmek. için bu sınırlamaları aşma özlemi duyarız. (Lucifer)
  • "BURASI CEHENNEM VE BEN DE İÇİNDEYİM" (Lucifer)
  • "Tanrı, eninde sonunda her şeyden sorumludur. Şeytan, kötülükten sorumludur." (İblis)
  • lblis dünyada dolaşır ve Tanrı, zama­nın sonuna kadar onun bizi ayartmasına izin verir. O bizim amansız düşmanımızdır. Fakat her zaman için özgür istencimizi de koruruz. lblis'in kendisi bizi azarlar: "Esasen sizi zorlayacak bir nüfuzum yok­tu; yalnızca çağırdım siz de geldiniz. O halde beni değil, kendinizi kı­nayın"(sure 14:22). Hiç kimse Şeytan'ın yaptırdığını ileri sürerek kendi yaptığına mazeret bulamaz, çünkü lblis'in yalnızca ayartma gü­cü vardır, mecbur etme gücü yoktur (Lucifer)
  • ""Ben, ışık kaynağı Lucifer'im, ancak ışığımın özü dayanılmaz bir soğukluktur"" (Mephistopheles)
  • Bir kimse kendisinin kötü olduğunu nadiren dile getirir; hatta kötü olduğunu nadiren kabul eder. İnsanlığa yönelik en büyük tehlikelerinden biri, kendi içimizdeki kötülüğü başkalarına yansıtma eğilimimizdir. (Şeytan)
  • Tanrı'nın işi olmayan bütün harikalar, Şeytan'ın işi olmalıdır. Her türlü büyü lblis'in işi haline geldi. Büyü­cüler, ister farkında olsunlar, ister olmasınlar, Şeytan'la bir anlaşma yapmıştı. (Lucifer)
  • Eğer kötülüğe anlam kazandırmak istiyorsak, her zaman eğretileme ve metafizikten bireye geri dönmemiz gerekir. Sayılar gerçekliği gizlemekten öteye gidemez. Naziler tarafından katledilen altı milyon Yahudi ancak bir soyutlamadır. Anlamamız gereken şey, tek bir yahudinin çektiği acıdır ve bunun ötesinde çıkarsama yapma gücümüz sınırlıdır. lşte bundan dolayıdır ki, Milton'un İblis'i böylesine kibirli görünür; şahsında kişileştirdiği kötülük, soyutlamanın örtüsü altında gizlenmektedir. (Şeytan)
  • Şeytan yeryüzüne çıktığına göre, onu bizden başkası olarak kabul edebilir miyiz? (Mephistopheles)
  • Musevi-Hıristiyan etiği insanı ve Tan­rı'yı doğadan kopardı; modern materyalizm ise bugün Tanrı'yı dışlayıp insanı tamamen tek başına bırakarak sorunu keskinleştirdi. (Şeytan)
  • “Sapkınlık asla üstün gelmez. Neden? Diyebilirim ki, Sapkınlık üstün gelse, Kimse ona sapkınlık diyemez.” (İblis)
  • Adi ve karanlık olan maddi dünya, iyiliksever bir ilah tarafından yönetilen aydınlığın tinsel dünyasına karşıt olarak, kötü niyetli bir prens tarafından yönetilir. (İblis)
  • "Cehennem, "sevmeyi bilmemenin ıstırabıdır" (Mephistopheles)
  • Yalnızlık dehşeti çağırır (Mephistopheles)
  • Bir sistemde "gerçek" olarak kabul edilen bir unsur, diğerinde "gerçek" bile olmayabilir. (Mephistopheles)
  • "Anne Frank'ın uğruna kurban edildiği Nas­yonal Sosyalizm ve Vietnamlı çocuğun feda edildiği Demokrasi ger­çek değildir. Gerçek olan, çocukların çektiği acıdır. Bu sizin için ger­çektir, zira, kendi acınızdan çıkarsadığınız dolaysız bir kesinlik için­de onların duydukları acının ne olduğunu bilirsiniz." (Şeytan)
  • Kötülük, daha çok doğal düzende bir düzensizliktir (Lucifer)
  • Bir devrimci olarak doğdum ben .... Her kim ki dünyaya hükümdar olur, ona meydan okurum. Ruhumun en özlü ifadesi protestodur; bedenimin en doğal hareketi, elimde süngü ileri atılışımdır: en doğal konuşma biçimim sövgü ve hakarettir. Dudaklarımda her aşk ezgisi bir isyan marşına dönüşür (Mephistopheles)