Kitap Künyesi
Yazar: Andrey Platonov
Çevirmen: Günay Çetao Kızılırmak
Orijinal Adı: Счастливая Москва
Yayın Evi: Metis Yayınları
İSBN: 9789753428804
Sayfa Sayısı: 128
--reklam--
Mutlu Moskova Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Rus edebiyatının geç keşfedilmiş ustalarından biri olan Andrey Platonov'un 1930'larda yazdığı Mutlu Moskova, Rusya'da ancak 1991'de, eski rejim yıkıldıktan sonra yayımlanabildi. Roman küçük yaşta öksüz kalan Moskova Çestnova'nın etrafında dönüyor. Hayatı keşfetmeye çalışan, içi içine sığmayan Moskova meslekten mesleğe ve bir romantik ilişkiden diğerine geçerken hem değişik tecrübeler yaşıyor hem de ilginç karakterlerle karşılaşıyor.
Moskova'nın yaşadıkları ve tanıştığı kişiler üzerinden, insan ruhunu amansız bir savaş meydanına çeviren karşıt güçleri de ustalıkla betimliyor Platonov: Birilerine, bir şeylere bağlanma ihtiyacı ve bu bağlılıktan duyulan korku, mantık ve duygular; toplumsal benlik ve bireysel benlik, bir şeyler yapma arzusu ve bu arzuyu öldüren nafilelik hissi...
Tıpkı Platonov'un diğer eserleri gibi, Mutlu Moskova da Stalin dönemindeki idealist propagandalara karşılık toplumsal gerçekliği gözler önüne seren, insana dair ebedi ve ezeli meseleleri kurcalayarak varoluşu sorgulayan, her cümlesi yazarın özgün zihninin ve kaleminin damgasını taşıyan bir roman.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Mutlu Moskova Alıntıları - Sözleri
- "Ve senin şarkını söyleyen kuş çoktan sıcak memleketlere uçmuş,"
- İnsan, yaşamına özen göstermeli.
- "Ne kadar çok çalışmamız gerek!"
- Her şey sona erer, bir tek nesneler kalır ve bunalır karanlıkta..
- En canlı şeyin son nefeste ortaya çıkması ne garip...
- ... yazgısı kalbinize işleyen insanlar uzun süre yakınınızda böyle görünmeden yaşayıp gider sık sık...
- Aşk dediğin acı bir ihtiyaçtan başka şey değil!
- Sambikin biliyordu ki, aptallık, amacını ve tutkusunu bulamamış avare duygunun tabii ifadesidir.
- Canım basbayağı mutlu yaşamak istiyor. Eklenecek bir şey yok.
--reklam--
Mutlu Moskova İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Mutsuzluğun Elli Tonu: Platonov ile tanıştığım ilk kitap olması nedeniyle heyecanlandırmışsa da okudukça sarsan bir etki bıraktı. Mutlu Moskova, Moskova Çeştnova adlı kadının çocukluğundan yetişkinliğe hayat kesitlerini anlatıyor. Okumaya başlarken Moskova’nın hayat boyunca mutlulukla ilgili binbir türlü şey yaşayıp dersler çıkaracağını filan umdum herhalde. Öncelikle söylemem gerekiyor ki bu kitap mutlulukla ilgili değil. Bu kitap alabildiğine mutsuzlukla, bağlanamama haliyle, sosyalizmle ve hiççilikle ilgili. Sağlam bir psikolojik ruh halinde değilseniz okunması takip edilmesi zor bir kitap. Yazarın yer yer ironik yer yer maddeyi başrole alarak yaptığı tasvirler oldukça etkileyici. Günay Çetao Kızılırmak’ın yaptığı Çeviri de gayet başarılı görünüyor. Ancak yer yer yazarın yaşadığı kafa karışıklığı, ruh hali, yapmaya çalıştığı felsefi tartışmalarda anlatım ağırlaşıyor, benim en azından anlamakta zorluk çektiğim tekrar tekrar okuduğum çok cümle oldu. Basit ve sade bir dil ummayınız yani. (Spoiler) İçeriğe dair öncelikle söylemem gereken şey şu ki uzun zamandır Rus edebiyatı okuyan benim için bir kadın kahramanı ve ruh halini başrolde sahnede görmek çok hoşuma gitti. Hele ki bu kadın Özgür ruhlu ve serbest fikirli bir kadın olunca diyaloglar tadından yenmeyecek kıvama geldi. Ancak bence kitabın adı Mutsuz Moskova, Fedakar Bojko, Cerrah Sambikin, Mühendis Sartorious ve Hiççi Komyangin’in maceraları olabilirmiş! Zira kitapta yalnızca Moskova Çeştnova’nın mutsuzluğun elli tonu tadında anılarının yanı sıra, sosyalist ve bilim insanı olan bir doktor ve mühendisin bir ömre mal olan aşka bakış açılarını izledikçe içimiz şişebiliyor, hele ki hiççi memur Komyangin ile tanıştıkça Babalar ve Çocuklar romanının kahramanı Bazarov da kimmiş dünkü çocuk diyebiliyorsunuz.. Memur Komyangin’in kendi ruh halini anlattığı sayfalar beni dehşete düşürmedi değil, hayat anlamsız da bu kadar da değil dedim hani.. İnsan o noktaya gelmeyegörsün.. Herşeye rağmen karakterler arasındaki kader kesişmeleri oldukça iyi kurgulanmıştı. Kitap bir “son” için okunmayan, okunurken yorumlatan düşündüren bir kitap. (GGZorba)
"Hayatta öyle büyütecek bir şey yok ki, iyice düşündüm ben bunu ve doğru anladım. İnsan yüz yıl yaşaması gerek sanıyor, ancak o kadarı tüm sorunların çözümüne yeter sanıyor! Hiç de öyle değil! İnsan kırk yıl haybeye yaşayabilir ama mezara girmeden önce bir el atarsa her şeyi güzelce düzene koyabilir, doğduğuna da değer!" Bu kitabı okumadan önce iyice araştırdım çünkü bir tutukluk dönemi yaşıyordum ve kötü bir yorum bulup bahaneyle bu dönemi sürdürecektim fakat yorumlar beni şaşırttı. Kitap hakkında yorum yapmaktan daha çok herkes bir dönem Rusya'da yasaklanışından bahsediyordu. Dikkatimi çekti ve bir şans verdim, iyi ki de verdim. Kısaca bahsetmek gerekirse hayatlarının bir dönemi bir şekilde kesişen 3 kişiden bahsediyor, hayatlarından daha çok düşüncelerinden, hislerinden kesitler görüyoruz. İç sesleri gibiyiz kitapta. Farklı hislere sahip bir kadın, yaşamın özünü arayan bir doktor ve bir kadına olan aşkından hayatı kaçıran bir mühendis. Dediğim gibi hayatlarında ne olduğundan sadece düşüncelerinin şekillendirilmesi konusunda bahsetmiş. Ben harika cümlelerle dolu bir Rus edebiyat kitabı olduğunu düşünüyorum ve kesinlikle tavsiye ediyorum. Son olarak teşekkür ederim Moskova, lanetimi bozdun. (Bety)
#okudumbitti #AndreyPlatonov #MutluMoskkova #123Sayfa #MartAyı3cüKitap "Olsun, kalp alışkanlıkla çarpmayı sürdürür hep-düzelir" Mutlu Moskova yazardan okuduğum ikinci kitap. Kitapla ilgili ilk önce şunu söylemek istiyorum. Herkesin okuyabileceği ve anlayabileceği bir eser olduğunu düşünmüyorum. Hayat tarzıyla ilgili katı kurallarınız varsa (özellikle kadın erkek ilişkileri ve cinsellikle ilgili) bu kitabın yanından bile geçmeyin. Üstüne birde Kadının hayattaki rolünün Eş ve anne olmaktan ibaret sayıyorsanız hiç bulaşmayın Yazar bu kitabı ilk yazdığında yayınlatamamış. Okuyunca anlıyor insan nedenini. Hayatta duymaktan hoşlanmayacağımız gerçekliklere hiç çekinmeden değinmiş yazar. Moskova Çestnova adında bir kadının varoluş sebebini sorgular ve hayata tutunmak için bir anlam arayışı içinde çabalarken yaşadığı "sıradışı" ilişkileri anlatırken öyle güzel betimlemer yapmış ki yazar. Doğa'yı bakın ne diyor "İnsanı yaratmak için o kadar çalışmıştı ki, çok doğurmuş ve şimdi yorgunluktan yalpalayan yoksul bir kadın gibiydi" Birkaç çarpıcı alıntıyla noktalayacağım yorumumu. Okumak isteyenlere tavsiyem sakin kafayla okumaları. "Aptallık, amacını ve tutkusunu bulamamış avare duygunun tabii ifadesidir" "" Demek ki ceset kısa bir süre için bile olsa en coşkun, en keskin hayatın deposuydu." " Tüm zamanlarda ve her yerde en umumi ve gerekli makine tartıydı. Tartı silah kadar eski ve belki onunla aynı şeydi" kitabı okuyunca o kadar anlamlanacak ki bu cümle. Emeğin ölçüsü ve adaletin terazisi desem?? "Bacak değilim ben, göğüs değilim, karın ya da göz değilim, ne olduğumu kendim de bilmiyorum." "Herşeyin az olduğu yerde yoksulluk var demektir ve onu daha da bir korumak gerekir, en kıymetli şeydir çünkü, tahta kaşık olur sana gümüş." "Benim gibi bir adamda mutluluk ne gezer be! Mutluluk değil, anca şehvet fukaralığıydı heosi. Aşk dediğin acı bir ihtiyaçtan başka şey değil" yorumsuz.. (Suzan gündüz)
--reklam--
Mutlu Moskova PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Andrey Platonov - Mutlu Moskova kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Mutlu Moskova PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Andrey Platonov Kimdir?
Andrei Platonov, 28 Ağustos 1899 - 5 Ocak 1951, eserleri varoluşçuluğu öngören bir Sovyet yazarı olan Andrei Platonovich Klimentov'un mahlasıydı. Platonov bir Komünist olmasına rağmen, eserleri kolektivizasyona ve diğer Stalinist politikalara karşı şüpheci tutumları nedeniyle kendi yaşamı boyunca yasaklandı.
Platonov, Orta Rusya'nın Chernozem Bölgesi'ndeki Voronezh'in eteklerinde Yamskaya Sloboda yerleşiminde doğdu. Babası demiryolu atölyelerinde çalışan bir metal tesisatçısı (ve amatör mucit) idi ve annesi bir saatçinin kızıydı. Yerel bir kilise okuluna gitti ve ilköğrenimini dört yıllık bir şehir okulunda tamamladıktan sonra on üç yaşından itibaren yerel bir sigorta şirketinde büro memuru, bir boru fabrikasında izabe işçisi, makinist yardımcısı, depocu ve demiryolu gibi işlerde çalışmaya başladı. 1917 devrimlerinin ardından Voronezh Politeknik Enstitüsü'nde elektrik teknolojisi okudu. 1918'de İç Savaş patlak verdiğinde Platonov, babasına asker ve malzeme taşıyan ve karları temizleyen trenlerde yardım etti.
Bu arada, Platonov şiirler yazmaya başladı ve onları Moskova'da ve başka yerlerdeki gazetelere gönderdi. Ayrıca yerel süreli yayınlara üretken bir katkıda bulundu.
Yazar olarak en yoğun dönemi olan 1918'den 1921'e kadar düzinelerce şiir (1922'de bir antoloji yayınlandı), birkaç öykü ve yüzlerce makale ve deneme yayınladı. 1920'de Platonov mahlasını benimsedi. Edebiyat, sanat, kültürel yaşam, bilim, felsefe, din, eğitim, politika, iç savaş, dış ilişkiler, ekonomi, teknoloji, kıtlık ve toprak ıslahı gibi çok çeşitli konularda, dikkat çekici derecede yüksek enerji ve entelektüel erken gelişmişlikle kendinden emin bir şekilde yazdı.
Ayrıca yerel Proletcult hareketine katıldı, Mart 1920'de Komünist Gazeteciler Birliği'ne katıldı ve Krasnaia Derevnia'da ("Kızıl kırsal") ve yerel demiryolu işçileri sendikasının gazetesinde editör olarak çalıştı. Ağustos 1920'de Platonov, yeni kurulan Voronezh Proleter Yazarlar Birliği'nin geçici yönetim kuruluna seçildi ve Ekim 1920'de Moskova'da Smithy grubu tarafından düzenlenen Birinci Proleter Yazarlar Kongresi'ne katıldı. Düzenli olarak şiirlerini okudu ve çeşitli kulüp toplantılarında eleştirel konuşmalar yaptı.
Temmuz 1920'de Platonov, arkadaşı Litvin'in (Molotov) tavsiyesi üzerine Komünist Parti'ye aday üye olarak kabul edildi. Parti toplantılarına katıldı, ancak 30 Ekim 1921'de "istikrarsız bir unsur" olarak Parti'den ihraç edildi. 1921'deki kıtlıktan rahatsız olarak, yerel komünistlerin davranışlarını (ve ayrıcalıklarını) açıkça ve tartışmalı bir şekilde eleştirdi.
1921'de Platonov, Maria Aleksandrovna Kashintseva (1903–1983) ile evlendi; 1922'de Platon adında bir oğulları ve 1944'te Maria adında bir kızları oldu.
1922'de, 1921'deki yıkıcı kuraklık ve kıtlığın ardından, Platonov, Voronej Eyaleti Arazi İdaresi ve daha sonra merkezi hükümet için elektrifikasyon ve arazi ıslahı üzerinde çalışmak üzere yazmayı bıraktı. Sonraki yıllarda mühendis ve yönetici olarak çalıştı, göletler ve kuyuların kazılması, bataklıkların kurutulması ve bir hidroelektrik santrali inşasını organize etti.
1925'te "1905 Karadeniz İsyanı" hakkında bir kitap yayınladı. Bu aynı zamanda, Sergei Eisenstein'ın Potemkin Zırhlısı filminin de çekildiği yıldı. Platonov'un kitabı, Komünist Partinin resmi tarihinin bir parçası olarak Leningrad'da yayınlandı.
1926'da düzyazı yazmaya geri döndüğünde, bazı eleştirmenler ve okuyucular, büyük ve özgün bir edebi sesin ortaya çıktığını kaydetti. 1927'de Moskova'ya taşınarak, ilk kez bir dizi önde gelen dergiyle çalışan profesyonel bir yazar oldu.
1926 ve 1930 arasında, NEP'ten ilk beş yıllık plana (1928–1932) kadar olan dönemde, Platonov iki büyük eserini, "Chevengur" ve "The Foundation Pit" romanlarını üretti. Sisteme yönelik örtük eleştirileriyle, Chevengur'un bir bölümü bir dergide çıkmasına rağmen, ikisi de yayınlanmak üzere kabul edilmedi. Kitaplar 1980'lerin sonlarına SSCB'de yayınlanmadı.
Bir yazar olarak hayatında ve kariyerinde bir dönüm noktası, Mart 1931'de Birinci Beş Yıllık Plan sırasında tarımın zorla kollektifleştirilmesini anlatan bir roman olan For Future Use'nin (Rusça "Vprok") yayınlanmasıyla geldi.
Stalin, Platonov'un yazar olarak değeri konusunda kararsızdı. Aynı muhbirin Temmuz 1931'deki raporu, yazardan "parlak, bir peygamber" olarak da bahsettiğini iddia etti. Platonov ise Troçki, Rykov ve Buharin hakkında düşmanca açıklamalar yapmasına rağmen, birkaç kez mektup yazdığı Stalin hakkında eleştirisi olmamıştır. Hatta Stalin, Ekim 1932'de Moskova'da Gorki'nin villasında düzenlenen Sovyet yazarlarıyla bir toplantıda, yazarları "insan ruhunun mühendisleri" olarak adlandırırken "Platonov burada mı?" diye sormuştu.
Mayıs 1938'de Büyük Sürgün sırasında Platonov'un oğlu "terörist" ve "casus" olarak tutuklandı. Daha 15 yaşında olan Platon, Eylül 1938'de on yıl hapis cezasına çarptırıldı ve tüberküloza yakalandığı bir çalışma kampına gönderildi. Platonov ve tanıdıklarının (Mikhail Sholokhov dahil) çabaları sayesinde, Platon Ekim 1940'ta serbest bırakıldı ve eve döndü, ancak ölümcül hastaydı ve Ocak 1943'te öldü. Bu arada Platonov da aynı hastalığa yakalandı.
Büyük Vatanseverlik Savaşı sırasında (1941-1945), Platonov savaş muhabiri olarak görev yaptı, ancak bu sürede hastalığı kötüleşti. 1946'da yayınlanan son kısa öyküsü "Dönüş" resmi olarak onaylanmadı. Son yayınları iki folklor koleksiyonuydu. 1951 yılının ilk günlerinde öldü.
Platonov, ölümü sırasında nispeten bilinmese de, sonraki Rus yazarlar üzerindeki etkisi oldukça fazladır. Çalışmalarından bazıları 1960'ların Kruşçev Çözülmesi sırasında yayınlandı veya yeniden basıldı. Siyasi yazıları, algılanan anti-totaliter duruşu nedeniyle, Joseph Brodsky onu dünyanın en tuhaf yazarı olarak adlandırdı.
--reklam--
Andrey Platonov Kitapları - Eserleri
- Can
- Dönüş
- Çukur
- Mutlu Moskova
- Muhteşem Vahşi Dünya
- Çevengur
- Birbirimiz İçin Yaşayacağız
- Gençlik Denizi
--reklam--
Andrey Platonov Alıntıları - Sözleri
- “Sana duyduğum özlem bizi birbirimizden ayıran günlerle birlikte büyüyor.” (Birbirimiz İçin Yaşayacağız)
- Pek de yandığı yoktu aslında geçen günlere, zira yükseklere, aklının tepelerine tırmanmıştı artık. (Can)
- Niye hep çok önemli bir şey varmış gibi geliyor da bana, sonradan hiçbir şey olmuyor?.. Neden kalbim ağrımaya başlıyor? (Can)
- Yine de gel birşeyler yapalım birlikte, sevinecek bir şeyimiz yok ki başka. (Can)
- "Ne diye düşünüp de kendine eziyet ediyorsun?" (Çukur)
- Yüreğine ya da duygularına bir kez sızan şey ne bastırılır, ne de unutulurdu. (Dönüş)
- "Fikir yoksa insanların eylemleri anlamsızdır!" (Çukur)
- Genç yaşında duygusu hesapsız olanın sonradan aklı da bol olur. (Çukur)
- Karnı aç diye kitap da mı okumayacaktı halk! (Muhteşem Vahşi Dünya)
- "Ne kadar çok çalışmamız gerek!" (Mutlu Moskova)
- Ben hep bir şehirde yaşar, bir başka şehri severim. Andrey Platonov (Dönüş)
- Kendiniz olun,fazlasına gerek yok. (Birbirimiz İçin Yaşayacağız)
- "Ve senin şarkını söyleyen kuş çoktan sıcak memleketlere uçmuş," (Mutlu Moskova)
- "Çok sevdiğim ve değer verdiğim her şey beni korkutuyor, çünkü tam da o zaman ölüm dehşet vermeye başlıyor." (Birbirimiz İçin Yaşayacağız)
- "Tek bildiği zihinsel yaşlanmanın ölüme meyil, demek olduğuydu.." (Çukur)
- “İnsanın başına gelebilecek en korkunç şey, diğer insanların onu ilgilendirmemesi.” (Birbirimiz İçin Yaşayacağız)
- ... neşeli insanları cezalandırmak zordur çünkü kötülükten anlamazlar. (Can)
- + Artık unutmayacaksınız beni değil mi? - Başka anımsayacak kimsem yok ki. (Dönüş)
- Her acı avutulamaz; bazı acılar vardır ki ancak yüreğin, uzun bir unutkanlık ya da gündelik kaygıların dalgınlığında tükenmesiyle biter. (Dönüş)
- "Ne düşünüyorsun?" dedi Kopyonkin kitabı Dvanov’a uzatarak. Dvanov okudu. "Kapitalist teorisi işte: Yaşa ve kılını kıpırdatma.." (Çevengur)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin