Kitap Künyesi

Yazar: Alain Touraine

Çevirmen: Hülya Tufan

Orijinal Adı: Critique de la Modernite

Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları

İSBN: 9789753632553

Sayfa Sayısı: 504

--reklam--

Modernliğin Eleştirisi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

"Tarihin sonu", "ideolojilerin tükenişi", "evrensel değerlerin çöküşü" ve tüm bunlarla bağlantılı olarak düşünce ve sanat dünyasına iyice egemen olan "post-modernizm" tartışmalarının asıl sorgulanması gereken bizzat "modernlik" değil midir?

Günümüzün önde gelen toplumbilimcilerinden Alain Touraine, "Modernliğin Eleştirisi" nde işte bunu yapıyor... Batı`da uzun süre bir yandan aklın utkusuyla, öte yandan da geleneklerin, inançların yıkımıyla özdeşleştirilen modernliğin modernliği sorguluyor. Tarihsel çözümlemelerinden hareketle geliştirdiği düşünceler çevresinde, akıl adına keyfi egemenlikler ve tekbiçimciliğin dayatılmasını da, zorunlu olarak ırkçılığı, hoşgörüsüzlüğü, hatta din savaşlarını getirecek olan sınırsız çeşitliliği de reddediyor yazar: Özneye kulak vererek modernliğin yeniden kurulması ve dünyanın yeniden oluşturasını öneriyor.

"Türk okurunun düşünceme göstereceği ilgiye çok özel bir önem veriyorum, çünkü Türkiye bu `dünyanın yeniden oluşturulması` nın en etkin biçimde arayış halinde olduğu ülkelerden biri(...). Geçmişle gelecek arasında bir tercih yapmaya değil, bu ikisini bir araya getirmeye çaba gösteren bir ülke."

--reklam--

Modernliğin Eleştirisi Alıntıları - Sözleri

  • Yüreğin dili, sözcüklerin yalanlarına rağmen kendisini duyurmalıdır.
  • Modernizm, bir anti-hümanizmdir.
  • Modernlik, uzun bir büyüme, zorlanma ve akılcılaşma çabası sonunda elde edilen nadide bir çiçek midir?
  • Aklı savunmak için akıl yeterli değildir.
  • "Öyle ki, insanın en üstün görevi yaradılışı gözlemlemek ve yaradılış yasalarını keşfetmek ya da görünüşlerin ardındaki fikirleri bulmaktır."
  • "İnsanoğlunu Tanrı tarafından yaratıldığı için sevmek, insandaki Tanrı'yı sevmek gerekir. Ama modern özne görüşü insanın soyluluğunun, Tanrı tarafından kendi imgesine göre yaratılmış olmasından geldiğini dikkate almaz. "
  • Türk okurunun düşünceme göstereceği ilgiye çok özel bir önem veriyorum, çünkü Türkiye bu dünyanın yeniden oluşturulması''nın en etkin biçimde arayış halinde olduğu ülkelerden biri
  • "Bilim, maddeci olduğundan dolayı, yani duyumların, kanaatlerin ve inançların ardında fiziksel ve kimyasal açıklamalar keşfettiğinden dolayı gelişmiştir, değil mi? Ama ahlaksal düzende, sorumluluk ahlakı inanç ahlakının, görev ahlakı da, modernlik fikrinin olabildiğince uzağında olan dinlerin bir özelliğini oluşturan niyet ahlâkının yerini almamış mıdır?"
  • Eskiden sessizlik içinde yaşıyorduk, şimdi gürültü içinde yaşıyoruz; eskiden yapayalnızdık, şimdi kalabalığın içinde yitmiş durumdayız; pek az mesaj alıyorduk, şimdi mesaj bombardımanına tutuluyoruz.

--reklam--

Modernliğin Eleştirisi İncelemesi - Şahsi Yorumlar

--reklam--

Modernliğin Eleştirisi PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Alain Touraine - Modernliğin Eleştirisi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Modernliğin Eleştirisi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Alain Touraine Kimdir?

1925 yılında doğan toplum bilimci sosyolog olan Touraine, Paris Sobone Üniversitesi Öğetim üyelerinden. Küresel anlamda Ortadoğu ve Türkiye Uzmanı.

Kuşağımız Sosyologlarının hocası olan Touraine'nin öğrencileri arasında Nilüfer Göle ve Ferhat Kertel gibi Türk hocalar da var.

--reklam--

Alain Touraine Kitapları - Eserleri

  • Modernliğin Eleştirisi
  • Demokrasi Nedir?
  • Kadınların Dünyası
  • Birlikte Yaşayabilecek miyiz?
  • Küresel Kuşatma Karşısında İnsan
  • Krizden Sonra
  • Yeni Bir Paradigma
  • Toplumların Sonu
  • Başka Türlü Düşünmek

--reklam--

Alain Touraine Alıntıları - Sözleri

  • Demokrasinin başlıca amacı, temel ilkesi eşitlik olması gereken siyasal bir toplum yaratmaktır. (Demokrasi Nedir?)
  • Yine de İncillerin ruhu ile Rönesans'taki papalık arasında ortak olan ne vardır ki? Kuran ile İran'da Humeyni'nin İslam Devrimi'nden doğan rejimin ilgisi nedir ki? (Toplumların Sonu)
  • Yani bugün toplum adını verdiğimiz şey öncelikle dinsel erkin ve kral erkinin ya da oligarşik erkin dünyanın bir bölümünde ortadan kaldırılışının meyvesidir. (Toplumların Sonu)
  • Bir kadının, onun için sürdürülen mücadelelerin, adına kazanılan zaferlerin bilincinde olmaması mümkün değildir. (Kadınların Dünyası)
  • Demokrasi inançların, kökenlerin, düşüncelerin ve tasarıların çeşitliliği olmadan var olmaz. (Demokrasi Nedir?)
  • Türk okurunun düşünceme göstereceği ilgiye çok özel bir önem veriyorum, çünkü Türkiye bu dünyanın yeniden oluşturulması''nın en etkin biçimde arayış halinde olduğu ülkelerden biri (Modernliğin Eleştirisi)
  • Demokrasi hukuk devletinden değil, erksiz çoğunluk adına ve egemen çıkarlara karşı ahlaki ilkelere –özgürlük, adalet– başvurudan doğar. (Demokrasi Nedir?)
  • ... demokrasinin temel amacı yalnızca haklar konusunda değil, fırsatlar konusunda da eşitliği sağlamak ve kaynak eşitsizliğini olabildiğince sınırlamaktır. (Demokrasi Nedir?)
  • Piyasa toplumu kadın bedenini (ve artık erkek bedenini de) ticari bir uyarıcı olarak giderek daha sınırsız bir biçimde kullanıyor. Sözün kısası, bugün en yaygın konu, bu alanlar ve kadın-kurban alanıdır. (Kadınların Dünyası)
  • Erkekler, kadınlardan o kadar sık bir arzu nesnesi olarak söz etmektedirler ki, "cinsel taciz"in önünde daha çok parlak günler olacak gibidir. (Kadınların Dünyası)
  • Demokrasi bir ülkenin yurttaşlarının sorumluluğuna dayanır. (Demokrasi Nedir?)
  • Baslica amacimizin doga uzerinde egemenlik kurmak olmadigini, doga uzerinde kurdugumuz egemenlik uzerinde bir egemenlik kurmak oldugunu ogrendik artik; uygarliklarimizin ölümlü oldugunu, gezegenimizin yasanamaz duruma gelebilecegini, kentlerimizin asiri siddetin etkisiyle yanip tutusabilecegini biliyoruz artik. Eskiden ekonomiyi kalkindirmakti isimiz, simdiyse cok daha buyuk bir isimiz var: Yuzyillardir parcaladigimiz, bozdugumuz, keyfimizce kullandigimiz ve uygulayimsallastirdigimiz bir dunyayi yeniden olusturmak. (Birlikte Yaşayabilecek miyiz?)
  • Yaşamış olduğumuz çok özel dönemde, toplumsal çatışmaların yerini, genellikle çoğunluğun kabullenip içselleştirdiği, her tarafta dayatılmış bir tahakküm gören söylemler aldı. (Kadınların Dünyası)
  • Tüm insanlar eşit olduğuna göre, kadınlar için özel önlemler alma olgusunun bizatihi eşitliğin temellerini yıkmak olduğunu onların karşısında savundunuz mu? (Kadınların Dünyası)
  • Yine de şunu unutmamalıyız ki, modern İskandinav toplumları diğer toplumlardan daha güçlü olmuştur, çünkü uluslararası ekonomiye katılımı güçlü bir sendika hareketiyle ve yeniden dağıtıcı devletin etkin rolüyle bağdaştırabilmişlerdir. (Toplumların Sonu)
  • Oysa dünyada neler olup bitiyor? Üniversitelerimiz Batı'nın fersude bir fotoğrafına aşık olmuş mecnunlari andırıyor. Batı onların sadece kafalarında bir hayal olarak, Hayali Batı olarak var. Gerçek Batı, düşünen, üreten , sorgulayan ve araştıran Batı, zinhar gundemlerine girmiyor. (Küresel Kuşatma Karşısında İnsan)
  • “Batı modernleşme modeli, her düzeyden kaynakları bir seçkinler sınıfının elinde toplayarak ve aşağı görülen karşıt kategorileri olumsuz biçimde tanımlayarak toplumu ’kutuplaştırmaya’ yönelmiştir.” “ Yeni bir dinamizm ancak bütün kutuplaşmaların ötesine geçip, Batı modelinin ayırmış olduğu şeyleri ‘yeniden birleştirmeyi’ başarabilecek bir eylem temelinde ortaya çıkabilir.” Bu eylemler; -Çevreci hareketler, -Küreselleşmeye karşı mücadele eden hareketlerdir. (Yeni Bir Paradigma)
  • "İnsanoğlunu Tanrı tarafından yaratıldığı için sevmek, insandaki Tanrı'yı sevmek gerekir. Ama modern özne görüşü insanın soyluluğunun, Tanrı tarafından kendi imgesine göre yaratılmış olmasından geldiğini dikkate almaz. " (Modernliğin Eleştirisi)
  • Toplum fikri, rolünü koruyamayacak kadar zayıf ve kıyıcı bir hale geldi; gitgide aidiyetleri daha az, iç ve dış çatışmaları da daha çok gösterir oldu. (Toplumların Sonu)
  • Eskiden sessizlik içinde yaşıyorduk, şimdi gürültü içinde yaşıyoruz; eskiden yapayalnızdık, şimdi kalabalığın içinde yitmiş durumdayız; pek az mesaj alıyorduk, şimdi mesaj bombardımanına tutuluyoruz. (Modernliğin Eleştirisi)