Kitap Künyesi

Yazar: İhsan Süreyya Sırma

Yayın Evi: Beyan Yayıncılık

İSBN: 9789754735895

Sayfa Sayısı: 2400

Müslümanların Tarihi (5 Cilt Takım) Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma tarafından hazırlanan ve uzun süredir yayınlanması merak ve heyecanla beklenen Müslümanların Tarihi isimli eser 5 cilt olarak yayınlandı. İslam Tarihi üzerine çalışmalarıyla bilinen ve 40 yılı aşkındır hem yetiştirdiği öğrenciler hem de yayınladığı kitaplarla onbinlerce kişi üzerinde önemli etkileri olan İhsan Süreyya Sırma Hoca, 'hayatının eseri' mesabesinde olan çalışmasını tamamladı ve bu değerli eser Beyan Yayınları tarafından yayına hazırlanarak okuyucularının istifadesine sunuldu. Yayın dünyasında, tek kişi tarafından hazırlanan ve Müslümanların siyasi tarihini Hz. Âdem'den günümüze kadar inceleyen ikinci bir örneğin olmayışı, bu çalışmayı daha da anlamlı kılıyor. İhsan Süreyya Sırma hoca bu çalışmasında, sadece dünya Müslümanlarının tarih boyunca hangi devlet isimleri altında ve kimler tarafından yönetildiklerini anlatmıyor aynı zamanda yaptığı yorumlarla geçmişte yaşananların günümüzdeki anlamına da işaret ediyor ve bundan nasıl dersler çıkarmamız gerektiğine dikkat çekiyor. 

***

Müslümanların Tarihi'nin 1. cildi, "Tarih Nedir?" sorusunun cevabını aramayla başlıyor. Tarihin, Kur'an'dan ayrılması mümkün olmayan, onunla kâim, insanı ideale götüren bir ilim olduğu vurgulanıyor. Âdem (a.s) ile başlayıp kıyamete kadar devam edecek olan tarihin, sadece okullarda okutulan geçmiş hadiseler kronolojisi olmadığını; bilâkis insanoğlunun yaşamıyla çok yakından ilgili ve yaşanan hayatın kendisi olduğuna dikkat çekiliyor. Daha sonra tarihin temel kaynaklarından biri sayılan Kur'an ayetlerinden hareketle ilk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem'in hayatından başlayıp tüm peygamberlerin hayatları anlatılıyor. 

***

Müslümanların Tarihi'nin 2. cildi, Hz. Muhammed'in İslam'ı tebliğ görevini üstlenmesiyle başlıyor. İslâmî tebliğin kolay olmadığı, işkence çekmeden, ezâ görmeden bu ilâhi görevin yerine getirilemediği, Sünnetullah'ın bu olduğu anlatılıyor. İslâmî tebliğ yüzünden sadece Hz. Muhammed (s.a.s) ve ashabının değil, onlardan önceki peygamberler ve onların ümmetlerinin de bu uğurda işkence çektikleri vurgulanıyor. Daha sonra Hz. Muhammed (s.a.s)'in Medine'de geçen son on senelik peygamberlik döneminin hem sosyal yapılanma hem de askerî cihâdla/savaşla geçtiği anlatılıyor. Cihâdın gayesinin insanları zorla Müslüman yapmak olmadığı, tek amacın Allah'ın mesajının insanlara ulaştırılma gayreti olduğu, bunu önlemeye çalışanlarla mücadele edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Müslümanların

***

Tarihi'nin 3. cildinde, Hz. Peygamber'in vefatından sonra hilafete seçilen Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali'nin yaşadığı dönem ile daha sonra yönetimi ele geçiren Emeviler'in saltanat dönemi inceleniyor. Müslümanların ilk yöneticileri olan ve daha sonra gelecek yöneticiler için en uygun model olduğu için "Örnek Halifeler Dönemi" olarak anılan bu dönemde görev yapan Halifeler'in yönetime getirilişleri ve İslam Devleti'nin temellerinin atıldığı süreç anlatılıyor. Ayrıca, daha Hz. Osman hayatta iken halifeliği düşünmeye başlamış olan Muaviye'nin bir vali olarak devlet başkanı olan Hz. Ali'ye itaat etmeyişinin ictihâd olarak değerlendirilemeyeceğine dikkat çekiliyor ve bu uygulama ile Müslümanların Tarihi'nde bir kırılma yaşandığı ve saltanat döneminin başladığı vurgulanıyor. 

***

Müslümanların Tarihi'nin 4. cildinde, Emeviler dönemini sona erdiren Abbasiler'in saltanat dönemi ile Endülüs Emevileri, Selçuklular ve Haçlı Seferleri inceleniyor. Bu dönemde İslami fetihlerin devam etmesine rağmen birçok İslâmî kavramın sulandırılıp öz anlamından saptırılmış olduğu vurgulanıyor. Özellikle, devlet yönetimi ve saltanat sistemi ile "ulü'l-emr" mües-sesesinin, devlet başkanlarının oyuncağı haline getirilmiş olduğuna dikkat çekiliyor. Klasik ve modern dönemlerdeki saltanatlara ait diktatörlüklerin, kutsal aile ya da zümre imtiyazlarının, zinde güçler dokunulmazlıklarının İslam dışı olduğu vurgulanmaya çalışılıyor. 

***

Müslümanların Tarihi'nin 5. cildinde Osmanlı Devleti inceleniyor. Osmanlı Devleti'nin dünyamızda 'İmparatorluklar Dönemi' diye tanımlanabilecek bir dönemin son temsilcilerinden biri olduğu ve bünyesinde farklı dilden, ırktan ve dinden pek çok topluluğu barındırması bakımından günümüz devletlerinden farklı özellikler taşıdığına dikkat çekiliyor. Kronolojik olarak tüm padişahların hayatları anlatılarak Osmanlı Devleti'nin, yetersiz yöneticiler yanında Fransız Devrimi'nden sonra toplumlara sirayet etmiş olan nasyonalizm/milliyetçilik virüsü ile her milletin kendi ulus devletini kurma kavgası vermesi yüzünden tarih sahnesinde yer aldığı 6 asırlık bir ömürden sonra yıkıldığı anlatılıyor. Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma, bu güne kadar yazdığı irili-ufaklı otuzu aşkın eserden sonra bu kitapla ilmi çalışmasını taçlandırmış oluyor. Daha önceki eserlerinde olduğu gibi bu çalışmasında da okuyucularına farklı bir bakış açısı yanında farklı bir bilinç aşılamayı da hedefliyor. Hz. Âdem ile başlayıp kıyamete kadar devam edecek olan tarihin, sadece okullarda okutulan geçmiş hadiseler kronolojisi olmadığını, bilâkis insanoğlunun yaşamıyla çok yakından ilgili olup yaşanan hayatın kendisi olduğuna dikkat çekiyor. Tarihlerini bilmeyen birey ve toplumların, başkalarına bağımlı ve uydu olmaya mahkûm olacaklarını, eğer bu bilinçte olmazlarsa, kendilerine öğretilenden başka bir hakikati göremeyeceklerini anlatmaya çalışıyor. Allah'ın geçmişte bu hakikatleri insanlara öğretmek için Peygamberler gönderdiğini, günümüzdeki insanların bu hakikatleri öğrenmek için peygamberlerin yoluna tabi olmalarını, bunun için de tarihlerini bilmeleri gerektiğini önemle vurguluyor.

***

Müslümanların Tarihi, 5 cilt bile olsa, tek bir kitapla ilk insandan günümüze kadar Müslümanların değişikyeryüzündeki siyasi hayatlarını kronolojik olarak anlatması açısından onlarca kitabın göreceği fonksiyonu tek başına yerine getiriyor.Bu eserin, hem İhsan Süreyya Sırma'nın kitaplarıyla büyümüş çok sayıda okuyucunun bu çalışmanın yayınlanmasını sabırsızlıkla beklemelerinden hem de bu özellikteki bir esere duyulan ihtiyaçtan dolayı, ilgi odağı olacağını tahmin etmek zor değil.

(Tanıtım Bülteninden)

Müslümanların Tarihi (5 Cilt Takım) Alıntıları - Sözleri

  • Tarih, ibret alınmak için hem yazılır, hem de okunur. Yâni sırf eğlence olsun diye bir tarih kitabı alınıp okunmaz... Târih ne bir roman, ne de bir hikâyer. Târih, insanoğlunun, zaman içinde, tatlı, fakat çoğu kez de acı olan bir serüveninden ibarettir. O insanoğlu bazen bir Peygamber, bazen bir ümmettir; bazen bir “Efendi”, bazen bir köledir; bazen bir kral, bazen kralın emrinde bir askerdir; bazen zengin, bazen fakirdir; bazen zalim, bazen mazlumdur; bazen katil, bazen maktuldür; bazen gazi, bazen şehittir; bazen mümin, bazen kafirdir... Fakat ne olursa olsun, bütün insanların değişmeyen ortak bir yanı vardır ki, o da ölümdür... İşte o ölümle başlıyor insanın gerçek tarihi ve bu gerçek tarihe akıştır akıbetimiz... Ölümle ortaya çıkar kimin gerçekten insan olduğu ve kimin insan gibi göründüğü... Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma / Müslümanların Tarihi 4. Cilt
  • İnsan kendisini zenginleşmiş (bir makama gelmiş, imza yetkisine sahip olmuş, saltanatı eline geçirmiş) görünce sapıtır. Alak suresi 6-7
  • Saraya yakınlığı ile bilinen bir İtalyanın anlattığına göre, IV.Murad sık sık Machiavelli okur ve baskıcı yönetimi ondan öğrenirdi.
  • Fetihten sonra Fatih Sultan Mehmet, fetih günü öğle vaktinde maiyetiyle birlikte Ayasofya'ya gitti. Unutulmaz bir gün yaşanıyordu. Fatih atından inip Ayasofya'ya girdiğinde Müslüman askerlerden birisinin kilise mermerlerinden bir tanesini kırmakta olduğunu gördü ve ona neden o mermeri kırdığını sordu. Asker, "dinim gereği" cevabını verince Fatih, elindeki kılıçla askere vurup böyle yapmaya hakkı olmadığını söyledi. Bilahare bu kadim kiliseyi camiye çevirdi ve orada ilk cuma namazını kıldı.
  • Yazdığı bazı şiirler olsa da IV Murad, şiddet eğilimine sahip olduğu için şair ruhlu birisi değildi.
  • O halde Müslümanlar Kur'an'ı okurlarken, ateşe atılan hz İbrahim için gözyaşı dökeceklerine, onun neden ateşe atıldığını, o toplumda ilahlaştırılmış kimselerin put heykellerini neden kırdığını düşünecekler ve ona göre ibret ve ders alacaklardır.

Müslümanların Tarihi (5 Cilt Takım) İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Tarih tarih tarih...geçmişini bilmeyen geleceği göremez .....en sevdiğim okumaktan büyük zevk aldığım , bazan her okuduğumda farklı yerlerinde ve zamanlarında hapsolduğum tarihim .... İhsan hocamın ellerine yüreğine sağlık ...mutlaka ama mutlaka her Müslümanım diyen kişinin evinde olması gereken bir eser ...kitap öyle güzel bir şekilde dizayn olmuş ki sayfalar akıp gidiyor...hele birde resimler var sayfa kenarlarında ....5 cildi de okurken duygular geçidinden geçtim ...kitap Hz Adem' den Osmanlı Devleti'nin sonlarına doğru....bizim atalarımızdan geçtikleri yollardan bahsediyor ...inanın yormadan ,sanki bir pencere açılıp oradan bakıyorsunuz yaşanmış olanlara ....kitap sadece siyasi yönlerde ilerliyor ....okunması dileğiyle .... (Aşsız eşsiz işsiz)

Hz. Adem(as) ile başlayan tarih yolculuğu Osmanlı Devletinin yıkılması ile son buldu. Yazar beş ciltlik bu eserde olayları tarafsız bir gözle değil tamamen İslami bir bakış açısıyla inceliyor. Adalet ve nizamın devletleri refaha, zulüm ve adaletsizliğin ise devletleri yıkılmaya götürdüğünü birçok devletin tarihinden yola çıkarak anlatmaya çalışıyor. Saltanat sistemini eleştiren yazar Osmanlı'nın yıkılma sebeplerinden birini de saltanat sistemi ile çocuk ve beceriksiz insanların tahta geçmesi olarak nitelendiriliyor. Sonuç olarak bir solukta okunacak güzel bir eser. Tabi ki yazarın başta söylediği gibi kitap detaylara inmiyor devletlerin sadece siyasi yönlerini ele alıyor. (Zifiri)

İlk 2 kitabı bitirdim. Ve 3.süne başlamak için sabırsızlanıyorum. Şubat gelir gelmez başlayacağım nasip olursa Daha önce yanılmıyorsam 7 kitabını okudum İhsan Süreyya hocanın. Anlatış tarzını, yaptığı yorumları, oluşturduğu kaliteli içerikleri çoook beğeniyorum. Beğeniyorum demek haddime bile değil aslında. Böyle ilim sahibi bir şahsın kitapları elbette beğenilecektir. "İslam Tarihini Adem aleyhisselam'dan, Osmanlı'ya kadar okumak,öğrenmek istiyorum. Elimde tertipli,düzenli, güvenilir bir kaynak olsun, dili ağır olmasın, net ve makul olsun" diyen kardeşlere şiddetle tavsiyemdir. Hem kaynaklarla, hem de sıkmadan anlatılan tarih diye bir şey varmış. Bunu İhsan Süreyya hocanın kitaplarında gördüm. Belki de hayranlığımın en büyük sebebi budur. Siz ne düşünüyorsunuz bilmiyorum ama, bir Müslümanın kesinlikle tarih bilgisine sahip olması gerektiğini düşünüyorum ben. Her ayrıntıyı aklımızda tutamayabiliriz fakat, genel çerçevede belli başlı noktaları bilerek geleceğimizi de ona göre planlayıp yorumlayabiliriz(neyi planlıyorum acaba, düşmana karşı nasıl taarruza geçeceğimizi mi?yine kendimi kaptırdım). Bendeki kitaplar ansiklopedi boy olanlardan değil. Normal kitap boyundan biraz daha büyükler. Fiyatı da kitapyurducom da zannedersem 120-130 TL civarı bir şeydi. Ansiklopedi boy olanları daha pahalı(bence bendekiler gayet kullanışlı, boşuna fazla para vermeyin derim). Rabbim faydalanmayı nasip etsin. Bir serinin daha sonuna geldik Bitmesini hiç istemediğim bir eserdi ama bir an önce tüm ciltleri okuyup, edindiğim malûmatlarla, kafamda eksik kalan parçaları tamamlama heyecanı içinde idim süreç boyunca. İhsan Süreyya hoca tarih yalnızca geçmişteki olayları kronolojik sırası ile ezberlemek değildir diyor. Çıkarılan dersler, yorumlar, değerlendirmeler hayata bakış açısını değiştirmeli insanın. Aynen dediği gibi, kaleme aldığı eserinde okuyucuya bilgi verirken bir yandan da yaptığı değerlendirme ve eleştirileriyle konular üzerinde bol bol tefekkür ettiriyor. Kimi zaman olaylar karşısındaki sitemini ifade ediyor, sen de üzülüyorsun; Müslümanlara yapılan zülumden bahsediyor, "Bunlardan habersiz olan nice Müslüman var şu yeryüzünde.." diye dertleniyorsun. Geçtiğimiz günlerdeki bir söyleşisinde, "İnsanın bir derdi olacak. Öğütler isimli kitapta Feriduddin; "Bir dert edin kendine. Eğer yok dersen gel benden ödünç al" diye tavsiye veriyor" demişti İhsan Süreyya hoca. Sonra da, "derdini vermiyor dikkat edin, ödünç al diyor" diye ekleme yapmıştı. Çünkü insanın derdi davasıdır. O derdi edindiği zaman bir şeyler uğrunda mücadele eder, hayat gayesi edinir. Kitap 5 ciltten oluşuyor. 1.cilt Adem aleyhisselam ile başlıyor, 5.cilt ise Osmanlı'nın son padişahı ile bitiyor. Medine İslam Devleti, Emeviler, Abbasiler, Endülüs.. hepsiyle ilgili bilgilere yer verilmiş eserde. Bu eserin hayatımda büyük bir öneme sahip olduğunu ve olacağını söyleyebilirim. Rabbim isteyen herkese edinmeyi, okumayı ve öğrenmeyi nasib etsin (Hande Yılmaz)

Kitabın Yazarı İhsan Süreyya Sırma Kimdir?

Prof. Dr. İhsan Süreyya SIRMA, 10 Temmuz 1944 yılında, Siirt’in Pervari ilçesinde doğdu. İlk öğrenimini Pervari’de yaptıktan sonra; Orta ve lise öğrenimini Siirt’te tamamladı. 1962 yılında girdiği Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni, 1966 yılında bitirdi. Üniversite öğrenimi sırasında, bir müddet Batman’da, Türk Petrollerinde işçi, bir müddet de Diyanet İşleri Başkanlığı’nda memur olarak çalıştı.

Üniversite mezuniyetinden sonra, orta öğrenimini yapmış olduğu Siirt Lisesi’ne öğretmen olarak atandı. 1967 baharında, devlet doktora burs sınavını kazanarak, İslâm Tarihi dalında doktora yapmak üzere Fransa’ya gitti. Aslında o, İngilizce’den sınavı kazanıp İngiltere’de doktora yapması gerekirken, yetkililer, bilinmez bir sebepten dolayı onu Fransa’ya gönderdiler. Bundan dolayı bir senesini Fransızca öğrenimine harcadı. Paris’te, College de France’da Prof. Dr. Jacques Berque’le başladığı doktora öğreniminin yan çalışmaları içerisinde, Arapça öğrenimi için 1969-1970 ders yılında Tunus’ta bulundu; ve Zeytuna Üniversitesi’nde, Arapça’nın yanı sıra, Büyük sosyolog Fadıl b. Aşur’un derslerine devam etti.

1973 mayısında, “İslâmî İlimler” dalında doktor olarak Türkiye’ye döndü. 1973-74 ders yılında Erzurum Yüksek İslam Enstitüsünde İslam Tarihi hocalığı yaptı. 1974 yılında Atatürk Üniversitesi İslâmî İlimler Fakültesinde İslam Tarihi Doktoru olarak göreve başladı. 1980 yılında Doçent, 1989 yılında Profesör oldu. 1993 yılında naklen Sakarya Üniversitesine geçti; ve 1995 yılına kadar bu Üniversitenin İlahiyat Fakültesinde İslam Tarihi öğretim üyeliği yaptı; ve aynı yıl zorla bu üniversiteden emekli edildi. 1995-1997 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanlığı görevinde bulundu.

İslam Tarihi dalında 30 kitabı, ve 200’ü aşkın ilmî makalesi yayınlandı. Ulusal, ve uluslar arası bir çok konferansa katılarak tebliğler sundu; Zaman, Yeni Devir, Milli Gazete, Yeni Şafak gibi gazete; ve İslâm Mecmuası, Yeni Dünya, Bilgi ve Hikmet, Tarih Dergisi, Tarih Enstitüsü Dergisi, Tarih ve Toplum gibi değişik dergilerde, tarihle ilgili makaleler yazdı. Kanal 7’de dört seneyi aşkın bir süreyle “Seyahatnâme” adı altında tarih programları yaptı. Kendi alanındaki araştırmalarını takip edip sürdürecek derecede Fransızca, İngilizce, Arapça, ve Farsça bilmektedir. İhsan Süreyya Sırma evli olup, üç çocuk babasıdır.

İhsan Süreyya Sırma Kitapları - Eserleri

  • İslami Tebliğin Mekke Dönemi ve İşkence
  • İslam Öncesi Mekke Dönemi ve Hz. Muhammed
  • İslami Tebliğin Medine Dönemi ve Cihad
  • Emeviler Dönemi
  • İslami Tebliğin Örnek Halifeler Dönemi
  • Nehirlerin Dili

  • Abbasiler Dönemi
  • Nasıl Sömürüldük
  • Peygamberler Tarihi
  • Ah Endülüs
  • Müslümanların Tarihi (1. Cilt)
  • Sömürü Ajanı İngiliz Misyonerleri
  • Pakia Mektupları

  • 2. Abdülhamid`in İslam Birliği Siyaseti
  • İşte Önderimiz Hz. Muhammed
  • Tarih Şuuru
  • Tanzimat'ın Götürdükleri
  • Müslümanların Tarihi (2. Cilt)
  • Dağların Sırrı
  • Müslümanların Tarihi (3. Cilt)

  • Müslümanlarda Yanlış Din Anlayışları
  • İslam ve Tarih
  • Haçlı Seferleri
  • Müslümanların Tarihi (4. Cilt)
  • Medine Vesikası Işığında Yahudi Meselesi
  • Müslümanların Tarihi (5 Cilt Takım)
  • Bir Garip Tarih

  • Ezan Ya Da Ebedi Kurtuluşa Çağrı
  • Müslümanların Tarihi 5. Cilt
  • Neler Sordular
  • Yalan Dünyayı Adımlarken
  • Sömürü Ajanı Amerikan Misyonerleri
  • Belgelerle 2. Abdülhamid Dönemi
  • Selahaddin Eyyûbî

  • Hz.Muhammed
  • Halname
  • Çin Müslümanları ve Çin'e Seyahat
  • Alaturka Demokrasi Alaturka Laiklik
  • Seyahatname-i Süreyya
  • Osmanlı Devletinin Yıkılışında Yemen İsyanları
  • Sen Geldin

  • Ano Yemen'dir
  • Müslümanların Tarihi'ne Giriş
  • Türkiye'de Yanlış Din Anlayışı
  • II. Abdülhamid'in İslam Birliği Siyaseti
  • Viyana Günleri

İhsan Süreyya Sırma Alıntıları - Sözleri

  • Allah, Tûr'a çağırdığı Peygamberi Mûsâ'ya "ayakkabılarını çıkar! Çünkü sen mukaddes Tuvâ vadisindesin!" buyurmuştu... (Seyahatname-i Süreyya)
  • Fransızca'da bir atasözü var: Öğretmek ikinci defa öğrenmektir. (Neler Sordular)
  • Seven sevdiğine sevdiğini söylesin. (Hz.Muhammed)
  • Ne yazık ki Müslümanlar onun içtihadını unutup davranışını gözardı ettiler ve hayatlarını sultanları alkışlamakla geçirdiler. Bir dönem “Padişahım çok yaşa!" dediler, bir başka dönem de “Bizi kim, nasıl ve hangi rejimle yönetirse yönetsin; bize düşen itaat etmektir!” zihniyetinin öncüleri oldular. Böylece Müslümanları zalim yöneticelere ve Batı uşaklarına kul ettiler. Sonuçta da Müslümanlar, asırlar boyu kul oldukları sultanlar ve yöneticiler tarafından sömürüldüler, sömürüldüler... (Müslümanların Tarihi (4. Cilt))
  • Hira üniversiten, Sevr dağı akademin, Hicret menzillerine, ilim ile sen geldin (Sen Geldin)
  • Şu göğe doğru yükselen ince uzun yapılar nedir? -şoför : minare .dedi. Prof.yine sordu: ne için kullanılır bu minareler? -şoför: ezan okumaya. Dedi. Miyahara sordu: ezan ne için okunur? -şoför: namaz bildirmek için dedi . Prof: Namaz Müslümanlığın şartlarından biri ,bunu mazeretsiz terk eden müslümanlar ehli sünnet imamlarından üçüne göre de müebbed hapisle cezalandırılırlar,değilmi şoför efendi? Diye sordu. -şoför gayri memnun bir tavırla : bilmiyorum.dedi. Prof: affedersinüz sizi müslüman sanmıştım da.! Deyince şoför parladı. : tabii Müslümanım babam dört defa Hacca gitti; her sene kurban keseriz ,ama namaz kılmam ,bazen de içerim.Allah affeder be kafanı takma abi yeter ki için temiz olsun !Ehli sünnet dedin ya ; çocuklarımızı da sünnet ederiz tabi ,hem de en pahalı salonlarda ,en pahalı içkilerle ...profesör sustu.. (Pakia Mektupları)

  • "Evet, gerçekten ortakların çoğu, birbirlerinin haklarına tecavüz ederler. İnanan ve sâlih ameller yapanlar bunların dışındadır. Ama onlar da ne kadar azdır!" dedi. Dâvûd, kendisini imtihân ettiğimizi sanarak Rabbinden bağışlanma diledi ve rüku ederek yere kapandı; tövbe etti. (Peygamberler Tarihi)
  • insanların değil, insanları yaratanın emirlerine bağlanmayı kendimize ilke edindiğimiz gün, adımımızı kurtuluş dünyasının kapısından içeri atmış sayılırız. (Türkiye'de Yanlış Din Anlayışı)
  • Müslümanların tarihinde öylesi dönemler var ki, İslam ile ilgisi bulunmamaktadır, ihanet dolu olaylar olduğu gibi, bizlere kahraman olarak tanıtılan mücrimler ve hainler de mevcut bu tarihte. (Neler Sordular)
  • İnsan kendisini zenginleşmiş (bir makama gelmiş, imza yetkisine sahip olmuş, saltanatı eline geçirmiş) görünce sapıtır. Alak suresi 6-7 (Müslümanların Tarihi (5 Cilt Takım))
  • Yoktur bu vücudun i'tibârı, Hakk âyinedir cihan ğubâri. (Sömürü Ajanı İngiliz Misyonerleri)
  • Adem'in şahsında Allah'a secde etmeyip isyan et­tiğinden, melekler arasında olmasına rağmen şeytanlaşıvermiştir. O halde melek ve şeyta n olmak; insan olmak veya olmamak, Allah'a karşı takınılan tavra bağlıdır. (İslam Öncesi Mekke Dönemi ve Hz. Muhammed)
  • Urbain’in iddialarına göre Müslümanlar hen Hristiyan Hacılarına, hem de Kudüs’teki mukim olan Hristiyanlara zulmediyorlardı ki bu, Hristiyan yazarlarının da kabul ettikleri gibi bir iftiraydı (Haçlı Seferleri)

  • İslâm ordusunun içinde münafıklar da vardı. Dilleriyle imân ettiklerini söyleyip, İslâm düşmanlığı yapanlar... İslâm toplumunun kanser kaynağı tipler!... Bunlar, namaz da kılarlar, hatta kıldırırlar, oruç da tutarlar, Hacc'a giderler; hatta ve hatta cihada bile katılırlar. Kur'an okurlar!.. Ne var ki bunlar, İslâm'a savaş açmış devletlerin emrinde olan Allah düşmanlarıdırlar... (İşte Önderimiz Hz. Muhammed)
  • "Dünya insanları üzdüğü kadar sevindirmez. Yani az sevindirir, çok üzer." (Emeviler Dönemi)
  • Bütün tarih boyunca ve günümüzde, ne zaman ki Müslümanlar birbirleriyle uğraşmışlar; bundan yararlananlar düşmanlar olmuş ve fırsattan istifade ederek savaş açmış ve de galip gelmişlerdir. (Abbasiler Dönemi)
  • "La" sı olmayanın, "illa" ile gerçekleştirilecek bir inkılabı yoktur. (Nasıl Sömürüldük)
  • Haydi Filistin'de çocuk katleden Siyonist'e hesap sormaya! Haydi Eba Gurayb hapishanesinde masum kadınların ırzına geçen işgalci Amerikalının igrenç ihtirasını durdurmaya! (Ezan Ya Da Ebedi Kurtuluşa Çağrı)
  • Aslında Islahat Fermanı , gayr-i Müslimlere hak ve imtiyazları verme fermanıdır . (Tanzimat'ın Götürdükleri)
  • Dünya da bir gün yaşayacaksak, şahsiyetli yaşayalım o günü! (Pakia Mektupları)