Kitap Künyesi
Yazar: Thomas Mann
Çevirmen: Kamuran Şipal
Orijinal Adı: Späte Erzählungen
Yayın Evi: Cem Yayınevi
İSBN: 9789754066944
Sayfa Sayısı: 192
--reklam--
Mario ve Sihirbaz Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Durum neşeli özelliğini yitirip inana güven verici olmaktan çıktı mı, yelkenleri suya indirip ileride sizi bekleyen yaşantılardan kaçmak mı gerekirdi? Hayat birazcık netametli, birazcık sakıncalı bir yola girdi ya da biraz keyif kaçırıcı, biraz küskürtücü niteliğe büründü diye, bulunan yerden başını alıp gidilmeli miydi? Ne münasebet! İnsan yerinden ayrılmamalı, olup bitecekleri görüp bunları göğüslemeliydi. İşte böyle davranıldı mı, belki biraz bir şeyler öğrenebilirdi.
--reklam--
Mario ve Sihirbaz Alıntıları - Sözleri
- "Bizim için 'mutlu' sözcüğüyle nitelenecek bir akış izlesin, izlemesin, yaşamın kendisi tek başına güzel değil miydi?"
- "Sizin karşı durmanız, sonucu asla değiştirmeyecek. Özgürlük denen şey var, irade de var, ama özgür irade, hayır! Çünkü kendi özgürlüğünü amaçlayan bir irade, kendini bir boşluk karşısında bulur. Kartları çekmekte ya da çekmemekte özgürsünüz. Ama bir kez de çektiniz mi, çekmeniz istendiği gibi çekersiniz. Tersini yapmakta ne kadar diretirseniz, arzu etmediğiniz sonucun ortaya çıkması o kadar kesinleşir."
- Her şeyin tadı çıkarılmaya değer olduğunu, mutlu ve mutsuz yaşantılar arasında bir ayrım yapmanın adeta budalalık sayılacağını öğrenmişti
- Allah biliyor ya, cilve denen şeyi de övülmeye değer bulacak en son kişi benim.
- Ama neylersin ki herkes kendi başının çaresine bakmak zorunda; böyle kurulmuş düzen.
- İçimizden hangimiz, gereken sorumluluğu üstlenerek ilgli sorulara kesin yanıtlar vermeyi göze alabilir.
- Özgürlük denen şey var, irade de var, ama özgür irade, hayır! Çünkü kendi özgürlüğünü amaçlayan bir irade, kendini bir boşluk karşısında bulur.
- “Ben kendi adıma şunu itiraf edeyim ki, sığ bir insanlık anlayışıyla , güç denilen nesnenin safça kötüye kullanımıyla , adaletsizlikler ve dalkavukluğa yönelik ahlaksızlıklarla aramdaki çatışmaların etkisinden kendimi zor sıyırıp alabiliyorum. Bunlar fazlasıyla kafamı kurcalıyor, aklımı karıştıran kısır düşüncelerin kucağına itiyor beni . Söz konusu kısırlık da, olaylardaki aşırı doğallıktan kaynaklanıyor.”
- Yüzüne bakan, sanki hayat gülüp aşağılayarak, yumruğunu olduğu gibi bu yüzün ortasına indirmiş sanır. Şurasını da belirtelim ki, kaderin ağır sillelerini belki hiç yememiştir de, sadece var olmak denilen şeyin üstesinden gelecek çapta biri değildir. Tobias Mindernickel - Thomas Mann
--reklam--
Mario ve Sihirbaz İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Diktatörler ve Aydınlar: Kitabı her ne kadar çok beğenmesem de Thomas Mann'ın diline hayranlık duydum. Bazen birkaç kere okunması gereken çok uzun cümleleriyle Almanca dilini belki en iyi kullanan yazar olduğunu, duyguların ve olayların mükemmel betimlemeleriyle de ne kadar beliğ bir edebiyat duayeni olduğunu gösteren Mann bu kitabında daha çok önceden nasyonelsosyalizmin ne kadar tehlikeli olacağını öngörmüş ve bunu zamanın diktatörü Musollini'ye paralel bir karakter olan Cipolla ve ona taparcasına uyan ve/veya karşı çıkmayan tiyatro seyircileriyle okura sunmuştur. Kitapta bir başka hoşuma giden kısım ise eleştirinin merkezindeki milliyetçi, ırkçı İtalyan yerlileri dışında hikayenin aydın kısımdan olan ana karakterinin her anlaşmazlıkta kaçan pısırık tavrına rağmen kendini beğenmiş, diğerlerinden üstün gören monologlarıyla bir çelişki oluşturmasıdır. Uğradığı haksızlıkları sadece içten eleştirmesi, bunu ona yapanları içten içe aşağılaması ve hatta gülmesi kibrini gösterirken dışa hiçbir şey yansıtmaması diktatörlüklerde yaşayan aydın kısmın her hukuksuzluktan haberinin olup yine de susmasına büyük bir benzerlik göstermektedir. (Serhat)
THOMAS MANN OKUMALARI 15/15 Uzun soluklu külliyat okumamız nihayet sona erdi. Şubat ayından sonra iki ay ara vermiştim. İkinci öykü kitabini da bugün bitirdim. Yazarın romanlarını daha ilgi çekici buldum. Öykülerinden pek hoşlanmamış olsam da bu kitapta yer alan beş öyküden biri olan ve kitaba da ismini veren "Mario ile Sihirbaz" en beğendiğim öyküsü oldu. Mario ve Sihirbaz 1930'da yazılmış ve İtalya'da faşizmin yükselişini anlatıyor. Sihirbaz Cipolla, izleyicilerini hipnotizmayla emirlerine uyduruyor, yaptığı heyecanlı konuşmalarla ve halkın üzerindeki güçlü etkisiyle dönemin faşist diktatörlerine benzetiliyor. Thomas Mann burada müthiş bir alegori örneği veriyor. Bir de ilk öykü "Yavrucağın Şarkısı" dikkatimi çekti. Şiirsel bir şekilde yazıldığı için daha kolay okunabiliyor. Genel olarak bu eseri severek okumadım. Thomas Mann'dan öykü değil roman okumayı tercih ederim. Külliyatı bitirdiğimiz için artık böyle bir şansımız yok. Ondan okuduğum tüm eserler aklımda kalacak kadar etkiliydi, herhangi bir kitabının kapağını ya da isimini gördüğüm zaman konusunu net olarak hatırlıyorum. Bu da onu ne kadar severek okuduğumun göstergesidir. Tekrar bir kitabıni okuyamayacak olsam da, benim favori yazarım Thomas Mann'dır. #marioilesihirbaz # thomasmann #öyküler #külliyatokumalarım #kadıköyokumalarım #2021okumalarım #kitaplariyikivar #kitaptavsiyeleri #cevirmen #samitürk #canyayınları (Seda Ediz)
Tobias Mindernickel: Tobias Mindernickel. Thomas Mann'ın 14 sayfalık öyküsü. Ana karakter Tobias; dış görünüşü gibi kişiliği de oldukça tuhaf ve bu yüzden herkesin bakışlarını üzerine çeken, mahalleli çocukların da onunla eğlenmeyi sevdiği yalnız bir adam. 10 marklık bir köpek satın alır. Aldığı ilk günden itibaren onunla çok fazla ilgilenir. Müthiş bir sevgi besler ona. Günün birinde yanlışlıkla bıçak batırır köpeğe. Hemen müdahele eder, sarıp sarmalar. O müthiş ilgi ve sevgisini sürdürür tabii ki. Yine günün birinde köpeğini bıçaklayıp öldürür. Köpeğini öldürdükten sonra köpek sanki hala yaşıyormuş gibi sevgi ve ilgi duyar ona. İltifatlarda bulunur, canının acımasından yakınır. Konuşur onunla. Mann, sado-mazoşit bir karakter kullanmış. Bireyin, vahşi bencilliğinden ötürü duyduğu hükmetme arzusu. Daha sonra ani bir tiksinti ve hükmettiği nesneyi(evet, nesne) yok etmek istemesi. Bu düşünce, felsefenin ve çok büyük bir olasılıkla psikanalizin alanına bodoslama bir şekilde giriyor. Mann'ın böylesine alışılmadık bir karakter kullanması beni hiç şaşırtmadı. Şu ana kadar okuduğum tüm eserlerinde karakterler hastalıklı insanlar oluyor. Bunu daha önce hiçbir yazarda böylesine görmedim. Mann ne yazıyorsa yazsın garip bir atmosfer yakalıyorum yazdıklarında. En bilinen eseri Büyülü Dağ'daki o hastalık, düşünce, doğa ve pislik barındıran atmosfer mesela. Toparlayacak olursam, kısa ve düşündüren bir eser. Belki biraz daha doldurulup mesajın daha belirgin olduğu ve ürpertici bir şekilde yazılabilirdi. (Tarık Ul)
--reklam--
Mario ve Sihirbaz PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Thomas Mann - Mario ve Sihirbaz kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Mario ve Sihirbaz PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Thomas Mann Kimdir?
Paul Thomas Mann, (6 Haziran 1875, Lübeck; 12 Ağustos 1955, Zürih) 20. yüzyılın en önemli Alman yazarlarından biridir. Özellikle romanları ile tanınmakla beraber, edebiyat alanında verdiği eserler yanı sıra, toplumsal eleştirileri ile de öne çıkmıştır. 1929 yılında Nobel Edebiyat Ödülünü kazanmış, 1933'te Nazilerin iktidara gelişinin ardından önce İsviçre'ye ardından ise ABD'ye göç etmiştir. 1944'te ABD vatandaşlığı almakla beraber, 1952'de yeniden İsviçre'ye dönmüş ve hayatının sonuna kadar burada kalmıştır.
Mann, Johann Wolfgang von Goethe'nin yapıtlarını kendi yapıtında bir tüzük ve konu bulmada örnek olarak kullandı. Avrupa ve Alman ruhuna dair analiz ve eleştiriler yaparken, eski Alman hikayeleri ve Kitab-ı Mukaddes'te geçen kıssalardan, Goethe'nin, Nietzsche'nin ve Schopenhauer'in düşüncelerinden faydalanmıştır. Kendi ailesini örnek alarak oluşturduğu ilk romanı Buddenbrook Ailesi'nde örnek olacak biçimde anlatıldığı gibi, yapıtlarının başlıca konusunu burjuvazinin yozlaşması oluşturmaktadır. Mann, özellikle Alman edebiyatında önemli bir yer edinmiş olan Bildungsroman türünde yetkin eserler vermiştir.
Alman yazar Heinrich Mann'ın kardeşidir. Thomas Mann'ın altı çocuğundan üçü, Erika Mann, Klaus Mann ve Golo Mann da yazar olmuşlardır.
--reklam--
Thomas Mann Kitapları - Eserleri
- Venedik'te Ölüm
- Buddenbrooklar
- Aldanan Kadın
- Büyülü Dağ (2 Cilt Takım)
- Değişen Kafalar
- Alacakaranlıkta
- Efendi ile Köpeği
- Tonio Kröger
- Doktor Faustus
- Mario ve Sihirbaz
- Dolandırıcı Felix Krull'un İtirafları
- Majesteleri Kral
- Seçilen
- Zor Saat
- Seçme Öyküler
- Lotte Weimar'da
- Yusuf ve Kardeşleri 1. Cilt
- Yusuf ve Kardeşleri 2. Cilt
- Küçük Herr Friedemann
- Düşkün
- Yusuf Ve Kardeşleri 3. Cilt
- Yusuf ve Kardeşleri 4. Cilt
- Dinle Alman Ulusu
- Seçilmiş əsərləri
--reklam--
Thomas Mann Alıntıları - Sözleri
- “Ben kendi adıma şunu itiraf edeyim ki, sığ bir insanlık anlayışıyla , güç denilen nesnenin safça kötüye kullanımıyla , adaletsizlikler ve dalkavukluğa yönelik ahlaksızlıklarla aramdaki çatışmaların etkisinden kendimi zor sıyırıp alabiliyorum. Bunlar fazlasıyla kafamı kurcalıyor, aklımı karıştıran kısır düşüncelerin kucağına itiyor beni . Söz konusu kısırlık da, olaylardaki aşırı doğallıktan kaynaklanıyor.” (Mario ve Sihirbaz)
- Son ve başlangıç; ikisi birbirine karıştırılabilir, o kadar benzeşiyorlar, insan çiğdemin görüntüsüne bakıp sonbahara geri gittiğini düşünebilir ve veda çiçeğini görüp ilkbahar geldi sanabilir. (Aldanan Kadın)
- Tanrı sonsuza dek çocuk kalmanıza izin vermez... (Seçilen)
- "Sözleri harmanlama ihtiyar kâhya, çünkü onlar boş samandır...Bana yüzüme karşı bir şeyler söyleme, bana ruhundan gelen şeyler söyle, bunun dışındakilere artık tahammül edemiyorum. (Yusuf ve Kardeşleri 2. Cilt)
- Tanrı şimdiye kadar asla kol kanat germedi üzerime, beni tanıyıp ettiği yok. Sağa sola avuç açtırmayan dost bir felaket iyi bir şey olur; insan kendine şöyle diyebilir o zaman: Tanrı'ya hiç borcum yok... (Seçme Öyküler)
- Gerçeği söylemek de bir cezadır. (Seçilen)
--reklam--
- “Gurur nedeniyle şeytanın ocağına düşme pahasına, eğitim görmüş bir insanın inancı ile cahillerin inancı arasında Tanrı açısından bir ayrım olmalı gibime geliyor.” (Seçilen)
- Güney Babil diyarında cenneti aramak gerek ve Adem'in vücudu Babil toprağından yapılmıştır, bunlar uzun zamandan beri ilahiyat biliminin tercih ederek öğrettiği bilgiler olarak kalmıştır. (Yusuf ve Kardeşleri 1. Cilt)
- " İyi kalpli insanlar, birisinin kahkahasının diğerinin gözyaşı olmayacağı bir dünyayı boş yere özlerler. " (Değişen Kafalar)
- İyilikle zeki oluş birbiriyle yakın ilişki içindedir; birisinin içinde diğeri kendisini gösterir. (Yusuf ve Kardeşleri 4. Cilt)
- Piyanoda yeni ve güzel bir motif çalmayı başardım mı, bir hikaye okurken veya bir resme bakarken duyarlı ve kalıcı bir ruh hali yakaladım mı, O gün güzel geçmiş ve mutlu edici bir içeriğe sahip olmuş sayılıyordu... (Zor Saat)
- Acı çekerek eğitim görmeyen insan, her zaman çocuk olarak kalır. (Buddenbrooklar)
- Her ne kadar şeytanımsı güzellikten hoşlandığı belli olsada… (Dolandırıcı Felix Krull'un İtirafları)
--reklam--
- Sen ve ben, boşu boşuna ve belirsiz bir şey için beklemiyoruz, aksine biz bize ait olan saatleri biliyoruz ve bizim saatlerimiz de bizi tanıyor ve onlar bize doğru geliyor. (Yusuf ve Kardeşleri 1. Cilt)
- Münferit durumlar hiçbir zaman sıradan değildir: Düşünmek ve ifade etmek için en sıradan şey, doğum ve ölümdür. Ama bir doğum ya da ölüm olayını yaşayan biri olarak kendinize, doğum sancısı çekene ya da ölene bunun sıradan bir şey olup olmadığını bir sorun bakalım! (Değişen Kafalar)
- Eğitimin keyiflenmenin bir parçası olduğunu, evet eğitimin keyif çıkarabilmek ile aynı anlama geldiğini, bunu da anlıyordu :ve kendine eğitiyordu. (Zor Saat)
- "İlk horoz ötüşüyle yataktan fırlamak zorunda olmayış, aslında imtiyazlı toplum mevki olan hür bir adamın işaretidir." (Lotte Weimar'da)
- Aşk güçlüdür, bir mucizedir, böyle gelir ve büyük mucizeler gerçekleştirir. Aldanan Kadın, Thomas Mann (Aldanan Kadın)
- Hayvanlar daha kontrolsüz ve ilkel, yani aslında durumlarını bedenleriyle ifade etme konusunda bizden daha insanidirler; bizim aramızda artık yalnızca ahlaki bir gönderme, bir metafor olarak varlığını sürdüren tabirler onlar için hala kelime anlamıyla, mecaza kaymaksızın geçerlidir. (Efendi ile Köpeği)
- Ben her tecrübenin yaşanması gerektiğine inanıyorum, ister iyi olsun ister kötü. (Majesteleri Kral)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin