Kitap Künyesi

Yazar: Muhammed Hamidullah

Çevirmen: Kemal Kuşçu

Yayın Evi: Beyan Yayınları

İSBN: 9789754733236

Sayfa Sayısı: 208

Muhtasar Hadis Tarihi ve Sahife-i Hemam ibn Münebbih Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Hadislerin toplanmasının ve muhafazasının tarihi, üzerinde durulmaya ihtiyaç göstermeyecek kadar büyük bir öneme sahiptir. Bu eser, Peygamber (s.a.v)in yakın ashabından biri tarafından derlenmiş ve bugüne kadar gelebilmiş olan bir hadis kitabının yalnız metnini değil, belki şimdiye kadar sağa sola dağılmış olan belgeleri de toplamakta ve ilk Müslümanların, Peygamberlerinin (s.a.v) kıymetli hadislerinin derlenmesi ve gelecek nesillere ulaştırılması için sarfettikleri gayretlere ışık tutmaktadır; dolayısıyla bu sahada araştırmalar yapan ve son zamanlarda keşfedilen bu eserleri görmeden yazılar yazan Batılı bilim adamlarının sebep oldukları olumsuz kanaatleri ortadan kaldırmaktadır.

Muhtasar Hadis Tarihi ve Sahife-i Hemam ibn Münebbih Alıntıları - Sözleri

  • Resûlullah (s.a.v) buyurdu: Biriniz: "Bu Allah, mahlukatı yarattı, peki Allah'ı kim yarattı?!" diye soruncaya kadar soru sormayı sürdüreceksiniz!"
  • 93- Ve Resulullah (s.a.v) buyurdu: sizden biriniz "kâinatı yaratan Allah'tır, fakat Allah'ı kim yarattı?" dediği müddetçe soru üstüne soru sormaktan geri kalmayacaksınız.
  • Merakımın cevabını buldum: Buhari de derslerini dinleyenlerin arasına konulan üç kişi vasıtasıyla cümle cümle, kelime kelime duyururdu. - bu kişiler o zamanın ses büyütücüleri/hoparlörleri idiler-
  • Karanlıktan aydınlığa böyle birdenbire geçişe, bundan önceki çağların hiçbirinde rastlanmaz. Rivayete göre, İslamın doğduğu günlerde Mekke'de okuma yazma bilenlerin sayısı 17 kişiden fazla değildi.
  • Genç ve alim dostum Mustafa Azmi Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellemin ashabından 50'sinin gelecek nesillere yazılı olarak hadis bıraktıklarını açık ve reddi mümkün olmayan delillerle ispat etmiştir
  • Meşhur Hanefi fıkıhçısı Şems'ül Eimme es-serahsi şöyle yazar : Rivayet edilir ki, İranlılar Selman-ı Farisi 'ye bir mektup yazdılar ve ondan Fatiha suresinin çevirisini göndermesini istediler bu suretle o insanlar dilleri Arapça metne alaşıncaya kadar Fatiha suresinin çevirisini okudular. " Es-sarahsi mebsut
  • Enes bin Malik not ettiği defterleri çıkarır ve bunlar Peygamber'den işittiğim ve kendisine okuduğum hadislerdir, derdi.
  • "Ebu Hureyre'nin şöyle dediğini işittim: Resulullah'ın ashabı arasında benden fazla sayıda hadis rivayet eden yoktur, Abdullah bin Amr hariç. O, işittiğini anında yazardı, ben bunu yapmazdım."(Buhari 3:49) Abdullah derlediği hadis koleksiyonuna doğru kitap veya belgeler anlamına gelen Es-Sahife-i es-sadıka adını verdi
  • İbn Hanbel'e, ilerde ele alacağımız Hemmam'ın Sahifesi hakkında olduğu gibi, o paha biçilmez muazzam Müsned'ine, Abdullah İbn Amr (Es-Sahife-i es-sadıka) eserindekilerin hepsini kaydettiği ve aslının kaybından doğan zararı hafiflettiğinden ne kadar minnettar olsak azdır.
  • Ebu Hureyre dedi: insanlar bana (kusur bulmak kastıyla) derler ki, Ebu Hureyre çok hadis rivayet ediyor. Mekkeli (muhacir) kardeşlerimiz çarşıda alışverişle ve (Medineli) Ensar kardeşlerimiz ziraat ve bahçıvanlıkla meşguller iken, Ebu Hureyre karnının (açlıktan) kazınmasını düşünmeden Allah'ın Resulü'nün yanında ayrılmadı. Başkaları Kendi işleriyle meşgul iken, o onunla beraberdi bilmediği şeyleri öğreniyordu. Buhari 3:42
  • Hicret'in yaklaşık birinci asrı ortasında ait olan bu koleksiyon tarihi önemi bakımından çok kıymetli bir belgedir. "Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellemin hadislerinin yazılması, Peygamber'den 2 veya 300 sene sonra başlamıştır." iddiasında bulunanlar olmuş ve bu varsayıma dayanarak İbni hanbel, Buhari, Müslim, Tirmizi gibi şahsiyetlere hilekarlık isnad edilmiştir. İddianın sahipleri delillerini Peygamber ve Ashabı zamanında hadislerin yazılmadığı iddiası Üzerine dayandırmışlar. Halbuki şimdi Resulü Ekrem (s.a.v)'in en yakın ashabından birinin eseri elimizde bulunuyor. Dikkatle mukayeseli edildiği zaman İbni hanbel Buhari Tirmizi gibi sonradan gelen hadisçilerin hadislerin genel manası şöyle dursun, bir harfini bir noktasını dahi değiştirmemiş olduklarını görüyoruz.
  • Mesela Hemmam'ın aşağıdaki rivayetleri Buhari'nin ve Müslimin Sahihinde bulunabilir ve her ikisi de bizzat Hemmam'ın sahifesini kaynak olarak gösterirler, insanı etkileyen çok dikkat çekici bir olaydır ki hem Hemmam ile diğerleri hem de Buhari ve Müslim arasında bir nokta farkı dahi yoktur.
  • Ve Resulullah (s.a.v.) buyurdu: Melekler namaz kıldığınız yerde namaz kıldığınız müddetçe her biriniz üzerine Salat ve selam getirirler, abdesti bozulunca ya kadar "Ya Rab ona mağfiret et ya Rab ona merhamet et" derler
  • Ve Resulullah (s.a.v) buyurdu: Cenab-ı Hak, kâinatı yaratmaya karar verdiği zaman bir yazı yazı ve o, O'nun yanında arşın üstündedir: "Muhakkak ki rahmetim gazabıma üstündür."
  • Resulullah (s.a.v) buyurdu: Kim ki Allah'a kavuşmayı sever, Allah da ona kavuşmayı sever. Kim ki Allah'a kavuşmayı sevmez Allah da ona kavuşmayı sevmez.

Muhtasar Hadis Tarihi ve Sahife-i Hemam ibn Münebbih İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kitabın Yazarı Muhammed Hamidullah Kimdir?

Muhammed Hamidullah (d. 1908, Haydarabad - ö. 2002, Florida), İslam dünyası'nda tanınmış son dönem hadis bilginlerinden birisidir.

İlk öğrenimini Haydarabad'da tamamladıktan sonra, yine bu kentteki hukuk fakültesini bitirdi. Fakat İslami bilimlere özellikle de siyer ilmine olan merakından dolayı 1936'da Paris Üniversitesi'nde bu konuda eğitim aldı. Daha sonra Almanya'nın Tübingen Üniversitesi'ne kaydolarak "devletlerarası İslam hukuku" alanında ikinci bir doktora çalışması daha yaptı.

1947'de Paris'e yerleşerek ders vermeye başladı. Akademik çevrelerdeki ünü giderek arttı ve ders vermek için Fransa dışındaki ülkelere gitmeye başladı. 1950'li yıllarda Türkiye'ye gelerek İstanbul Üniversitesi Edebiyat ve Hukuk fakültelerinde ve İzmir, Ankara, Konya üniversitelerinde dersler verdi.

Hamidullah’ın Türkçe’ye çevrilerek yayımlanan başlıca eserleri şunlardır: İslam’a Giriş (1961), Hz. Peygamber’in Savaşları (1962), İslâm’ın Hukuk İlmine Yardımları (1962), İslâm’da Devlet İdaresi (1963), İmam-ı Azam ve Eseri (1963), Modern İktisat ve İslâm (1963), İslâm Fıkhı ve Roma Hukuku (1964), Kur’an-ı Kerim Tarihi (1965), İslâm Peygamberi (1966, 2 cilt), Muhtasar Hadis Tarihi ve Sahifa-i Hemmam b. Münebbih (1967), Resulullah Muhammed (1973), İslâm Hukuku Etüdleri (1984), İslâm Müesseselerine Giriş (1984), İslâm, Bilim ve Felsefe (1990), İlk İslâm Devleti (1992), İslâm’ın Doğuşu (1997), Hz. Peygamberin Altı Orijinal Diplomatik Mektubu (1998), İslâm Anayasa Hukuku (1998), El Vesaiku’s-Siyasiyye (1998), İslâm Tarihine Giriş (1999).

Muhammed Hamidullah Kitapları - Eserleri

  • İslam Peygamberi
  • İslam'a Giriş
  • İslam Tarihine Giriş
  • İlk İslâm Devleti
  • Hz. Peygamber'in Savaşları
  • Allah'ın Elçisi Hz. Muhammed

  • İslam Müesseselerine Giriş
  • Kur'an-ı Kerim Tarihi
  • İmam-ı Azam ve Eseri
  • İslam'ın Doğuşu
  • İslamiyet ve Hıristiyanlık
  • Muhtasar Hadis Tarihi ve Sahife-i Hemam ibn Münebbih
  • İslam Anayasa Hukuku

  • Sorunlar Sorular ve Cevaplar
  • İslam'ın Hukuk İlmine Katkıları
  • Aziz Kur’an
  • İslam'da Devlet İdaresi
  • Hz. Peygamber'in Altı Diplomatik Mektubu
  • İslam Genel Bir Bakış
  • Введение в Ислам

  • Le Saint Coran
  • Resulullah Muhammed

Muhammed Hamidullah Alıntıları - Sözleri

  • (Hz. Hatice (r.a) o zaman 28, kimilerine göre de 40 yaşındaydı; Fizyolojik ve jinekolojik nedenler birinci rakamı daha inandırıcı kılmaktadır; zirâ Hz. Hatice (r.a) evlilikten sonra yedi çocuk doğurmuştur.) (İslam'a Giriş)
  • Ne kadar büyük olursa olsun, hiçbir kral, Allah'ın Resullerinden biri kadar hürmet görmemiştir, velev ki bu "Resul" fakir ve her türlü maddi gelirden mahrum olsun. (İlk İslâm Devleti)
  • Sahtekarlık inancın munafıklığıdır. (İlk İslâm Devleti)
  • "Bilgi Müslümanın kaybolmuş malıdır, nerede bulursa onu alsın." (İslam'a Giriş)
  • Onlar inananlar ve kalpleri Allahı anmakka huzura kavuşanlardır. Değil mi ki kalpler, ancak allahı anmakla huzura kavuşur. Ra'd 28 (Aziz Kur’an)
  • El-Münzir şöyle cevap verdi: “Sizin dininizin en çok hoşlandığım tarafı, sadece dünü ya da sadece ahiretle sınırlı olmayıp, her iki dünya saadetini birleştirmesidir. Niçin onu kabul etmeyeyim?” (Hz. Peygamber'in Altı Diplomatik Mektubu)

  • Yine Hz. Peygamber'in, ölüm döşeğinde iken verdiği şu emrini de hatırlatalım: "Benim gayr-i müslimlere verdiğim himâyeye, (emana) titizlikle riayet ediniz" (Bkz., Mâverdî). Bir başka hadiste Hz. Peygamber şöyle buyuruyor: "Eğer bir kimse, gayr-i müslim vatandaşa zulmederse; kıyamet günü onların avukatı (zülmeden müslümana karşı) ben olacağım." (İslam'a Giriş)
  • Her bölgede, o bölgenin siyasi temsilcisi aynı zamanda caminin imamıydı. Şu halde, bu bölgedeki Müslümanlardan herhangi birinin bir şikayeti olduğunda kadıya gireceğine doğrudan doğruya camiye gider ve şikayetini caminin imamına bildirildi. Çünkü İmam o bölgenin aynı zamanda siyasi lideriydi. (İslam Müesseselerine Giriş)
  • Medine'de Peygamberimizin yazdırdığı anayasa, dünyada en eski yazılı anayasadır. İçinde bir devletin ihtiyaç duyduğu savunma, adalet vs. gibi bütün konuların açıklamasını bulabiliriz. Bu arada Müslümanlar, Müslüman olmayanlar arasındaki ilişkilere de yer verilmiştir. Meselâ, bir maddesinde "Müslümanlar kendi dinlerine, Yahudiler kendi dinlerine göre yaşarlar" denilmektedir. Yani dini meselelerde eşitlik ve özgürlük vardır. (İslam Tarihine Giriş)
  • Ancak gerek ilk halîfelik, gerekse ilk halîfeden sonraki halîfelik konusu tarihî bir mevzudur. Dinin aslından olan bir mesele değildir. Fakat Müslümanlar arasında maalesef bu, itikadî mevzulardan bir parça halini almıştır. (İslam Tarihine Giriş)
  • Peygamberler de sadece Yahudi ve Hıristiyanların değil, aynı zamanda, İslâm'ın nebîsidirler. Madem ki İslâm, kesintisiz, devamlılık ve istisnasız şumûl dinidir, o halde tarihi de sonsuzdur. (İslam Tarihine Giriş)
  • "Ve hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyin ardına düşme. Kulak, göz ve kalp ; gerçekte, insan bütün bunlardan sorguya çekilecektir." isra 36. Ayet (Aziz Kur’an)
  • Buhari'nin "Abdurrazzak'dan, o da Ma'mer'den, o da Hemmam'dan o da Ebu Hüreyre'den naklettiğine göre, Hz. Peygamber'in şöyle söylediğine ilişkin şu hadisi Ahmed b Hanbel'den aldım" deyişini düşünelim. II. Dünya Savaşı'nın sonundan beri, Hemmam'ın, Ma'mer'in ve Abdurrazzak'ın el yazma nüshaları bulunmuştur, - Ahmed b Hanbel'in eseri de çoktan beri bilinmektedir - Buhari'den önceki kaynaklarda araştırma yapılırsa, görülür ki Buhari ne yalan söylemiştir, ne de kendi döneminin basit folklorunu toplamıştır. O, yazılı ve kesin kaynaklara dayanmaktadır. (Kur'an-ı Kerim Tarihi)

  • Dünya üzerinde doğru yoldan haberdar olan kalmayınca, Allah'ın insanlara olan şefkati, onlara son bir peygamber göndermeyi gerektirmiş, Allah'ın salât ve selâmı üzerine olsun, Hz. Muhammed'i göndermiştir. Madem ki gelen son din, son kitap Kur'an'la ayaktadır, tek harfi değişmeden muhafaza edilmiştir, o halde bir başka peygamber göndermesine gerek yoktur. (İslam Tarihine Giriş)
  • Böylece bir mucize meydana geldi: Hz.Musa, Yahudilerin doğan çocuklarının öldürüldüğü bir senede doğdu, fakat bu çocukların öldürülmesini emreden kralın himayesinde büyüdü. (İslam Tarihine Giriş)
  • Mekkelilerin Kabe'nin önünde yaptıkları bir sabah ibadetleri vardı. Bu ibadetin şekli belirli olmamakla birlikte eğilmek, yere kapanmak gibi şekillerde olduğu bilinmektedir. (Allah'ın Elçisi Hz. Muhammed)
  • (Yeri gelmişken belirtelim, Çin'deki camiler Fransa'dakilere veya İngiltere'dekilere veyahut doğudakilere benzemezler, minareleri de yoktur.) (İslam Genel Bir Bakış)
  • “İşte böylece insan, kendi isteği ile Allah’ın halifesi oldu. Halife olarak da en üstün yaratık oldu ve hatta kendisinin önünde melekler eğildiler. İslam tarihi işte o zamandan itibaren başlar.” (İslam Tarihine Giriş)
  • Sayıları on tane olan Puranaların birisinde, âhirzamanda çölde bir adamın doğacağı, annesinin isminin "Güvenilir" (Amine?), babasının isminin "Allah'ın kulu" (Abdullah?) olacağı belirtilmektedir. (İslam'ın Doğuşu)
  • "Belki bugünkü Mekkeliler İslâm'ı kabul etmeyebilir, fakat yarın çocuklarının İslâm'a girmeleri mümkündür." (İslam Tarihine Giriş)