Kitap Künyesi
Yazar: Hekimoğlu İsmail
Yayın Evi: Timaş Yayınları
İSBN: 9789757544753
Sayfa Sayısı: 176
Menan Cinleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Menan Cinleri'nin Padişahı, akşamın alaca karanlığında, kayalık bir vadide, yanık otlar üstünde toplanmış olan kabilesine dedi ki:
- İnsanlar çok ilerledi ve bizi geçtiler. Gökte uçuyorlar, denizin dibinde gidiyorlar, yerde ise birbirlerini yiyorlar. Böylece bize iş kalmadı. İşsizlik bütün acılığı ile artıyor. Bilmem ki ne yapmalı?
- Yani insanları çarpmaya gitmeyecek miyiz?
- Gereksiz... Onlar, medeni araçlarla birbirlerini çarpıyor ve çarpışıyorlar. Bu yüzden çoğu çarpık yaşıyor. Biz de işsiz kaldık.
Fakat üzülmeyin, eskiden insanlar cin hikayeleri anlatıp eğlenirlerdi. Şimdi biz de insan hikayeleri, anlatıp eğleneceğiz.
(Arka Kapak)
Menan Cinleri Alıntıları - Sözleri
- Yorgunun uyuması, açın yemek yemesi eğlence olsa gerek??
- Din dışı hayat! Hayatı zehir eden hayat! Avrupa şeytanına tabi olmak, sonra da şeytana lanet okumak ne biçim akıl. Kadehler dolusu cin içmek sonra da „Cin çarpmış“ demek, ne biçim anlayış. Biz kimseyi çarpmıyoruz ki, kendi günahları kendilerini çarpıyor, kabahat bize atılıyor. Ufka baktı, Modern ailede göz yaşı var. Ağlamayın, çocuğunuz tahsil yapıyor. Her işin başı tahsil…
- Pek çok genç, eğlence denen nesneyi zehirli bal gibi yer ve evvela manen, sonra da maddeden olur. Ölenlerden birini gördünüz. Öbürü ölümden korkarak yaşayacak, ölümü hatırlamamak için içecek ve kumar oynayacak. Binbir kez ölecek, son ölüşünde cehenneme gidecek. - Dede ben sevmedim bu oyunu gidelim ne olur. - Gidelim torun gidelim, insanlar bizi çarpmaya başladı gidelim.
- Bir zamanlar , buralar orman idi. İnsanlar , insanlardan değil , yılandan ,çıyandan ve kurtlardan korkardı ..
- Orman kesenlerin çocukları, bugün birbirini kesiyor. İnsanlar kahvede, okulda veya bir meydanda toplanıyor, yine insanlar gelip, bunları öldürüyor. Artık şeytana, cine hatta mikroba gerek kalmadı. Kurşun yiyen insanlar çam gibi yıkılıyor.
- -İnsanlar çok ilerledi ve bizi geçtiler. Gökte uçuyorlar, denizin dibinde gidiyorlar ve yerde de birbirlerini yiyorlar. Son haberlere göre gökte ve denizde de savaşıyorlarmış. Böylece bize iş kalmadı ve işsizlik bütün acılığı ile artıyor. Bilmem ki ne yapmalı?
- Herkes kendi hayatını yaşasın.
- Herkes yaşadığı dünyadan şikayetçiydi.
- -Fakat dünyam yıkıldı. Niçin ve kimin için yaşayacağım?
- Bu cennet gibi dünyayı başlarına cehennem eden insanların kendisidir.
- Göz yaşını silecek tek dostu kalmamıştı.
- -Hayalimi görür gibi anlattın. Hep aynı şeyleri düşünüyoruz. Ne kadar da uyum içindeyiz. Biz bu ülkeye medeniyet getiren gençleriz. O büyük medeniyetin temellerini attığımız için ne kadar mesutuz.
- Her biri apayrı bir rüya görüyor gibi... Kimisi korkunç bir hayalin pençesinde kıvranıyor, kimisi düşmekte olduğu uçurumun dibine bir türlü varamıyor, kimisi sevdiği bir işle meşgul olup onun zevkine dalmış gidiyor.
- -Ne yapayım, ölmüyordum. Dünya yıkılmıyor, kıyamet kopmuyordu. Çıldırmak, aklımı atmak istedim, o da olmadı. İntihar edemedim. Evi yakamadım. Günlerdir yemiyordum, içmiyordum. Neden yer yarılıp içine düşmüyordum? Neden yaratan beni kahretmiyordu? Şu dünyada yaşamaktansa cehenneme razıydım, neden ölmüyordum?
- Batan gemide bağırmak gereksizdir. Beni yutacak dalgalara kollarımı açmalıydım.
Menan Cinleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Hekimoğlu İsmail, insanların ne kadar bozulduğunu gösterebilmek adına; Menan dede ve torunlarını, insanların yeryüzünde din dışı bir hayat neticesinde yaşadığı hüsran dolu kayıpları gösterme maksadıyla yeryüzüne indiriyor ve onların perspektifinden bize bu hazin hayatlara bir pencere açıyor. Menan dede ve torunları bozulan, değerlerinden medeniyet adına sıyrılan ve „Biz bu ülkeye medeniyet getiren gençleriz. Hayatımızı Avrupa uygarlığına göre düzenleyeceğiz.“ (s.15) zihniyetine sahip insanların düştükleri çamurda nasıl da kirlenmeye yüz tuttuğunu görüp, durumu tahlil ediyorlar. Yolculuk içlerini karartmaya başladıkça geri dönme istekleri artıyor. Fakat acı gerçek hayat sinemasında devam oynuyor. (Bergüząr)
kitabın adı cok dıkkatımı cekmıstı ve kıtabın ıcı tam bekledıgım gıbı değildi okumam bıraz uzun surdu ama yazarımızın ellerıne saglık sonuc olarak guzeldı (Kamer)
Maziye kanatlanırken...: Bilenler bilir... Menan Cinleri'ni, daha küçük bir çocukken sokaklarda gördüğüm tiyatro afişlerinden öğrenmiştim. Oyuna hiçbir zaman gidemedim. Lakin bu tiyatro oyununun ne anlattığını hep merak etmişimdir. Artık bu imkan kalmayınca da, kitabı okumaya ve maziye dönmeye karar verdim. Kitap 13. Baskısını yapmış. Küçük ve yalın bir dille anlatılan "hikayeciklerden" oluşuyor. Genel anlamıyla vasat bir kitap. Hikaye mesajları okuyucuya aktarılamıyor. Konular İslami meseleler, baskı dönemleri, müslümanca yaşam üzerine bina edilmiş fakat olay örgüleri çok kötü aktarılmış. Samimiyet okuyucuya geçmiyor. Kalem epey zayıf kalmış. Edebi yandan zaten nasip alınmamış. Benim okumakta ki amacım sadece kendi mazimi yâd etmek, çocuklukta gidemediğim bir piyesi hayalimde canlandırmaktı. Beklentim "Sırlar Dünyası" okumak değil, daha farklı âlemlere kapı aralamaktı ama olmadı. Diğer okuyucular benim bulamadığımı bulur belki. Keyifli okumalar... (Abdr)
Kitabın Yazarı Hekimoğlu İsmail Kimdir?
Hekimoğlu İsmail (d. 1932, Erzincan) astsubay (emekli), yazar, gazeteci, köşe yazarı. Asıl adı Ömer Okçu olup , yazılarında kullandığı "Hekimoğlu İsmail" müstearı dedesinin adıdır. 1932'de Erzincan'da doğup burada ilk ve orta öğrenimini bitirdikten sonra 1952'de Zırhlı Birlikler Okulundan mezun olmuştur. Daha sonra astsubay olarak göreve başladığı Türk Silahlı Kuvvetlerinden 1972'de emekli olmuştur. 2009 itibari ile 80 baskıyı geçen, bir dönem yasaklanıp daha sonra serbest bırakılan Minyeli Abdullah romanını 1967'te yazmış ve bu eser ile tanınmıştır. Gazeteciliğe haftalık İttihad gazetesi ile başlayıp 5 yıl Yeni Asya Gazetesinde köşe yazarlığı yapan ve 1975'te Sur Dergisini çıkaran Okçu, Türdav'ın ve Timaş'ın kurucuları arasındadır. Birçok dergi ve gazetede yazılar yazan Hekimoğlu'nun 40'tan fazla eseri olup yurt içi ve yurt dışında yüzlerce konferans vermiştir. Kendisine Harran Üniversitesi tarafından "Edebiyat Doktoru" ünvanı verilmiştir.rnrnYazıları sebebiyle 1950'den itibaren çeşitli zamanlarda hakkında davalar açılmış, gözaltına alınmış, birkaç kere DGM'ye çıkarılmış, 163. maddeden yargılanmış, 1992'de de Zamandaki "Demek ki öyle..." başlıklı yazısı sebebi ile TCK'nın 159. maddesini ihlal ettiği gerekçesi ile 1 sene mahkumiyet cezası alıp 72 gün hapis yatmıştır. Şubat 2002'de felç geçirmesi sonucu sol bacağını ve sol elini kullanmakta zorluk çekmektedir. Askerlik hayatında başladığı kep giyme alışkanlığını bırakmayarak çoğunlukla kepiyle görüntülenen Hekimoğlu, 1988'de başladığı Zaman Gazetesindeki köşe yazarlığını halen sürdürmektedir.
Hekimoğlu İsmail Kitapları - Eserleri
- Minyeli Abdullah
- Bir Deliyle Evlendim
- Derdimi Seviyorum
- Sibel
- Firavunun Öldüremediği Musa'dır
- Maznun
- Menan Cinleri
- Cumhuriyet Çocuğu
- İyiliğin Kaynağı
- Ölüm Yokluk Mudur?
- İyi Günde Kötü Günde Evlilik
- Bir Millet Uyanıyor
- Genç Arkadaşıma Mektuplar
- Düşünceler
- Allah Kullarıyla Nasıl Konuşur?
- Kalbin Ayağıyla Yürümek
- Neye Nasıl İnanırım
- Müslüman ve Para
- Tefekkür
- Yokuş
- Yüzyıllık Müjde
- Yapraklar
- İnsan Bu
- Sonsuza Yürüyüş
- Akıl ve Gerçek
- Allah’a Yaklaştıran Ameller
- Derdimi Seviyorum 2
- Hayata Düşülen Dipnotlar
- Mecnun Gezenin Leyla'sı
- Güneşi Arayan Adam
- Zamanın Efendisi
- Mum
- His ve Fikir
- İslâm Tarihi
- Derdimi Seviyorum 3
- İlimler Ve Yorumlar İlimlere Bir Başka Bakış
- Vecizeler
- 100 Soruda Bediüzzaman Said Nursi
- Müslüman Darbeci Olamaz
- Gökyüzü ve Ötesi
- Bitkilerin Renkli Dünyası
- Derdimi Seviyorum 4
- Rabbimin 99 İsmi
- Maznun
- Hayvanların Renkli Dünyası
- Su Altına Yolculuk
- Vücudumuz ve Biz
- Hizmet ve Şahsiyet
- Tabiat ve Teknoloji
- Yeryüzündeki Güzellikler
- Yeraltına Yolculuk
- Bir Işık Görüyorum
- Canım Allah’ım
- Kitaplara İman
- Bediüzzaman Said Nursi
- Mevsimler ve Dünyamız
- Derdimi Seviyorum 5
- Mukaddes Çile
- Canlılar ve Yetenekleri
- Mehmet Akif'e Göre Dün Bugün Yarın
- Nurdan Tacım Güzel Ahlakım
- Allah´a İman
- Ölüler Diriliyor
- İktisat Bilinci
- Kardeşim Ne Zaman Büyüyecek?
- Şükürler Olsun Allah’ım
- Kalbim Küçük Sevgim Büyük
- Biricik Allahım - Lailaheillallah
- Kadere İman
- Ahiret Gününe İman
- Peygamberlere İman
- Meleklere İman
- Davet
- Rüya ve Tabirleri
- Tefekkür ve Edebiyat
- Maddi Hastalıklara Manevi Reçete
- Tanrıların Arabaları Ne Demek?
- Dinozorlar Gerçekten Var Mıydı?
- Yücelerden Yüce Allah’ım
- Çığ
- Müslüman ve Para
- Canlılarda Harika Cihazlar
- Hücreden İnsana
- Rusya'daki Müslümanlar Komünistlerin Esaretine Nasıl Düştü?
- Suriye Bu Hale Nasıl Düştü?
- Kuşların Okulu Nerede?
- İnsan Bu
- Büyükler Her Şeyi Bilir mi?
- Karıncayı İncitmemek Ne Demek
Hekimoğlu İsmail Alıntıları - Sözleri
- "İnsanlığı basitten mürekkebe doğru giden standart bir merdivene benzettiğinden olacak ki, eski kalıntılardaki üstün sanat eserlerini ancak uzaylıların yapabileceğine delil gösterip en çok bu yolda tezini savunmaktır." (Tanrıların Arabaları Ne Demek?)
- hangi ilaç,ölüme çare olabilir? (Rabbimin 99 İsmi)
- Cemiyetin çöplük haline gelmesinden korkma, fikir tohumlarını ek, çöplükte gül de biter. (İnsan Bu)
- Peygamberimizle yaşıttır, asıl adı Amr'dır zengin ve bilgeli bir kimseydi amma hakla bâtılı karıştırdığından ona cehâletin babası mânâsına gelen Ebû Cehil dediler. (İslâm Tarihi)
- "Menfaati köle olma yerine Allah'a kul olmak ve kulluğu da itaat manasında ele almak... Müslüman Allah'ın askeridir. En büyük savaş müminin iç dünyasında başlar. Mümin, imanın atına biner, ibadet kılıcı ile günah ordularını mağlup eder." (Müslüman Darbeci Olamaz)
- Tabiat yaratıcı değil yaratıktır. Hiçbir şey kendi kendini yaratamaz. Yaratan sadece ve sadece Allah'tır. (Ölüm Yokluk Mudur?)
- "Peygamber Efendimiz (s.a.v) bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor: Müftüler sana fetva verseler de sen kalbine danış." (Allah Kullarıyla Nasıl Konuşur?)
- " Çocuk,kalkmasını öğrenmek için düşer....?! " (Sonsuza Yürüyüş)
- Dünya 'döne döne başım döndü! Ben artık dönmiyecem' diyemez. Güneş 'yeter artık her gün doğmaktan bıktım, artık doğmayacağım.'diyemez. Ağaç' her sene kilolarca meyvemi yediniz. bu yıl size meyve yok. ' diyemez. (Rabbimin 99 İsmi)
- "Görülen kitaplar, gazeteler ve mecmualar fikrin laboratuvarını kurmak içindir." (Tanrıların Arabaları Ne Demek?)
- Her evde bir mutfak olduğu gibi bir kütüphane de olmalıdır. İnsanlar midelerine hizmet ettikleri kadar kafa ve kalplerine de hizmet ederlerse şüphesiz güzel günler gelecektir. (Genç Arkadaşıma Mektuplar)
- “Peygamber öldü” diyenlere Enes bin Nadr cevap veriyordu : “Peygamber öldüyse Allah Bâkidir, Allah için savaşacağız !” (İslâm Tarihi)
- Zalimi cehennemde görmek, mazluma mükafattır. (Yokuş)
- Damla damla yağdı ilim üzerimizden, Kimimiz gül olduk, kimimiz diken. (Mecnun Gezenin Leyla'sı)
- "Kanun çıktı; medreseler, türbeler, tarikatlar kapanacak; artık şeyh, mürit yok." (Cumhuriyet Çocuğu)
- Ebû Zerr : - Ya Resûlullah, beni vâli tâyin eder misin? Resûlüllah : -Ey Ebû Zerr, sen zayıf adamsın, kıyâmet gününde vâliler hüsrana düşecek, pişman olacaklar. Ancak vazifesini hakkıyla yapan kendini kurtarır. {Müslim} (İslâm Tarihi)
- Güzel yaşanmış hayat, en güzel romandan daha güzeldir, vesselam. (Genç Arkadaşıma Mektuplar)
- "Uslu dur ey derdim, daha sakin ol artık, Akşamı istiyordun, iniyor işte akşam, Siyah örtülere sardı şehri karanlık, Kimine huzur getirecek, kimine gam." -Baudelaire (Sibel)
- Bin sene evvelki köpeğin torunu bugün taksilerce, salonlarda yer bulup, kemik yerine et yese bile, yine köpekten başka bir şey değildir. (Yokuş)
- Gül fidanının dibine gübre döktüm ve su döktüm. O da yaprak yaprak, çiçek çiçek hayata gözlerini açtı. Bir gübreye baktım, birde güle... Gübrenin pisliğine, gülün temizliğine... Gübrenin pis kokusuna, gülün mis kokusuna... (Rabbimin 99 İsmi)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin