Kitap Künyesi

Yazar: Mario Vargas Llosa

Çevirmen: Armağan İlkin

Orijinal Adı: Historia de Mayta

Yayın Evi: Can Yayınları

İSBN: 9789755103846

Sayfa Sayısı: 328

--reklam--

Mayta'nın Öyküsü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

"Alejandro Mayta'nın Öyküsü"nde, Perulu yazar "Mario Vargas Llosa", Troçkist bir devrimciyi anlatıyor. Romanın anlatıcısı (sözde yazar) Paris'te, Le Monde gazetesinde Peru'yla ilgili "Ayaklanma Girişimi Bastırıldı" başlıklı altı satırlık bir haber okur. Olay kahramanlarından biri, çocukluk arkadaşıdır. Yıllar sonra Peru'da bu olayın yaşayan tanıklarını bulup onlarla konuşur, belgeler toplar, olaya ve kahramanlarına tam bir tarihçi bakışıyla yaklaşır...

--reklam--

Mayta'nın Öyküsü Alıntıları - Sözleri

  • Kötü dostla yola çıkacağımıza tek başımıza kalalım daha iyi.
  • ...Hep aynı hikaye.Seni eleştireni lekelemeye bak ki söyleyeceği şeylerin değeri kalmasın."
  • Sonsuza kadar cennette yaşamak umudu bunca haksızlığı, bunca kötülüğü unutturmaya, dertlere derman olmaya yetmiyor.
  • Kafası karışıktı, hafifçe uğulduyordu, ayaklarını suya sokmak istiyordu canı. Bedensel ya da zihinsel yoğunluğun en iyi ilacı buydu.
  • "Beni kucaklayıp okşarken, benimle sevişirken ne kendini yargılıyor, ne de beni, neredeyse hayvanca bir üçgüdüyle davranıyor, keşke her insan böyle olabilse! "
  • İnsanların çoğu fırsat bulamadıkları için korurlar namuslarını.
  • ...İnsanlık,adaletsizliği ortadan kaldıracak bütün devrimleri yaptığında yeni bir din doğacaktır...
  • Yoksulluk bir zamanlar yalnızca kenar mahallelerde gö­rülürdü, sonra kent merkezine yayıldı. Şimdiyse bütün ken­tin
  • Hepimizin, dipsiz bir kuyuya düştüğümüzün bilincine vardığımız anlar olur.
  • "Neden bazı insanlar yoksul da bazılar zengin? Hepimiz Tanrının çocukları değilmiyiz,peder?"
  • ...Dört yetişkin erkekle yedi çocuğun sosyalist devrimi başlatmak için bula bula benim Ford'u bulduklarını o zaman anladım.Boku yemiştik.
  • Ama belki de insan onun yaşına gelince geçmişin tümü, en acı yanları bile özlem uyandırabilir.
  • ...Sen siyasal bekaretini kaybettin,dostum.Devrim dediğin şey peri masalından da daha akıl almaz bir iştir.
  • Bir gün din derslerinde birinde Peder Luis'e damdan düşercesine sorduğu soruyla öğretmenimizin yüreğine indirecekti: "Neden bazı insanlar yoksul da bazıları zengin? Hepimiz Tanrının çocukları değil miyiz, peder?"
  • Onları bağışladığın doğru değil, diyorum içimden. Kendini bile bağışlamamışsın.

--reklam--

Mayta'nın Öyküsü İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kitaptaki ana olay Jouja’da gerçekleşir ve tarihsel bir tabana dayanır. 1958’de And Dağlarının eteklerinde bir köyde mevcut hükümeti devirmek amacıyla başlayan silahlı bir isyan hareketi bastırılır. Bu isyan hareketinde daha çok liseli öğrenciler katılmıştır ve isyan genç bir idealist ve yaşlı bir Trotsky yanlısı tarafından planlanır. Ancak bu isyan hareketi son derece kötü tasarlandığı ve yürütüldüğü için başarıya ulaşmamıştır. Kitap çıktıktan kısa bir süre sonra Peru’da bir dergide Vargas’ın Mayta karakterini dayandırdığı, Jocinto Renteria, bir kişi hakkında bir makale yayımlanır. Jouja’daki bu isyanda o makaleye göre Renteria, Trotsky yanlısı o yaşlı adamdır. “Mayta’nın Öyküsü” ne bir biyografi ne bir otobiyografidir; ne bir tarihi doküman ne bir romandır. Tüm bunlar arasında gidip gelen bir romandır aslında. 10 bölümden oluşan bu romanda Mayta dışında ana karakter olarak yazarın kendisi de vardır ama yazarın ismi hiçbir zaman geçmez. Yazar kendini bir karakter olarak kitaba dâhil eder. Peru’daki mevcut durumu anlatmaya ve Mayta’nın hikâyesini tekrar kurgulama amacı güder. Bu amacı Mayta’yı çeşitli şartlar altında tanımış insanlara başvurup onların ifadelerini alarak yürütür. Her bölümde Mayta’nın hayatında iz bırakmış birinin onun hakkında verdiği ifadeyi dinleriz. Bunun için yazar, eski kız arkadaşı, solcu bir Perulu senatör, tanınmış Marksist bir profesör, Mayta’nın eşi ve halası, pek çok siyasi şahsiyetle görüşür. Yazar burada aslında Mayta’nın gerçek hikayesinin peşinde değildir, hikayeyi tüm bilgiler ve ifadeler ışığında tekrar kurgulamaktır asıl gaye. Zaten yazarın yazdığı roman da başlı başına bir yalan, bir kurgu olacaktır. Ve böylece farklı kişilerden toplanan yalan yanlış, doğru gerçek tüm hikayelerden oluşan bir roman okuyacağız. Mayta hakkında söylenen pek çok şey, öne atılan pek çok iddia haliyle birbirlerinden farklı olacaktır. Bazıları onu devrimci ve ideolojik biri olarak tanımlarken, bazıları ise siyasi bir duruş benimseyemeyen genç bir adam olarak tanımlar. Kimisi onun bir hain olduğunu iddia ederken kimisi de CIA ile işbirliği içinde olduğunu öne sürer. Bazıları onun Jouja’daki felaketin örgütleyicisi olarak görürken, bazıları da onun bu isyanda marjinal bir rolü olduğuna inanır. Eski kız arkadaşı onun homoseksüel olduğunu bile iddia eder. Son bölümde ise bir sürpriz bizi bekler ve yazar Mayta’nın kendisiyle görüşür. Zaten bu son görüşmede Mayta’nın anlattıkları ile onu tanıyanların ağzından dinlediğimiz ifadeler, ya da gözümüzde canlandırdığımız ve yücelttiğimiz Mayta… cümlenin devamı okura göre değişiklik göstereceğinden sanırım eksik bırakmak daha iyi. Yazar Mayta’nın yaşamını kurgulamaya çalışırken bir yandan da Peru hakkındaki görüş ve düşüncelerini dile getirir. Peru’daki fakirliğe dem vurarak ülkenin mutlak bir kaosa doğru sürüklendiğine inanır. Politik ve sosyal bozulmanın uç noktalarına gelindiğini, çöküşün eşiğinde olduklarını düşünür. Roman Lima’nın kenar mahallelerindeki bir çöplükte başlar ve yine orada son bulur. Çevresel olsun, toplumsal olsun, ekonomik olsun, siyasi olsun Peru’nun yüz yüze kaldığı pek çok sorunlara değmeden geçmiyor yazar. Önceki romanlarında alışageldiğimiz derinlik ve genişlikten yoksun olsa da bence yazarı sevenlerin keyifle okuyacağı bir roman. (N)

Ah Mayta ah: Perulu yazar yazar/mario-vargas-llosa 'dan bir devrimci öyküsü. Latin Amerika'li yazarları seviyorum. Genelde hassas yazarlardir. Yüzyıllar boyunca sömürülmus bir coğrafyaya aitdirler. Ülkeleri, bir maşa yardımıyla batının uşağı oldular. Batıyı beslediler, büyüttüler, zenginleştirdiler; buna karşın kendileri sadece öldüler. Ölmekten kurtulanlar, surunduler, ezildiler. Bu konuyla ilgili olarak; yazar/Eduardo-Galeano 'nun kitap/latin-amerikanin-kesik-damarlari--27123 enfestir. Okumanızı tavsiye ederim. Fakat bunca işgalcinin, tiranin olduğu yerde, sayıları sınırlı olsa da devrimciler de yetişti. Sınırlı sayılarıyla bu işgale, sömürüye, cinayetlere direndiler, direnmeye çalıştılar. İşte bu kitabın öyküsü de onlardan birinin kitap/maytanin-oykusu--4550 . Başarısızlıkla sonuçlanan bir ayaklanmanın önü, arkası anlatılıyor bu öyküde. Başlangıçta bir avuctular, giderek azaldilar. Kalanlar ise ya öldüler,ya da ölmekten beter oldular. Kendi içlerinde hesaplastilar, fikir ayrılıklarina düştüler, cinsel tercihleri sorgulandı, ve hüzün. Yine hüzün. Zaman zaman hikayenin akışı sıksa da geneli iyiydi diyebilirim. Meraklısı iseniz keyifli bir okuma olur. Ötesinde sıkıcı gelebilir. Adios... (Barış)

--reklam--

Mayta'nın Öyküsü PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Mario Vargas Llosa - Mayta'nın Öyküsü kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Mayta'nın Öyküsü PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Mario Vargas Llosa Kimdir?

Mario Vargas Llosa, ("Yosa" şeklinde okunur) (d. 28 Mart 1936 Arequipa, Peru) Perulu roman, öykü ve oyun yazarı, eleştirmen, 2010 yılında Nobel Ödülü kazanmıştır.

Dedesinin konsolos olarak görev yaptığı Cochabamba'da yetişti. Lima'daki askeri bir okuldan mezun oldu. Lima San Marcos Üniversitesi'nde edebiyat eğitimi gördü. İspanya'da Madrid Üniversitesi'nde doktora yaptı.

Yayınlanan ilk eseri 1952'de basılan İnkanın Kaçışı adlı oyundu. Ardından çeşitli dergilerde öyküleri yayınlandı. Gazetecilik ve televizyonculuk yaptı. Cuadernos de Composiction ile Literatura dergilerinin yayın kadrosunda yer aldı. 1959-1966 arasında Paris'te yaşadı. İlk romanı Kent ve Köpekler 1963'de yayınlandığında büyük ilgi gördü. Birçok dile çevrildi.

3 yıl Londra'da yaşadı. 1969'da ABD'de Washington Üniversitesi'nde ders verdi. 1970'te Barselona'ya yerleşti. 1974'te Lima'ya döndü.

1990'da Demokratik Cephe'nin adayı olarak katıldığı Peru başkanlık seçimlerinde başarılı olamadı. Latin Amerikalı yazarların en tanınmış ustalarındandır.

Latin Amerika'nın kır ve kent yaşamını, değişik insanlarını anlatan romanlarında kendine özgü bir üslup kullandı. Gerçekçiliği ve anlatımdaki ustalığıyla başarı kazandı. 2010 Nobel Edebiyat Ödülü'nü almıştır.

--reklam--

Mario Vargas Llosa Kitapları - Eserleri

  • Teke Şenliği
  • Üvey Anneye Övgü
  • Genç Bir Romancıya Mektuplar
  • Cennet Başka Yerde
  • Kelt Rüyası
  • Elebaşılar - Hergeleler
  • Hınzır Kız
  • Kent ve Köpekler
  • Masalcı
  • Palomino Molero'yu Kim Öldürdü
  • Yüzbaşı ve Kadınlar Taburu
  • Mayta'nın Öyküsü
  • Ketum Kahraman
  • And Dağlarında Terör
  • Yeşil Ev
  • Don Rigoberto'nun Not Defterleri
  • Dünya Sonu Savaşı
  • Bir Ziyaretçi
  • Julia Teyze
  • Das Böse Mädchen
  • Los Cachorros
  • Conversation in the Cathedral

--reklam--

Mario Vargas Llosa Alıntıları - Sözleri

  • Kitap okumayan, edebiyata el sürmemiş bir insanlık, kaba ve ilkel dili yüzünden ürkütücü iletişim sorunları yaşayan bir sağır-dilsizler topluluğuna döner.. Aynı şey bireyler için de geçerlidir.. Hiç okumayan, az okuyan ya da yalnız süprüntü okuyan insan, engelli bir insandır..' (Hınzır Kız)
  • "...Hiç1şey kolay degil, Lituma. Çok doğru gibi görünen dogrulara 4ayrı açıdan bakarsan, yakından bakarsan yarı-doğru ya da yanlış görünmeye başlarlar..." (Palomino Molero'yu Kim Öldürdü)
  • No, not in any way. One thing is sure, we have to put an end to this situation. (Conversation in the Cathedral)
  • İnsanın, kendisini artık bir insan gibi hissetmemesinden daha berbat bir şey olamaz. (Masalcı)
  • Söz çok fiil az, ne bu böyle?! (Los Cachorros)
  • Siz hiç hapiste bulunmadınız, öyle değil mi Dona Merceditas? Günler gelip geçer ve insanın yapacak hiçbir şeyi yoktur. İnsan çok sıkılır orda, inanın bana. Çok da açlık çeker. (Elebaşılar - Hergeleler)
  • Aşk mucizeler yaratır. (Elebaşılar - Hergeleler)
  • 'Bilindiği gibi sürüler konuşma yeteneği olmayan, az çok güçsüz yaratıklardan oluşur. Ayrıca, kargaşa anında sürü­nün düzensizliği değil itaatkarlığı yeğlediği deneylede 1çok kez doğrulanmıştır. Yani keçiler gibi hareket edenlerin başını çeken liderler değil tekelerdir. Bu yaratıklardan bizlere de 1seyler bulaşmış olmalı ki, insan sürüleri arasında da teke gibi yöneticiler insan kitlelerini sarp kayaklıklara sürükleyip, kaya­lıkların doruğundan denize atlatabiliyor. Bu tür durumlar uy­garlığı kasıp kavuruyor olmasa da oldukça sık rastlanan durum­lar.' (Don Rigoberto'nun Not Defterleri)
  • Çok keyifsiz olduğu halde, yazdığı şeyin korkunçluğu karşısında gülme krizine tutulmuştu. (Kelt Rüyası)
  • Platon'un yaşadığı dönemde spor bir araçtı, yaşamın belediyelerce kontrol altına alındığı modern zamanlarda olduğu gibi bir amaç değil. (Don Rigoberto'nun Not Defterleri)
  • "Sivil kıyafetle dolaşılacak, sivillerle birlikte olunacak, bir sivil gibi çalışılacak:' "Ama, bir asker gibi düşünülecek’’ (Yüzbaşı ve Kadınlar Taburu)
  • Evet, onları kullanıyor, bu açık. Ama hiç değilse aşağılamiyor onları... (Masalcı)
  • İnsanlar ne suçlar işliyorlar. Asıl suçluların cezasız kalmaları beni çıldırtıyor. Onlara hiçbir zaman hiçbir şey olmuyor, öyle değil mi? (Palomino Molero'yu Kim Öldürdü)
  • Ve böylece günler geçiyor, sen umudunu yitiriyorsun... (Elebaşılar - Hergeleler)
  • "Devrim toplumu, bilim de bireyi tüm felaketlerinden kurtaracaktır." (Dünya Sonu Savaşı)
  • “Çocuklar çamura bulanmayı mı seviyor, öyleyse topluluklarda çöp toplama işi onlara verilecekti” (Cennet Başka Yerde)
  • "Korkak olduğumuz için kahramanı oynarız, yakınlarımızı öldürme isteğiyle yanıp tutuştuğumuz için katili oynarız, doguştan yalancı oldugumuz için oynarız." Jean-Paul Sartre (Kent ve Köpekler)
  • Bence hayatta bir insanın tutkuları uğruna şerefsizliği ve hapse girmeyi göze alması kadar değerli bir şey olamaz. (Don Rigoberto'nun Not Defterleri)
  • "Neden dövüşmekten başka bir şey bilmezler, neden barış içinde yaşayıp da hayatın tadını çıkarmazlar ki bunlar?" diye söylendi Don Anselmo. "Yaşam o kadar güzelleşirdi ki o zaman." (Yeşil Ev)
  • Bir an anlıyor ve unutuyor. Onunla iletişim kuramıyorsun. Kendi kendine konuşuyorsun, otuz yıldan fazla bir zamandır yaptığın gibi. (Teke Şenliği)