Kitap Künyesi
Yazar: Sezai Karakoç
Yayın Evi: Diriliş
İSBN: 2880000017998
Sayfa Sayısı: 94
Makamda Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bu kitaptaki yazıların Sallantı isimli yazıya kadar olanları, Diriliş Pazartesi-Perşembe Günlüğü`nde, Mayıs 1977 - Temmuz 1978 tarihleri arasında, diğerleri ise Aylık Diriliş Dergisi`nde, Ekim 1979-Ağustos 1980 tarihleri arasında, Zülküfül Makamında ya da Makamda üstbaşlığıyla yayınlanmış olup daha sonra kitap haline getirilmiştir.
Makamda Alıntıları - Sözleri
- "Seni yok sayacaklar, sen daha çok var olacaksın."
- ''Seni yok sayacaklar, sen daha çok var olacaksın.''
- "Seni yok sayacaklar, sen daha çok var olacaksın."
- “Hakikat eskimez.”
- Uyan ki, başka uyanacak vakit yoktur.
- Ahiret, gerçek yaşama ortamı. Kur’an onun, ahlâkının mimarı.
- "Seni yok sayacaklar, sen daha çok var olacaksın."
- Kabe, kalbin, mumin kalbinin semboliidur.
- Ölülerin dirilişi sağlamasına imkan yoktur. Diriliş, dirilmişlerin işidir.
- "Seni yok sayacaklar, sen daha çok var olacaksın."
- Seni yok sayacaklar, sen daha çok var olacaksın.
- Yarış, insanın kendini amaca adayışıdır. Amacı, hayatın anlamı yapmaktır koşu. Odül, koşunun, yarışın içindedir; koşunun ve yarışın kendisidir. İslâmı benimsemiş insan, bir koşu, bir yarışla özdeş, durmaksızın ilerleyecek, (tam insan / insan-ı kâmil) olmağa doğru gidecektir.
- Kâbe, kalbin, mümin kalbinin sembolüdür.
- Hayat, bir koşu, bir yarıştır.
- Baktığın aynaları karartacaklar, ama bakmaktan asla vazgeçme. Bakmakta israr et. Bu israrin, bu ısrarlı bakışınla kararan aynalar aydinlanacak.
Makamda İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Makamda, Sezai Karakoç'un diğer kitapları gibi başlıklar altında kısa yazılardan oluşuyor ve yine her kitabında olduğu gibi Üstad bu kitabında da üslubunu konuşturuyor. "Uzatma dünya sürgünümü" diyen şair bu kitapta yer alan Gölge isimli yazıda ruhun en ürktüğü yerin karanlık olduğunu, güneş ne kadar güçlü ve parlak olursa olsun, gölgenin olduğunu hatta güneşin bile gölgesinin olduğunu söylüyor. Her olacak olanın her vaktinin olduğunu yani "yanmadan önce yanmayı öğren"mek gerektiğini vurguluyor. Karakoç eserleriyle bunu amaçlamıştır çünkü "son sözü hep alınyazısı söyler." "Nasıl insanlık tarihini iyi bilmek için arkeolojik kazılar yapıyorsak, ruhumuzun gelişimini saptamak için de, âdeta bir iç kazı yapmamız, arkeolojik kazı tarzında içimize bakmamız, duygularımızın ve düşüncelerimizin arka planında, gerisinde ve derinliğinde sondajlar ve kazılar tertiplememiz gerekecektir. Toplum şuuraltlarının, arketiplerin ötesine varmalıyız. Evet, ruhun da bir arkeolojisi vardır. Orda da, kafası uçmuş fâni put kalıntıları, yıkık medeniyet ve kent birikintileri, kafatasları ve iskeletler buluruz." (s,74) Bu arkeolojik kazıları yapmak için bir farkındalık edinmemiz, bu kazıları yapma gereksinimi hissetmemiz gerekir. Dünyaya geliş amaçlarımızdan birinin ruhumuzu, benliğimizi anlamak, olgunlaştırmak olduğunu düşünürsek bu ihtiyacı hissetmek için yolumuzun Karakoç'tan geçmesi gerekir. Bir de sevgili okur, sizden ricam eğer boş bir vaktin olursa Şehzadebaşı Cami'ne gidip çiçeklerle dolu mezarı bir kez sulaman. Dünyaya sürgün edildiğini düşünüp, asıl diyara göç eden birinin ruhuna olan saygımızı maddi olarak da gösterebiliriz belki. Bu tabi benim şahsi fikrim. Asıl yapmamız gereken onu okumak ve anlamak. Ruhu şâd olsun. (Umut)
"Aklın bir kılıç olsun, duygun bir kalkan, bilgin de bir zırh." Sezai Karakoç'tan bol bol nasihat dinlermiş gibi okunan, içerisinde çokça fazla güzel söz, güzel cümle barındıran bir kitap. Nasıl yapıyorsun, o kelimeleri nerden bulup, yan yana getiriyorsun da o cümleler çıkıyor anlamıyorum. Hani kitabın ismini Aforizmalar koysan olurmuş o kadar. Kendini yenilemek isteyen, en baştan başlamak isteyen, bir silkelenip ayağa kalkmak insanların okuması gerek kitaplardan biri. Şekil desen var, ahenk öyle, mana her zamankinden, velhasıl güzel sevdim. (Salih)
Kitabın Yazarı Sezai Karakoç Kimdir?
Rivayetlere göre babası Yasin Efendi'nin Muhammed Sezai adını verdiği, ancak ismi nüfus kayıtlarına yanlışlıkla Ahmet Sezai olarak geçirilen Karakoç, 1933'te Ergani'de dünyaya geldi.
İlkokul ve ortaokulu Diyarbakır ve Maraş'ta parasız yatılı okuduktan sonra, lise öğrenimini Gaziantep'te tamamladı.
Ahmet Sezai Karakoç, liseyi bitirdikten sonra çok istediği felsefe bölümünde okumak üzere İstanbul'a geldi, ancak bu bölüme kayıt yaptırdığı halde, maddi zorluklar nedeniyle girdiği sınavını kazandığı Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne burslu öğrenci olarak yerleşti ve 1955'te Mülkiye'den mezun oldu.
Karakoç, 1959-1965 yılları arasında Maliye Müfettiş Yardımcılığı ve Gelirler Kontrolörlüğü görevlerinde bulundu, vatani görevini yedek subay olarak yaptı, 1973'te memurluk görevinden ayrıldı ve ayrıca 1967 yılında ''İslamın Dirilişi'' adlı kitabından dolayı yargılandı.
Sezai Karakoç Kitapları - Eserleri
- İslam
- Yitik Cennet
- Gün Doğmadan
- Monna Rosa - Şiirler 1
- Samanyolunda Ziyafet
- Düşünceler 1 - Kavramlar
- Düşünceler 2 - Kurumlar
- Diriliş Muştusu
- Ruhun Dirilişi
- Diriliş Neslinin Amentüsü
- Mevlana
- Hızırla Kırk Saat - Şiirler III
- Şiirler II - Şahdamar - Körfez - Sesler
- Taha'nın Kitabı - Gül Muştusu - Şiirler IV
- Ayinler / Çeşmeler - Şiirler VI
- Leyla ile Mecnun - Şiirler VII
- Ateş Dansı - Şiirler VIII
- İslam Toplumunun Ekonomik Strüktürü
- Edebiyat Yazıları 1
- Edebiyat Yazıları 2
- Edebiyat Yazıları 3
- Çıkış Yolu 1
- Çıkış Yolu 2
- Çıkış Yolu 3
- Zamana Adanmış Sözler
- Yunus Emre
- Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı 1
- Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı 2
- Unutuş ve Hatırlayış
- Tarihin Yol Ağzında -İki Röportaj
- Piyesler 1
- Meydan Ortaya Çıktığında - Hikayeler 1
- Mehmed Akif
- Makamda
- Kıyamet Aşısı
- İslamın Şiir Anıtlarından
- İnsanlığın Dirilişi
- Portreler - Hikayeler II
- Gündönümü
- Dirilişin Çevresinde
- Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 1
- Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 2
- Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 3
- Armağan
- Batı Şiirlerinden
- Çağ ve İlham 1
- Çağ ve İlham 2
- Çağ ve İlham 3
- Çağ ve İlham 4
- Alınyazısı Saati - Şiirler IX
- İslamın Dirilişi
- Çağdaş Batı Düşüncesinden
- Günlük Yazılar 2 - Sütun
- Ölümden Sonra Kalkış
- Varolma Savaşı 1
- Günlük Yazılar 1 - Farklar
- Günlük Yazılar 3 - Sûr
- Günlük Yazılar 4 - Gün Saati
- Üç Kaside
- Körfez
- Mağara ve Işık
- Sesler
Sezai Karakoç Alıntıları - Sözleri
- Ben günah kadar beyazım, o tövbe kadar kara... (Monna Rosa - Şiirler 1)
- "İnsan öldükten sonra nasıl dirilecekse, ölmeden önce de dirilebilir." (Günlük Yazılar 2 - Sütun)
- İçimde Nuh'un en yeni tufanı Dünyaya ayak basıyorum yeniden.. (Körfez)
- Bir gün öleceğim düşüncesi ve ondan ötesinin muamması, şuurumu alt üst ediyor, kökünden sarsıyor... (Çağdaş Batı Düşüncesinden)
- "Siz bilmezsiniz, size anlatmak da istemem. " (Gün Doğmadan)
- Divan Edebiyatını tanımayan, divanları okumamış bulunan kişilerin Osmanlı tarihini de hakkiyle bildikleri söylenemez.. (Edebiyat Yazıları 3)
- Özgürlük isteyenler, özgürlüğü yok edecek, bağımsızlık! diye bağıranlar, esaretin en koyusuna gömecek öğreti ve güçlerin fedaisi kılınıp cepheye, ölünceye kadar savaş! cephesine sürülüyorlar. (Çağ ve İlham 3)
- Selam, gönlü gamlarla dolu olan sana. Selam, tahammül edilmez çileleri yüklenmiş olana! (Armağan)
- Anlatacaktım ölümlerini bir sonbahar eşliğinde Bir kış güneşliğinde Fakat baktım bu ölüm değil diriliştir Tabiatı aşan bir bildiriştir Ne güz ne sarı renk bu göçü anlatır Bu kan rengi bu kıpkızıl öçü anlatır Görünüşte kırmızı gerçekte yeşil Görünüşte öç hakikatte değil Faninin sonsuzla barışması Affın mağfiretle yarışması Yaprağın düşüşü değil bu toprağa (Ölümden Sonra Kalkış)
- Namık Kemal’in, bütün batıcılığına ve tanzimatçılığına rağmen, yazılarında kimi kez İslâm birliğinden bahsetmesi ve genellikle İslama karşı saygılı görünmesi hususu oldu. (Edebiyat Yazıları 3)
- Kaç aç varsa hepsi ben Kaç hasta varsa hepsi ben Kaç liman önlerinde dönen İşsiz hamal hepsi ben Kaç aşktan ters yüz edilmiş Aşık varsa hepsi ben Bütün çiçeklerle donanıp Bütün insanlarla ölen ... (Körfez)
- Umutsuzluk geleceği, umursamazlık geçmişi unutturur. (Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 3)
- Bu dünya, kışların geçmesi gibi geçer. Ve öbür dünya, yazların gelmesi gibi gelir. İnsanlar, sararıp toprağa karışan,çöl otları gibi ölürler... (İslam)
- İslam dünyası, medeniyet açısından ölüm sularında yüzüyor… (Düşünceler 1 - Kavramlar)
- İnkar tutsaklık, inanç özgürlüktür. (Diriliş Neslinin Amentüsü)
- “Derdim vardır inilerim.” (Yunus Emre)
- Oku okuyabildiğin kadar ölüm dersinden (Taha'nın Kitabı - Gül Muştusu - Şiirler IV)
- Tarif edilmez güllerin yankısı gözlerin (Şiirler II - Şahdamar - Körfez - Sesler)
- İdealini yitirmiş ruh, yetersiz beslenen bir vücut gibi, giderek pörsür, solar ve ölür. (Çağ ve İlham 3)
- Ne olup ne bitiyor Gün nereye gidiyor (Alınyazısı Saati - Şiirler IX)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin