Kitap Künyesi
Yazar: Chimamanda Ngozi Adichie
Çevirmen: Ali Cevat Akkoyunlu
Orijinal Adı: Purple Hibiscus
Yayın Evi: Doğan Kitap
İSBN: 9789752934467
Sayfa Sayısı: 232
--reklam--
Mor Amber Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Nijerya... Karışık, karmaşık bir ülke... Ve on beş yaşında, ülkenin karmaşa ve yoksulluğundan yalıtılmış bir evde yaşayan küçük bir kız.Ağabeyi, annesi ve babası... Dindar, katı kuralları olan, ülkesinde saygın ve aile içinde şiddet dolu bir baba.Kambili'nin evi de Nijerya'nın gerçeğinden uzakta görünse de Nijerya gibidir aslında... Şiddetle, karmaşayla yoğrulmaktadır.Kambili, hayatın gerçekleriyle sevgi dolu halasının evine gönderildiğinde tanışacak, hayata karşı bir çiçek gibi açmaya başlayacaktır.Ne var ki, bu sefer de bir askerî darbe sarsacaktır küçük kızın dünyasını.Ülkeyle birlikte o da gerilimin içinde bulur kendini yeniden.
--reklam--
Mor Amber Alıntıları - Sözleri
- Yüce Tanrı'm Bana hem zenginlik hem de çocuk ver, ama eğer sadece birini seçmem gerekirse, o zaman çocuk ver, çünkü çocuğum büyüdükçe, zenginliğimde artacaktır.
- Bizler, istedikleri tarafa tekmedikleri futbol topları.
- Şimdi ruha kendimize özgü kelimelerle dua edeceğiz,çünkü ruh,Tanrı'nın iradesi uyarınca bize aracılık edecektir.
- Birbirimize cevaplarını bildiğimiz sorular sorardık.Belki de cevaplarını bilmediğimiz öteki soruları sormamak için yapıyorduk bunu.
- Bir kuşun neydii yem gibi, küçük miktarlarda konuşurdu.
- ... hayat güç ama daha ölmedik. Bütün bunları karşımdaki sen olduğun için anlatıyorum. Başkası olsa, aç suratıma parlayıncaya kadar vazelin sürerdim.
- Eğitimliler gidiyor, yanlışları düzeltme becerisine sahip olanlar gidiyor. Güçsüzler direnemedikleri için, diktatörler iktidarlarını sürdürüyor. Bunun bir döngü olduğunu göremiyor musun? Bu döngüyü kim kıracak peki?
- ... bazen hayat evliliğin bittiği yerden başlar.
- Kadının umutsuzluğundaki çaresizlik gibi, onun da sevincinde bir çaresizlik vardı.
- Muhalif olmak, bazen yararlıdır.Muhalefet marihuana gibidir, doğru kullanıldığında zarar vermez.
--reklam--
Mor Amber İncelemesi - Şahsi Yorumlar
iÇİME AKITTIĞIM GÖZYAŞLARIM;: Oysa ki,çocukluğumuzu yaşamak bizim de hakkımızdı.Malesef ki yaşayamadık.Herkes baba baskısını farklı yaşıyor sanırım, biz de daha farklısını yaşadık.Abimle Katolik bir babanın çocukları olmak ikimizin suçu mu? Babamızın Katolik olması bir kenara bu derece baskı dolu,nazi kampı gibi bir evde yaşamak ister miydik tabii kii hayır... O kiliseye mutlaka gidip dualar edilmek zorunda yoksa günahların en büyüğünü işliyoruz biz babama göre... Evimizde uykudan kalkmamızla yatağa yatana kadar kurallara uymak zorundayız hepimiz, tersi kabul edilemez.Babamın kuralları... annem de uymak zorunda...Uymazsak çok büyük işkencelere maruz kalıyoruz.Okulda ikinci olmam yasak hep birinci olmalıyım çünkü babam benim karnımı doyuruyor ve bana bakıyor tek sebebi bu. Evet çok zenginiz, Nijerya gibi bir yerde çoğu kişinin yiyemediklerini yiyoruz,giymediklerini giyiyoruz fakat özgürlük ne demek bilmiyoruz hemde hiç... İlk kekelemeden konuşabildiğim, varlığımı hissedebildiğim yerdi halamın evi...Kuzenlerim insan olduğumu değerli olduğumu hissettirdiler bana... Biz halam da kaldığımız süre zarfında, askeri darbelerde fazlalaştı tabii... Bir tarafta baba zulmü,bir tarafta İngiliz sömürgeciliğinin etkilerini yaşamak bu yaştaki bir kıza çok fazlaydı... Afrika'da doğup büyümüş birisi olarak buranın hem din hem kültürel hem sosyal bilgilerini sizlerle paylaşmak isterim. Hikayeme şans vermelisiniz bence,sebebi mi Güzel ve etkileyici çünkü... (Bahar Esen)
Uzun zamandır inceleme yazmıyordum. Ancak; bu kalbi güzel kadının romanı için birkaç kelâm etmek gerek diye düşündüm. Birçok açıdan ülkemiz ve coğrafyamızla benzerlikler bulabileceğiniz, esasında sorunlar ve çözümler açısından çok da farklı olmadığımız, hepimizin temelde benzer insanlar ve topluluk olduğumuzu çarpıcı şekilde anlatan bir roman. Aile anlamı, ailenin düzeni. Dinî fanatizmin etkisi, geleneklerine, kültürüne ve aile bireylerine sırt çevirmenin sonuçları… İyiliğin o kadar da çaba gerektirmeyen bir şey olduğunun anlaşılamaması. Bazen herkese iyiliklerde bulunup, en yakınlarımızdan esirgediğimiz şevkât ve merhamet. Ülkenin yozlaşması, birbirini düşünmeyen insanlar ve siyasi düzen. Bumerang gibi herkesi birgün vuran sonuçlar. Çok çok önemli bir kitap. Şimdiden keyifli okumalar! (Uğurtan)
Adichie, Mor Amber’de, askeri diktatörlük yönetiminde Nijerya’da ergenlik döneminde bir genç kız olan Kambili ve kardeşi Jaja’nın, onları katı Katolik kurallarla yetiştiren babaları ve onlara daha farklı bir dünya görüşü sunan halalarının etkisinde büyümelerinin hikayesi. Adichie, ülkesinin gerçeklerini, okura oldukça dokunan ve sürükleyici bir kurguya başarıyla yedirmiş. Uzun süren sömürgecilik tarihi ve sonrasında misyonerlerin etkisiyle dini inançları ve kültürleri asimile edilen insanlar, araya sıkışıp kalanlar ve birbiriyle çatışanlar, askeri darbeler, diktatörlük yönetiminde faili meçhul cinayetlere kurban giden gazeteciler/yazarlar ve sorgusuz sualsiz hapsedilen aktivistlerle oldukça gerçekçi bir tablo çizmiş. Tüm bunları anlatırken hem okurun ilgisini her daim canlı tutan bir tempo yakalamayı başarmış, hem de anlatım şeklinin anlattıklarının gölgesinde kalmamasına özen göstermiş. Elimden bırakamadan okudum, çok sevdim. Farklı kültürlerle ilgili okumalardan hoşlanan herkese mutlaka tavsiye ederim. (İpek Dadakçı)
--reklam--
Mor Amber PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Chimamanda Ngozi Adichie - Mor Amber kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Mor Amber PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Chimamanda Ngozi Adichie Kimdir?
Chimamanda Ngozi Adichie 1977’de Nijerya’da doğdu, çocukluğunu bu ülkede geçirdi. Üniversiteye devam etmek için gittiği ABD’de iletişim ve siyasal bilimler diploması aldı. İlk romanı "Mor Amber", 2003’te yayımlandı ve bugüne kadar 28 dile çevrilerek bütün dünyada bestseller listelerinde yer aldı. Orange ve Booker ödüllerine aday gösterilen Adichie, Caine Afrika Edebiyatı Ödülü, İngiliz Uluslar Topluluğu Yazarları En İyi İlk Roman Ödülü ile BBC ve O. Henry öykü ödüllerinin de sahibidir.
--reklam--
Chimamanda Ngozi Adichie Kitapları - Eserleri
- Feminist Manifesto
- Mor Amber
- Amerikana
- We Should All Be Feminists
- Boynunun Etrafındaki Şey
- Yükselen Güneşin Ülkesinde
- Notes on Grief
--reklam--
Chimamanda Ngozi Adichie Alıntıları - Sözleri
- Bir kuşun neydii yem gibi, küçük miktarlarda konuşurdu. (Mor Amber)
- …onlar politikacıydı. Onlarla ilgili yazılar okumuştu -hasımlarına para yedirmek için haydutlara para verir, devletin parasıyla kendilerine toprak ve ev alır, uzun Amerikan arabalarından filolarca ithal eder, bluzlarını sahte oylarla doldurup hamile numarası yapsınlar diye kadınlara para öderlerdi. Ne zaman fasulyenin haşlama suyunu süzse, tiksindirici hale gelen lavaboyu politikacı olarak düşünüyordu. (Yükselen Güneşin Ülkesinde)
- Nnedi'nin kakao kahvesi gözlerinin ışıldadığını , dudaklarını hızlıca oynatarak ayaklanmaların uzay boşluğunda oluşmadığını , din ve etnik kökenin sıklıkla siyasileştirildiğini, çünkü yönetilen açlar birbirini öldürdüğü sürece , yönetenin güvende olduğunu anlattığını hayal ediyor . (Boynunun Etrafındaki Şey)
- Şimdi ruha kendimize özgü kelimelerle dua edeceğiz,çünkü ruh,Tanrı'nın iradesi uyarınca bize aracılık edecektir. (Mor Amber)
- “Feminist olmak hamile olmak gibidir. Ya öylesindir ya değilsindir. Erkeklerle kadınların tamamen eşit olduğuna ya inanırsın ya inanmazsın.” (Feminist Manifesto)
- Şu anda okuyorum (Boynunun Etrafındaki Şey)
- İşte siyah olmakla ilgili dikkat edeceklerin: Ne hakkında konuşulduğuna dair hiçbir fikrin olmasa bile şakalarda karpuz ya da katran bebek sözcükleri kullanılırsa alınacaksın - ve Amerikalı olmayan siyah olarak ne hakkında konuşulduğunu muhtemelen bilmeyeceksin. (Üniversitede beyaz bir sınıf arkadaşım karpuz sevip sevmediğimi sorduğunda, ben de evet dediğimde, bir başka sınıf arkadaşım, "Tanrım, nasıl da ırkçısın," dedi; ben de kalakaldım. "Nasıl yani?") Beyazların yoğun olduğu bir yerde siyah bir kişi sana başıyla selam verdiğinde, sen de ona başınla selam vermelisin. Buna siyah selam deniyor. Siyahlar arasında, "Yalnız değilsin, ben de buradayım," demenin bir yolu. Beğendiğin bir siyah kadını tarif ederken her zaman GÜÇLÜ sözcüğünü kullan çünkü Amerika' da siyah kadınlar güçlü olarak bilinir. Kadınsan, aklından geçenleri kendi ülkendeki gibi söyleme. Çünkü Amerika'da kararlı siyah kadınlar KORKUTUCU'dur. Erkeksen de çok yumuşak başlı ol, asla çok heyecanlı davranma yoksa insanlar seni silah çekmeye hazır zanneder. Televizyon izlerken "ırkçı bir hakaret"in kullanıldığını işittiğinde hemen alınmalısın. "Tam olarak neyin hakaret sayıldığını bana söylemeyecekler mi?" diye düşünsen bile. Ne kadar alınacağına ya da bundan alınıp alınmayacağına kendin karar vermek istesen bile her koşulda alınmalısın. Bir suç işlendiği bildirildiğinde, bunun bir siyah tarafından işlenmiş olmaması için dua et ve bu suçu bir siyah işlediyse suç bölgesinden haftalarca uzak dur; yoksa suçlu profiline uyduğun gerekçesiyle durdurulabilirsin. Siyah bir kasiyer önünde bekleyen siyah olmayan müşteriye kötü hizmet verdiyse, bu kötü hizmeti telafi etmek için o müşterinin ayakkabısına ya da başka bir şeyine övgüler düz çünkü kasiyerin hatasından sen de onun kadar sorumlusun. lvy League üniversitelerinden birine gidiyorsan ve genç bir Cumhuriyetçi sana üniversiteye kabul edilmeni pozitif ayrımcılık uygulamasına borçlu olduğuna söylerse, lisedeki mükemmel notlarını ortaya döküverme. Onun yerine kibarca, pozitif ayrımcılıktan en fazla faydalanan kesimin beyaz kadınlar olduğunu söyle. Restorana yemek yemeye gidersen lütfen bolca bahşiş bırak. Yoksa senden sonra restorana giren siyah çok kötü bir servise maruz kalacaktır çünkü garsonlar kendilerine siyah masa düştüğünde homurdanmaya başlar. Anlıyorsun ya, siyahların bahşiş bırakmalarına engel olan bir geni var; lütfen o geni bastır. Siyah olmayan birine sana yapılan ırkçı bir muameleden söz ediyorsan kindar konuşma. Şikayet etme. Affedici ol. Mümkünse bunu eğlenceli bir şeye dönüştür. Her şeyden önemlisi, öfkelenme. Siyahların ırkçılık karşısında öfkelenmemesi gerekir. Yoksa anlayış göremezsin. Bu söylediğim sadece beyaz liberallerle yapılan konuşmalar için geçerli bu arada. Beyaz bir muhafazakara sana yapılan ırkçı muameleyi anlatma bile. Çünkü muhafazakar sana gerçek ırkçının SEN olduğunu söyleyecektir; senin de şaşkınlık içinde ağzın açık kalacaktır. (Amerikana)
- ... bazen hayat evliliğin bittiği yerden başlar. (Mor Amber)
- Belki de, halkımın birisinin hayalet olup olmadığını anlamak için yaptığı gibi eğilip bir avuç dolusu kum alıp ona atmalıydım. (Boynunun Etrafındaki Şey)
- ...kendilerine hizmet edenlerin insan olduğunu kabul etmek çok basit bir şeydi. (Yükselen Güneşin Ülkesinde)
- "Ben babamın kızıyım. Bu bir direnme ve reddetme eylemidir: Keder sana bittiğini, kalbin bitmediğini söylüyor." (Notes on Grief)
- Facebook başta onu heyecanlandırmıştı; eski arkadaşların hayaletleri bir anda karıları, kocalan, çocuklarıyla ete kemiğe bürünüyor, fotoğrafların altına yorumlar diziliyordu. Ama gerçekdışı havası, paralel yaşamlar yaratmak için resimlerle dikkatle oynanması ona itici gelmeye başladı; insanların Facebook'u düşünerek çektiği, arka plana gurur duydukları şeyleri yerleştirdikleri fotoğraflar. (Amerikana)
- Kederin en büyük işkencelerinin bir parçası da önemli şeyleri hatırlamanızı engellenmesidir. (Notes on Grief)
- Münasibət iki nəfər arasında baş verir, buna baxmayaraq, nəsə problem yarananda, onun əziyyətini bir nəfər təkbaşına çəkməli olur. (Amerikana)
- . Postkolonyal dünyamızın gerçek trajedisi, insanların çoğunluğunun bu yeni dünyayı isteyip istemedikleri konusunda hiçbir söz hakkına sahip olmaması değil; daha ziyade çoğunluğa bu yeni dünyayı müzakere edecek araçlar verilmemiş olmasıdır. ... (Yükselen Güneşin Ülkesinde)
- ''Erkekler dünyayı yönetmektedir.'' önermesi bir gerçekti ve mantıklıydı. Tabi bin yıl önce. Çünkü insanlar o zamanlar hayatta kalmak için en önemli özelliğin fiziksel güç olduğu bir dünyada yaşıyorlardı; fiziksel açıdan daha güçlü olan kişinin önderlik etmesi daha olasıydı ve erkekler genellikle fiziksel açıdan daha güçlüdür. Bugün bambaşka bir dünyada yaşıyoruz. Önderlik etmeye daha uygun kişiler fiziksel açıdan daha kuvvetli olanlar değil. Daha zeki, daha bilgili, daha yaratıcı, daha yenilikçi insanlar. Bu özelliklerin hormonlarla ilgisi yok. Bir erkek de bir kadın kadar zeki, yenilikçi, yaratıcı olabilir. Evrildik çünkü. Fakat toplumsal cinsiyetle ilgili görüşlerimiz aynı ölçüde evrilmedi. (We Should All Be Feminists)
- "Bu kız neden böyle bir baş belası olmak zorunda? Bu davranışlarına baktıkça keşke erkek olsaydı, diyorum." (Amerikana)
- ... hayat güç ama daha ölmedik. Bütün bunları karşımdaki sen olduğun için anlatıyorum. Başkası olsa, aç suratıma parlayıncaya kadar vazelin sürerdim. (Mor Amber)
- “If we do something over and over again, it becomes normal. If we see the same thing over and over again, it becomes normal. If only boys are made class monitor, then at some point we will all think, even if unconsciously, that the class monitor has to be a boy. If we keep seeing only men as heads of corporations, it starts to seem ‘natural’ that only men should be heads of corporations” (We Should All Be Feminists)
- We don’t teach boys to care about being likeable. We spend too much time telling girls that they cannot be angry or aggressive or tough, which is bad enough, but then we turn around and either praise or excuse men for the same reasons. All over the world, there are so many magazine articles and books telling women what to do, how to be and not to be, in order to attract or please men. There are far fewer guides for men about pleasing women. ''Erkek çocuklara sevimli olmayı, önemsemeyi öğretmiyoruz. Kızlara kızgın, saldırgan veya sert olamayacaklarını söyleyerek çok fazla zaman harcıyoruz, ki bu yeterince kötü, ancak sonra geri dönüp, aynı nedenlerle erkekleri övüyor veya mazur görüyoruz. Dünyanın her yerinde kadınlara erkekleri cezbetmek veya memnun etmek için ne yapacaklarını, nasıl olunacaklarını ve olmayacaklarını anlatan pek çok dergi makalesi ve kitabı var.'' (We Should All Be Feminists)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin