Kitap Künyesi
Yazar: Bernhard Schlink
Çevirmen: Gül Gürtunca
Yayın Evi: Doğan Kitap
İSBN: 9786050935028
Sayfa Sayısı: 232
--reklam--
Merdivendeki Kadın Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bir kadın, bir erkek için her şey olabilir, yeter ki sevildiğini hissetsin… "Başı eğik, bakışları hüzünlüydü, sanki birileri onu inmeye zorluyor gibiydi, o da boyun eğiyordu. Sanki başta direnmiş, sonra direnme gücünü kaybetmişti. Sanki şefkat görebilmek için boyun eğmek, kadınlığını kullanmak ve özverili davranmak zorundaydı."Merdivenlerden inen bir kadının resmedildiği bir tablo… Onu ilginç kılan, kadının çırılçıplak olması değil, tavrındaki şiddet ve çekicilik, direniş ve teslimiyet karmaşasıdır… Tablonun sahibi olan işadamı ile yaratıcısı ressam ve bir avukatın yolu bu tabloyla kesişir… Üç erkek de tablodaki kadına, Irene'ye âşıktır. Üçü de kadını farklı sever: Biri süs bebeği, biri ilham perisi, diğeri de kurtarılmayı bekleyen bir prenses bulur onda.Ama Irene bunlardan hiçbiri değildir, aslında üç erkeğin de hayatının yenilgisidir… Ve günün birinde tabloyla birlikte ortadan kaybolur. Sırlarını da beraberinde götürür… Ancak yıllar sonra Avustralya'da küçük bir koyda bir zamanlar kendisine âşık üç erkekle tekrar bir araya gelir. rtık herkes geçmişiyle yüzleşecek, yarım kalan aşk hikâyesi belki de şimdi tamamlanacaktır.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Merdivendeki Kadın Alıntıları - Sözleri
- “İnsan ancak ve ancak için her şeyin, yolunda gitmeyen, geç kalınan, kırılıp dökülen her şeyin tekrar iyi olacağına dair içinde bir his barındırıyorsa genç sayılır. Bu hissi kaybettiysek, başımızdan geçenler, deneyimler telafi edilemez hale geldiyse, yaşlanmışız denektir.”
- "... Gelecekte yerimi birileri pekala doldurabilirdi. Vazgeçilmez olduğum tek yer geçmişti."
- "İnsanın çok yorulduğunda "yorgunluktan ölüyorum" dediğini düşündüm. Yorgunluktan ölürken insan aslında yaşama sevinciyle dolu olurdu, yaşamaktan yorulduğunda ise ölüme yakın."
- "... Sonuna kadar okuyamayacağınız, ortasında kapatıp kenara koyacağınız bir kitabı okumak niye?"
- "Yoksa üstesinden gelemediğimiz şey aslında hep bu küçük yenilgiler miydi?.. Geçmişte alınan büyük yenilgiler hayatımıza farklı bir yön verirler. Geçmişte alınan küçük yenilgilerse bizi değiştirmez, ancak tıpkı etimize batan kıymık gibi yakamızı bırakmayıp bize işkence ederler."
- "Belki de insan bir kovuğun içinde yaşayınca dışarıdaki hayat onun için bir klişeye dönüşüyordur."
- "Gelecekte yerimi birileri pekala doldurabilirdi.Vazgeçilmez olduğum tek yer geçmişti...”
- İnsan ancak ve ancak içinde her şeyin, yolunda gitmeyen, geç kalınan, kırılıp dökülen her şeyin tekrar iyi olacağına dair bir his barındırıyorsa genç sayılır. Bu hissi kaybettiysek, başımızdan geçenler, deneyimler telafi edilemez hale geldiyse, yaşlanmışız demektir.
- Fakirler için endişeleniyor musunuz? Televizyonu açıp masaya biranızı koyunca tehdit olmaktan çıkıyorlar.
- “Zenginler ile diğerleri var ve zenginler çaba sarf ederken diğerleri başının çaresine bakıyor.” “Ne için çaba...” Gundlach gülümsedi. “Her şeyin aynı kalması, hiçbir şeyin değişmemesi için.”
- "Hiç aşık olmadınız değil mi? Belki de genç olmak için yaşlanmanız gerekiyordur. Bir kadında her şeyi bulmak, her şeyi -kaybettiğiniz annenizi, özlemini duyduğunuz kız kardeşinizi, hayalini kurduğunuz kızınızı- yeniden bulmak için" dedi gülümseyerek. "Bunların hepsi oluruz, yeter ki biri bizi gerçekten sevsin."
- Ancak dünya artık değişmiyor. Onu tehdit eden hiçbir şey yok; ne komünizm, ne faşizm, ne her şeyi değiştirmeye kalkan genç insanlar var. Soğuk Savaş bittiğinden beri yaşadığımız dünyanın başka bir alternatifi kalmadı. Kapitalin kaidesi altında yaşamayan bir ülke söylesenize bana. Aklınıza bir tane bile gelmiyor. Çin'deki komünizm bile kapitalizme dönüştü. Müslümanların uğruna öldükleri ve öldürdükleri şeriat bile bir alternatif değil, sadece polis ve istihbarat örgütlerine düşen bir görev."
- Ancak dünya artık değişmeyecek. Hareket halinde olacak, fakat ekonomi, kültür ve siyaset alanındaki hareketler sadece tekrarlanmakla kalacak, dünyayı değiştirmeyecekler.
- Ah şu kadınlar, kaşısındakinin ne hissettiğini bilmeseler olmaz! İllaki duyacaklar, bilmek onlara yetmiyor. Tıpkı askerlikte olduğu gibi, orada da insanın sadakatle işini yapması yetmez, her sabah bayrak törenine katılıp sadakatini sözlü olarak ifade etmesi gerekir.
--reklam--
Merdivendeki Kadın İncelemesi - Şahsi Yorumlar
--reklam--
Merdivendeki Kadın PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Bernhard Schlink - Merdivendeki Kadın kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Merdivendeki Kadın PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Bernhard Schlink Kimdir?
1944’te Almanya’nın Bielefeld kentinde doğan Bernhard Schlink, hayatını hukukçu ve yazar olarak Bonn’da ve Berlin’de sürdürüyor. İkinci romanı "Gordiyon Fiyongu"yla Glauser Ödülü’nü, "Selbs Betrug"la Alman Polisiye Roman Ödülü’nü (1992), "Okuyucu" adlı romanıyla Neumünster kentinin Hans Fallada Ödülü’nü (1997), İtalyan edebiyat ödülü Grinzane Cavour’u, çeviri eserlere verilen Fransız Laure Battalion Ödülü’nü, "Die Welt" gazetesinin ilk kez verdiği Edebiyat Ödülü’nü (1999) ve Düsseldorf’taki Heinrich Heine Derneği’nin Onur Ödülü’nü aldı. Bu romanı, "New York Times" gazetesinin en çok satan kitaplar listesinde birinci sıraya yükselen ilk Alman kitabı oldu ve 30 kadar dile çevrildi. Kitabın film hakları Hollywood’daki Miramax firması tarafından satın alındı ve filmin yönetmenliğini "İngiliz Hasta", "Yetenekli Bay Ripley" gibi filmlere imza atan Anthony Minghella üstlendi.
--reklam--
Bernhard Schlink Kitapları - Eserleri
- Okuyucu
- Merdivendeki Kadın
- Eve Dönüş
- Yaz Yalanları
- Geçmişe İlişkin Suç ve Bugünkü Hukuk
- Aşk Kaçışları
- Gordiyon Fiyongu
- Hafta Sonu
- Selb'in Yargısı
- Olga
- Selb'in Ölümü
- Selb'in Hilesi
- Abschiedsfarben
- Olga
--reklam--
Bernhard Schlink Alıntıları - Sözleri
- Təbiət belədir: güclülər zəiflərdən çox əldə edirlər, diribaşlar isə maymaqlardan çox əldə edirlər (Eve Dönüş)
- " bu is boyle, cocuk. sana verileni benimsemezsen ondan yararlanamazsin." (Olga)
- Zaten başkaları kıskanç olduğundan, insan onlara hazinelerini göstermemeli. Ya senin sahip olduğuna sahip olmadıkları için üzülür ya da gözlerini hırs bürür ve onu elinden almak isterler. (Aşk Kaçışları)
- "Sorduğum sorularla gevezelik yaptığımı düşünmeye başlamıştım .. "Böylece hiç ses çıkarmadan okudum ,yazdım, öğrendim. . " (Eve Dönüş)
- Kişilərin hərbi formada fotoşəkilləri, bəzən də şagird yoldaşlarımın evlərində gördüyüm gümüşü çərçivəyə bərkidilmiş qara haşiyə məndə bir sıra ölkələrdəki qəbir daşlarına yerləşdirilən kiçik fotoşəkillər kimi iztirablı təəssüratlar oyadırdı. Elə bil ki,insanlar ölüləri sakit buraxmaq istəmir, hətta öldükləri zaman da onlardan hərbi salam tələb edərək, onları həyata itələyirdilər. (Eve Dönüş)
- ..."İnsanları kullanmak yanlış bir şey değil, kötü olan bunu onlara hissettirmek,"... (Selb'in Yargısı)
- Ara sıra işine duyduğu özlemin, gerçekten işine mi yoksa herhangi bir toplumsal konuma ve iyi oynayabildiği bir role ilişkin mi olduğunu soruyordu. (Aşk Kaçışları)
- Okuduğum ilk roman ,Rusların elinden kaçan ve vatana dönüş yolunda türlü tehlikeler atlatan bir Alman askerini anlatıyordu. . (Eve Dönüş)
- " ah cocuk, iki kisinin birbirine uygun olmasi niteliklere degil, aska baglidir." (Olga)
- Daha ayaklarının üzerinde durur durmaz koşmak istemişti o. Adım adım ilerlemeyi yeterince hızlı bulmadığından, daha bir ayağını yere basmadan öbürünü kaldırıyor, ama yere düşüyordu. Ayağa kalkıyor, bir adım atıyordu, bir adım daha, yine çok yavaş yürüdüğünü düşünüyor, bir ayağını yere koymadan yine ötekini kaldırıyor ve yine düşüyordu. (Olga)
- Kulübeye neredeyse ulaşmıştı ki kapısı açıldı .. Bir kadın dışarı çıktı ve ona doğru yürüdü .. Karl "Bir kraliçe gibi yürüyor " diye düşündü ve korktu .. Gücünü isteklerini sonuna dek kullanıp tüketmiş ..bitkindi Üstü başı yırtık pırtıktı,pislik içindeydi ve leş gibi kokuyordu .. "Derhal erkeklerini çağıracak ve başıboş gezen bir sokak köpeğiymisim gibi beni kovalatacak" (Eve Dönüş)
- Fakirler için endişeleniyor musunuz? Televizyonu açıp masaya biranızı koyunca tehdit olmaktan çıkıyorlar. (Merdivendeki Kadın)
- O yerlərdəki mən ölümə getməyə hazıram, deməli orada öldürmək hüququm da var. (Eve Dönüş)
- - " (…) İyi şeylerin zaman istediğini herkes bilir ama gerçekte iyi olan şeyin zaman olduğunu kimse kabullenmez... Anne babamızdan, öğretmenlerimizden başarılı olmanın koşulunun alın teri olduğunu öğreniriz. Çok çalışıp, çok didinirsek sonunda başarıya kavuşacağımızı öğreniriz. Öğrenemediğimiz şey, beklemektir..." (Gordiyon Fiyongu)
- İnsan ancak acı çekerken özel ve ilginç biri olur. (Gordiyon Fiyongu)
- "Kaçış yalnızca bir uzaklaşma değil, bir varıştır aynı zamanda." (Okuyucu)
- " hic zahmet vermez, en sevdigi sey öylece durup bakmak." (Olga)
- Herbert war stolz auf Olga, eifersüchtig auf die Bedeutung, die Lernen und Wissen für sie hatten, und unzufrieden bei dem Gedanken, wie selbständig sie geworden war, unabhängig von Familie, vom Urteil anderer, von ihm. (Olga)
- "Ben de anlatmayı bıraktım böylece. Söylediklerinizin hakikati yaptıklarınız olduğuna göre konuşmanın ne gereği var?" (Okuyucu)
- "Belki de insan bir kovuğun içinde yaşayınca dışarıdaki hayat onun için bir klişeye dönüşüyordur." (Merdivendeki Kadın)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin