Kitap Künyesi
Yazar: Sultan Tarlacı
Yayın Evi: Destek Yayınları
İSBN: 9786053112020
Sayfa Sayısı: 416
--reklam--
Mağaradan Marsa Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Evrim ile varoluşun esaslarını en temelden, bilimsel olarak anlaşılır bir dille anlatan bu kitap, inançlar ile bilgi arasında yıkılmış olan köprüleri tekrar kurmanızı sağlayacak...
Bir şeylere neden inanırız veya inanmayız?
Zaman var mıdır yoksa sadece zihnimizde midir?
Tanrı zamanın içinde mi, dışında mıdır?
Her şeye gücü yeten ama zorunlu Tanrı olabilir mi?
Tanrı tecelligâh kurallarına uymak zorunda mıdır?
Evrime hayır, büyük patlamaya neden evet?
Yaratılıştaki aynılık ne demektir?
Yaratılanların çeşitliliğinin sırrı nedir?
Evrende gördüğümüz çeşitlilik bir yanılsama mıdır?
Başka boyutlu evrende algılarınız nasıl olurdu?
Evrim teoriden öte yaratılıştaki zenginlik midir?
Evrime karşı çıkmak neden yanlıştır?
Evrim ile ateizm savunusu yapılabilir mi?
Tanrı evrimi sonsuz çeşitlilik için nasıl kullanıyor?
Tanrı neden evrimle yaratmak zorundadır?
İnsan türünün soyunun tükenişi ne zamandır?
Tanrı’nın eli canlı yaratımına ilk ne zaman değmiştir?
Havva ve Âdem ne zaman/nerede ortaya çıktı?
Doğa nasıl evrime yön vererek çeşitliliği artırmaktadır?
Evrim tabiata bahşedilmiş ilahi kanun mudur?
Ahiret, cin ve melekler hangi boyuttadır?
Âdem evrimin de ilk insanı mıydı?
Olmak ile oldurulmak arasındaki fark nedir?
Olanların olmamazlık olasılığı neden olamaz?
Kokuşmuş çamurdan yaratmak ne demektir?
Evrim neden Tanrı’nın muhteşem sanatıdır?
Tanrı’nın aklında evren sonlanmış mıdır?
Tanrı neden yarattıklarının çoğunu yok etti?
Kuran’da evrime karşı ayet var mıdır?
Hakk’ın kendisini tecelli etmesi ne demektir?
Kuran’ın geleneksel tefsirlerindeki yanlış nedir?
Evrimin yaptığı yaratılış devrimi nedir?
Tanrısal zamansızlık nedir?
(Tanıtım Bülteninden)
Mağaradan Marsa Alıntıları - Sözleri
- Aldanmanın iki şekli vardır: Biri doğru olmayan şeye inanmak, diğeri ise doğru olan şeye inanmayı reddetmektir. Søren Kierkegeard(1813-1855)
- Zihnimizde oluşan görüntü ya da gerçeğin gölgesi, aslını ne kadar temsil edebilmektedir ve bize var olan gerçek hakkında ne kadar sağlıklı fikir vermektedir?
- Kendi inançlarınızdan şüphe duymanız iyidir ve kendinizi daha sağlam kişilik içinde bulmanızı da sağlar.
- Dış dünyaya ait bilgilerimiz ne ölçüde gerçeğe delalet edebilir? Kendi mağarasında (ya da kendi kafatası ve beyni içinde) hapsolan bir zihin, kendi dışındaki gerçek dünyadan (idealar dünyası) mağaranın duvarına akseden gölgeler (gözlerle bilinçli zihinde oluşan gölgeler, suretler, imajlar) vasıtası ile kendi dışındaki dünyayı "gerçekte olduğu gibi" yanlışsız ve eksiksiz bir biçimde tanıyabilir mi? Zihnimizde oluşan görüntü ya da gerçeğin gölgesi, aslını ne kadar temsil edebilmektedir ve bize var olan gerçek hakkında ne kadar sağlıklı fikir vermektedir?
- Bir konuda uzman olsanız bile o konu hakkında gerçek ya da saf, katıksız bilgi sahibi olamayabilirsiniz. Dolayısıyla bilgilerin her şekli gerçeğin sadece zayıf temsilleridir. Bu bilimsel bilgi için de böyledir, vahiy veya dini bilgi için de böyledir. Yoksa hiç kimseyi Tanrı'nın gerçek, saf ve nihai vahiy bilgisinin bir kitaba sığabileceğine inandıramazsınız.
- her bir inancımız başka bir inançtan(veya inançsızlıktan) beslenir.
- Bilgisel yüklenme ile değişmeyecek, duygusal baskı süzgecinden geçemeyen inançları ancak duygusal eşiği düşürerek değiştirmek mümkündür
- Beyin sadece bilgiyi işlemediğinden, duygusal yönleri de olduğundan, gelen bir önerme bilgisi bilimsel olsa da duygusal bir süzgeçten geçirilir.
- Bilim, sürekli kullanımda olan, ama sürekli onarılan bir bina gibidir.
- Beşeri aklın en önemli bilgi üretiminden birisi de felsefi bilgidir.
Mağaradan Marsa İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Evrim,fizik,zaman ve diğer bilimsel konularla inanç ilişkisi hakkında bölüm bölüm çok ayrıntı olduğu için yoran bazı bölümlerde de çok akıcı ve kolay anlaşılabilir temel bir kitap.Sultan Hoca'nın kazandırmak istediği objektif ve açık bakış açısını iyi aktardığını düşünüyor ve diğer kitaplarını da tavsiye ediyorum, ben kitabı nerdeyse 9 ayda okudum siz öyle yapmayın. (Ahmet Yasin Zincir)
Bi biyolog adayı olarak benim sürekli olarak duymaktan sıkıldığım soru olan"Evrime inanıyor musun?" sorusunu önüme getiren canım insanlara şu saatten sonra "Büyük patlamaya inanıyor musun?" diye sormak boynumun borcu kesinlikle.. Anlaşmaya bu noktadan başlayacağız Mağara duvarlarındaki çizimlere yapılan açıklamarın olduğu sayfalar benim için çok keyifliydi. Hayatımın şuana kadar ki döneminde mağara duvarındaki çizimleri öyle detaylı düşünmek aklıma gelmemişti açıkçası (Ru)
kitap beklediğim gibi felsefi ve bilimsel olarak yazılmış.biyoloji olarak verdiği bilgileri her ne kadar kavrayamasam da kitapta evrim-din tartışmalarına tamamen objektif olarak yaklaşılmış.özellikle zaman ile ilgili anlatılanlar resmen beni boşluğa düşürdü.ve kitapta da dendiği gibi ardışık algılamaya alışkın beynimiz zamanı pek kavrayamıyor.insan gelişimi hakkında örneklerle ilerleyen tarihi bi anlatım var.sonrasında dinci evrimci tartışmalarına cevap diyeceğim bölüm geliyor.bakış açınızı değiştirecek bir kitap.özellikle "dinci" kişiler için ol emrini açıklamaya çalışmış.ve benimde düşündüğüm gibi örnekler vermiş. (Orhan Nadir Yamuk)
Mağaradan Marsa PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Sultan Tarlacı - Mağaradan Marsa kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Mağaradan Marsa PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Sultan Tarlacı Kimdir?
1970 yılında Rize’de doğdu. 1995 yılında Tıp doktoru, 2000 yılında Nöroloji uzmanlığını aldı. 2000 yılında, Beyin Araştırmaları Derneği araştırma Teşvik Ödülü, 2001’de TÜBİTAK-Beyin Araştırmaları Derneği Araştırma Teşvik Ödülü ve 2003’de de Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Sedat Simavi, Sağlık Bilimleri Ödülü almıştır. 2014 Yılında NeoCortex öğrenci topluluğu ödülü almıştır.
Tıp eğitimini Temmuz 1995’de Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesinde tamamlayan Dr. Sultan Tarlacı dönem birincisi olarak mezun olmuştur. Nöroloji uzmanlığını 1995-2000 yılları arasında Ege Üniversitesi, Nöroloji Anabilim dalından almıştır. 2001 yılında Ege Üniversitesinden ayrılmış ve 2001 yılında bir ay Manisa Celal Bayar Üniversitesinde, gözlemci nörolog olarak bulunmuştur. 2001-2013 yılları arasında Özel hastanelerde Nöroloji Bölümlerinde çalışmış ve bu sürenin önemli bir kısmında (11 yıl), Özel Ege Sağlık Hastanesinde çalışmıştır. 2003 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Sedat Simavi, Sağlık Bilimleri Ödülünü, Yutma Fizyolojisi üzerine yaptığı çalışmalarla almıştır.
Dr. Tarlacı’nın 1998-2014 yılları arasında uluslararası saygın, çoğunluğu A grubunda yer alan hakemli dergilerde yayınlanmış ve SCI giren 30 yayını vardır. Yayınların 5 tanesi olgu sunumu, 3 tanesi gözden geçirme makalesi ve kalan 22 tanesi özgün araştırma makaleleridir. Bu yayınların 13’ünde birinci isim, 4’ünde ikinci isim, 7’sinde ise üçüncü isim olarak yer almıştır. 2014 yılı içinde yayınlanmakta olan 2 yazısı vardır ve bunlardan birisi davetli gözden geçirme yazısı iken diğeri çok merkezli bir uluslararası özgün araştırmadır. 2013 yılında 1, 2012 yılında ise 3 makalesi yayınlanmıştır. Doçent unvanını aldıktan sonra 7 adet yayın yapmıştır. Eserlerden anlaşıldığına göre ilgi alanları Klinik nörofizyoloji, yutma fizyolojisi, epilepsi, nöroloji yoğun bakım, bilinç ve bilinç bozuklukları, sinir sisteminde kuantum fiziği işleyişi ve felsefesi hakkındadır.
Yayınlanmış, Acil Nörolojik Hastalıklar: Güncel Tanı ve Tedavi adlı tıp kitabı vardır. Bunun dışında, Bilinç: Antikçağdan Bilincin Yeniden Keşfine ve Kuantum Beyin: Bilinç-Beyin Sorununa Yeni Bilimsel Yaklaşım, MS Nedir adlı kitaplar yayınlamıştır. Kendi yaşamının bir kesitini anlatan ve multipl skleroz hastalığı ile birleştiren bir öykü kitabının yazarıdır. Daha geniş kitlelere hitap edecek bir roman yazmaktadır.
2003’de yayınlanmaya başlanan, NeuroQuantology Dergisi. (An Interdisciplinary Journal of Neuroscience and Quantum Physics) yayımcısı, isim babası ve baş editörüdür. Dergi Ocak 2008’de SCI (Scientific Citation Index) kabul edildi.
Sinir biliminin değişik konularında, SCI’ye giren 30 üzerinde makalesi vardır. Bunun dışında, Popüler Bilim, Bilim ve Teknik’de popüler yazılar yazmıştır.
Temel araştırma alanı yoğunlaşması, sinir sisteminde kuantum fiziği kurallarının işleyip işlemeyeceği üzerinedir. Halen özel bir hastanede, nöroloji uzmanı olarak çalışmakta ve NeuroQuantology dergisinin editörlüğünü sürdürmektedir. Özellikle sinir sisteminde kuantum fiziği işleyişi ve duyular dışı algının pragmatik kullanımı, fizik ve sinir bilimsel temellerini anlama konusuyla ilgilenmektedir.
--reklam--
Sultan Tarlacı Kitapları - Eserleri
- Schrödinger’in Kedisi Neden Şizofren Oldu?
- 197 Gün
- Mağaradan Marsa
- Ölüm'Sözlük
- Bilinç
- Suç Ve Beyin
- Usta ve Çırak Sohbetleri
- Bir Psikopatın Peşinde 197 gün
- Kuantum Beyin & Bilinç
- Medyumluk
- Ömer Hayyam - Kader Çarkı
--reklam--
Sultan Tarlacı Alıntıları - Sözleri
- Korku sizin izin verdiğinizden daha güçlü olamaz. (Usta ve Çırak Sohbetleri)
- “Şöhret kazanılması gereken bir şeyken, onur kaybedilmemesi gereken bir şeydir .” (Suç Ve Beyin)
- “kuantum fiziğinin en ilginç söylemlerinden birisi belirsizlik ilkesidir. bir şeyi kesin ölçmek isterseniz diğerinin kesinliğinden vazgeçmeniz gerekir.yani,parçacığın davranışını betimleyen belli özel değişkenlerin birinin bilgisinin artışı,diğerinin bilgisini azaltır ya da belirsizleştirir.bu belirsizlikten dolayı kesin ölçüm diye bir şey olamaz.” (Usta ve Çırak Sohbetleri)
- "Nedendir bilinmez, kadınlar şüphe ettikleri şeyi sonuna kadar öğrenmek ve her zaman şüphelerinin doğru çıkmasını ister. Kötü bir şüphe olsa da, canları yanacak bile olsa..." (197 Gün)
- Erkekler açık ve cesur hallerini sinirlendikleri anda sergiler. Kadınlar da güven duydukları anda. Erkeklerin sinirleri samimiyet getirir. Samimiyet de karşıdaki kadına güven verir. Aslında sinir, bir nevi her iki taraf için de iyidir. (197 Gün)
- Freud'a göre insanlık tarihinde, insan egosuna yönelik üç ayrı şok olmuştur: 1. Evrenin merkezinde olmadığımız 2. Evrim teorisi 3. Farkında olmadığımız bilinçaltı güçler tarafından kontrol edilmemiz (Suç Ve Beyin)
- Beşeri aklın en önemli bilgi üretiminden birisi de felsefi bilgidir. (Mağaradan Marsa)
- "Beni bende demen, bende değilim Bir ben vardır bende, benden içeri." (Bilinç)
- Egemen otoritenin olmadığı Irak ve Suriye gibi yerlerde herkes devlet otoritesinden kurtulmuş olsa da kimse özgürlüklerden bahsedemez. (Suç Ve Beyin)
- Acı zihinsel bir yorumdur ve ilk etkilenen yapı beyin olduğundan, diğer bedensel sorunlara bağlı acı-ağrı olsa da ölümün kendisi acı kaynağı değildir. (Usta ve Çırak Sohbetleri)
- Bilinçaltı her türlü tehlikeye karşı kişiyi koruma üzerine programlanmıştır.Tehlikenin hayali ya da gerçek olması onun için farketmez. Sırf bu görevini yerine getirmek için mutlu anlarımızdan daha çok mutsuz anlarımızı kaydeder. Amacı aynı hatayı tekrar yapmamızı engellemektir.Ama bu olumsuzlukların birikmesi kişiyi depresyona kadar götürebilir. (Bilinç)
- “Adımı unutacak, tanıştığımızı unutacak ama mutluluğu unutmayacak. Alzheimer hastaları , bilgileri unutur ama o bilgilerin getirdiği duyguları unutmaz... Yani gün içinde yaşadıkları deneyimleri on dakika veya yarım saat sonra hatırlamazlar ama o deneyimlerden kalan mutluluk ve mutsuzluklar nereden geldiği belli olmayan bir şekilde beyinlerinde kalır. Bu onları, sebebini bilmedikleri mutlu veya mutsuz ihtiyarlara döndürür. Aslında hepimizde öyledir. Yaşadıklarımız “mutluluk ve mutsuzluk” olarak depolanır. Bizim o yaşlılardan tek farkımız, mutluluklarımızın ve mutsuzluklarımızın yanında gereksiz bir kaç bilgi kırıntısı olmasıdır. “ (197 Gün)
- " Bize lazım olan hayal gücüdür; ama deli gömleği giydirilmiş hayal gücü." (Schrödinger’in Kedisi Neden Şizofren Oldu?)
- Çünkü ölüm yaşamdan ayrı değildir; yaşamı tamamlayan bir şeydir ve yaşam oyunu kurallarından biridir. (Ölüm'Sözlük)
- her bir inancımız başka bir inançtan(veya inançsızlıktan) beslenir. (Mağaradan Marsa)
- Film şeridinin bir ucu doğum,diğer ucu ise ölümdür.Filmin sonunu izlemeye hazır mısınız? (Ölüm'Sözlük)
- Kendi inançlarınızdan şüphe duymanız iyidir ve kendinizi daha sağlam kişilik içinde bulmanızı da sağlar. (Mağaradan Marsa)
- Darwinin evrim teorisi, insanın ruhunun olduğuna dair inançtan şüphe duyulmasına neden olmustu. Buna rağmen evrim teorisinin kurucu babalarından Alfred R. Wallace ateşli bir spiritüalistti ve insanın ölümden sonra da var olacağına olan inancından zerre sapmadı. (Ölüm'Sözlük)
- "Marifet, bize yar olmayan sevgiliyi kalbimizin içinde öldürmek! İşte en haklı, en masum, en kudretli ve en muhteşem cinayet.." Peyami Safa (197 Gün)
- "Bir yem tanesi çeken karıncayı dahi incitme! Çünkü onun da canı vardır. Can ise tatlı ve hoştur." (Bir Psikopatın Peşinde 197 gün)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin