Kitap Künyesi
Yazar: Kemal Sayar
Yazar: Alperen Manisalıgil
Yayın Evi: Timaş Yayınları
İSBN: 9786050818642
Sayfa Sayısı: 512
Merhamet Devrimi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Mütevazı insanların daha diğerkâm ve daha merhametli oldukları biliniyor. O halde dünyaya bir tevazu devrimi gerek. Bir merhamet devrimi: Egosistemden ekosisteme geçmeliyiz. İnsanın kendi benliğine dair olumlu imgeler üretmesi ve çoğaltmasından, başka insanların önceliklerine ihtiyaç vermesine… Başkalarına nasıl göründüğümüz değil, başka insanların ihtiyaçlarına nasıl cevap verdiğimiz önem kazanacak. “Başkalarının gözünden ben” yerine “başkaları için ben”. Kendi benlik ihtiyaçlarımın aldatıcı yanılsamasından ötekinin ihtiyaçlarına kulak vermenin sahici varoluşuna. Bu sıçrayış, bir merhamet devrimidir!”
Merhamet Devrimi, aslında farklı disiplinden iki ayrı yazarın, Kemal Sayar ve Alperen Manisalıgil’in kendi bakış açılarının özgünlüğünü koruyarak aynı konuda yazdıkları iki kitaptan oluşuyor. Böylece merhamet kavramı pek çok boyutuyla daha geniş bir yelpazede tartışılıyor, bir yazarın açtığı pencereyi diğerininki genişletiyor. Onları birleştiren şey, zulmün ve tahripkâr kibrin panzehri olarak merhamet ve tevazuun insan ve toplumda yeniden hayat bulması gerektiğine duydukları inanç. Tabiatın hızla kirlendiği, insanın kendi yaşam kaynaklarını tahrip ederek neredeyse bir felaketi hızlandırdığı, iletişimin yerini teknolojik ekranlara bakmanın aldığı, anne babanın çocuğu çocuğun anne babayı duymadığı bir çağda merhamete çok ihtiyacımız var. Gelin önce kendi içlerimizde, sonra en yakın çevremizde bir merhamet devrimi yapalım. Sahih ve sahici olanı, sahte ve suni olanın yerine koyalım. İnsan kendini tüketmeden, göklerin kapısını aralayalım.
Dünyayı belki kelimeler değiştiremez ama onlardan sudur eden fikirler, birer kaldıraç gibi, dünyayı yerinden oynatabilir.
Merhamet Devrimi Alıntıları - Sözleri
- Eğer sen kendini sevmiyorsan, bir başkasını nasıl sevebilirsin ki?
- Koşullandırdığımız o fosilleşmiş sabit inançları kırmayı denemeliyiz.
- Mutfağa gittiğinizde “Ne için gelmiştim?“ diye soruyorsanız, Aç değilken yemek yiyorsanız, Bir saat boyunca otobanda araba kullanıp, bu sürece dair bir şey hatırlamıyorsanız, hayatın farkında değilsiniz demektir.
- Anlaşılmış hissetmek, kelimelerden daha kıymetlidir.
- Duygularımızla savaştıkça aslında daha güçlü ve baş etmesi daha zor olan duygularla boğuşurken buluruz kendimizi.
- Otomatik düşüncelerimizi takip ettiğimiz zaman, sıklıkla birkaç anahtar korku üzerine odaklandığını görürüz. Bunlar kendimizin ya da sevdiklerimizin fiziksel zarar görmesine dair korkular olabilir. İkincisi, amaçlarımıza ulaşabilme ve onları güven altında tutabilme yeteneği ve kontrolü ile ilişkili korkular olabilir. Üçüncü ve en sık karşılaşılanı kendimiz ve sosyal ilişkilerimizle ilgili korkular: utanmak, eleştirilmek, reddedilmek, istenilmemek gibi.
- Zor zamanlarında iyi gün dostlarıyla kötü gün dostları açığa çıkan kişi, artık insanlarla dost olmak için epey yüksek kriterler koyabilir. Dahası, insanları kolayca hayatından çıkartmaya başlayabilir.
- Depresyondaki insanlar çoğu zaman geçmişi gerçek dışı bir olumsuzluk içinde yorumlar. Geçmişe dair her şey âdeta kapkaranlık bir camın ardından görülmektedir.
- Biz modern kapitalist uygarlıkta en hızlı arabaya, en büyük eve, en güzel vücuda sahip olduğumuz takdirde azami hazza kavuşacağı telkin edilmiş insanlarız.
- Pek çoğumuz basmakalıp düşüncelere yatkınız. İlk izlenimlerimize dayanarak hızlı hüküm veriyor, hayatlarının gerçekliğini pek az bildiğimiz insanlara önyargılarımızı kolayca yansıtıyoruz. Başka insanları, özellikle de bize benzemeyenleri kolayca yaftalıyor ve onların insanlığını, biricikliğini, yaşadıkları kişisel hikâyeleri takdir edemiyoruz.
- Sorular bitmiyor içimde.
- Öz merhamet, kişinin kendi acısına duyarlı olmasını, kendisine nazik ve şefkatli yaklaşmasını, yetersizliklerine ve başarısızlıklarına karşı yargılayıcılıktan uzak ve anlayışlı bir tutum takınmasını telkin eder.
- Merhamet, bize en çok zalim bizim çıkarlarımızı savunur gibi olduğunda lazım.
- Kabul edelim: Doğal olarak irrasyoneliz. Yaptığımız ve bize mutluluk veren şeyler sıklıkla akıl dışı (aşık olmak gibi). Bizi yatıştıran ve rahatlatan şeylerin çoğu da akla değil, şefkate dayanıyor.
- "Dünyanın ilk Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi de Bağdat'ta hizmet vermiştir bu hastane türü Selçuklu ve Anadolu Selçuklu devirlerinden itibaren şifahane ve Bimarhane isimleri ile faaliyet göstermiştir Bimarhane" ruh hastalığı veya kalp huzursuzluğu çekenlerin evi" anlamına gelir. Buralardaki hastaların tedavisi Kur'an kıraatı Musiki su ve kuş sesleri ile desteklenirdi. Seçilen Musiki eserleri hastaların ruhsal ihtiyaçlarına uygun makamlarda icra edilmekteydi. Buralarda kalanlar çeşitli el işleri ve sanatlarla haşır neşir edilerek de rahatlamalarına yardımcı olunmuştur. Şifahanelerin bahçesinde hoş kokulu çiçekler bulunurken, hastalara lezzetli yemekler servis edilir en rahat Yataklarda yatırılırlardı. Her odada su kaynağı bulunur ve kışın odalar ısıtılırdı taburcu olanlar, yeni bir elbise, yol parası ve İş bulana kadar geçirmeleri için bir miktar para verilerek uğurlanırdı."
Merhamet Devrimi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Twenge ve Campbell, bir narsisizm salgınından bahsediyorlar. 1980'li yıllardan beri ABD üniversite öğrencilerinin narsisizm skorları yükseliyor. Buna paralel bir şekilde öğrencilerin empati düzeyleri düşüyor. Bir kültürel değişim söz konusu, narsisizm ve empati/merhamet yoksunluğu modern Batı toplumlarını içten içe kemiren bir illete dönüşmüş durumda. Ne yapılabilir? Modernlik Faust'çu bir pazarlık. Ruhunu şeytana satmak üzerine kurulu. Özgürlük vaat ediyor ve karşılığında yabancılaşma veriyor. Kibre ve narsisizme karşı en iyi ilaç, insanın kendi benliğini aşan bir ülküye yönelmesi. Sadece kendi nefsimizin hizmetkârı olmaktan çıkarak daha büyük ülkülere kendimizi adamak. Çocukken hepimize bir iyiliğe ve merhamet edimine hürmet etmemiz, etmemişsek suçluluk duymamız öğretildi. Günümüz toplumu ahlakın çağrısına uymadığımız zaman hissedeceğimiz suçluluk hissini yok etme derdinde. Bu ahlaki bir izafiyet yaratıyor, kimse diğerine neyin doğru olduğunu söyleyemiyor. Bireyin toplumla ilişkisi, sorumluluk değil haklar ekseninde şekilleniyor. Kibre ve büyüklenmeye karşı tevazu, gürültücü egolara karşı sessiz egolar. Rekabete karşı işbirliği, bencilliğe karşı diğerkamlık. Zulme karşı merhamet. Statükoya karşı devrim. Merhamet devrimi! kitap/merhamet-devrimi--28651; yazar/kemal-sayar, yazar/Alperen-Manisaligil (Feyza)
Simdiye kadar okuduğum en naif kitaplardan biri merhameti tanımlarken sadece islamiyetteki noktalarina takilip kalmamış diğer dinlerin de merhameti tanimlamalarina deginip bütünlemesi çok etkileyici olmuş. narsizlerle dolu şu çağda keşke herkes okusa... kitabi okurken hiç farkinda olmadan ruhunuzdaki o kirilmalara dokuması çok başarılı bir psikolojik kitap olduğunun da bir göstergesi sanırım, iyiliklerle dolu bir kitap olduguda kuşkusuz. (Filiz)
Okurken yüreğinize seslenecek ve yüreğinizi titretecek bir çok söz dizesi bulabileceğiniz muhteşem bir eser. Kesinlikle okumalı ve okumalısınız. yazar/kemal-sayar candır gerisi heyecandır (: (Kitap Tutkunu Adam كتاب طوتقونی)
Kitabın Yazarı Kemal Sayar Kimdir?
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan Kemal Sayar, uzmanlığını Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri ana bilim dalında tamamlamıştır. Daha sonra sıra ile Vakıf Gureba Eğitim Hastanesi'nde ve Çorlu Asker Hastanesi'nde Psikiyatri Uzmanı olarak çalışmıştır. 28 Kasım 2000'de psikiyatri doçenti unvanı almıştır. 2000-2004 yılları arasında Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Psikiyatri AD Öğretim Üyesi olmuştur. 2002 yılında McGill Üniversitesi'nde Tübitak araştırmacısı olarak ziyaretçi profesör unvanıyla bulunmuş ve transkültürel psikiyatri ve psikosomatik tıp alanında araştırmalar yapmıştır. Daha sonra Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde dört yıla yakın bir süre başhekim yardımcısı ve 13. Psikiyatri Kliniği Şefi , dört aylık bir süre de (vekil) başhekim olarak çalışmıştır. 2008 yılında profesör olarak Fatih Üniversitesi'nde öğretim üyeliğine başlamış ve üç yıl sonra Marmara Universitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri anabilim dalına geçmiştir. Halen Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı başkanıdır. Çeşitli gazete ve dergilerde köşe yazarlığı yapmış, Açık Radyo'da ve daha sonra Star televizyonunda "Ruhun Labirentleri" isimli bir programı hazırlamış ve sunmuştur.TRT'de İnsanlık Hali adlı programı bir yıl yapmıştır. Yirminin üzerinde kitabı olan Sayar, edebiyatla da yakından ilgilenmektedir.
Kemal Sayar Kitapları - Eserleri
- Sufi Psikolojisi
- Ruh Hali
- Biraz Yağmur Kimseyi İncitmez
- Hayat Teselli Bulmaktır
- Her Şeyin Bir Anlamı Var
- Özgürlüğün Baş Dönmesi
- Yavaşla
- Ruhun Labirentleri
- Hüzün Hastalığı
- Kalbin Direnişi
- Terapi
- Olmak Cesareti
- Otoyol Uykusu
- Merhamet
- Kendine İyi Bak
- Kültür ve Ruh Sağlığı
- Bütün Şiirleri: Ricat - İki Güneş Arasında - Hızır ve Roza
- Koruyucu Psikoloji
- Şimdi Şehir İçin Kalp Zamanı
- Beni Sessiz de Sevebilir misin?
- Merhamet Devrimi
- Kayıp Arkadaş
- Psikolojiye Giriş
- Sanal Aşk
- Bütün Şiirleri
- Ölümden Önce Bir Hayat Vardır
- Ruh Hastalığını Anlamak
- Ricat
- Psikiyatri ve Kültür
- İki Güneş Arasında
- Hızır ve Roza
- Bir Bilim Olarak Psikiyatri
- Antipsikiyatri
- Karanlıkta Görmek
- İnsan Halleri
- Başı Sınuklar İçin Kılavuz
- Dünyaya Geldim Gitmeye
- Ağ
- Aile Olmak
- Aşk ile Anı Seyretmek
- Ruhun Derin Yaraları
- Dijital Çocuk
- Bir Kalbi Kırılmaktan Koruyabilsem
- Aleme Bir Yar İçin Âh Etmeye Geldik
- Hatıraların Evi– Günümüzde Aile
- Melekleri Ürkütmek
Kemal Sayar Alıntıları - Sözleri
- Belki de yeryüzünde hiçbir eş, sahip olduğu ilmi, Hz Peygamberin Hz Aişe ile paylaştığı kadar eşiyle paylaşmamıştır. Hiçbir eş de eşinden ilim almak için Hz Aişe kadar çaba göstetmemiştir. (Aile Olmak)
- Hayatın trajedisi ölmek değil, yaşarken içimizde ölmesine izin verdiklerimizdir. ... ~... (Ölümden Önce Bir Hayat Vardır)
- Eve geldiğinizde doğrudan odanıza gider, dertsizlik maskenizi takarsınız. (Koruyucu Psikoloji)
- Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl Muhammedsiz muhabbetten ne hâsıl (Aşk ile Anı Seyretmek)
- Müsaade ederseniz hayatımın bu bölümünde ağlayacağım. (Otoyol Uykusu)
- Kendimizi özel hissettiğimizde, kendimize dair farkındalığımız azalıyor. Çok da uzağa gitmemize gerek yok. Yiyip içtiklerini sosyal medyada paylaşanlar, başka insanları kızdırabileceklerini çoğu zaman fark etmiyorlar bile. Sosyal paylaşım siteleri kıskançlık ve özenme için elverişli bir platform oluşturuyor. 2013’te Amerika’da yapılan bir çalışmaya göre, kişinin son zamanlarda kıskançlık hissettiği durumların yüzde 20’sinin Facebook yüzünden olduğu ortaya çıkmış. Bu kıskançlıkların çoğu diğer kişinin görüntüsü, yaptığı tatiller ve sahip olduğu sosyal hayattan kaynaklanıyor… Nihayetinde kıskançlık. hayattan alınan keyif ve tatmin duygusunu azaltıyor (Ağ)
- Kişiler ahlaki tutarlılığı önceleyen bireyler olmaktan çıkarak başkaları tarafından beğenilmeyi önceleyen bireylere dönüşür ahlaki olarak doğru olanı yapmak yerine başkalarını cezb ederek onların beğenisini kazanmak hayatın temel amacı olur (Kültür ve Ruh Sağlığı)
- Senden geriye, senin güzelliğine, doğruluk ve iyiliğine tanıklık eden sözler kaldı. Zaten bir söz, iyiliğe tanıklık etmiyorsa neye yarar ki? Senden sonra üstümüze çok yağmurlar yağdı, olmadık zamanlarda bir üşüme tuttu bizi ve dedik ki “Biraz yağmur kimseyi incitmez”. (Bütün Şiirleri: Ricat - İki Güneş Arasında - Hızır ve Roza)
- Senden sonra ruhum hep aksayarak yürüdü. Bu gurbetin bir gün biteceği hakikati içime ağır bir taş gibi çöreklenip kaldı. Hayatın daimi bir daüssıla, sevmenin özlemek olduğu bilinci ruhuma otağ kurdu. (İki Güneş Arasında)
- Diğer insanlara yakın olmanın zarar görmek anlamına geldiği bir ortamda benmerkezci anlayış gittikçe yükselir. (Terapi)
- Soru sormaktan kaçınmak verilebilecek cevapların en kötüsüdür (Bir Bilim Olarak Psikiyatri)
- Saygının sadece kelimelerle değil, aynı zamanda vücut diliyle de ilgili olduğunu gösterin. (Koruyucu Psikoloji)
- Gözlerimin önce ışığa alışması gerek. Riyakarlığa, tepemizde dolaşıp da yağmayan bulutlara. (Ricat)
- Tek sırrı şu ki hayatın İnsan Tanrı'yı özler (Ricat)
- Öz anne babasını huzurevine gönderip, evde kedi köpek besleyen insanların olduğu bir dünyada yaşıyoruz NFK (Aile Olmak)
- Bir yarayı, bir incinmeyi veya gönül kırıklığını geride bırakmak ve hızla oradan uzaklaşmak isteriz. (Karanlıkta Görmek)
- Günümüz insanı, internet öncesi zamanların ortalama insanının kuracağı ilişkilerin kat kat fazlasına sahip. Yine de bir türlü aradığını bulamıyor. İlişkiler hızlı başlayıp hızlı bitiyor. Sanal ilişkilerin çekiciliği belki en çok da buradan temelleniyor. Elde etme ve vazgeçme kolaylığından... İlişki kurmak ve bozmak artık çok kolay. (Sanal Aşk)
- "Allah'ın halifesi olan insan, Allah'ın zât, sıfat ve fiillerinin en mükemmel şekliyle tecelli ettiği varlıktır. O, Allah ile âlem arasında, zâhir ile bâtın arasındadır (berzah). O bütün ilahi kemal manaları kendisinde gerçekleştiren kişidir. Âlem bir ayna gibidir; insan-ı kâmil bu aynanın cilasıdır." (Sufi Psikolojisi)
- Derin bir yasın tetiklediği öfkeden korkmak gerekir. (Merhamet)
- “Ancak beni işitecek bir insanın varlığıyla sohbet mümkün olur.” (Hayat Teselli Bulmaktır)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin