Kitap Künyesi
Yazar: Sandra Cisneros
Çevirmen: Selin Yurdakul
Orijinal Adı: The House on Mango Street
Yayın Evi: Olimpos Yayınları
İSBN: 9786055433543
Sayfa Sayısı: 168
--reklam--
Mango Sokağı'ndaki Ev Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Eleştirmenlerce saygıyla övülen, her yaştan okuyucunun beğenisini kazanan, Amerika'da ilköğretimden üniversitelere tüm okullarda öğretilen ve dünya çevresinde pek çok dile çevrilen Mango Sokağı'ndaki Ev, Esperanza Cordero'nun olağanüstü hikâyesini anlatıyor. Bazen içinizi acıtan bazen de gülümseten kısa bölümlerden oluşan Mango Sokağı'ndaki Ev Chicago'da büyümekte olan bir Latin genç kızın kendini ve bir sokakla sınırlı küçük dünyasını keşfe çıkışının öyküsü. Pek çok okuyucunun ruhuna dokunabilen çok az kitaptan biri.
Sandra Cisneros dünyaca tanınan ve edebiyat alanında pek çok ödül kazanmış bir yazar. Eserleri pek çok dile çevrilerek yayımlanmış olan Cisneros'un Mango Sokağı'ndaki Ev'i yalnız Amerika'da dört milyondan fazla satılmıştır.
"Cisneros sadece yetenekli bir yazar değil aynı zamanda olmazsa olmaz bir yazar."
New York Times
--reklam--
Mango Sokağı'ndaki Ev Alıntıları - Sözleri
- Oğlanların vestiyerde anlattığı hikâyeler doğru değil. Okul bahçesinin parmaklıklarına, kimse sana bakmıyormuş, orada durduğunu kimse göremezmiş gibi gözlerin kapalı, tek başına yaslanıyorsun Sally. Gözlerini öyle kapatınca ne düşünüyorsun? Ve neden okuldan sonra hep doğruca eve dönmen gerekiyor? Farklı bir Sally olmuşsun. Eteğini aşağı çekiyorsun, göz kapaklarından mavi boyaları silmişsin. Gülmez olmuşsun Sally. Ayaklarına baka baka, hızlı adımlarla bir daha dışarı çıkmamak üzere eve yürüyorsun. Sally, hiç eve gitmek zorunda olmamayı diledin mi? Bir gün ayaklarının yürümeye devam edip seni Mango Sokağı'ndan uzaklara, çok uzaklara götürmesini ve belki de seni bir odanın beklediği, çiçekli, geniş pencereli ve merdivenlerinden ikişer ikişer çıkabileceğin, güzel bir evin önünde durmalarını ister miydin? Belki o küçük sürgüyü açıp pencereyi hafifçe itsen pencere ardına kadar açılır ve içeriye gökyüzü dolardı. Etrafı izleyen meraklı komşular, motosikletler, arabalar, çarşaflar, havlular ve çamaşırlar olmazdı. Sadece ağaçlar, yine ağaçlar ve bolca masmavi gökyüzü. Ve gülebilirdin Sally. Uyuyabilir, uyanabilir, seni kimin sevdiğini, kimin sevmediğini düşünmek zorunda kalmazdın. Gözlerini kapatırdın ve insanların ne dediğine aldırman gerekmezdi çünkü sen zaten hiçbir zaman buraya ait değildin ve kimse seni üzemezdi, kimse hayal kurmayı sevdiğin için tuhaf olduğunu düşünmezdi. Seni karanlıkta, dışarıda bir arabaya yaslanmış halde dururken gören olursa kimse sana bağıramazdı, birileri senin kötü olduğunu düşünmeden, birileri bir şeylerin yanlış olduğunu söylemeden, bütün dünya hata yapmanı beklemeden birine yaslanabilirdin, oysa tek istediğin, tek istediğin Sally, sevmek, sevmek, sevmek, sevmekti ve kimse bunun delilik olduğunu söyleyemezdi.
- Sadece karlar kadar sessiz bir ev, kendime ait, gidecek bir yer, bir sayfanın şiir düşmeden önceki hali kadar temiz.
- Pişmanlıklarla dolu bir hayat yaşamanın ne demek olduğunu biliyor ve kızının da o hayatı yaşamasını istemiyor.
- "Sahip olamayacağımız şeylere bakmaktan bıktım."
- Hayatlarını kazanmak için çalışmakla meşgul olan insanların güzel, küçük hikayeleri hak ettiğini düşünüyor çünkü onların çok fazla zamanları yok ve genellikle yorgun oluyorlar.
- Gittiğin zaman, diğerleri için geri dönmeyi hatırlamalısın. Bir çember, anlıyor musun? Her zaman Esperanza olacaksın. Her zaman Mango Sokağı olacaksın. Bildiklerini silemezsin. Kim olduğunu unutamazsın.
- Belki düştüğü gün gökyüzü ona bakmıyordu. Belki de Tanrı meşguldü.
- "Kendimi yeni bir adla, kimsenin görmediği gerçek bana daha uygun bir adla yeniden vaftiz ettirmek isterdim."
- Bir gün sadece bana ait bir en yakın arkadaşım olacak. Sırlarımı paylaşabileceğim bir arkadaş. Esprilerimi açıklamama gerek kalmadan anlayabilecek biri. O zamana kadar ben kırmızı bir balonum, çapaya bağ llanmış bir balon.
- Hayatlarını kazanmak için çalışmakla meşgul olan insanların güzel, küçük hikâyeleri hak ettiğini düşünüyor çünkü onların çok fazla zamanları yok ve genellikle yorgun oluyorlar.
--reklam--
Mango Sokağı'ndaki Ev İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Mango Sokağı'nda Birleşsin Hayatlarımız!: ❝Gittiğin zaman, diğerleri için geri dönmeyi hatırlamalısın. Bir çember, anlıyor musun? Her zaman Esperanza olacaksın. Her zaman Mango Sokağı olacaksın. Bildiklerini silemezsin. Kim olduğunu unutamazsın.❞ Ah Esperanza.. Sen ne kadar mükemmel kalpli bir insansın.. Esperanza'nın ailesi, neredeyse her sene farklı bir eve taşınıyor. Ama bu sefer değil. Mango Sokağı'na geldiklerinde, oradaki evleri artık onların oluyor. Ailenin hayallerindeki gibi bir ev değil belki, ama sonuçta artık kendilerine ait bir evleri var. Esperanza, her zaman kendine ait bir evin hayalini kuruyor. Sadece kendine ait olacak bir ev. Bir erkeğe veya bir babaya ait bir ev değil. Sadece bir kadına ait olan bir ev. Kendine ait bir ev. ❝Küçük bir kızken, nasıl diğer kadınlar düğünlerinin hayalini kurarsa o da sadece kendine ait sessiz bir evin hayalini kurardı.❞ ❝Bir gün kendime ait bir evim olacak ama kim olduğumu ve nereden geldiğimi unutmayacağım. Yoldan geçen evsizler, İçeri girebilir miyiz? diye soracaklar. Onları tavan arasına buyur edecek, kalmalarını teklif edeceğim çünkü evsiz olmanın nasıl bir şey olduğunu biliyorum.❞ Esperanza bize, Mango Sokağı'ndaki insanları anlatıyor. Komşularını, arkadaşlarını, ailesini.. Hayatın zorluklarını.. Esperanza, aslında bir nevi yazar Sandra Cisneros. Bize, kitabın giriş bölümünde kitabı nasıl yazdığını anlatıyor; ayrıca her zaman kendine ait bir evi düşlediğini ve her zaman bir yazar olmanın hayalini kurduğunu anlatıyor. Hayatına gelip geçen insanları, Mango Sokağı'nda topluyor, ve onları bizlere anlatıyor. Onların sözlerini yazıyor, hayatlarını, acılarını, pişmanlıklarını.. O kadar samimi bir dili var ki.. Her bölümü ayrı bir romanmış gibi, her ne kadar kısacık olsalar da. Her bölümde, farklı hayatları okuyoruz; her bölümde, hayatlarımızdan birer parça buluyoruz. ❝İçimdeki her şey nefesini tutardı. Her şey Noel gibi infilak etmeyi beklerdi. Yepyeni ve parlak olmak isterdim. Geceleri kötü kızlar gibi dışarıda oturmak isterdim, erkek arkadaşımın kolu omzumda, rüzgâr eteğimin altında. Böyle değil, her akşam ağaçlarla konuşarak, penceremden dışarı sarkıp göremediklerimi hayal ederek değil.❞ Sandra Cisneros, aslında bu kitabıyla kadınların ne kadar güçlü olduğunu ve her şeyi başarabileceğini gösteriyor bizlere. Sally gibi, Marin gibi, kendisi gibi.. Kadınlara ithaf ediyor bu kitabı, en başında. Kadınların çektiği zorlukları anlatıyor, bütün her şeye rağmen hayata nasıl bağlandıklarını.. ❝Hikâye anlatmayı severim. Hikâyeleri kafamın içinde anlatırım. Onları postacı, İşte postanız, dedikten sonra anlatırım. Postacı, İşte postanız, dedi. Hayatım için bir hikâye uydurdum, kahverengi ayakkabılarımın attığı her adım için. "Ve sonra ahşap basamaklardan yukarı çıktı, hüzünlü, kahverengi ayakkabıları onu hiç sevmediği eve taşıyordu."❞ ❝Bütün hayatı boyunca pencereden dışarı bakmış, pek çok kadının hüznünü dirseğine yaslayıp durduğu gibi.❞ Ben, özellikle Sally'nin hikâyesini o kadar çok sevdim ki.. Onu anlattığı ilk bölüm, o kadar güzeldi ki.. Âşık oldum, desem yeri. ❝Ve gülebilirdin Sally. Uyuyabilir, uyanabilir, seni kimin sevdiğini, kimin sevmediğini düşünmek zorunda kalmazdın. Gözlerini kapatırdın ve insanların ne dediğine aldırman gerekmezdi çünkü sen zaten hiçbir zaman buraya ait değildin ve kimse seni üzemezdi, kimse hayal kurmayı sevdiğin için tuhaf olduğunu düşünmezdi.❞ Bir sohbetmişcesine, bize samimi diliyle Cisneros'un anlattıkları, bir ömre bedel hayatlar. Hepimiz Mango Sokağı'ndayız belki de; oradan çok uzaklarda kendimize ait bir evimiz olsa da bir gün, sürekli dönüp dolaşıp Mango Sokağı'nda buluyoruz kendimizi. Benim için kitaptan daha öte olan kitapların arasında yerini alan bu şaheser, bence son yüzyılın gördüğü en muhteşem şeylerden biri. Eh, ne diyelim; bir gün, tekrar tekrar kendimizi bulduğumuz Mango Sokağı'nda buluşmak dileğiyle! ❝Geri dönmek üzere gittiğimi bilmeyecekler. Geride bıraktıklarım için. Gidemeyenler için.❞ (Amanda Ellerby)
Mango Sokağı 'ndaki Ev: Gittiğin zaman, diğerleri için geri dönmeyi hatırlamalısın. Bir çember, anlıyor musun? Her zaman Esperanza olacaksın. Her zaman Mango Sokağı olacaksın. Bildiklerini silemezsin. Kim olduğunu unutamazsın. Ah Esperanza.. Sen ne kadar mükemmel kalpli bir insansın.. Esperanza'nın ailesi, neredeyse her sene farklı bir eve taşınıyor. Ama bu sefer değil. Mango Sokağı'na geldiklerinde, oradaki evleri artık onların oluyor. Ailenin hayallerindeki gibi bir ev değil belki, ama sonuçta artık kendilerine ait bir evleri var. Esperanza, her zaman kendine ait bir evin hayalini kuruyor. Sadece kendine ait olacak bir ev. Bir erkeğe veya bir babaya ait bir ev değil. Sadece bir kadına ait olan bir ev. (Dildâr Hatun)
Mango sokağı ve ona benzer sokaklarda yaşayanların hikayesi... Tek hayali kendine ait bir ev , aslında kendine ait bir yaşam olan Esperanza ailesini ve komşularını anlatıyor. Hayat bu sokakta ve onlar için kolay değil. Küçük küçük hikayeler etrafında oldukça sade bir anlatımla kurgulanmış bu kitap evet güzel ama aldığı ödülleri ve yorumları hak edecek kadar mı bilemedim. Yazarın başta kitabı yazma süreciyle ilgili kaleme aldığı kısım kitabın kendisinden daha da güzeldi, evet bu kitap yazarıyla ayrı düşünülemeyen kitaplardan ama iddia edildiği kadar etkilemedi beni. (Elif Çiçek)
--reklam--
Mango Sokağı'ndaki Ev PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Sandra Cisneros - Mango Sokağı'ndaki Ev kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Mango Sokağı'ndaki Ev PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Sandra Cisneros Kimdir?
Meksikalı - Amerikalı yazar, Sandra Cisneros 1954 yılında Chicago'da, 7 kardeşin 3.sü ve tek kız olarak doğdu. Üniversiteden mezun olduktan sonra öğretmen olarak çalıştı. Birçok kısa hikâye ve şiir yazdı.
https://www.sandracisneros.com/
--reklam--
Sandra Cisneros Kitapları - Eserleri
- Mango Sokağı'ndaki Ev
- The House on Mango Street
- Barbie-Q
--reklam--
Sandra Cisneros Alıntıları - Sözleri
- Oğlanların vestiyerde anlattığı hikâyeler doğru değil. Okul bahçesinin parmaklıklarına, kimse sana bakmıyormuş, orada durduğunu kimse göremezmiş gibi gözlerin kapalı, tek başına yaslanıyorsun Sally. Gözlerini öyle kapatınca ne düşünüyorsun? Ve neden okuldan sonra hep doğruca eve dönmen gerekiyor? Farklı bir Sally olmuşsun. Eteğini aşağı çekiyorsun, göz kapaklarından mavi boyaları silmişsin. Gülmez olmuşsun Sally. Ayaklarına baka baka, hızlı adımlarla bir daha dışarı çıkmamak üzere eve yürüyorsun. Sally, hiç eve gitmek zorunda olmamayı diledin mi? Bir gün ayaklarının yürümeye devam edip seni Mango Sokağı'ndan uzaklara, çok uzaklara götürmesini ve belki de seni bir odanın beklediği, çiçekli, geniş pencereli ve merdivenlerinden ikişer ikişer çıkabileceğin, güzel bir evin önünde durmalarını ister miydin? Belki o küçük sürgüyü açıp pencereyi hafifçe itsen pencere ardına kadar açılır ve içeriye gökyüzü dolardı. Etrafı izleyen meraklı komşular, motosikletler, arabalar, çarşaflar, havlular ve çamaşırlar olmazdı. Sadece ağaçlar, yine ağaçlar ve bolca masmavi gökyüzü. Ve gülebilirdin Sally. Uyuyabilir, uyanabilir, seni kimin sevdiğini, kimin sevmediğini düşünmek zorunda kalmazdın. Gözlerini kapatırdın ve insanların ne dediğine aldırman gerekmezdi çünkü sen zaten hiçbir zaman buraya ait değildin ve kimse seni üzemezdi, kimse hayal kurmayı sevdiğin için tuhaf olduğunu düşünmezdi. Seni karanlıkta, dışarıda bir arabaya yaslanmış halde dururken gören olursa kimse sana bağıramazdı, birileri senin kötü olduğunu düşünmeden, birileri bir şeylerin yanlış olduğunu söylemeden, bütün dünya hata yapmanı beklemeden birine yaslanabilirdin, oysa tek istediğin, tek istediğin Sally, sevmek, sevmek, sevmek, sevmekti ve kimse bunun delilik olduğunu söyleyemezdi. (Mango Sokağı'ndaki Ev)
- Then as if she forgot I just moved in, she says the neighborhood is getting bad. (The House on Mango Street)
- Bir gün sadece bana ait bir en yakın arkadaşım olacak. Sırlarımı paylaşabileceğim bir arkadaş. Esprilerimi açıklamama gerek kalmadan anlayabilecek biri. O zamana kadar ben kırmızı bir balonum, çapaya bağ llanmış bir balon. (Mango Sokağı'ndaki Ev)
- Her house is like cat heaven. (The House on Mango Street)
- . Seni hayal ettim ve uyandığımda ruhunun odadan yeni çıktığından emindim. Seni daha önce uykundan, rüya gördüğüm rüyaya çektim. Seni bir parmağın etrafındaki saç sarmalı gibi büktü. Aşkım, kalbin kuşlarla dolu geldin. . (The House on Mango Street)
- Gittiğin zaman, diğerleri için geri dönmeyi hatırlamalısın. Bir çember, anlıyor musun? Her zaman Esperanza olacaksın. Her zaman Mango Sokağı olacaksın. Bildiklerini silemezsin. Kim olduğunu unutamazsın. (Mango Sokağı'ndaki Ev)
- Hayatlarını kazanmak için çalışmakla meşgul olan insanların güzel, küçük hikayeleri hak ettiğini düşünüyor çünkü onların çok fazla zamanları yok ve genellikle yorgun oluyorlar. (Mango Sokağı'ndaki Ev)
- Pişmanlıklarla dolu bir hayat yaşamanın ne demek olduğunu biliyor ve kızının da o hayatı yaşamasını istemiyor. (Mango Sokağı'ndaki Ev)
- ..without the whole world waiting for you to make a mistake when all you wanted, all you wanted, Sally, was to love and to love and to love and to love, and no one could call that crazy. (The House on Mango Street)
- You can never have too much sky. You can fall asleep and wake up drunk on sky, and sky can keep you safe when you are sad. Here there is too much sadness and not enough sky. Butterflies too are few and so are flowers and most things that are beautiful. Still, we take what we can get and make the best of it. (The House on Mango Street)
- "Sahip olamayacağımız şeylere bakmaktan bıktım." (Mango Sokağı'ndaki Ev)
- Hayatlarını kazanmak için çalışmakla meşgul olan insanların güzel, küçük hikâyeleri hak ettiğini düşünüyor çünkü onların çok fazla zamanları yok ve genellikle yorgun oluyorlar. (Mango Sokağı'ndaki Ev)
- That’s nice. That’s very good, she said in her tired voice. You just remember to keep writing. Esperanza. You must keep writing. It will keep you free, and I said yes, but at that time I didn’t know what she meant. (The House on Mango Street)
- When I am too sad and too skinny to keep keeping, when I am a tiny thing agaist so many bricks, then it is I look at trees. When there is nothing left to look at on this street. Four who grew despite concrete. Four who reach and do not forget to reach. Four whose only reason is to be and be. (The House on Mango Street)
- . Kelimeler nasıl kendi sihirlerini tutabilir. Bir kelime nasıl çekici olabilir ve bir kelime nasıl öldürebilir. Bunu anladım. ... (The House on Mango Street)
- Sadece karlar kadar sessiz bir ev, kendime ait, gidecek bir yer, bir sayfanın şiir düşmeden önceki hali kadar temiz. (Mango Sokağı'ndaki Ev)
- . Aşık olmalıydık. Ya da öyleymiş gibi davrandı. Birkaç saatlik uyku dışında kaybedecek ne vardı. Bana ihtiyacın vardı. Ama bu yeterli sebep değildi. Ve aşk sadaka değildir !.. . (The House on Mango Street)
- Belki düştüğü gün gökyüzü ona bakmıyordu. Belki de Tanrı meşguldü. (Mango Sokağı'ndaki Ev)
- "Kendimi yeni bir adla, kimsenin görmediği gerçek bana daha uygun bir adla yeniden vaftiz ettirmek isterdim." (Mango Sokağı'ndaki Ev)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin