Kitap Künyesi
Yazar: Maksim Gorki
Çevirmen: Volkan Yaşar
Yayın Evi: Karınca Yayınevi
İSBN:
Sayfa Sayısı: 133
Makar Çudra - Çelkaş - Yol Arkadaşım Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
19. Yüzyıl, Edebiyatta büyük bir atılımın yaşandığı bir zaman dilimi oldu. Özellikle natüralist ve realist sanat akımları, insanı ve onu çevreleyen toplumu nesnel bir zeminde tasvir etmeye girişirken, toplumu değişik katmanlarının temsilcileri bu dönem romanlarının kahamanları oluverdiler. Ancak, unutulan ya da yeterince önem verilmeyen bir insan tipi vardı ki o da, yükselen kapitalizmin koşullarında toplumsal konumu belirginleşen işçi sınıfının ve onunla birlikte toplumun tüm emekçi katmanlarının temsilcileriydi. Onların seslerini duyurmak görevi de, sosyalist gerçekçilik akımının kurucusu sayılan Maksim Gorki'nin olacaktı.
Makar Çudra - Çelkaş - Yol Arkadaşım Alıntıları - Sözleri
- Geçmişte içilen ağu bile sonradan şerbetmiş gibi gelir insana...
- "__Dünyada yiğit çok azaldı Loyko, çok azaldı! Şimdiye kadar kimseyi sevmedim, fakat seni seviyorum. Ama özgürlüğü de severim ben! Özgürlüğü senden daha çok seviyorum Loyko! Ben sensiz yaşayamam, sen de bensiz yaşayamazsın. İşte bu yüzden, bütün benliğinle benim olmanı istiyorum. İşitiyor musun?__"
- Fakat söylediğim her şey onun hayat anlayışı karşısında taştan bir duvara çarpmışcasına tuzla buz oluyordu. - Güçlü olan kendi yasasını kendi yapar! Onun bilgiye ihtiyacı yoktur; gözü görmese de yolunu bulur! ~Yol Arkadaşım~
- Hayat, insanların bilgeliğinden daha derin ve anlamlıdır
- Öyle ezgiler döküldü ki, keman gerçekten de bir kız yüreğinden yapılmıştı sanırsın. Loyko şu şarkıyı söylemeye başladı: Hey-hey! Bir ateş yakar bağrımı, Bozkır nasıl da geniştir! Atım rüzgâr kadar hızlı, Bileğim çelik gibidir... Radda başını döndürdü, azıcık kalkarak şarkıcının gözlerine bakıp hafifçe gülümsedi. Loyko şafak gibi alev alev tutuştu. Hey-hop! Haydi arkadaşım, davran! Sürelim atlarımızı dört nala! Bozkırı kaplamış kara bir duman, Ama bizi bir şafak bekliyor uzakta! Hey-hey! Uçarak karşılayalım günü, Dönüp yükselerek havaya! Fakat atlarımızın yelesi Zarar vermesin güzelim aya! Hey-hop! Ansızın bir gün doğacak Sarılıp uyuyacağız senle ben. Hey-hey! Bir utanç alevi bedenlerimizden Geçip ikimizi de yakıp kavuracak
- Hayat üzerinde düşünmeye başladın mı, bil ki soğursun ondan.
- Sen ne ekmeksin ne de değnek, kimsenin sana ihtiyacı yok.
- Çok yakışıklı bir adamdı. Şeytan bayramlıklarını giyinse o kadar yakışıklı olabilirdi ancak.
- Sen ne ekmeksin ne de değnek, kimsenin sana ihtiyacı yoktur.
- Başkalarına az yemek gerektiğini öğretir, kendileri günde on öğün tıkınırlar.
- GORKİ, Maksim (1868-1936) Rus roman, öykü ve oyun yazarı. Rus toplumunun Çarlık'tan sosyalist düzene geçiş sürecindeki karmaşık yaşantısını gözleme dayanan gerçekçi bir anlatımla yansıtmıştır.
- Öğrenmek ve öğretmek ha? İnsanlara nasıl mutlu olacaklarını öğretebilir misin bakalım? Hayır şahinim, öğretemezsin.
- Hayat üzerine düşünmeye başladın mı, bil ki soğursun ondan... Her zaman böyle olur bu. Zamanında benim başıma da geldi. Hele hele! Benim başıma da geldi şahinim.
- Kız güzel söylüyor değil mi? Hele hele! İster miydin böyle bir dilber sevdalansın sana? İstemezdin ha? Aferin! Kızlara inanma, uzak dur onlardan. Aman aklından çıkarma bunu. Bir kızla öpüşmek, tütün içmekten daha hoştur elbette. Ama onu bir kere öptün mü, özgürlüğü yüreğinden sil artık. Seni öyle görünmez bağlarla kendine bağlar ki bir daha koparamazsın. Bütün benliğini yitirirsin.
- Benim Nonka'yı biliyorsun değil mi? Çariçe gibi kızdır! Ama Radda'nın yanında o bir hiçtir, sözü bile edilmez! Radda'nın güzelliğini sözcüklerle anlatamazsın. Bu güzelliği belki bir keman dile getirebilirdi. Ama o kemanı çalmaya da adam gerek...
Makar Çudra - Çelkaş - Yol Arkadaşım İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitabın Yazarı Maksim Gorki Kimdir?
1892 yılında Tiflis'te, Kafkasya Gazetesi'nde çalışmaya başladı. Yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için Rusça'da acı anlamına gelen Gorki takma adını kullanmaya başladı. 1895'te St. Petersburg'da yayınlanan bir dergide çıkan Çelkaş adlı öyküsü ile ünlendi. Ardından Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız öyküsü yayınlandı.
Ünü hızla yayıldı. Bu öyküler kadar başarılı olmayan bir dizi roman ve öykü daha yazdı. Gorki'nin 1898 yılında yayınlanan ilk kitabı Hikâye Denemeleri (Очерки и рассказы) çok beğenilir ve yazarlık kariyerinin başlangıcı sayılır. İlk romanı Foma 1899'da basıldı. Bu dönemde sağlam bir olay örgüsü kuramaması ve yaşamın anlamı üzerine uzun felsefik tartışmalara girmesi romanlarının başarısını düşürür. 1906'da yazdığı ve Rus Devrimi'ne adadığı Ana en başarılı romanıdır. 1899-1906 arasında St. Petersburg'da yaşar. Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır. Çarlık tarafından kontrol ve baskılara maruz kalmıştır. 1901'de Fırtına Kuşunun Türküsü isimli kısa şiiri yüzünden tutuklandı. Kısa sürede serbest kaldı, Kırım'a gitti.
Gorki birçok devrimci ile tanıştı. Lenin'le tanıştığı 1902 yılından itibaren aralarında yakın bir arkadaşlık oluşmuştur.
1902 yılında Rusya Edebiyat Akedemisi'ne seçilir. Ancak Çar II. Nikolas buna izin vermez. Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır.
Başarısız olan 1905 Rus Devrimi sırasında Peter ve Paul Kalesi'nde kısa bir süre daha hapis kalır. Gorki Güneşin Çocukları adlı oyununu yazar.
Oğlunun Mayıs 1935'teki ani ölümünü takiben Gorki de, 1936 yılında Haziran ayında öldü. Her ikisinin de ölümü şüphe altındadır. Zehirlendikleri iddia edilmiş, ama bu iddia hiçbir zaman ispatlanamamıştır. Gorki'nin cenaze töreninde tabutu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer alacaklardır.
1938'de Buharin'in mahkemesinde Gorki'nin NKVD başkanı Yagoda tarafından öldürüldüğü itiraf edilmiştir.
Maksim Gorki Kitapları - Eserleri
- Ana
- Ekmeğimi Kazanırken
- Benim Üniversitelerim
- Arkadaş
- Çocukluğum
- Üçler
- Foma
- Özgürlük
- Soytarı
- Bozguncu
- Fırtınanın Habercisi
- Taşralı Oblomov Matvey Kojemyakin 1. Cilt
- Taşralı Oblomov Matvey Kojemyakin 2. Cilt
- Mujik
- Yol Arkadaşım
- Ayaktakımı Arasında
- Küçük Burjuvalar
- Aşk Rüyası
- Yaşanmış Hikayeler
- Yararsız Bir Adam
- Serçecik
- Bozkırda
- Ekmek İşçileri
- Günlüğümden Notlar
- Acı Günler
- İnsanlarımız
- Tolstoy'dan Anılar
- Klim Samgin'in Yaşamı 40 Yıl (1. Cilt)
- Klim Samgin'in Yaşamı 40 Yıl (2. Cilt)
- Klim Samgin'in Yaşamı 40 Yıl (3. Cilt)
- Klim Samgin'in Yaşamı 40 Yıl (4. Cilt)
- Makar Çudra - Çelkaş - Yol Arkadaşım
- Edebiyat Yaşamım
- Hainin Anası
- Zulüm
- Öyküler
- Sıkıntı
- Seçilmiş Öyküler
- Halkın İçinde
- Amerika’dan İtalya’ya
- Seyirciler
- Yirmi Altı Adam ve Bir Kız
- Matvey Kojemyakin
- Üç Uzun Öykü
- Artamonovlar
- Edebi Portreler
- Dede ile Torunu
- Güneşin Çocukları Barbarlar
- Stepte
- Endişe Verici Bir Kitap
- Gorki’nin Mektupları
- Konovalov
- Hapiste
- Varenka Olesova
- Ana - İki Şehrin Hikayesi
- Mujik ve Öyküler
- Karşılık Görmiyen Aşk
- Lenin'den Anılar
- Küçük Burjuva İdeolojisinin Eleştirisi
- Danko'nun Yüreği
- Çanlar Çalınınca
- Sovyet Öyküleri 2
- Makar Çudra
- Toplu Oyunları 1
- Toplu Oyunları 3
- Toplu Oyunları 2
- Şahin Türküsü
- Buzların Çözülüşü
- Münzevi
- Güneş Çocukları
- İki Oyun: Richard Waverly Davası / Sonuncular
- Gorki - Otobiyografik Üçleme
- Unutulmuş Hayatlar
- Sürgün
- Körlerin Türküsü
- Fırıldaqçı
- Mavi Bir Yaşam
- İki Arkadaş
- Anılar&Mektuplar
- Çelkaş
- Seçilmiş əsərləri, Birinci cild
- Hayat Kadını Tereza
Maksim Gorki Alıntıları - Sözleri
- Haklısın, bizimkiler hikaye uydurmada pek ustadır... Hayatında hiçbir güzel şey bulunmayan bir insanın bir hikaye uydurup gerçekmiş gibi anlatmasında ne kötülük var? Anlatır, masalına kendi de inanır, bir parça avunur. Çok insan böyle yaşar. Engel olamazsın buna... (Konovalov)
- "... na dinya çewt vıraziya." (Ekmek İşçileri)
- Mən dünyaya razılaşmamaq üçün gəlmişəm (Seçilmiş əsərləri, Birinci cild)
- Ruslar, çalışmaya hayrandır, ama ona inanmazlar. Hareketli bir yazar, örneğin bir Jack London, Rusya'da çıkamazdı. (Edebiyat Yaşamım)
- “Sıcaktan, gürültüden ve yorgunluktan bunalmış, sırtlarındaki paçavraları sürükleyerek sağa sola koşuşan insancıklarla; kocaman gövdeleri güneş altında parıl parıl parlayan makineler arasındaki ayrım korkunçtu. Oysa bu makineleri insanlar yaratmıştı. Üstelik onları harekete geçiren şey de, motordan önce yine insan gücüydü.”.. (Çelkaş)
- --- Ne kadın be, diye mırıldandı Mişa. Nasıl çalışmış ömür boyu, nasıl sevmiş. Basit ama dokunaklı bir hikaye...!" (Sürgün)
- Gençliğin verdiği çoşkunlukla kişiliği yepyeni hislerle dolup taşıyordu... (Sürgün)
- "Tüm insanlar yeryüzünde fazlalıktır. " (Ayaktakımı Arasında)
- Hepimiz birbirimize hiç değilse görünüşte inanıyorduk. İçten inanmaya gelince, biz kendimize bile zor inanıyorduk. (Şahin Türküsü)
- “İnsan uzun yaşamaya değil de elden geldiğince çok yaşamaya bakmalıdır.Beş şişe kırmızı şarap yerine bir şişe şampanya içmek hiç kuşku yok ki, daha iyi idi.” (Aşk Rüyası)
- Bəli...İnsana inanmayın! Çünki o həmişə özündən danışdıqda, yalan danışır! Bədbəxtliyə düşəndə də yalan danışır ki, özünə qarşı çox mərhəmət hissi oyandırsın, xoşbəxt olanda da yalan danışır ki, ona daha çox həsəd aparsınlar, hər bir halda yalan danışır ki, özünə qarşı diqqəti artırsın.. (Fırıldaqçı)
- belki de düşünce,maddenin bir tür rahatsızlığıdır... (Klim Samgin'in Yaşamı 40 Yıl (4. Cilt))
- " Çok inançlısın dostum, inanıyor ve güveniyorsun. Ama insanlar çiğ süt emmiştir; onlara güvenmek, onlara inanmak akıl kârı değildir, tehlikelidir, anlayacaksın." (Ekmek İşçileri)
- Beni hayatın aşkı mahvetti... Hayatı sevdiğim için bir budalaymışım ben... (Arkadaş)
- Hepimiz birer kahramanız, diyordu, çünkü ölüme mahkûm olduğumuzu kafamızdan atmayı becerebiliyoruz. (Karşılık Görmiyen Aşk)
- Denizde yangın var! (İnsanlarımız)
- Bizi kandırmak için Tanrı'yı bile araç olarak kullanmaktan çekinmiyorlar. Ruhumuzu öldürmek istediklerinde onu, yalan ve iftira içinde bırakıyorlardı. ''Bir politikacı, dinden bahsediyorsa bil ki birilerini kandırmaya çalışıyordur.'' (Halkın İçinde)
- Yaşam kitaplarda asla gerçekte olduğu gibi tasvir edilmez... (Küçük Burjuvalar)
- "Her sabah nereye gittiğini bilmeden bir işe giden, her akşam nereden çıktığını bilmeden bir işten çıkan, sevmediği hayatı yaşayan, sevmediği işi yapan, sevmediği kişilerle yaşayan, kalabalıklar yüzünden yaşamaya karşı ne bir sevgi, ne de bir sevgisizlik işareti olmadan gelip geçen... Her akşam evinin dört duvarı arasına sanki bir mezara girermiş gibi giren, gecelerini bir sıkıntı yorganının altında yalnız ya da yanındaki yabancı gövdeyle geçiren bütün ölü kentlerin, ölü doğmuş çocukları! Size bu ölü yaşamı hazırlayan "sermaye sahibi egemen sınıftır", bu acımasız oyunun varlığı siz izin verdiğiniz sürece sürecektir." (Günlüğümden Notlar)
- Yaşam kitabının bir sayfası daha okundu. (Klim Samgin'in Yaşamı 40 Yıl (3. Cilt))
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin