Kitap Künyesi

Yazar: Platon

Çevirmen: Hamdi Varoğlu

Yayın Evi: Sosyal Yayınları

İSBN: 9786054177806

Sayfa Sayısı: 27

Minos Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

"Yasa nedir bizim için" diye sorar Sokrates. Ardından yasanın doğasını konu alan bir diyalog başlar.

Platon, onu okuyanlar için büyük bir zevk, hatta büyük bir neşe kaynağıdır. Onun, eşsiz bir şekil mükemmelliği ile yine eşsiz bir düşünce derinliğinin birleşmesinden oluşan diyalogları, zaman aşımına kafa tutarcasına günümüze kadar gelmişlerdir. Platon'un eserleri hiç yaşlanmamış, tazeliğini ve canlılığını -uzak bir geçmişte ilk yazıldıkları günlerdeki gibi- korumuşlardır. Sokrates'in yurttaşlarını rahatsız eden, hattâ sabırlarını taşırtıp öfkelendiren soruları: Erdem nedir? Cesaret nedir? Dindarlık nedir? Ne demeye gelir bu deyimler ve bunlar gibi daha birçokları? Günümüz insanları için de aynı derecede rahatsız edici ve akıl karıştırıcı sorulardır.

Minos Alıntıları - Sözleri

  • Bence haklı şeyler haklı, haksız şeyler de haksızdırlar.
  • SOKRATES: Kanun deyince ne anlarız? TALEBE: Ama, hangi kanunu soruyorsun? SOKRATES: Ne demek? Bir kanunla başka bir kanun arasında, kanun olmak bakımından bir fark var mıdır? Sana sorduğuma dikkat etsene. Sorum, mesela, altının ne olduğunu öğrenmek istiyormuşum gibi bir sorudur. Bana, hangi altından bahsetmek istediğimi de sorsaydın, sanırım, sorun yerinde olmayacaktı, çünkü, tahminime göre, bir altınla başka bir altın arasında, bir taşla başka bir taş arasında hiçbir fark yoktur; daha doğrusu, biri taş öteki altın olmak bakımından hiçbir fark yoktur. Bunun gibi, şüphe yok ki, bir kanunla başka bir kanun, birbirinden hiç farklı değildir, bütün kanunlar birdir. Bunlardan her biri, aynı şekilde kanundur, biri ötekinden daha az kanun değildir. Demek oluyor ki sana işte şunu soruyorum: Genel olarak, kanun nedir? Hazır bir cevabın varsa söyle.
  • Her şeyin en kutsalı, iyi insandır. En kirlisi de kötü adamdır.
  • Kanun, düzene göre kurulmuş şeyden başka ne olabilir.
  • O halde, sence, söz, söylenen; görüş, görülen; işitiş, işitilen şey midir? Yoksa, söz başka, söylenen şeyler başka; görüş başka, görülen şeyler başka; işitiş başka, işitilen şeyler başka mıdır?
  • Görüş, gözlerin yoluyla, bize nesneleri belli eden duyudur.
  • Söz, söylenen; görüş, görülen; işitiş, işitilen şey midir? Yoksa, söz başka, söylenen şeyler başka; görüş başka, görülen şeyler başka; işitiş başka, işitilen şeyler başka mıdır? Bunun gibi kanun başka, düzene göre kurulmuş şey başka mıdır?
  • Yunan mitolojisinde armoniyi icat ettiği söylenilen Hyagnis'in oğlu. İnanışa göre tanrıça Athena flütü icat etmiş, ancak diğer tanrılara sinirlenip onu attıktan sonra flütü bulan Marsias bu sayede büyük ün kazanmıştır.
  • TALEBE: Aynı insanların hep aynı kanunlarla idare edilmediklerini, kanunların da insanlarla beraber değiştiklerini anlamak hiç de güç değildir, Sokrates. Mesela, bizde, insanları kurban etmeyi emreden kanun yoktur. Bunu, aksine, nefret edilecek bir şey sayarız. Halbuki, Kartacalılar, bu kurban işini, kutsal ve kanuna uygun bir şey gibi görürler, hatta bazıları, sen de işitmişsindir, öz evlatlarını Kronos’a kurban edecek kadar ileri giderler. Hem de bunlar, yalnız bizim kanunlarımızdan başka kanunlarla idare edilen barbarlar değil, Lykaion ahalisi ve Athamas çocuklarıdır. Bunlar Helen oldukları halde ne kurbanlar kesmezler ki! Fakat, kendin de işitmişsindir, herhalde vaktiyle, bizim de ölülere dair olan kanunlarımızın nasıl şeyler olduğunu bilirsin. Cenazeyi kaldırmadan önce kurbanlar boğazlanırdı, kurbanların kanını da bir kaba doldurmak için kadınlar çağrılırdı.
  • Ruhlar kendilerini taşıyan bedenlerden daha yaşlıdırlar.
  • SOKRATES: Ya koyun sürüsünü en iyi otlatmayı bilen kimdir? Onun adı nedir? TALEBE: Çoban. SOKRATES: O halde koyunlar için en mükemmel kanunlar çobanın kanunlarıdır. TALEBE: Evet.
  • Fakat asıl kaçınılmasına, hem de her zaman kaçınılmasına büyük bir dikkat gösterilmesi gereken şey, bir kimseyi överken veya yererken esası olmayan şeyler söylemektir.
  • Her şeyin en kutsalı, iyi insandır. En kirlisi de kötü adamdır.
  • Güneşin dünyadan çok büyük olduğu ve diğer gök cisimlerinin de son derece büyük oldukları açıktır. Doğal bir güç bu kadar güçlü cisimleri bugün ve geçmişte nasıl döndürebildi? Bana kalırsa tanrı böylesine bir düzeni yarattı. Başka bir durum söz konusu olamaz. Daha önceden sadece tanrının bir cisme can verebileceğini göstermiştik. Tanrı için bir cisme can vermek ve ona istediği hareketleri yaptırmak oldukça kolay bir iştir. Bu nedenle yer, gökyüzü, yıldızlar ve bunları oluşturan şeyler kendilerinde bir ruh olmadığı ya da kendilerine bağlı bir ruh bulunmadığı sürece uzun zamanlar boyunca hareket edemezler ve bizim işimize yarayan şeylerin kaynağı olamazlardı. Yine bu nedenle böylesine büyük varlıkların yanında son derece küçük kalan insan akıl yolundan sapmamalı ve tam belli olmayan şeylerden söz etmemelidir.
  • Hep aynı kanunlarla idare edilmeyen insanlar, kanunun istediği şeyi, hakikati her zaman keşfedemezler.

Minos İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kitap Sokrates'in " Kanun nedir?" sorusuyla başlayıp Talebesinin cevaplarıyla devam ediyor. "Mevcut sisteme göre mi kanun yapılmalı yoksa ideal olan insan davranışlarının bir sonucu olarak mı kanunlar konulmali? " diye devam ediyor. Lakin Sokrates yine bir cevap bulmaktan çok Talebesine sorduğu sorularla Talebesinin gerçeğe doğru yola çıkmasını sağlıyor. Yanlış sorulara verilen doğru cevaplardan çok doğru sorulara verilen yanlış cevaplar yeğlenilir. Çünkü er ya da geç doğru soruyla doğru cevaba ulaşılır. Sokrates'te sorduğu doğru sorularla hukuk alanında öğrencisinde bir aydınlanma sağlıyor. Kitapla kalın. (bhmflzf)

Kitapta, Sokrates ile bir talebenin kanunlar üzerine konuşmaları yer alıyor, ilk olarak kanun kavramını ele alan Sokrates, krallar arasında en iyi kanun koyucu olarak Zeus ve Europe’nin oğulları olan Minos’u gösterir. Minos’un vahşi, sert ve eğri bir adam olduğu iddialarına ise onlar bir tragedya efsanesidir, der. Minos’un her dokuz yılda bir yıl, Zeus’un mağarasında kalması ve ondan ders alıp geri kalan zamanlarda bu öğrendiklerini başkalarına öğrettiği de kitapta yazılanlar arasındadır. En son şöyle bir cümleyle konuyu toparlar: “Fakat onun iyi ve doğru bir insan olarak, demin söylediğimiz gibi, mükemmel bir kanun yapıcı olduğuna en kuvvetli kanıt, kanunların devlet idaresinde hakikati keşfetmiş bir adam tarafından yapılan kanunlar halinde, hâlâ hiçbir değişikliğe uğramadan devam etmekte bulunmasıdır.” (Paragrafnbasi)

Bugüne kadar felsefe okumaktan kaçındım. Anlayamayacağımı düşünüyordum. Bu kitabı da gerçekten ince olduğundan dolayı okumaya cesaret ettim. Sokrates ve talebesi arasında; “Kanun deyince ne anlarız?” sorusuyla başlayan soru cevaba dayalı sohbet diliyle yazılmış bu kitap, benim için iyi bir başlangıç oldu. Kitabın arkasında, “Platon, onu okuyanlar için büyük bir zevk, hatta büyük bir neşe kaynağıdır,” cümlesi yer alıyor. Kitabı bitirdiğimde aynen öyle hissettim ve en kısa zamanda diğer kitaplarını da edinip okuma kararı verdim. (Fatoş)

Kitabın Yazarı Platon Kimdir?

Antik/klasik Yunan Filozofu, Matematikçi, Felsefi Diyaloglar Yazarı ve Batı Dünyasındaki İlk Yüksek Öğretim Kurumu Olan Atina Akademisinin Kurucusu

Eski Yunan filozofu (Atina İ.Ö. 428-ay.y.İ.Ö. 348/347). Soylu bir ailenin oğlu olan Eflatun (ya da Platon), parlak bir Öğrenim görerek, sanatın her dalında kendini gösterdi (çok genç yaşta şiirler, trajediler yazdı); Kratilos'tan bilim dersleri aldı. Sokrates'le tanışınca (İ.Ö. 407) felsefeye yönelip, gerek beden, gerek kafa yapısı bakımından siyasete yatkın olmadığından, o karışık yıllarda siyasetten uzak kaldı. Demokrasiyi küçümserken, Otuzlar Meclisi'yle iktidara gelen dostlarının yönetimini daha da beter buldu. Sokrates'in Ölümünden sonra Megara'da Eukleides'in yanına çekildi; sonra yolculuklar yaparak Kyrene'de matematikçi Theodoros'la tanıştı. Mısır'a bir yolculuk yapıp, İtalya'ya giderek Tarento ve Lokroi'deki pyhthagorasçı çevrelerle ilişki kurdu. İ.Ö. 388'e doğru Dionysos'un kaynı Dion tarafından, Syrasos'u oek etkileyemedi. Atina'ya dönerek, Akademi Gymnasionu'nda Yunanistan'ın dört bir yanından gelen Öğrencilere ders verdi. İ.Ö. 367 ve İ.Ö. 361'de iki kez daha Sicilya'ya gittiyse de, Genç Dionysos'u da etkilemeyi başaramadı ve felsefe ile tiranlığı bağdaştırmaktan vazgeçti. Atina'ya dönüp, Akademi'de ders vermeyi sürdürerek, söylentiye göre bir şölen sırasında öldürüldü.

Eflatun'un bütün yapıtları günümüze kalmıştır: Felsefe ve felsefeyle bağlantılı konularda yazılmış 26 diyalog. Karşılıklı konuşmalar biçiminde yazıldıkları için bunlara "diyalog" denirse de, tümünü diyalog diye adlandırmak belki doğru olmaz; çünkü, sözgelimi Sokrates'in mahkemede yaptığı konuşmayı içeren Savunma ve daha birkaç yapıtı, temelde monologdur. Gene de, tarihsel kişilere dayansın ya da dayanmasın, bütün yapıtlarını kişilerin ağzından yapılan konuşmalar biçiminde yazdığı için, tümü bu anlamda tiyatrovaridir. Birkaçı dışında, diyalogların tümünde, Sokrates odak kişidir.

Platon Kitapları - Eserleri

  • Devlet
  • Sokrates'in Savunması
  • Phaidon
  • Diyaloglar 2
  • Şölen - Dostluk
  • Gorgias

  • Lysis
  • Hipparkhos Kleitophon Rakipler
  • Protagoras
  • Diyaloglar
  • Devlet Adamı
  • Mektuplar
  • Philebos

  • Meneksenos
  • Euthyphron
  • Kriton
  • Yasalar
  • Timaios
  • Ion
  • Menon

  • Sofist
  • Minos
  • Lakhes
  • Kritias
  • Alkibiades I-II
  • Parmenides
  • Theaitetos

  • Küçük Hippias
  • VII. Mektup, Dion
  • Seçmeler
  • Kratylos
  • Büyük Hippias - Theages
  • Euthydemos - Parmenides
  • İkinci Alkibiades

  • Kharmides
  • Epinomis
  • Phaidros
  • Devlet III-IV
  • Siyaset ve Retorik
  • Kleitophon veya Felsefeye Davet
  • Parmenides

  • Devlet

Platon Alıntıları - Sözleri

  • Tanrı sıradan bir kişiyi bile şair yapacak kadar bilge bir şairdir. O ana dek şiirden yana nasipsiz bile olsa aşk'ın dokunduğu herkes şair oluverir bir anda. (Şölen - Dostluk)
  • Kurtlar kuzuları nasıl severse Aşıklar da sevgililerini öyle sever. (Phaidros)
  • sözü özüne uymayan biri beni sıkar; söyledikleri ne kadar güzel olursa, o kadar sıkar. o zaman da beni söze düşman görürler. (Lakhes)
  • "Antropos* ismi sadece yakınındaki canlıları görebilen, gördüğünden farklı bir şey düşünemeyen hayvanların ifade ettiğinden farklı bir anlam ifade eder." *İnsan (Kratylos)
  • “Benim gibi bir kimseyi kolay kolay bulamayacaksınız. Onun için, size, kendinizi benden yoksun bırakmamanızı öneririm.” (Sokrates'in Savunması)
  • Evet birleştiren şey sevinç ve acı ortoklığı değil midir? (Seçmeler)

  • Ruha ait şeylere bakalım; bunlar ölçülülük, doğruluk, cesaret, kolay öğrenme, zihinde tutma, iyi yüreklilik ve daha başka benzer şeyler... (Menon)
  • Ya sen adaletin ne olduğunu bilmiyorsun ya da onu benimle paylaşmak istemiyorsun (Kleitophon veya Felsefeye Davet)
  • O halde, sence, söz, söylenen; görüş, görülen; işitiş, işitilen şey midir? Yoksa, söz başka, söylenen şeyler başka; görüş başka, görülen şeyler başka; işitiş başka, işitilen şeyler başka mıdır? (Minos)
  • Eğer bir resme gereğinden fazla yaklaşırsan resimden hiçbir şey anlayamazsın. (Theaitetos)
  • Devletler yeniden düzenlenmedikçe, kanunların daha iyi bir hale getirilmelerine imkân yoktur. (Mektuplar)
  • “İnsanlara tanrılardan söz ederken onları tatmin etmek, gerçekten biz ölümlülere, ölümlülerden söz etmekten daha kolay gibi görünüyor. Çünkü dinleyenlerin, kendilerine bu kadar yabancı olan meseleler üzerinde görgüsüz ve kara cahil olmaları, bu konuda söz söylemek isteyenlerin işini pek kolaylaştırır; zaten tanrılar hakkındaki bütün bilgimizin de ne olduğu belli.” (Kritias)
  • YABANCI: Sanırım henüz aşk avına dikkat etmedin. THEAİTETOS: Dikkat etseydim ne olurdu? YABANCI: Bu avın hediye olmadan yürümediğini görürdün. (Sofist)

  • "İyi şeyler istiyorum ancak farkına varmadan tanrılardan kötü bir şey istememek çok zorlu bir iş." (Alkibiades I-II)
  • Dilde yapılacak yanlışlık, sadece dile değil aynı zamanda ruha da kötü etki eder. (Phaidon)
  • Oysa, çoğunlukla, doğa ve yasalar birbirine kar­şıttır. Bu nedenle, insan utanıp düşündüğünü söylemekten çekinirse, sözleri birbirini tutmaz olur. (Diyaloglar 2)
  • gevezelik ciddi araştırmaların eğlencesi olur. (Philebos)
  • “Önemli olan yaşamak değil, iyi yaşamaktır.'' (Kriton)
  • _O halde aldanmıyorsam, kötülük kalmadığı zaman bile dostluk vardır. _Vardır. _Dostluğun sebebi gerçekten kötülük olsaydı dostluğun da ortadan kalkması gerekirdi: çünkü sebep yok olunca sonucu da yok olur. (Lysis)
  • Seyircilere dikkat etmeliyim çünkü onları ağlatırsam alacağım para beni güldürür, onları güldürürsem alacağım para beni ağlatır. (Ion)