Kitap Künyesi
Yazar: Franz Kafka
Yayın Evi: Altıkırkbeş Yayınları
İSBN: 9786055150211
Sayfa Sayısı: 128
Mavi Oktav Defterleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Uzun zamandır baskısı bulunmayan Kafkanın Mavi Oktav Defterleri yeni edisyonu ile 6.45in özel K(afka) serisindeki yerini tekrardan aldı.
Mavi Oktav Defterleri Alıntıları - Sözleri
- "Uğranan her istasyonda, başka başka umutsuzluklar..."
- Bir duvarın, birazdan üzerine saplanacak çivinin ucunu hissetmesi gibi hissetti onu..
- Ben ya bir son ya da bir başlangıcım.
- Öğretmen gerçek umutsuzluk içindeyken, öğrencinin payına sürekli umutsuzluk düşer.
- 19 Ekim. Ruhsal bir kavgada, kendinden gelenle dışarıdan geleni birbirinden ayırmanın saçmalığı (Ne kadar ağır bir sözcük).
- Basit olan, neden bu kadar zor?
- Eski bir latife: Dünyaya bırakmamacasına yapışır, sonra dünyanın yakamıza yapıştığından yakınırız.
- Her insan içinde bir oda taşır.
- Tüm çıkış yolları her zamanki gibi yine pusluydu ama pus içindeki görüntülerde bir değişiklik vardı şimdi. Bugün ilk kez giyindiğim ağır botların içindeki adam başka bir insandı.
- ... insan biraz yaklaşıp derinlerde fısıldayana kulak verirse, sözün içerdiği gizli iyiliği de işitir: "Kendini zaten olduğun şey yapmak için kendini tanı"
- Tek başıma, bana ait bir savaşı sürdürebilmem mümkün değil; özgür olduğum yanılgısına kapılabilsem, çevremde benden başkasını görmesem, zaman yitirmeden görürüm ki, layıkıyla kavrayamadığım ya da hiç anlamadığım genel durumun yüklediği bir görevdir başladığım.
- İçinde bir sığınağın olmadıktan sonra, insan dünyada nasıl hoşnut kalabilir?
- Sirenlerin ezgilerinden de tehlikeli bir silahları vardır, o da suskunluklarıdır. Buna daha önce hiç rastlanmamıştı, yine de Sirenlerin şarkılarından kaçış olsa da suskunluklarından kaçışın olmadığı bilinirdi.
- "Her insan içinde bir oda taşır."
- Dinlerin varoluşu, bireyin daima iyi kalmasının olanaksızlığının kanıtı değil midir?
Mavi Oktav Defterleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Müzik terimlerine oldukça yabancıyım ama şu ‘Oktav’ kelimesini epey merak etmiştim ve yaptığım aramada “sekiz sesten oluşan ses dizisi” şeklinde bir tanım vardı. Açıkçası kafamda oturan tek olgu yazarın bu ‘OKTAV’ başlıklarının toplam 8 tane olmasıydı. Açıkçası başka bir şey de anlamadım terimden, sanırım sadece dinleyip, araştırıp incelemediğimiz bir konu olduğundandı. Bu işlerle uğraşanlara saygılar efendim. Kısa hikayeler, günlük konular ve ölüm temalarını barındıran, karamsar yazılarla dolu; Kafka ruhunu yansıtan mühim yazıların bulunduğu bu eser biraz karmaşık olsa da kendini okutuyor ama insan hüzünleniyor. İyi olan, iyi gelen, ‘Güzel’ şeylere öyle çok ihtiyacımız var ki... Ne diyelim? Sağlık olsun. İyi okumalar dilerim.. (Sadık Kocak)
Sevgili okur dostlarım! Şimdi okumayı düşündüğünüz bu satırlar tamamen gerçek dışı ve gerçeklik arasındaki kayboluştur. Kitapla ilgili ayrıntılar yahut bilgiler yer almamaktadır. Okumaya devam etmek isteyen dostlarım o zaman başlayalım: Dünya dünya! Güzel misin? Yaşamak nefes almak devamlılığı mıdır? Gel zaman git zaman! Hücreler ve zerresi... Düş! Düşün! Ruhsal nesnel... Yeter ne diyorum kesiyorum! Kapkaranlık bir odada açmış gibiydim gözlerimi. Işık yok. Ellerim ve ayaklarım ile sağı solu, önü arkayı yokla. Nesne yok... Kimse yok... Kaldıysam uçsuz bucaksız odada tek başıma ve karanlıkta, içime dönerek kendimle gerçeği bulma vaktidir başlamalı... Yapılması gerekliydi. Delirmeden bu sessizlik ve karanlık içerisinde gerçeğin peşinden koşmak mümkün müdür? İyilikler kötülükler... İyi kılığındaki kötü ile gerçek iyiyi ayırt edememezlik sorunum var tabiki. Bunun için kılık içine girmiş olan kötünün, gerçek kimliği ile yüzleşip yıkmak gerekliymiş. Onunla, tüm silahları ortaya koyarak savaşmalı ve yenmeli. Gerçek iyiyi korumak için onu içe saklamalı, sarılmalı... Derken bir ışık belirir öteden. Kayıplar içindeyken... Yürüdükçe yaklaşıyor yaklaştıkça uzaklaşıyordum sanki. Dünyaya döndüm tekrar: Ben dönerim o döner. Ne için bunca zahmet? Gerçek herkesçe aynı olan gerçek... Bu dünyada kayıplardayız diyordu Kafka... Ne doğru söyledin! Istırap tek olumlu ögedir diyorsun bir yandan da! Bu dünya ile bağ görüyorsun onu ya! Kafamda hafif çalan bir müzik. Dış dünyada çıt yok oysa... Ritim tutarak kafa sallıyorum şu anda. Gizli bir kamerayla izlermişsiniz gibi düşünün beni. Normal olduğumu düşünüyor musunuz hala? Susuzluk gibi bir his bu. Dilin damağına yapışır ya hani, tam o anda su içmeye gidersin ya koşarak, öyle koşuyorum sanki ışığa doğru. Fakat düşünmeden de düşten çıkılmaz. Devam o zaman... Yol almak değil bu ilerleyiş, bir kaçış gerçeğe doğru. Bir koşuş... Gerçeğe kaçarak bir başka gerçeklikten ayrılıyor gibiyim. Hayatı gerçek sanarken aslında ölüme doğru... Ah Evet! Ölüm... Ona koşuyorum! Tam bunu der demez durdum. Koşmamı engelleyen bir şey var: Yaşam... Yaşayarak ölüme ilerliyorum. Yaşamla savaşmak lazım. Doğru olan bu savaşarak ölmek. Dünyaya savaş açmak. Gerçek olmayan sahte olan geçici olan... Sonsuza kadar bu dünyada yaşamayı aklıma getirdim. İşkence bu! Ölmek kurtulmak... O kurtuluşa yaşayarak ilerlemek. Gülüyorum yahu! Istırap çekenlere selam olsun! Amcaya ( yazar/Arthur-Schopenhauer ) ve babaya( yazar/Franz-Kafka) selam olsun... Kitapla ilgili söyleyeceklerim yok efendim. Kafka'yı bilen bilir, bilmeyen sevmeyen anlamaz. O zaman anlayan ve sevenler devam! (Esther. Sema)
Mavi Oktav Defterleri: "Kafkaesk labirentlerde koşuşturmak" olarak tarif edebilirim bu kitabı. Kafka'nın farklı hikayecikler üzerinden tek bir temayı incelemesi, hayal gücünün enginliğini ve hayatın parça bölük anlamlandırılışının yeniden nasıl kurulabileceğini temsil ediyor bana göre. "Kitap okur gibi yazabilmek" de denebilir buna. Sekiz defterden oluşuyor 'Mavi Oktav Defterleri'. Ben en çok hiyerarşik düzeni bir merdiven üzerinden konu alan altıncı defteri beğendim. Kafka bu bölümde biçemine ilişkin önemli ipuçları da veriyor bence. Sonda yer alan Max Brod'un notları da okunmadan geçilmemeli diye düşünüyorum. **Kafka okurlarına cesaret ve istek vermek üzere yazılmış bir incelemedir. (Elif Gök)
Kitabın Yazarı Franz Kafka Kimdir?
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor.
Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı.
1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu.
1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı.
1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı.
1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı.
1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı.
1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı.
1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak,
1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı.
1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi.
1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı.
1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektuplarında Kafka şöyle dile getirir durumunu;
"En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..."
Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü.
1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu.
1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü.
1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu.
Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı.
Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir".
Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.
Franz Kafka Kitapları - Eserleri
- Dava
- Şato
- Dönüşüm
- Milena'ya Mektuplar
- Babaya Mektup
- Mavi Oktav Defterleri
- Ceza Sömürgesi
- Açlık Sanatçısı
- Aforizmalar
- Çin Seddi'nin İnşası
- Amerika
- Akbaba
- Bir Savaşın Tasviri
- Bütün Öyküler
- Günlükler
- Hayvan Öyküleri
- Kovalı Süvari
- Ottla’ya ve Aileye Mektuplar
- Özdeyişler
- Bir Köy Hekimi
- Dava (Çizgi Roman)
- Felice'ye Mektuplar
- Yeni Bulunmuş Mektuplar
- Bir Köpeğin Araştırmaları
- Bir Kardeş Cinayeti
- Küçük Bir Kadın
- Öyküler
- Kafka Öyküler 1
- Kafka Öyküler 2
- Ofis Yazıları
- Üç Uzun Hikaye
- Şarkıcı Josefine ya da Fare Ulusu
- Hayata Yön Veren Sözler
- Ceza Sömürgesi (Çizgi Roman)
- Mutsuzluk
- Kafka
- Yakılmamış Öyküler
- Seçme Eserleri
- Taşrada Düğün Hazırlıkları
- Günlük'ten Seçmeler
- Dönüşüm
- Anlatılar
- Köy Öğretmeni - Ateşçi
- Seçme Yazılar
- Kanun Önünde
- The Sons
- Ateşçi
- İn
- Grete Bloch'a Mektuplar
- Dönüşüm ve Diğer Hikayeler
- Dönüşüm (The Metamorphosis)
- Bir Dostluk
- Kafka'nın Kedisi
- Contemplation
- Günlükler 2
- Gammaz Yürek - Dönüşüm (2 Kitap Birden)
- Yargı
- Vəsiyyət
- Blumfeld: Geçkin Bir Bekar
- Kafkadan Rilkeyə qədər 12 Hekayə
- İmparatordan Bir Haber
- On Bir Oğul
- Kararlar
- Milena'ya Mektuplar, Cilt 2
- Erzählungen
- Dönüşüm
- The Metamorphosis
Franz Kafka Alıntıları - Sözleri
- Hiç eksiğim yok. Kendime muhtacım yalnızca. (Hayata Yön Veren Sözler)
- "Evet, dünyada hâlâ sadakat diye bir şey var." (Amerika)
- Değer vaktinde bilinmeli. (Dönüşüm (The Metamorphosis))
- "İyi kitap en iyi arkadaştır." (Taşrada Düğün Hazırlıkları)
- Oysa biliyorum, uyuyamayacağım. Sana yazmaktan vazgeçtiğim için uyuyamayacağım. (Milena'ya Mektuplar)
- "Yargılama adaletsizlik kokuyordu, infaz da insanlık dışıydı." (Ceza Sömürgesi)
- hiç senin dengin değildim; (Babaya Mektup)
- Adalet rahat olmalı, yoksa terazi sallanır ve adil bir hüküm verilemez. (Dava)
- Keşke varlığımı unutsaydı.. (Açlık Sanatçısı)
- Gittiğim her yerde benden önce bir şairin orada bulunduğunu görüyorum. (Hayata Yön Veren Sözler)
- Kanepeye yatsın, ona kimse dokunmasın, yaşam boyu tavana bakıp dursun, daha ne ister? (Bir Köy Hekimi)
- "Hiç kalıcı ve samimi olmayan insan ilişkileri. Şeytan görsün hepsinin yüzünü!” (Dönüşüm)
- Bizde insanlar şimdiki zamanı yok etmeye bu kadar hazırdır işte. (Akbaba)
- Pek çok şeyin bambaşka olmasını isterdim. (Kafka)
- Evlilik korkusunun bazen, kişinin kendi ebeveynine karşı işlediği günahlarının acısını ileride kendi çocuklarının ondan çıkaracağı yolunda duyduğu endişeden kaynaklandığına dair bir görüş vardır. (Babaya Mektup)
- Dünyanın fakir insanlardan beklediği her şeyi yerine getiriyordu. (Dönüşüm ve Diğer Hikayeler)
- Bırakın, boş sokaklar mutsuz kılacaktır onları, biliyorum. (Anlatılar)
- "Ah" dedi fare, "Dünya daralıyor günden güne. Başlangıçta o kadar genişti ki, korkuyordum, koştukça koşuyor ve nihayet uzakta, sağlı sollu duvarlar görünce mutlu oluyordum; ama bu uzun duvarlar o kadar hızla birbirine yaklaşıyor ki, son odaya gelmişim bile, şu köşede de koşup gireceğim tuzak duruyor." (Kararlar)
- Sizi çok iyi tanımak benim koruma altında olmam anlamına gelmez, sadece sizi önümde numara yapma zahmetinden kurtarır. (Ateşçi)
- Pencereyi açıp kendimi dışarıya atmak çok yararlı bir şey gibi görünürdü bana. (Felice'ye Mektuplar)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin