Kitap Künyesi

Yazar: Ali Kuzu

Yayın Evi: Paraf Yayınları

İSBN: 9786055218430

Sayfa Sayısı: 136

--reklam--

Mimar Sinan Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Türk tarihinin en büyük mimarlarından biri olan Mimar Sinan, 1489 yılında Kayseri'de doğmuştur. O dönemin padişahı Yavuz Sultan Selim'in bir tür asker toplama yöntemi olan devşirmeyi Anadolu'da yaptırması sonucu, 1512 tarihinde Kayseri'den İstanbul'a getirilmiştir. Mimar Sinan, Acemioğlanların bir zanaat öğrenmeleri kuralına uyarak dülgerliği öğrendi. Böylece ordunun yapı gereksinimini karşılayan birimlerde görev aldı. Aynı zamanda çağın iyi mimarlarının yanında çalışma fırsatı buldu. Orduyla birlikte gittiği yerlerde değişik yapılar görmesi eğitiminin bir parçası oldu. 1535'te yapılan Tebriz Seferi sırasında, Van gölünün üzerinde askerî ulaşımı sağlamak için 3 gemi yaptı ve böylece Haseki rütbesini aldı. 1536 yılında Reis-i Mimaran-ı Dergah-ı Ali (Yüksek Dergah Mimarları Başkanı) görevine geldi. 1538'de Moldavya (Boğdan) seferi sırasında Prut Irmağı üzerine 13 günde kurduğu köprüyle padişahın beğenisini kazandı. 1539 yılında, Mimar Acem Ali'nin ölümü ile boşalan saray başmimarlığına getirilen Mimar Sinan, yaşamının sonuna kadar bu görevde kalmıştır. İçinde camiler, medreseler, hanlar, hamamlar, köprüler, su kemerleri bulunan 477 yapının sahibi durumundaki Mimar Sinan, 1588'de vefat etmiştir. Sinan'a devlet örgütünde üstlendiği görev nedeniyle Mimar Ağa sıfatı verilmiş; çok yaşamış olması nedeniyle kendi çağında "mühendislerin gözbebeği" olarak çağrılmıştır. Ona "Çağının Öklid"i diyenler olmuştur.

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Mimar Sinan Alıntıları - Sözleri

  • • Ben, hiçbir emeğin, çabanın boşa gitmeyeceğine inananlardanım.
  • • Her şeyi Allah'tan, her şeyin Allah'ın olduğunu bil.
  • • Geçmişini iyi bil ki geleceğe sağlam basasın. Nereden geldiğini unutma ki nereye gideceğini unutmayasın.
  • “ Hayırla yad edilmek, hayır dua almak, Allah rızasını kazanmak için, ben bütün bu eserleri yaptım. ”
  • Hayırla yad edilmek, hayır dua almak, Allah rızasını kazanmak için, ben bütün bu eserleri yaptım.
  • Mimar Sinan, bilimadamı olduğu gibi aynı zamanda bir sanatçı.Şairlerle dost.Baki'yle yakın arkadaş.Eserlerinde de şiirsel bir anlatım olması çok doğal.
  • "Hayırla yad edilmek, hayır dua almak, Allah rızasını kazanmak için, ben bütün bu eserleri yaptım."
  • "Her şeyi Allah'tan, her şeyin Allah'ın olduğunu bil..."
  • "Ben hiçbir emeğin, çabanın boşa gitmeyeceğine inananlardanım."
  • İnsan, yapabileceğini söylemeli, söylediğini de yapmalı.
  • Selimiye Camisi avlusunun kuzeydoğu ve kuzeybatı köşelerindeki minarelerin üçer merdiveni vardır. Birinci merdivenle birinci ve üçüncü şerefelere, ikinci merdivenle ikinci ve üçüncü şerefelere, üçüncü merdivenle ise doğrudan doğruya üçüncü şerefeye çıkılır ve bu sırada çıkanlar birbirlerini görmezler.
  • "Bu fani alem akıp giden selin üstünde bir puldur;-yani köprüdür- bu pulun, selin üzerinden karşıya geçebilecek olanı, ancak ehl-i tevekküldür Cihanda hayra say etmek,-hayır için koşmak-en yüksek hedeftir."Bunlar Sinan'ın kendi ifadeleridir.
  • Rivayete göre Koca Sinan derin bir tutkuyla aşık olduğu Mihrimah Sultan'a kavuşamamıştır ama ona olan aşkını olanca güzelliğiyle sanatına yansıtmıştır.Kimi sanat tarihçilerinin iddialarına göre,Mihrimah Sultan adına yapılan külliyelerin duru,gösterişsiz ve asil duruşuna rağmen içinin alabildiğine aydınlık olmasında da Sinan'ın duygularının izleri sürülebilir. Acaba Sinan Mihrimah Sultan'ın iç güzelliğini bu şekilde mi anlatmaya çalışmıştır?Yine iddialarına göre Sinan'ın Mihrimah Sultan'ın eşi Rüstem Paşa için yaptığı caminin çinileri ve süslemelerinin tüm ihtişamına rağmen diğer bütün yapıların aksine daha karanlık olmasının altında da bu aşkın izleri vardır.
  • Şehzadebaşı Cami'nin 1990'lı yıllarda devam eden restorasyonunu yapan firma yetkililerinden bir inşaat mühendisi,caminin restorasyonu sırasında yaşadıkları bir olayı TV'de şöyle anlatmıştı: "Cami bahçesini çevreleyen havale duvarlarında bulunan kapıların üzerindeki kemerleri oluşturan taşlarda yer yer çürümeler vardı. Restorasyon programında bu kemerlerin yenilenmesi de yer alıyordu.Biz inşaat fakültesinde teorik olarak kemerlerin nasıl inşaat edildiğini öğrenmiştik fakat taş kemer inşaası ile ilgili pratiğimiz yoktu.Kemerleri nasıl restore edeceğimiz konusunda ustalarla toplantı yaptık. Sonuç olarak kemeri alttan yalayan bir tahta kalıp çakacaktık.Daha sonra kemeri yavaş yavaş söküp yapım teknikleri ile ilgili notlar alacaktık ve yeniden yaparken bu notlardan faydalanacaktık.Kalıbı soktuk.Sökmeye kemerin kilit taşından başladık.Taşı yerinden çıkardığımızda hayretle iki taşın birleşme noktasında olan silindirik bir boşluğa yerleştirilmiş bir cam şişeye rastladık.Şişenin içinde durulmuş beyaz bir kağıt vardı. Şişeyi açıp kağıda baktık.Osmanlıca bir şeyler yazıyordu.Hemen bir uzman bulup okuttuk.Bu bir mektup idi ve Mimar Sinan tarafından yazılmıştı. Şunları söylüyordu:"Bu kemeri oluşturan taşların ömrü yaklaşık 400 senedir.Bu müddet zarfında bu taşlar çürümüş olacağından siz bu kemeri yenilemek isteyeceksiniz.Büyük bir ihtimalle yapı teknikleri de değişeceğinden bu kemeri nasıl yeniden inşaa edeceğinizi bilemeyeceksiniz.İşte bu mektubu ben size,bu kemeri nasıl inşa edeceğinizi anlatmak için yazıyorum." Koca Sinan mektubunda böyle başladıktan sonra o kemeri inşa ettikleri taşları Anadolu'nun neresinden getirttiklerini söyleyerek izahına devam ediyor ve ayrıntılı bir biçimde kemerin inşaasını anlatıyordu. Bu mektup bir insanın,yaptığı işin kalıcı olması için gösterebileceği çabanın insan üstü bir örneğidir.Bu mektubun ihtişamı, modern çağın insanlarının bilr zorlanacağı taşın ömrünü bilmesi, yapı tekniğinin değişeceğini bilmesi,400 sene dayanacak kağıt ve mürekkep kullanması gibi yüksek bilgi seviyesinden gelmektedir. Şüphesiz bu yüksek bilgiler de o koca mimarın erişilmez özelliğindendir.Ancak erişilmesi gerçekten zor olan bu bilgilerden çok daha muhteşem olan 400 sene sonraya çözüm üreten sorumluluk duygusudur.
  • Geçmişini iyi bil ki geleceğe sağlam basasın. Nereden geldiğini unutma ki Nereye gideceğini unutmayasın.

--reklam--

Mimar Sinan İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Bin yılın taş ustası; Mimar Sinan Bu kitabı okuduktan sonra, Mimar Sinan hakkında ne kadar üstün körü ve kulaktan dolma bilgiye sahipmişim diye düşünmeden edemedim. Bilgim, yaptığı camiler, külliyeler ve Mihrimah Sultan'a olan aşkından öteye gitmiyordu ama Mimar Sinan'i bu kadar yakından tanımaktan çok memnunum. Mimar Sinan, 1489 yılında Kayseri'de doğmuştur. 1512 yılında Yavuz Sultan Selim'in asker toplama yöntemiyle İstanbul'a getirilmiştir. İstanbul'da Yeniçeri Acemioğlanlar Ocağına katılmıştır. Yeni çeri ocağında bulunduğu sürece bir çok sefere katılmış, rütbe yükseltmiştir. 1538 yılında yaptığı köprüyle padişahın beğenisini kazanıp, sonrasında da mimarın ölümü üzerine, baş mimarlığa getirilmiştir. (1939) Mimar Sinan'a devlette üstlendiği görev nedeniyle Mimar Ağa sıfatı verilmiştir, çok yaşamış olması sebebiyle Mühendislerin gozbebegi diyenler ve Çağının Öklidi diyerek onu ananlar da olmuştur. Mimar Sinan'ın eserlerini kitaptan bir alıntıyla paylaşmak isterim. " Bu görevde kaldığım 48 yıl içinde, bakınız neler yaptım. 83 büyük cami. 50'den fazla küçük cami, 60 medrese, 31 konak, 19 türbe, 17 imaret 15 kemerli su yolu, 7 okul, 3 hastane, 52 han ve hamam. Hiç birinin planı ötekine benzemez. " (Syf: 23) Kitabi her ne kadar yazarın dilinden okusakta, Mimar Sinan'ın kendi dilinden ve bazı ünlü sairlerden kesitler de okuyoruz. Kitap hikaye gibi, dili o kadar akıcı ki bölümler kısa, insana kendini çok rahat okutturuyor. Bilim adamlarimizi okuyup, bilgi sahibi olmamiz gerektiğini düşünüyorum. Şeyh Edebali'nin Osman Gazi'ye dediği gibi; Geçmişini iyi bil ki geleceğe sağlam basasın. Nereden geldiğini unutma ki nereye gideceğini unutmayasın. Kitaptaki ilgimi en çok çeken iki şeye değinmek istiyorum. 1. Mimar Sinan'ın Mihrimah Sultan için yaptığı iki külliyenin yılın sadece bir kaç gününde bir caminin arka cephesinden güneş batarken diğerinden ay doğmakta oluşu, Mihrimah Sultan'ın isminin Güneş ve Ay anlamına gelmesinden kaynaklı yapilmis. Ve yaptığı eserlerde Mihrimah Sultan'ın adını yaşatmış olusu beni ilk etkileyen unsur oldu. 2. Mimar Sinan'ın Şehzadebaşı Cami'nin taşlarına yerleştirdiği bir şişe içindeki mektup, 400 yıl sonrası için bile ne kadar ileri görüşlü, çözüm odaklı, sorumluluk duygusuna yıllar sonrası için bile bu kadar sahip oluşu beni etkileyen ikinci unsur oldu. "Ey Ayasofya'nın değerli mimarları! Sizi ben Mimar Sinan, Tek başıma yendim." Ruhu şad olsun! (ʙüsʀᴀ ⸙)

Mimar Sinan(Bin yılın taş ustası) Hepimizin sıkça ismini duyduğu ancak hayatı konusunda bilgi sahibi olmadığımız biri Mimar Sinan. En azından ben Mimar Sinanı hiç bu kadar yakından tanımamıştım.Kendi bağrımızdan kopup ta dillere destan olmuş o büyük mimar.Ne denilebilir ki onun hakkında "Çağının Öklid"i olarak anılmış biri. Kitaba başlarken de denildiği gibi "Geçmişini iyi bil ki geleceğe sağlam basasın.Nereden geldiğini unutma ki nereye gideceğini unutmayasın." (Şeyh Edebali'den Osman Gazi'ye...).Bu yüzden elimden geldiğince tarihi okumaya gayret ediyorum. Diline gelecek olursak anlaşılabilir bir dil söz konusu.Bazı yerlerinde Mimar Sinanın kendi ifadeleri mevcut.Bunun dışında içinde Mimar Sinanın eserleri için yazılmış şiirler de var. Beni en şaşırtan bölüm ise Mihrimah Sultana aşkı Mimar Sinanın.Aşkına kavuşamamış lakin içindekini de eserlerine yansıtmış. Kısacası okunması gereken kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum. (Elif Ö.)

Mimar Sinan 93 cami, 52 mescit, 56 medrese, 7 darül-kurra, 20 türbe, 17 imarethane, 3 darüşşifa (hastane), 5 su yolu, 8 köprü, 20 kervansaray, 36 saray, 8 mahzen ve 48 de hamam olmak üzere 410 eser yapmıştır.[19] Ayrıca, Edirne ilindeki Selimiye Camisi Dünya Kültür Mirası listesindedir. (celal çelik)

--reklam--

Mimar Sinan PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Ali Kuzu - Mimar Sinan kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Mimar Sinan PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Ali Kuzu Kimdir?

Gazeteci ve Araştırmacı-Yazar Ali Kuzu'nun bu zamanda kadar 100'e yakın araştırma ve inceleme kitabı çeşitli yayınevlerinde yayımlanmıştır. Yazar evlidir ve İstanbul'da yaşamaktadır.

--reklam--

Ali Kuzu Kitapları - Eserleri

  • Dünyanın Derin Devleti İlluminati
  • Rockefeller Ailesi
  • Siyah Sancak
  • M i T Mossad C I A Gladio
  • Küresel Para Baronu, Rothschild Ailesi
  • Atatürk'ü Kimler Öldürdü?
  • Mimar Sinan
  • Pandoranın Kutusu
  • Alparslan Türkeş Dokuz Işık
  • Ali Kuşçu
  • El- Cezeri
  • Atatürk Din Düşmanı Değildi
  • Piri Reis
  • Farabi
  • Harezmi
  • Mahşerin Kanlı Çiçekleri - Çanakkale
  • İbni Sina
  • Küresel Gizli Örgütler
  • Evliya Çelebi
  • Barbaros
  • Atatürk'ün de Çocukları Vardı
  • Atatürk ve İslâmiyet
  • Ahi Evran
  • Sultan Fatih
  • Biruni
  • Evanjelizm - Tanrı'ya Başkaldırı...
  • Cahit Arf ve Matematikçilerimiz
  • İlluminati Kozmik Sırlar
  • Takiyüddin
  • Akşemseddin
  • Hezarfen ve Lagari
  • Dünyayı Yöneten Üst Akıl Bilderberg
  • Uluğ Bey
  • Gizlenen Tarih - Dersim Gerçeği
  • Katip Çelebi
  • Atatürk'e Yapılan Suikastlar
  • Dünyanın En Acımasız İstihbarat Örgütü MOSSAD
  • Atatürk ve CHP'nin Saklı Tarihi
  • Dünyanın En Büyük İstihbarat Örgütü CIA
  • Şeytanın Satranç Tahtası
  • Bilim Adamlarımız Sözlüğü
  • Bill Gates Melek Mi Şeytan Mı?
  • Kod Adı: 2020 Kudüs’ü Yıkmak
  • Sessiz Çığlıklar
  • Kurtuluş Savaşında Atatürk ve Din Adamları
  • Seydi Ali Reis
  • Bana Gözlerimi Verin Komutanım!
  • Gladio
  • Kutsal Kase-Hedef Türkiye
  • Yeni Bir Dünya Düzenine Doğru
  • Siyah Sancak - Türkiye'nin İş Planı
  • 12 Eylül İhtilali ve Onların Çocukları
  • Muhteşem Türkler: Altın Çağ
  • İmparatorluğun Gözyaşları
  • Kod Adı 39: Vatikan'ı Yıkmak
  • Deccal'ın Torunları
  • Safari Operasyonu
  • Bu Toprağın Canları
  • Kutsal Yemin - Mustafa Kemal Atatürk
  • Beka Meselesi - Hedef: Türkiye'nin İşgali
  • Demokratikleşme Sürecinde Hedefteki Başbakan
  • Terör Mü Kürt Sorunu Mu
  • Tandır
  • 31 Mart Vakası ve 2. Abdülhamid
  • 1453 Konstantiniyye Düştü
  • Atatürk ve Erdoğan Hedef 1923'ten Hedef 2023'e
  • Altın Tepside Sunulan Ülke
  • Liseler İçin Türk Dili Dilbilgisi

--reklam--

Ali Kuzu Alıntıları - Sözleri

  • Batı dillerinde adı “Alberuni” veya “Aliboron” olarak geçer. Gökbilim, matematik, doğa bilimleri, coğrafya ve tarih alanındaki çalışmalarıyla tanınır. (Biruni)
  • • Her şeyi Allah'tan, her şeyin Allah'ın olduğunu bil. (Mimar Sinan)
  • Her yere subliminal mesaj yerleştirerek bilinçaltımızı işgal ederler. Kendi istedikleri şeyleri bize izletirler. Ve biz de her şey kendi elimizdeymiş gibi hareket ederiz kontrol edildiğimizin farkına bile varmayız.. (Dünyanın Derin Devleti İlluminati)
  • Bir gün kantinde Cahit Bey ile öğle yemeği yiyordum. Nereden O konuya gelindiğini hatırlayamıyorum fakat konuşmamızın bilim adamlarını araştırmalarına iten sebepler etrafında cereyan etmişti. Sonuçta iki sebep üzerinde fikir birliğine vardık: “yaşadığımızı hissetmek ve “ölümsüzlüğe yaklaşmak. ” Descartes’in söylediği gibi, her insan, özellikle bir bilim adamı, düşünmekle kendisinin varlığını hisseder, yani yaşadığını hisseder. Diğer taraftan “üretme arzusu” insanın temel içgüdülerinden biridir. Kimi insan çocuk ister ve buna sebep olarak, ya “ailem devam etsin” veya “benim eserim olsun” der. (Cahit Arf ve Matematikçilerimiz)
  • ...Görünürde bunlara karşı koyacak hiçbir vasıtamız yoktu ama her zaman olduğu gibi Türk'ün azmini, imanını, zekâsını yine hiç hesaba katmadılar. Ve "İsterse Türk, tavşanı araba ile avlar" atasözünü bilmemezlikten geldiler. (Muhteşem Türkler: Altın Çağ)
  • "Büyük davamız, en uygar ve en refaha kavuşmuş ülke olarak varlığımızı yükseltmektir. Bu, yalnız kurumlarda değil, düşüncelerinde köklü bir inkilap yapmış olan büyük Türk Milletinin dinamik ülküsüdür. Bu ülküyü en kısa bir zamanda başarmak için, düşünce ve eylemi birlikte en kısa bir zamanda başarmak için, düşünce ve eylemi birlikte yürütmek zorundayız." Mustafa Kemal Atatürk (Atatürk ve CHP'nin Saklı Tarihi)
  • Kolomb, İspanya'ya gemiler dolusu köle ve altın eşya gönderdi. "Ey muhteşem altın" diye yazdı. Kolomb, "Altını alan, her istediğini satın almasını sağlayan bir hazineye sahip olur. Onunla dünyaya istediklerini kabul ettirir, hatta ruhunun cennete bile girmesini sağlar" diyordu. (Küresel Para Baronu, Rothschild Ailesi)
  • Atatürk, din karşıtı birisi olsaydı Kur’an meal ve tefsirine, hadislerin açıklanıp şerh edilmesine, hutbelerin Türkçe okunmasına bu kadar önem verir, bunlar için özel ödenek ayırır mıydı hiç? Bunları düşünmemiz gerekir. Onun için de okumamız, araştırmamız ve her söylenene kulak asmamamız gerekir. (Atatürk Din Düşmanı Değildi)
  • Altimermer de bir Kurt resmi vardir. Bu tilsim istanbul daki koyunlarin sahralarda cobansiz gezip Kurt serrinden emin olmalarini saglarmis. (Evliya Çelebi)
  • Ahlakça güzel olmak insanın elindedir. (Biruni)
  • Siyah sancak (Siyah Sancak)
  • Kafirler dediler ki: oruç ve hızır hayreddin namında iki türk peyda olmuş. Bu hristiyan düşmanı yılanlar ejderha olmadan, basalım, isimlerini yeryüzünden silelim. Şimdi fırsat verirsek, belliki bu Türkler başımıza çok iş açar. (Barbaros)
  • Geçmişini iyi bil ki geleceğe sağlam basasın.Nereden geldiğini unutma ki nereye gideceğini unutmayasın. (Ahi Evran)
  • Laiklik, bu bakımdan Türkiye’de yalnız din ile devletin ayrılması demek değildir, özgür düşünceyle de düşünmek demektir. (Atatürk Din Düşmanı Değildi)
  • "Vatan için can veren şehitlerimizin ruhu şad olsun!" (Kutsal Yemin - Mustafa Kemal Atatürk)
  • Türk Milleti de tarihin her devrinde, yaşadığı her yerde ve her alanda yaptığı yeniliklerle, diğer milletlere öncü olmayı bilmiştir. Bilim ve teknik alanlarında da yüzlerce bilim adamı yetişmiştir. (El- Cezeri)
  • Seyahatname, Evliya Çelebi tarafından 17. yüzyılda yazılmış olan bir gezi kitabıdır. 10 ciltten oluşur. Gerçekçi bir gözle izlenen olaylar, yalın ve duru, zaman zaman da fantastik bir anlatım içinde, halkın anlayacağı şekilde yazılmış, yine halkın anlayacağı deyimler çokça kullanılmıştır. Evliya Çelebi, Seyahatnâme'sinde gezip gördüğü yerleri kendi üslûbu ile anlatmaktadır. Olaylara çoğu defa alaycı bir tavırla yaklaşan Evliya Çelebi, bazen naklettiği olayları renklendirmek amacıyla uydurma haberler ve olaylar da ortaya atmış, okuyucunun ilgisini çekmek için aklın alamayacağı garip olaylara da yer vermiştir. Evliya Çelebi'nin 10 ciltlik Seyahatnâme'si, bütün görmüş ve gezmiş olduğu memleketler hakkında oldukça önemli bilgiler içermektedir. Eser bu yönden Türk Kültür tarihi ve gezi edebiyatı açısından önemli bir yere sahiptir. (Evliya Çelebi)
  • Daha 17 yaşlarındayken kendini gözlemlere, deneylere kaptıran Biruni’nin Kas yakınlarında bir köyde Rasatlar yaptığını, çıplak gözle güneşe bakmaktan dolayı da gözlerinin rahatsızlandığını, sonra sudaki aksinden faydalanarak çalışmalarını sürdürdüğünü biliyoruz. (Biruni)
  • Anadolu, yeni Türk ulus devletinin sınırlarına dö­nüşürken yitik topraklara duyulan hasret, Atatürk'ün sevdiği Rumeli türkülerinde bir nostalji olarak yaşama­ya devam etmiştir. (İmparatorluğun Gözyaşları)
  • Fransız generali bridges: Fransızlar türkler gibi mert bir milletle savaştıkları için iftihar etmeliler. Savaş sahasında döğüş bitmiş bir türk askeri yerde yatan yaralı fransız askerine yardım etmekte General niçin öldürmek istediğin bir askere yardım edersin diye sorar Asker bu fransızın cebinden yaşlı bi kadının resmi çıkar herhalde annesi benim kimim kimsem yok istedim ki o kurtulsun anasına kavuşsun General ağladığı sırada emir subayı gider askerin yakasını açar manzara dehşet göğsünde çok ağır yara vardır ve yarayı tıkayan birkaç ot generalin ağlaması durmaz biraz zaman sonra iki askerde ölürler FRANSIZ GENERALİ BRIDGES (Mahşerin Kanlı Çiçekleri - Çanakkale)