Kitap Künyesi
Yazar: Anatole France
Çevirmen: Ahmet Kuşçuoğlu
Yayın Evi: Yalçın Yayınları
İSBN: 9789754880427
Sayfa Sayısı: 184
--reklam--
Meleklerin İsyanı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Meleklerin İsyanı (La Revolte des Anges) adlı yapıtı bir mizah romanı olmakla birlikte, Anatole France dini iyi kavramış bir araştırmacı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yapıtında dine şüpheci ve alaycı yaklaşımı, yapıt okunurken fark edileceği gibi, kesinlikle sağlıklı bir araştırmanın sonucudur. Anatole France bu yapıtında Tanrı'ya karşı ihtilali örgütleyen meleklerin macerasını mizahi bir dille romanlaştırmıştır. Çok seveceğiniz bu mizah romanını yayınevimiz yayınlamaktan büyük keyif almıştır.
--reklam--
Meleklerin İsyanı Alıntıları - Sözleri
- “Mağlup Tanrı,Şeytana dönüşecek.Galip Şeytan,Tanrı haline gelecek.”
- -Eğer siz bir melek ve özellikle savladığınız gibi iyi bir melek olsaydınız, yaratıcınızın buyruğuna karşı gelmeyi aklınızın köşesinden bile geçirmezdiniz. - Yanılıyorsunuz Moris, kilise yönetiminin koymuş olduğu kurallar, bu sizin savlarınızı çürütüyor. Onlarında onayladığı gibi melekler, her gün günah işlerler ve tıpkı sinekler gibi yığın yığın gökten yere düşerler. Meleklerin iyilikten kötülüğe geçmek eğiliminde düşünce birliğine varan bunca din bilginiyle kilise babalarının düşüncelerini siz nasıl olur da yadsırsınız Moris? Örneğin Sen Jeron, Mektuplar adlı yapıtında bu düşünceyi savunduğu gibi..
- Tanrıya karşı savaş hazırlığında olan şeytanın rüyasında tanrı olduğunu gördükten sonra meleklerine söyledikleri: " Olmaz arkadaşlar,olmaz.Biz bu sevdadan vazgeçelim.Gökyüzünü fethedecek kadar güçlü olmakla yetinelim,daha ilerisi bizler için karanlık.Çatışma çatışmayı doğurur, kan kanı çağırır,zafer yenilginin ilk adımıdır.Yenilen tanrı şeytan,yenen şeytan da tanrı olur! "
- Uygar yaratıkların topla tüfeğe gösterdikleri ilgi samimi olarak acınacak bir şeydi.
- Bugün savaş düşüncesi yalnızca sersem, romantik ve kafayı yemiş tiplerin savunabileceği bir tezdir. Bugünün aydınları arasında savaş bir fantazidir.
- ''... çatışma çatışmayı doğurur,kan kanı çağırır,zafer yenilginin ilk adımıdır.yenilen tanrı şeytan,yenen şeytan da tanrı olur!'' ''muhalefet,muhelefet olduğu sürece yenilikçi ve devrimcidir,iktidar olduğu zaman ise eleştirdiği 'baskıcı iktidar'a dönüşür. ''
- Çatışma çatışmayı doğurur, kan kanı çağırır, zafer yenilginin ilk adımıdır. Yenilen tanrı şeytan, yenen şeytan da tanrı olur.
- Adem ve Havva, iyi dinleyin beni! Şimdi size bütün dünyanın geleceğini ilgilendiren bir sırrı açıklıyorum. Ben sizin görünür ve görünmez varlıkların hepsini yarattığını sandığınız yaratıcınıza karşı meleklerin isyanini hazırlıyorum.
- O tatlı ses gene konuştu: - Moris d'Esparviyö, dedi. Sizin yaratıcı diye taptığınız Tanrı her kulun peşine bir melek takmış ve bu meleğe o kulu doğru yola çekme, uyarma görevini vermiştir. Hıristiyan Kilise'sinin kabul ettiği gerçek işte budur. Şimdi sizin gördüğünüz işte o meleklerden biri, yani kendi meleğinizdir Moris.
--reklam--
Meleklerin İsyanı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Meleklerin İsyanı: Anatole France, 19. ve 20.yy arası yaşamış Fransız bir yazardır. Eserde: Arkad isimli melek, Moris adlı bir delikanlının koruyucu meleğidir. Arkad, Moris'in büyüdükçe yaptıklarından dolayı onu korumayı bırakır ve Esparviyö kütüphanesinde; din, bilim, felsefe gibi alanlar hakkında araştırmalar ve okumalar yapar. Okuma ve araştırma süreci ilerledikçe Tanrıtanımaz hale gelir ve Tanrı'ya isyan etmeye karar verir yanında birkaç melek ve Şeytan ile. Son bölümde şeytan bir rüya görür ve bu rüyada Eski Tanrı' nın yerine kendisi Tanrı olur. (Rüyasında) Günün birinde eski Tanrı gibi kendini üçlemeden oluşan tek bir Tanrı ilan eder. Gözlerini açtığında ise Şeytan: " Olmaz arkadaşlar, olmaz. Biz bu sevdadan vazgeçelim. Gökyüzünü fethedecek kadar güçlü olmakla yetinelim, daha ilerisi bizler için karanlık. Çatışma çatışmayı doğurur, kan kanı çağırır, zafer yenilginin ilk adımıdır. Yenilen Tanrı şeytan, yenen şeytan da Tanrı olur!" der. Kitabı okuduğunuz zaman aslında şeytanın da karşı çıktığı Tanrı'nın yerine geçtiğinde tıpkı O'nun gibi olmaya başlar. Bence kitaptaki melekler aslında insanları temsil ediyor: Arkad'ın bilime güvenerek Tanrıtanımaz hale gelmesi gibi. Yazar yaşadığı dönemin toplumsal özelliklerini de güzel bir biçimde yansıtmıştır. Son olarak, eserde asıl verilmek istenen mesaj: Kim hangi otoriteye karşı çıkarsa çıksın, karşıtı olduğu otoritenin yerini aldığında ona dönüşecektir. Umarım sizin için açıklayıcı bir yorum olmuştur :) (übermensch)
1921'de Nobel Edebiyat Ödülü alan France'nin din konusunda sorgulayan ve mizahi bir romanı. Dini çok iyi bilen ve araştıran yazar çarpıklıklara hem şüpheci hem de mizahi bir yaklaşım sergileyerek yaklaşmakta. Melekler dünyasında güzel bir gezinti... (Melek Özenç)
Din nedir ne degildiri cok iyi kavradigini dusundugum yazarin ,bilmeyle ve ogrenmeyle kafasi acilarak Tanri’nin saltanatini sona erdirmeyi dusunen meleklerin isyanini komik bir pencereden ,simsicak anlatan romani.Kitap ,surpriz olmakla beraber kitabin yazilma gerekcesine de cok uygun bir sonla gulumseterek bitiyor.Bu denli kisa bir anlatimla bu kadar derin bir mevzu ,ancak boyle vurucu anlatilabilirdi.Okuyalim okutturalim (Gulen)
--reklam--
Kitabın Yazarı Anatole France Kimdir?
Anatole France (Anatole François Thibault, d. 16 Nisan 1844 Paris, ö. 12 Ekim 1924 Saint-Cyr-sur-Loire Tours) Fransız yazar. Klasik geleneğin önde gelen temsilcileri arasında kabul edilir. Edebiyatın her türünde eserler veren yazar, 1921 yılında edebiyat dalında Nobel Ödülüne layık görülmüştür. 1924 yılında ölmüştür.
--reklam--
Anatole France Kitapları - Eserleri
- Kırmızı Zambak
- Tanrılar Susamışlardı
- Penguenler Adası
- Thais
- İskenderiye Dilberi
- Meleklerin İsyanı
--reklam--
- Iokaste
- Mavi Sakal'ın Yedi Karısı
- Perde Arkası
- Dostumun Kitabı
- Penguenler Adası
- Balthasar
- Sylvestre Bonnard'ın Suçu
--reklam--
- Dilsiz Kadınla Evlenenin Güldürüsü
- Edebiyat Hayatı
- Bay Bergeret Paris'te
- Küçük Pierre
- Mail'in Karaağaçları
- Epikürün Bahçesi
- Epikürün Bahçesi
--reklam--
- İhtilalin Çocukları
- Ermiş Claire'in Kuyusu
- Kraliçe Pedaque Kebapçısı
--reklam--
Anatole France Alıntıları - Sözleri
- Siz korku ekiyorsunuz, oysa kahramanları yaratan cesaretten çok korkudur. (Tanrılar Susamışlardı)
- Asıl suçlular yasalardan kaçabilir. Onurlu insanlar gibi aramızda dolaşabilir. Bunun bizim toplumsal durumumuzla hiç ilgisi yok. Önemsiz bence. Düşün; ilkel okyanuslarda yaşayan büyük sürüngenlerin yerini, biçimleri daha güzel, içgüdüleri daha ileri hayvanlar alıyor. Bu arada da eski sürüngenlerden birkaçı gelip kumsalların çamuruna yığılıyor. Bunun ne önemi var?" (Bay Bergeret Paris'te)
- "Sembobitis, insanın içindeki duyguları yok eden bilgiler ver bana. Ben de seni halkım arasında onurlandıracağım." (Balthasar)
- "adli tıpta dedikoducu kadınların laflarıyla hareket edilmez" (Iokaste)
- ''... çatışma çatışmayı doğurur,kan kanı çağırır,zafer yenilginin ilk adımıdır.yenilen tanrı şeytan,yenen şeytan da tanrı olur!'' ''muhalefet,muhelefet olduğu sürece yenilikçi ve devrimcidir,iktidar olduğu zaman ise eleştirdiği 'baskıcı iktidar'a dönüşür. '' (Meleklerin İsyanı)
- Önyargılar ne kadar basit olurlarsa, o kadar güçlüdürler. Kolayca açıklığa kavuşmayan bir önyargı o insanları derinden etkiler. (Mail'in Karaağaçları)
--reklam--
- Çocukluğumun en güzel dönemimde, kanun ve işadamlarının sonu gelmez soylarını tanıdım: her şey onların çevresinde gelişiyor ve birbirlerine çok benziyorlar. Onlar bugün de Rabelais'in anlattığı gibiler; gagalarını, pençelerini, hatta korkunç el kitaplarını da sakladılar. (Küçük Pierre)
- Haksızlıkları yok etmenin o kadar kolay olmadığını ve her gün yeniden başlamak gerektiğini gördün. (Penguenler Adası)
- Mutlu olmak mı istiyorsun bilmeyeceksin, gönlünü yalanlarla avutacaksın. (Tanrılar Susamışlardı)
- Cinayet ve gasp dediğiniz şeylere savaş ve fetih denir, insanlık tarihinin ve büyük imparatorlukların en şanslı sayfaları bunlarla doludur. (Penguenler Adası)
- ...şu alçak dünyada insan ne hainler görüyor! (Iokaste)
- "Mösyö Bergeret, birbirinden farklı iki görüş aynı konu içinde yer alabilir. Bunlardan biri, tanrısal kaynaklı teolojik görüş, diğeri insan kaynaklı rasyonel ya da deneyimsel görüş olabilir." (Mail'in Karaağaçları)
- -Hayran olduğum tek pratisyen hekim, diyordu arkadaşlarına, Pinel'dir. Hastalığın standart ilerleyişini bozmaktan yahut ilerleyişini durdurmaktan korktuğu için hastalarına hiçbir zaman ilaç vermezdi. Lezyonları tasvir edip sınıflandırarak tatmin olduğunda, ihtiyatı elden bırakmadan bir müddet tedaviden kaçınırdı. Aktif bir lezyonun inanılmaz ilerleyişi karşısında dikkatli, saygılı, hareketsiz kalırdı. Şu Pinel ne hekim ama! (Iokaste)
--reklam--
- Tüm insan tanımları içinde en sevmediğim, insanın düşünen bir hayvan olduğu tanımıdır....Sıradan kişilerde az rastlanılan akla, büyük düşünürlerde çok daha az rastlanılır. (Küçük Pierre)
- Dünyada zarar vermeden yaşamanın çaresi yoktur. Delilerden hiçbir zaman nefret etmemeliyiz. Onlar da bizim benzerlerimiz değil midir? Hiç de deli değilim diye kim güvenebilir? (Edebiyat Hayatı)
- Evlilik her zaman meşalelerle çevrelenmez. (Dostumun Kitabı)
- İnsan başına gelecekleri bilse, hayat çekilmez olur. (Tanrılar Susamışlardı)
- Varlığımızı bize mülayim gösteren, hiç olmazsa tahammül edebilecek bir hale koyan duygular bir yalandan doğarlar ve hayallerle beslenirler. (Epikürün Bahçesi)
- Güzel bir şey gördük mü, onu elde etmek isteriz. Yasaların göz önünde tuttuğu doğal bir eğilimdir bu. Béranger'nin "Görmek, sahip olmaktır" diyen Çingeneleri, az bulunur türden akıllı kimselerdir. Bütün insanlar onlar gibi düşünseydi uygarlık olmazdı ve biz, Macellan Adaları'nda oturanlar gibi çıplak ve sanatsız yaşardık. (Dostumun Kitabı)
- Eğer üzüntü beni hiçbir şekilde etkilemeseydi, arzularım tüm yaşantımı yönetebilirdi. Varlığımın da büyük bir arzu olduğunu söyleyebilirim. İstemeyi severim; arzudan mutlu olmayı ve acı çekmeyi severim. (Küçük Pierre)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin